7. Ceza Dairesi, 7242 sayılı Kanun değişikliği sonrası 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan iade edilen dosya hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yolu incelemesinin istinaf mı temyiz mi olması gerektiğine dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını değerlendiriyor.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 7242 sayılı kanunun lehe hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından ilk derece mahkemesine iade edilen dosya üzerinden verilen mahkûmiyet kararının kanun yolu incelemesinin istinaf mı yoksa temyiz mi olması gerektiği yönündeki itirazı üzerine yapılan incelemede, Başsavcılık bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilen bu tür kararların istinafa tabi olduğunu savunurken, ilgili Dairenin yerleşik uygulamasının Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına dayanarak temyiz yoluyla inceleme olduğu belirtilmektedir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E. ████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin İade
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2026 tarihli ve ██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin,
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, somut olayda sanık hakkında incelemeye konu dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.06.2020 tarihli iadesi üzerine ilk derece mahkemesine gönderildiği, iade üzerine kurulan hükmün esasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş hüküm olması ve aynı mahiyetteki bir başka uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2026 tarihli gündeminde (████████ Esas sayılı) ulaşılan sonuç da nazara alındığında kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu değerlendirilmeye konu edildiğinden itirazın kabulü ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli ve █████████ Esas- ████████ Karar sayılı, 'hükmün onanmasına' ilişkin kararının kaldırılması ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 25. ve Geçici 2. maddeleri uyarınca kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, istinaf incelemesinin yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesine karar verilmesi" talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda 01.06.2016 tarihinde 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş, anılan hükmün katılan ... İdaresi vekili, katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7242 sayılı Kanun) 63. maddesi gereği dava dosyası, 05.06.2020 tarihli yazı ile tebliğname düzenlenmeksizin mahkemesine iade edilmiştir.
7242 sayılı Kanun gereği dosyanın mahkemesine iadesi üzerine yapılan yargılama sonucu 24.02.2021 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
24.02.2021 tarihli hükmün katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ise dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” hükmünü içermektedir
Dairemizin, lehe kanun değerlendirmesi için geçici 12. madde gereği dosyaların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahalline iadesi üzerine verilen hükümlerin temyiz yasa yoluna tabi olduğuna ilişkin istikrar kazanmış uygulamaları, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun benzer konularda verdiği kararlara dayanmaktadır. Nitekim;
Anayasa Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve ███████ Esas, 2014/6 Karar sayılı kararında;
“…Lehe kanun değerlendirmesi yapılması için bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara zaman geçirilmeksizin ulaşılması amacını taşıyan itiraz konusu kural, kaynağını Anayasa'nın 142. maddesinden almakta olup, maddede yer alan yargılama kurallarının yasallığı ilkesi karşısında, bu konuda kanun koyucunun düzenleme yapması doğaldır... İtiraz konusu kural, usûl ekonomisi ve adil yargılanma hakkı gibi tamamen anayasal ilke ve ölçütlerin gereğini yerine getirmeye ve bunları somutlaştırmaya yöneliktir."
Anayasa Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında;
“… Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların anılan mercinin takdiri veya iradesiyle değil Kanun hükmüyle ilk derece mahkemesine iadesinin sağlandığı, kuralın genel olarak kamu yararı amacıyla öngörüldüğü ve iade edilen dosya ile ilgili lehe değerlendirme yapılıp yapılmayacağına nihai olarak ilk derece mahkemesince karar verileceği..." gerekçeleriyle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 6., 9. ve 154. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.2006 gün ve 172-168,171-167,173-169 sayılı ilamları ile 23.01.2007 tarihli ve ████████ Esas, 2007/8 Karar sayılı ilamında;
“… bu hüküm, başlamış olan temyiz sürecini sona erdirmekte ise de, ilgililerin yasa yoluna başvuru haklarını ortadan kaldırmamakta, yeniden hüküm verilmekle ilgililer bu haklara yeniden sahip olmakta ve yeni bir süreç başlatabilmektedirler. İnceleme konusu somut olayda, iade kararı üzerine mahkemece duruşma açılarak yeniden karar verilmiştir, verilmiş bu kararın öncekinin aynı veya farklı olması verilen hükmün yeni olma niteliğini değiştirmemektedir..."
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2009 tarihli ve2009/4-70 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı;
“Lehe yasa değerlendirilmesi yapılması gerektiğinden bahisle incelenmeksizin iade edilen dosyalarda, iade kararının bozma sonucunu doğurması nedeniyle, önceki hüküm ortadan kalkacağından, Yerel Mahkemelerce iade üzerine de Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY’nın 223, 230, 2 31... . maddelerine uygun olarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. Aksi hal, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen varlığını sürdüren 1412 sayılı CYUY’nın 308/7 ve 5271 sayılı CYY’nın 289/1-g maddelerine açık aykırılık oluşturacaktır….” şeklindeki gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun gereği lehe değerlendirme yapılmak üzere incelenmeksizin iade ettiği dosyalarda Mahkemece yeniden hüküm kurulması gerektiği ve iade işleminin bozma sonucunu doğurduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamına, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda bahsi geçen kararlarına göre yapılan değerlendirmede;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece
Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar, hüküm tarihi itibarıyla temyiz kanun yolu açık olan kararların temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay’a gönderilmiş olan ve tebliğname düzenlenmesi amacıyla Başsavcılığın arşivinde temyiz incelemesi için bekleyen dava dosyalarıdır. Bu itibarla, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce hükmü temyiz kanun yoluna taşıyan taraflar açısından Yargıtay nezdinde temyiz süreci başlamış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddesi gereği, arşivinde bulunan dosyalardan 5607 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerinde yapılan lehe değişikliklerin hangi dosyalarda uygulanabileceğini değerlendirme, şartlarının bulunması durumunda ise lehe yasal düzenlemelerin henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda tartışılabilmesi için ilk derece mahkemelerine bu dosyaların iadesine yönelik bir yetki verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yasadan kaynaklanan Kanun gereği dava dosyasının mahkemesine iadesine ilişkin gönderme işlemi bozma hükmünde olduğundan ve bozma kararının hukuki sonuçlarını doğurduğundan ilk derece mahkemesi duruşma açarak yasanın istediği lehe değerlendirmeyi yaparken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326-son maddesi gereği kazanılmış hak gibi sanığın lehine olan usul hükümlerini uygulamak durumundadır. Aksi durumun kabulü halinde yani Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun iadesinin bozma niteliğinde olmadığı, daha önce dosyanın Yargıtay incelemesinden geçmediği şeklinde bir sonuca ulaşıldığında kazanılmış hak gibi usul hükümlerinin uygulanmasında sanık aleyhine sonuçlar çıkabilecektir.
Aynı şekilde, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde hüküm altına alınan "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereği 7242 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesi uyarınca iade edilen dava dosyalarının, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde daha önce Yargıtay Ceza Dairesi tarafından verilmiş bir bozma kararı olmadığından istinaf kanun yoluna tabi olduğunu varsaymak AHİM'in bir çok kararında da vurguladığı üzere yargı yerleri tarafından verilen kararların kural olarak başka bir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanımak suretiyle daha güvenceli bir yargı hizmeti sunmak olan temyiz kanun yolunun amacına da aykırılık teşkil edebilecektir.
Bu açıklamaların ışığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma hükmünde olan gönderme yazısı üzerine ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyizen incelenmesi görevinin Yargıtay'ın ilgili Ceza Dairesine ait olduğu cihetle, Dairemizin 02.02.2026 tarihli onama kararında bir isabetsizlik bulunmamış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!