Yargıtay 7. Ceza Dairesinden kaçakçılık suçunda HAGB kararına karşı kanun yolu uyuşmazlığına ilişkin karar: Anayasa Mahkemesi iptalleri, CMK 231. madde istinaf düzenlemeleri ve geçiş hükümleri incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yollarının tarihsel gelişimini inceleyerek, başlangıçtaki itiraz mekanizmasının etkili bir başvuru hakkı sağlamadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edilmesi sonucunda, 7499 sayılı Kanun ile bu kararlara karşı istinaf ve belirli durumlarda temyiz yoluna başvurulabilmesinin sağlandığını, böylece anayasal güvencelere uygun ve etkili bir yargısal denetim sürecinin tesis edildiğini ortaya koymaktadır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesiBakanlığı vekili
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade
İTİRAZA KONU KARAR : Kısmî ret, kısmî onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 19.01.2026 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.06.2026 tarihli ve KD-7-███████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
"İtiraz konusu uyuşmazlık, ilk derece mahkemesinin kararının temyiz mi yoksa istinaf yoluna mı tabi olduğuna ilişkindir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2026 tarihli ve ███████-200 esas ve ███████ karar sayılı kararı ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin █████/2026 tarihli ve █████████ esas ve █████████ karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesiyle kabul edilmiş, █████/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle de CMK'nın 231. maddesine dahil edilerek fıkralar eklenmiştir.
Eklenen fıkralardan biri olan 12. fıkra; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." şeklinde iken, bu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin istenmesi üzerine Anayasa Mahkemesince █████/2022 tarihli ve 121-88 sayılı kararla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve bu kurumun işleyişinin birçok temel hak ve özgürlüğe müdahale teşkil etmesi nedeniyle itiraz konusu fıkranın Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkin başvuru hakkı bağlamında incelenmesi neticesinde CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğunu düzenleyen kuralın, bu kanun yoluna başvuranların iddia ve delillerinin dikkate alınmasında, çatışan menfaatlerin dengelenmesinde ve temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunun ve ölçülülüğünün belirlenebilmesinde belirli ve etkili bir denetim yolu öngörmediği, bu durumun temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin giderilmesinde ve kamu gücünü kullananların keyfî davranışlarının önüne geçilmesinde bireye tanınmış olan yetkili makama başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkını ihlal ettiği ve etkili başvuru hakkıyla bağdaşmadığı gerekçeleriyle Anayasa'nın 40. maddesine aykırı görülerek yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edilmiştir.
Karar tarihinden sonra █████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir." şeklinde yeniden düzenlenmiş, ancak bu hüküm de Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve 120-107 sayılı kararıyla; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan maddenin 5. fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13... . fıkralarının 6216 sayılı Kanun'un 43/4. maddesi gereğince iptalleri gerektiği gerekçesine dayanılarak yayımından 1 yıl sonra yürürlüğe girmek üzere yeniden iptal edilmiştir.
Bu karar sonrasında, █████/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası; "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Yapılan düzenlemenin uygulamada karışıklığa neden olmaması için de aynı Kanun'un 22. maddesinde bir geçiş hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde ile CMK'ya eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası şöyledir;
"a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun
yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.
b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.
d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur."
Bilindiği gibi █████/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, █████/2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği üzere █████/2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlamıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte istinaf yolu uygulamaya girmiş, böylece ülkemizde fiilen üç dereceli yargı sistemine geçilmiştir.
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda olağan kanun yolları olarak itiraz ve temyize yer verilmişken, CMK'da itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olarak düzenlenmiştir.
█████/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelerle önceden itiraz yolu öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, █████/2024 tarihi ve sonrasında verilmeleri hâlinde istinaf yoluna tabi olacağı kabul edilmiştir.
Yine aynı düzenlemelerle █████/2024 tarihi ve sonrasında ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik başvurulabilecek kanun yolunun ise temyiz olduğu belirtilerek hukukumuzda hüküm niteliğinde sayılmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı da sınırlı olarak temyiz yolu açılmıştır. Aynı Kanun'la CMK'ya getirilen geçici 6. maddeyle CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrasında yapılan değişikliğin de █████/2024 tarihi ve sonrasında verilen kararlar bakımından uygulanabileceği açıklanarak uygulamada oluşabilecek tereddütler giderilmeye çalışılmıştır.
7499 sayılı Kanun'la getirilen yeni düzenlemelerden sonra, ilk derece mahkemelerince ilk kez █████/2024 tarihi ve sonrasında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, istinaf yoluna tabi olacağında tartışma bulunmamaktadır. Sorun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu davaya ilişkin kararın, daha önce temyizen Yargıtay tarafından incelenerek bozulması üzerine kurulan hükmün, açıklanmasının geri bırakılması hâlinde kanun yolunun ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça hemen ve derhal uygulanma ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usul işlemleri, yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır. Muhakeme kanunlarında yapılan değişiklikler, yapıldıkları tarihte yürürlükte bulunan usul hükümlerine uygun olan işlemlerin hukuken geçerliliğini etkilemeyecekleri gibi, hukuken sorunlu olanları da hukuka uygun getirmezler. Keza bu değişiklikler, yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılacak ya da henüz tamamlanmamış işlemler hakkında uygulanacak olup maddi ceza hukuku kurallarının aksine kural olarak geçmişe yürümezler.
█████/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile CMK'ya eklenen geçici 6. madde de bir geçiş maddesi olarak düzenlenmiştir. Buna göre, CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrasında yapılan değişikliğin,
█████/2024 tarihi ve sonrasında verilen kararlar bakımından uygulanabileceği öngörülerek uygulamada oluşabilecek tereddütler giderilmeye çalışılmıştır. Bu yönüyle norm, CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrasında yapılan değişikliğin mer'iyet ve kapsamı bakımından usuli bir özel düzenleme mahiyetindedir. Bu mahiyeti itibarıyla öncelikle uygulanmalıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukuki nitelik olarak; hem maddi hem de usul hukukuna temas eden yönleriyle karma bir yapı görünümünde olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı,nın CMK'nın 223/1. maddesinde sınırlı olarak sayılan hükümlerden biri olmadığı da tartışmasızdır.
Oysa gerek 5320 sayılı Kanun'un "Temyiz ve karar düzeltme" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının gerekse 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının konularının, doğrudan CMK'nın 223/1. maddesi kapsamındaki hüküm niteliğinde kararlar olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay tarafından verilen bozma kararı ile bozmaya konu, derece mahkemelerince verilen her türlü hüküm ve/veya kararların ortadan kalkacağında da tereddüt edilmemelidir.
Nihayet uygulamada 7499 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce de daha evvel temyizen Yargıtay tarafından incelenerek bozulması üzerine kurulan hükmün, açıklanmasının geri bırakılması hâlinde kanun yolunun itiraz olduğu (CMK madde ██████), iş bu kararın niteliği itibarıyla temyizinin mümkün olmadığı kabul edilegelmiştir. Nitekim CMK'ya eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile de █████/2024 tarihinden önce verilen kararlar yönünden önceki uygulamanın devamının gerekeceğine işaret edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmiş bir karar da bulunmadığına göre,
İlk derece mahkemesinin █████/2025 olan karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan █████/2024 tarihli (█████/2024 tarihinde yürürlüğe giren) ve 7499 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın ██████. fıkrası ve CMK'ya eklenen geçici 6. madde hükümleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin █████/2014 tarihli hükmünü inceleyerek bozma kararı veren özel dairenin █████/2025 tarihli bu bozma kararı sonrasında, ilk derece mahkemesinin █████/2025 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 7499 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın ██████. fıkrası ve CMK'ya eklenen geçici 6. madde hükümleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu gözetilmeden, temyiz yoluna tabi olduğu kabul edilip esastan incelenerek onanmasına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İtirazımızın KABULÜ ile
2. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2026 tarihli ve █████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASI,
3. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2025 tarihli ve ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasının görevli ve yetkili bölge adliye mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmek üzere İNCELENMEKSİZİN İADESİ,
4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi," talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun, 08.10.2025 tarihli ve ███████-169 Esas; ████████ Karar sayılı ilâmında da ayrıntılarına değinildiği üzere;
Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Temyiz ve karar düzeltme" başlıklı 8/1. maddesinde; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun), bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Kanun koyucu tarafından, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilerek temyiz incelemesinden geçen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklindeki düzenleme yoluyla bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce karar verilen hallerde kesinleşmeye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğuna işaret edilmiştir.
Kanun koyucunun düzenlemeye ilişkin ortaya koyduğu iradede, doğrudan temyiz incelemesine imkân sağlanarak kanun yolu incelemesinin makul sürede sonuçlandırılmak istendiği de açıktır. Yine istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kesinlik sınırları içinde kalacak şekilde hüküm kurulmasının da mümkün olması karşısında bahse konu karara karşı temyiz denetim yolunun kapalı olması daha önce bu hakkı elinde bulunduran taraflar yönünden aleyhe bir durum yaratacağından kazanılmış hakların korunması ilkesini de barındıran hukukî güvenlik ilkesine aykırı bir durum yaratacaktır.
Bu suretle;
5271 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki değişikliklere ilişkin, aynı Kanun'a eklenen geçici 6/2-b-c madde ve fıkralarındaki;
"b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenlemeler de göz önüne alındığında, belirtilen tüm bu gerekçeler ve Dairemizin, bahse konu dosyaya dair 19.01.2026 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtilen nedenler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1."Gerekçe" bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 19.01.2026 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!