Kadastro tespitine itiraz davasında, ölü adına yazılan parsellerin mirasçılarca eski vergi kayıtları ve uzun süreli zilyetlikle iktisabına yönelik tescil talebinin, bozma sonrası karar düzeltme başvurusu üzerine yapılan inceleme.
Özet: Yüksek mahkemece daha önce verilen bozma kararının düzeltilmesi talebini inceleyen bu hukuki metin, kadastro tespitinde ölü adına tescil edilen 271 ve 272 numaralı parsellerin mülkiyeti konusunda bir davacının 1962 tarihli tapu kaydına, diğer davacının ise Hazine mülkiyetine dayanarak tescil istediği, tespit maliki mirasçılarının ise davanın reddini savunduğu uyuşmazlığı özetlerken; ilk derece mahkemesinin yerinde keşif, bilirkişi ve tanık beyanlarıyla davalı mirasçıların dayanağı olan 1937 tarihli ve 117 numaralı vergi kaydının çekişmeli parselleri tam olarak kapsadığını, mirasçılar tarafından Osmanlı Devletinden beri nizasız, kesintisiz ve ekonomik amaca uygun kullanıldığını, davacıların tapu kayıtlarının bu taşınmazları kapsamadığını ve parsellerin Hazine malı olmadığını tespit eden gerekçelerini sunmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., 2012/7 K.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ... temsilcisi ve ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 2 71... parsel sayılı sırasıyla 1.232.800, 00... .700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, yoklama ve vergi kaydı nedeniyle ölü olduğu belirtilerek ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı ... ... dava dilekçesinde; 2 71... parsel sayılı taşınmazların 04.10.1962 tarihli ve 19 sıra numaralı sabit sınırlı olduğunu iddia ettiği tapu kaydı kapsamında kaldığını, bu nedenle taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkin ayrı ayrı açmış olduğu davalar birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
3. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı ... vekili dava dilekçelerinde; 2 71... parsel sayılı taşınmazların Hazineye ait olduğunu, bu nedenle taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek ... adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkin ayrı ayrı açmış olduğu davalar birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
II. CEVAP
Tespit maliki mirasçısı olan bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla "uyuşmazlığın taraf tapularının ve vergi kayıtlarının nizalı parselleri kapsayıp kapsamadığı, kapsamaması durumunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi gereği senetsizden zamanaşımına dayanarak iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve nizalı parselin Hazineye ait yerlerden olup olmadığı noktalarında toplandığı, mahallinde 30.05.2012 günü keşif icra edildiği ve yapılan keşif sırasında davalıların dayanağı Şubat 1290 yoklama ve 3172 sıra numaralı tasdikli yoklama kaydının mevki itibarı ile nizalı parsellere uyduğu ancak hudutları itibarı ile tam olarak nizalı parselleri kapsamadığı, 1937 tarihli ve 119 tahrir numaralı vergi kaydının nizalı parselleri kapsamadığı ancak davalılar dayanağı olan 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının mevki ve üç hududu itibarıyla nizalı 2 71... parselleri aynen bir bütün olarak kapsadığı, doğu hududundaki ayı gölüne kadarki kısım da dahil edilecek olursa yani .. köyü 34... parseller de bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu hududun da doğru olduğunun kabulünün gerektiği, yine mahalli bilirkişi ve tanıkların tutarlı ve uyumlu beyanlarında nizalı parsellerden 272 parselin ... oğlu ölü ... mirasçılarından 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının da mükellefi olan .. oğlu ..'in mirasçıları olan .., .. ve ...'ın eskiden beri nizalı 272 parseli nizasız ve fasılasız olarak eklemeli bir şekilde ekonomik amaca uygun olarak kullandığı, yine nizalı 271 parselin Kuzey kısmında keşfe iştirak eden teknik bilirkişilerin 07.06.2012 havale tarihli bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 345,710 metrekare yüzölçümündeki kısmının ... oğlu ölü ... mirasçılarından 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının da mükellefi olan ... oğlu ...'in mirasçıları olan ..., ... ve ...'ın; (B) harfi ile gösterilen 237,857 metrekare yüzölçümündeki kısmın da yine ... oğlu ölü ... mirasçılarından 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının da mükellefi olan ... oğlu ... mirasçıları ... ve ...'ın ve (C) harfiyle gösterilen 649,233 metrekare yüzölçümündeki kısmın da yine ... oğlu ölü ... mirasçılarından 1937 tarihli ve 117 tahrir nolu vergi kaydının da mükellefi olan ... oğlu ... oğlu ... mirasçıları ..., ..., ... ... ve ... ...'in Osmanlı Devleti döneminden beri nizasız ve fasılasız olarak eklemeli bir şekilde ekonomik amaca uygun olarak kullandıklarının anlaşıldığı, davacı ... ...'in dayanağı 04.10.1962 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu ve geldi tapularının uygulamalarına gelince; mezkur tapu ve geldi kayıtlarının nizalı parsellere uygulanmasında mezkur tapunun nizalı parselleri kapsamadığı gibi aynı zamanda dava dışı ... ilçesi ... köyü 26, 27... nolu parsellere revizyon gördüğü, bu durumda nizalı parsellere revizyon görme ihtimalinin bulunmadığının anlaşıldığı, nizalı parsellerin sabit sınırlı olması nedeniyle ve davalıların dayanağı 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının net bir şekilde nizalı 2 71... parselleri kapsaması göz önünde bulundurularak nizalı parsellerin ... malı yerlerden olmadığı ve kayıt miktar fazlası kısmın bulunmadığı, bu nedenlerle 2 71... parselleri davalılar dayanağı 1937 tarihli ve 117 tahrir numaralı vergi kaydının aynen kapsadığı, halen yukarıda ismi zikredilen ... oğlu ... mirasçılarının ekonomik amaca uygun nizasız ve fasılasız bir şekilde eklemeli olarak zilliyetliğinde bulunduğu, eşhası mütegayyibeden Hazineye intikal eden yerlerden, mera veya köylünün ortak kullanımında bulunan yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davaların ayrı ayrı reddine, 1.232.800,00 metrekare yüzölçümündeki 271 parselin 07.06.2012 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 345.710,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın aynı parsel numarası altında ve 77.700,00 metrekare yüzölçümündeki 272 no.lu parselin tamamının aynı parsel numarası altında toplam 3 pay kabul edilerek 1'er payın ... mirasçıları .., .. .. ve .. .. adlarına, 271 parselin krokide (B) harfi ile gösterilen 237.857,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın köyün son parsel numarası verilmek suretiyle tamamı toplam 2 pay kabul edilerek 1'er payın ... mirasçıları ... ve ... adlarına, 271 parselin krokide (C) harfi ile gösterilen 649.233,00 meterekare yüzölçümündeki kısmın köyün son parsel numarası verilmek suretiyle tamamı 4 pay kabul edilerek 1'er payın ... mirasçıları ..., ..., ... ... ... ve ... ... adlarına tapuya tescilllerine, 07.06.2012 havale tarihli teknik bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacılar ... temsilcisi ve ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizin 22.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "... davacı ... ... mirasçılarının dayandığı tapu kaydının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, taşınmazların tamamının ya da bir kısmının tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden kadastro tespitinden geriye doğru 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım şartlarının araştırılması, mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, kaçak ve yitik kişilerden intikal eden yerlerden olup olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılması, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmesi; tapu/vergi kayıt uygulaması ile zilyetlik araştırmasında önceki keşiflerde alınan beyanlarından da yararlanılması; fen bilirkişisinden, tarafların dayandığı kayıtların kapsadığı alanlar farklı renklerle gösterilerek, komşu taşınmazların varsa oluşumundaki dayanak kayıt ve belgeler uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazların bulunduğu sınırları ne olarak okuduklarının belirlendiği, kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle kayıtların sınır denetiminin yapıldığı ve kaydın kapsamının kesin olarak gösterildiği, taşınmazlar üzerinde tarafların kullanımındaki bölümler ile ve varsa tapu/vergi kaydının revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı, dava konusu taşınmazların geçmişteki ve kadastro sınırlarındaki değişmelerini irdeleyen, taşınmazların sınırlarında ve üzerinde kalan dere, yol vs. sınırlarını gösteren, somut bulgulara ve bilimsel esaslara dayanan, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita/kroki hazırlaması istenilmesi, ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliklerinin ne olduğunu açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini açıklayan, önceki keşiflerde alınan ziraatçi bilirkişi raporlarının da değerlendirildiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, ayrıca dava konusu taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle arasındaki sınırları gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğrafları çektirilerek, fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğunun açıklanması ve fen bilirkişisinin yardımı ile dava konusu taşınmazlarla komşu parsellerin sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesinin istenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenmesi istenmesi, bu şekilde tespit gününe kadar şahıslar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacıların dayanak 04.10.1962 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı mahallinde yapılan uygulama ile anlaşılmasına, uysa dahi dayanak tapu kaydının kök kaydı olan Temmuz 327 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kayıt malikinin .. ... oğlu ... ... olduğu, bu tapu kaydının 11.06.1958 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydı ile intikal ettiği, tapu kaydının edinme sebebinden, Varto Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.09.1951 tarihli, ███████ Esas sayılı veraset ilamında ... ... oğlu ... ...'nın 36 sene evvel öldüğünün bildirildiği, yargılama sırasında mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf beyanlarından, dava konusu taşınmazlarda davacı tarafın zilyetliğinin hiçbir zaman bulunmadığı, aksine dava konusu taşınmazların daima ... ... oğlu ... ... terekesine göre 3. kişi olan davalılar ile murisi evvellerin zilyetliğinde bulunduğunun anlaşıldığı, şu halde davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ilk geldi kaydındaki malikin ölüm tarihi ile intikal tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-c maddesi uyarınca hukuki kıymetini davalılar lehine kaybettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, tespite esas alınan ve sabit sınırlı oldukları yapılan uygulama ile anlaşılan tahrir kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğu doğru şekilde belirlenmiştir. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği halde, dava konusu taşınmazlar hakkında usulüne uygun şekilde tescil hükmü kurulmaması isabetsiz ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 22.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Yukarıda (V) numaralı bentte yazılı nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "2. Dava konusu .. ilçesi .. köyü 2 71... parsel sayılı taşınmazların tespit maliki ... ..'nun Bulanık Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.10.2007 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında mirasçıları adlarına tesciline, veraset ilamının kararın eki sayılmasına;" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!