Şirket ortağının terör örgütü iltisakı gerekçesiyle feshedilen kamu ihale sözleşmesinin ve irat kaydedilen kesin teminatın iptali talepli davada hukuki yarar değerlendirmesi.
Özet: Bir şirket ile belediye arasındaki ekmeklik un alım sözleşmesinin, şirketin %50 ortağının terör örgütü üyeliği iddiasıyla Kamu İhale Kanunu 11(g) maddesi kapsamında belediye tarafından feshedilmesi ve 90.000 TL kesin teminatın irat kaydedilmesi üzerine açılan davada, fesih kararının hukuka aykırı olduğu ve kanunun "yarıdan fazla sermaye" şartının uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmıştır; ilk derece mahkemesi feshin haklı olduğuna karar vermiş, bölge adliye mahkemesinin hukuki yarar yokluğundan ret kararı Yargıtayca bozularak esas incelemesine gidilmesi gerektiği belirtilmiş, bozmaya uyularak verilen kararın tekrar Yargıtay tarafından incelenmesi süreci devam etmektedir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı Belediye arasında 04.01.2019 tarihinde 01.01.2019-30.04.2019 dönemine ilişkin ekmeklik un alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ilişkisi devam ederken davalı Belediye tarafından 23.01.2019 tarihli yazı ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddesinin (g) bendi uyarınca şirket ortaklarından münferiden yetkili ...'ün Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen dosya kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı gerekçesiyle, 90.000,00 TL tutarlı kesin teminatın irat kaydedileceğinin ve sözleşmenin 23.01.2019 tarihi itibarıyla feshedildiğinin bildirildiğini, ...'in müvekkili şirkette %50 paya sahip olduğunu, bu maddenin uygulanabilmesi için hakkında yasaklama kararı bulunan ortağın şirketin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olması gerektiğini, davalı Belediye kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalının sözleşmeyi feshine ve kesin teminatın irat kaydına dair kararının iptali ile sözleşmenin devamına, bu talepleri kabul görmez ise 90.000,00 TL bedelli kesin teminat bedelinin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili Belediye arasında imzalanan sözleşme gereği davacı tarafından 04.01.2019 tarihli ve 90.000,00 TL bedelli teminat mektubunun teslim edildiğini, davacının 4734 sayılı Kanunda ihaleye katılma yasaklarına rağmen bilerek ve isteyerek ihaleye katılıp müvekkili ile sözleşme imzaladığını, daha sonra Valilikten gelen cevabi yazı ile şirket ortağının terör örgütüne iltisakının tespit edilmesi ile sözleşmenin feshedilip teminatın irat kaydedildiğini, fesih hususunun sözleşmenin 35. maddesinde, fesih halinde yapılacak işlemlerin de 37. maddesinde düzenlendiğini, 4734 Kanunun 11. maddesine 2016 yılında 678 sayılı KHK ile eklenen (g) bendinin, 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesiyle değiştirildiğini, buna göre terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişilerin doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamayacaklarının düzenlendiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararıyla; davalı Belediyenin, terör örgütü iltisakını emniyetten gelen yazı ile öğrenmesine müteakip sözleşmesinin feshedildiği, davacının bu durumu gizlemek suretiyle ihaleye girerek İdareyi yanılttığı, bu durumu gizlemesinin kendi aleyhine sonuç yaratacağından İdarenin ihalenin feshinde haklı olduğu, İdarenin bu durumu bilmesi halinde davacıyı ihaleye almayacağı ve sözleşme yapmayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli kararıyla; karşı tarafa ulaştırılacak irade beyanı ile sonuç alınabilecek konuda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi eda istemi bulunmayan davalarda feshin haksızlığının tespitini talep etmekte davacının hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca Mahkemenin fesih işlemini iptal ederek İdareyi zorlayıcı bir karar vermesinin mümkün olmadığı, 90.000,00 TL tutarlı kesin teminat dava tarihinden sonra 28.01.2019 tarihinde paraya çevrildiğinden, terditli istem açısından da eda davası niteliğinde bir istemden ve dolayısıyla hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 28.02.2024 tarihli ilamla; Bölge Adliye Mahkemesince; davanın eda davası olduğu ve davacının her iki talebi yönünden de söz konusu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ceza dosyası da incelenmek suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2024 tarihli kararıyla; 4734 sayılı Kanunun 11. maddesinin "g" bendinin ayrı bir tüzel kişiliği olan davacı şirket hakkında uygulanamayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Belediyenin 04.01.2019 tarihli sözleşmeyi fesih ve kesin teminatın irad kaydı işleminin haksız olduğunun tespiti ile bu haksız fesih nedeniyle davacının kesin teminatının irat kaydına ilişkin karar kapsamında 28.01.2019 tarihinde paraya çevrildiği anlaşılan teminat mektubu bedeli olan 90.000,00 TL'nin 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin devamına dair isteğin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairece verilen 17.09.2025 tarihli ilamla; dosya kapsamında yer alan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli kararı incelendiğinde, davacı şirketin %50 hissedarı olan ... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğu hususunda Mahkemede tam bir kanaat oluşmuş ise de; hakkında herhangi bir soruşturma bulunmamasına rağmen 17.12.2015 tarihinde Mersin ... Şube Müdürlüğüne giderek etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu gerekçesiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasına, gereği için müzekkere yazılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmemesi nedeniyle 20.02.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı şirketin %50 hissedarı olan ...'in Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli karar içeriği uyarınca Fetö Terör Örgütü ile iltisaklı olduğu, ancak etkin pişmanlık nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar tesis edildiği hususları da nazara alınarak, eldeki uyuşmazlığın 4734 sayılı Kanunun 11/1- (a) bendi ve 4 nolu bendi çerçevesinde de değerlendirilmesi gerekirken, açıklanan hususun göz ardı edildiği gerekçesiyle; karar davalı yararına bozulmuştur.
3.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11/1-(a) ve 4 nolu bendi çerçevesinde davalı İdare işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında değerlendirilmesi gereken kanun düzenlemeleri incelendiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, müvekkili şirket ortağı hakkında verilen bir mahkumiyet kararı bulunmadığından hükümlü olarak değerlendirilerek 4734 sayılı Kanun kapsamında ihaleye katılamayacak kişilerden olarak sayılmasının mümkün olmadığını, terör örgütü ile iltisaklı olduğu ileri sürülen ...'in şirkette % 50'den fazla payı olmadığını, davalı İdare tarafından AYM kararı ile iptal edilmiş olan Kanunun 11/1-(g) bendine dayalı olarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, bu şekilde davalı İdarenin dayanmış olduğu fesih sebebinin de hukuki dayanaktan yoksun hale geldiğini, fesih sebebi genişletilerek davacının hukuki durumunun değerlendirilmesinde aleyhe değişikliğe gidilemeyeceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshinin iptali ve irat kaydedilen teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, davacı şirketin %50 hissedarı olan ...'in Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli karar içeriği uyarınca Fetö Terör Örgütü ile iltisaklı olduğunun sabit olduğu, 4734 sayılı Kanunun 11/1- (a) bendi ve 4 nolu bendi çerçevesinde davalı İdare işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!