Ticari Şirket Yöneticilerinin Azli Davasında, Ortakların Bilgi Edinme Hakkının Engellenmesi ve Şirket Gelirlerinin Kişisel Çıkarlara Aktarılması İddiaları.
Özet: Azınlık hissedarı olan davacı, aile şirketi otelinin yöneticileri olan üvey kardeşi ve babasının, şirket defterlerini inceleme talebini haksız yere reddederek bilgi edinmesini engellediklerini, düğün ve toplantı gibi organizasyonlardan elde edilen önemli miktardaki gelirleri kayıtdışı tutarak bir kısmını kişisel banka hesaplarına aktardıklarını, geçici personelin sigorta bildirimlerini yapmadıklarını, şirketin mali kayıtlarda zarar ederken yöneticilerin kişisel menfaat sağladıklarını ve bu eylemleriyle sadakat, özen ve kanundan doğan yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal ettiklerini ileri sürerek, adı geçen yöneticilerin görevden azledilmesi için dava açmıştır.

T.C. ........ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
........
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
........x............
....x.........x.....x
.x......x................x
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y. TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili talep dilekçesi ile özetle; vekil eden ...'ın .......'da ikamet etmekte olduğunu, aile şirketi olan ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd Şti'nin %7 hissesine sahip ortağı olduğunu, davalılardan ...'ın vekil edenin üvey kardeşi olup, şirkette %50 hisseye sahip olduğunu, dava dışı ...'ın ise vekil edenin kız kardeşi olup %43 hisseye sahip olduğunu, vekil edenin babası olan diğer davalı ...'ın ise şirkette herhangi bir hisseye sahip olmayıp, şirketin kuruluşundan bu yana müdürlük görevi bulunduğunu, davalı ...'ın 04.07.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunan 23.06.2011 tarih ve 2011/3 sayılı ortaklar kurulu kararı ile aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürü olarak seçildiğini, bu tarihten beri müdürlük görevini halen sürdürmekte olduğunu, müvekkilininde hissedarı olduğu şirketin, ........'nın ...... İlçesinde ... Otel isimli oteli işletmekte olduğunu, otelde ayrıca yoğun bir şekilde düğün nişan ve toplantı gibi organizasyonlar yapıldığını, vekil edenin .......'daki işlerinin yoğunluğu ve yakın aile bağlarının sağladığı güvene dayanarak hissedarı olduğu şirketin işleri ile bugüne kadar ilgilenmediğini, fakat son dönemlerde aldığı bilgilere göre şirketin usulüne uygun yönetilmediğini haricen öğrendiğini, bu durumu incelemek ve denetlemek amacıyla ....... 8. Noterliği'nin 03.04.2023 tarihli ve 4007 yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirketin kayıtdışı gelirlerinin olduğunu, şirketin amaçlarını gerçekleştirme dışında banka kredileri kullanıldığını ve şirket müdürlerine kişisel menfaat sağladığını, şirketin otelde gerçekleştirdiği organizasyonlarda çalıştırılmak üzere çağrılan geçici personelin sigorta kayıtlarının bildirilmediği hususlarının gerekçe gösterilerek, şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi ve denetlenmesinin talep edildiğini, fakat şirket yönetimi tarafından ........ 2. Noterliği'nin 06.04.2023 tarih ve 8409 yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile şirket defterlerinin incelenmesi taleplerinin yasaya uygun olmayan gerekçeler ile reddedildiğini ve defterlerin 2022 yılına ilişkin yapılacak olan Genel kurul toplantısından önce şirket merkezinde tüm ortaklarının incelemesine açık olduğunun belirtildiğini, fakat 2022 yılının hesap döneminin sona ermiş olması ve 3 ay geçmesine rağmen, davalı şirket müdürlerince, TTK'nın 617 maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak vekil edenin bilgi alma talebini gündemine alan gerek olağan ve gerekse de olağanüstü toplantı çağrısı yapılmayarak, vekil edenin şüphe duyduğu şirket faaliyetleri ve ekonomik durumu hakkında bilgi edinilmesinin engellendiğini, davalı şirket müdürlerinin kayıt dışı işlemlerle şirket ortaklarını zarara uğratmakta olduğunu, bunun denetlenmesi talep edildiğinde ise şirketin defterlerini ve evraklarını inceletmeyerek özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmekte olduklarını, taraflarınca tespit edilen sadece 21 organizasyondan 999.005,00 TL gelir elde edildiğini, bu gelirlere ilişkin 650.450,00 TL tutarındaki ödemelerin belirtilen yasal düzenlemeye aykırı olarak nakit olarak tahsil edildiğini, sadece 30.000,00 TL'sinin şirketin ........ Finans Bankası'ndaki TR23 .... 59 iban nolu hesabına yapıldığını, 117.000,00 TL'sinin şirkette müdür olan davalı ...'ın Garanti Bankası'ndaki TR21 .... 36 nolu şahsi hesabına yapıldığını, 93.250,00 TL'sinin dava dışı ortak ...'ın şirket müdürü ... ile müşterek olan ........ Finans Bankası'ndaki TR.......................6 nolu hesaba yapıldığını, 31.700,00 TL'sinin ise ... ve ... adına ortak olarak açılmış ........ Finans bankasındaki TR97.... 92 hesaba yapıldığının görüldüğünü, bu kapsamda şirket hesabı dışındaki tahsil edilen ödemelerin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde tahsil edildiğini ve muhasebeleştirilmediğini, yıllık gelir kayıtlarında görünmediği ve bu şekilde vergilendirilmediğini, şirketin mali kayıtlarda zarar ettiğinin görüldüğünü, şirket müdürü olan ...'ın bu şekildeki eylemlerle şirket aleyhine ve kendi lehine şahsi menfaat sağladığını, vergisel bildirim yükümlüğüne aykırı faaliyette bulunarak kanunlardan doğan yükümlülüklere aykırı davrandığının açıkça ortada olduğunu, müdürün şirkete ait malvarlığı unsurlarını kendi malvarlığı gibi kullanması gibi sebepler nedeniyle yönetim yetkisinin kötüye kullanıldığının açıkça ortada olduğunu, diğer davalı müdür ...'ın ise denetleme yükümlülüğünü ihlal ettiği için ağır kusurlu olduğunu, sunulu belgelerde yapılan organizasyonlarda kayıt dışı ek personel çalıştırıldığını, çalışan kayıt dışı personelin ödemelerinin şirket hesabından yapılmayarak gizlendiğini, şirketin sigortalı çalışanı ...'ın şahsi hesaplarından ödemeler gönderildiğini, sigortaya bildirim yapılmayarak yasaya uygun şekilde işlerin yürütülmediğini, şirketin herhangi bir denetim ve şikayet durumunda mali yönden ciddi cezalara muhatap olacağının ortada olduğunu, kayıt dışı personele yapılan ödemelerin şirkete ait banka aracılığı ile değil, çalışanlara ait şahsi hesaplardan gönderilerek yasalara aykırı ve cezai yaptırımlara neden olabilecek durumlar yaratıldığını, ayrıca şirket üzerinden ........ Finans bankasından 03.08.2022 tarihinde Ticari Finans Teminatlı kredi çekilerek şirketin amaçlarını gerçekleştirme dışında şahsi menfaat sağlandığını, yapılan açıklamaların dilekçe ekinde sunulu belgelerle somutlaştırılması ve mahkemece yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı olan şirket müdürlerinin haklı sebeplerle azli taleplerinin ispatlanmış olacak olduğunu, şirketin ve diğer ortakların dava süresince daha fazla zarara uğramaması amacıyla tensip kararı ile birlikte, tedbiren şirket müdülerinin temsil ve yönetim yetkilerinin durdurulmasına, şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmekte olduklarını beyanla, şirket müdürü olan davalıların ayrı ayrı şirketteki müdürlük görevlerinden azillerine, temsil yetkilerinin ayrı ayrı kaldırılmasına, tensip kararı ile birlikte şirketin idaresi için yönetim kayyumu atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı ...’ın anılan tüm iddialarının gerçek dışı olup, aile ilişkileri içinde haksız ve kötüniyetli bir kişiliğin kişisel menfaatlerini temin etmeye yönelik çıkarcı hezeyanlarından başka bir anlam ifade etmediği kanısında olduklarını, şöyleki müvekkili ...'ın, 78 yaşında olup, 60 yılı aşkın süredir ....../ ........’da ticaret yapan saygın bir iş adamı olduğunu, müvekkilinin elde ettiği ticari gelirle Antalya /.......’da satın aldığı arsa üzerine inşaa ettiği üç bloktan oluşan binaların otel olarak işletilmesi için ...... Turizm İnşaat ve Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketini ........’da 2001 yılında kurduğunu, müvekkilinin kurmuş olduğu bu aile şirketinde bedelsiz olarak aile fertlerine hisse dağıtımı yaptığını, buna göre iki eşinden sahip olduğu 4 çocuğu ve iki eşine anılan şirkette bedelsiz hisse verildiğini, o tarihlerde tüm aile üyelerinin anılan otel işletmesi yapan şirkete belli oranlarda müvekkili ...’ın bedelsiz verdiği hisselerle ortak olduklarını, davacı ...'ın da 2017 yılına kadar anılan şirkette küçük bir hisseye sahip olup, anılan şirkette babasının kendisine hiçbir güveni olmaması nedeniyle 2017 tarihine kadar hiçbir yönetim hakkına sahip olmadığını, anılan şirketin merkezinin 2011 yılında otelin bulunduğu .......'ya taşındığını, şirketin müvekkili ... tarafından kurulmuş olduğunu, halen otelin bulunduğu arsanın ... tarafından satın alındığını, üzerine yapılan tüm binaların yine ... tarafından inşa edildiğini, daha sonra şirkete sermaye olarak konulduğunu, o tarihte hissedar olarak görülen tüm aile bireylerine anılan tüm hisselerin müvekkili ... tarafından bedelsiz olarak lütfedilerek verildiğini, müvekkili ... tarafından davacı öz oğlu ...’a hiçbir güven duyulmadığı içindir ki anılan şahsa anılan şirkette hiçbir yönetim yetkisi verilmediğini sadece küçük bir hisse verilerek geçimini sağlamasının amaçlandığını, yıllar içinde müvekkili tarafından yönetilen ve müvekkilinin kızlarının desteğiyle işletilen otelde davacı ...’ın hiçbir maddi ve fiili katkısı bulunmadığını, babasının lütfettiği ücret ve yardımlarla evlilik hayatını ve geçimini sağladığını, müvekkili ...'ın geçirdiği kalp rahatsızlığı ve diğer ailevi nedenlerle bir aile toplantısı yaptığını, iki evlilik yapması nedeniyle yasal resmi eşi ........’ın talebi ve ileride doğabilecek yasal miras haklarına karşılık sahip olduğu tüm malvarlığının resmi eşinin %25 yasal miras payı ve davacı ...’ın yasal miras haklarına karşılık olmak ve mahsup edilmek kaydıyla ...... şirketindeki toplam %70 hisse olacak şekilde davacı ... ...’a 16.01.2017 bedelsiz olarak hisse devirlerinin şarta bağlı bağış yoluyla yapıldığını, bu hisseler için davacının hiçbir bedel ödemediği gibi annesi ........’ın müvekkili ...’dan doğacak miras haklarını da bedelsiz olarak uhdesine geçirdiğini, bu yolla anılan şirketin yönetimini ele geçiren davacının daha sonra bu şirkette yaptığı usulsüzlükler nedeniyle hakkında öz kız kardeşi ... (...) Tekin tarafından dava açılınca bu defa kötüniyetle müvekkili ... ve ... hakkında asılsız iddialarla işbu davayı açtığını, davacı ...’ın da ...... şirketinde müvekkili ...’ın bedelsiz hisse devriyle %7 hisse ortak olduğunu, davacının bu yolla elde ettiği hisse yoluyla ...... şirketindeki usulsüzlükleri nedeniyle kendisine ... ( ... ) Tekin tarafından açılan davaya karşılık olarak kötüniyetle müvekkili hakkında bu davayı açtığını, anılan ...... şirketinde halen müvekkili ...’ın %5 hissesinin mevcut olup, davacının bu dava yoluyla anılan bu hisseyi elde etme amacında olduğunu, davacının ...... şirketindeki yönetim haklarını kötüye kullandığını bu nedenle de ... ... ( Tekin ) tarafından kendisine ....... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış olup anılan davanın halen derdest olduğunu, davacı ... ve Davacı ...’ın başka saiklerle hazırladığı ve iddia ettikleri tüm iddia, beyan ve belgelerin gerçek dışı olduğunu, davacının ...... şirketinde yapılan bir kısım organizasyonlarda kayıt dışı sigortasız ek personel çalıştırıldığını, bunun yasal olmadığını, düğün vb toplantı organizasyonlarında asli faaliyetin yanında bazen isteğe bağlı olarak bazı ek hizmetlerin sunulmasının gerektiğini, buna göre bazen dışardan ek hizmet satın alınmasının gerekli olabileceğini, bu hizmetlerin SGK kapsamındaki sürekli hizmetler olmadığını, bu hizmetlerin ...... şirketinin işçisi olmayan hizmet satın alımı yoluyla elde edilen kişiler yoluyla elde edildiğini, bu nedenle bu kapsamda olan şahısların ...... şirketin işçisi olmadıklarından herhangi bir SGK kaydı de gerekli olmadığını, bu nedenle davacının anılan iddiasının da mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, davacının subjektif nedenlere dayalı mesnetsiz ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
........ Ticaret Odasının 25.10.2023 tarihli yazısının incelenmesinde; davaya konu ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Limited Şirketi'nin 220359 sicil numarası ile ........ Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olduğu, kuruluş tarihinin █████/2006 olduğu, şirket adresinin " Gazi O............ ....../........" olduğu, şirket ortaklarının ..., ..., ... ve ....... olduklarının bildirildiği görülmüştür.
Dava konusu ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Limited Şirketi'nin ilan edilen █████/2006 tarihli şirket ana sözleşmesinin; 1. maddesinde; kurucu ortakların davalılar ... ve ... olduğu, 3.maddesinde, konu ve amaç 5. maddesinde, şirketin süresinin 99 yıl için kurulduğu, 8. maddesinde Şirketin İdaresi Şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. Aksi kararlaştırılıncaya kadar ... şirket müdürü olarak tayin edilmiştir. 9. maddesinde Temsil 11. Karın Dağıtımı başlıklı maddesinde; Şirketin safi karı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Safi kardan her sene evvela % 5 ihtiyat akçesi ayrılır kalan, hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında dağıtılır. Kara iştirak edenlerle hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan TTK 446/2 3 numaralı bendi gereğince % 10’a ayrılarak umumi yedek akçeye eklenir. Kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi veya memurlara hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararlar şirket sermayesinin en az % 51’ni temsil eden hissedarların kararına bağlıdır. 12. maddesinde İhtiyat Akçesi 13.maddesinde, kanuni hükümler Bu ana sözleşmede bulunmayan hükümler hakkında Türk Ticaret Kanunu Hükümleri uygulanır." hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
....... Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında, davacının ..., davalının ...... Turizm İnşaat Ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacının tedbiren şirketin taşınır ve taşınmaz malvarlığının üçüncü kişilere devrinin yasaklanmasını, şirketin hesabında yer alan meblağın müvekkili ...'in pay oranına denk düşen kısmın bloke edilmesini, Müdür ...'ın TTK m. 630 mucibinde haklı sebeple azli ve şirketi temsil ve ilzam etmek adına kayyum atanmasını, tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, yargılama sonunda davalı şirketin haklı sebeple feshedilmesine, mahkemece atanacak tasfiye memurları tarafından mevzuat uyarınca tasfiye sürecinin işletilmesi akabinde ortaklara sermaye oranları üzerinden kapital faizle birlikte tasfiye payı ödenmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tedritli ve yardımcı talepleri olarak müvekkili hakkında haklı sebeple ortaklıktan çıkma kararı verilmesine, davacının ayrılma akçesi alacağının hesaplanmasına, şirketin kullanılabilir özkaynaklarının tespitine ve müvekkiline kapital faizle birlikte bilirkişi marifetiyle hesaplanacak ayrılma akçesinin davalı şirketten alınarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
█████/2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, █████/2006 tarihli ortaklar kurul kararına göre, mevcut şirket müdürü olarak görev yapan ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürü olarak seçilmesine, █████/2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, ortaklık yapısının 1600 pay ..., 200 pay ..., 200 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 41160 pay ..., 420 pay ..., 420 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2011 tarihliTicaret Sicil Gazetesine göre ...’ın temsil ve ilzam yetkisinin yeniden belirlenmesine karar verildiği, aksi belirtilinceye kadar her türlü işlemleri yapma yetkisinin verildiği, █████/2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, ortaklık yapısının 29400 pay ..., 6300 pay ..., 6300 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, ortaklık yapısının 64800 pay ..., 84000 pay ..., 16800 pay ... 50400 pay ......., 24000 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, şirketin genel kurul toplantısına çağrı niteliğinde olduğu, █████/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, ortaklık yapısının 120000 pay ..., 16800 pay ... olarak oluşturulduğu █████/2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, genel kurul toplantıya çağrı içerdiği görülmüştür.
Davacı Tanığı ... beyanında; “Dava dışı ...... İnşaat Turzm... LTD şirketinin %43 ortağı olduğunu, Diğer aile şirketimiz olan ...... Turzm İnşaat... Ltd. Şti'de 25 yıl ön muhasebe müdürlüğü yaptım, söz konusu şirkette de ortakdım, dava dışı ........ inşaat şirketinin ortağıyım ancak ...... Turizmde ortaklığım kalmadı, 2016 yılı gibi ayrıldım, 2018 yılından itibaren ........ inşaatta kardeşim ....... ile beraber babamın isteği üzerine çalışmaya başladım, Ankaradaki Granos otel, Granos otel ...... ilçesindedir, mogan gölünün kıyısındadır, erkek kardeşim ....... şirket muhasebesine o bakardı, şirketin idaresine de o bakardı, yani ........ inşaatına şirketine bakardı, kasa ve bankalar onun idaresinde idi, ben sadece kardeşimin idaresindeki kasa ve bankaları programa işliyordum bu program otel programıdır, ziyafet sorumlumuz ... oteldeki banket görüşmelerini yani organizasyon görüşmelerini, tahsilatlarını elden nakit olarak yapardı, bu tahsilatlar 7 bin TL üzeri tahsilatlardı, bunlar banka üzerinden yapılması gereken tahsilatlardı, ayrıca .......'ın şahsi hesaplarına da banket ödemeleri geliyordu, ben bunları görmüyordum, ancak aynı şirket içerisinde çalıştığım için biliyordum, ayrıca bu banket faturalarının büyük çoğunluğunun faturaları kesilmiyordu, böylelikle banket gelirleri bilançolara yansımıyor, şirket zararda gözüküyor ve ortaklara pay dağıtılmıyordu, ben bu şekildeki işleyişten çok rahatsızdım, ....... kardeşimi çok defa uyardım, fakat kendisi böyle bir yönetim anlaşıyışı benimsemişti, benim %43 ortak olmama karşı işletmede her hangi bir sözüm geçmezdi, ayrıca şirkette 1 milyon 250 bin civarında Ağustos 2022 tarihinde ........ inşaat üzerinden kredi kullanıldı, krediyi ....... kullandı, bu kullanılan kredinin 1 milyon 170 bin TLsini tek seferde çekti, ve bu para ile arsa aldılar, babam ve kardeşim arsa aldı, bu şirketin menfaati dışındaydı, ayrıca banketlerde sigortasız elamanlarda çalıştırılmaktaydı, şirketin resmi şekilde yönetilmesini istesem de kardeşimi bu konuda ikna edemedim, kardeşim şirketi usulsüz şekilde yönetmektedir, bundan dolayı Eylül 2022 yılında benim işime son verildi ve dışarıdan elaman aldılar, şirketin ortağı olarak ben şirket ile ilgili hiç bir bilgi elde edemiyorum bunlar engelleniyor, ayrıca hiç bir ödeme de yapılmıyor bana, şirketten çıkarttıklarında da bana bir ödeme yapılmadı ancak söz konusu ........ şirketi ile ortaklığım devam etmektedir bu anlattıklarım hep ........ şirketi ile ilgilidir, tanıklık ücreti istemem dedi, (davacı vekili: Mossarın oteline şirketin kar zarar bilançosunu etkileyecek şekilde oda sayısını etkileyecek tadilat yapıldımı ve bu otelin yıl bazındaki doluluk oranı ile düğün sezonlarındaki ve organizasyonlarındaki doluluk oranı ile ilgili bilgisi sorusu üzerine) devamla tanık: Ekim 2021 tarihinde kardeşim ....... 8 oda için inşaata girişti fakat bunun finansmanını 2021 yılındaki banket gelirlerinden karşıladı, bilançoyu etkileyecek derecede bir inşaat maliyeti olmamıştır, bu otelin Kranos otelin doluluk oranı yıllık olarak %85 (seksenbeş) dir, sezonlarda da tercih edilen bir oteldir, toplamda 80 organizasyon yapılıyordur, Nisan ayında başlıyor Ekim ayına kadar devam ediyor, yani kar eden bir şirkettir, bilançolarda gösterilen zarar asılsızdır dedi. (davalı vekili: Alanyadaki ve Ankaradaki şirketleri babasımı kurmuş? toprak ve mülkiyet dahil olmak üzere babasımı kurmuştur ve hisseleri aile bireylerine bedelsizmi teslim etmiştir, tanık babası hakkında suç duyurusunda bulunduğundan tarafsızmıdır, banka hesapları bir kısmı müşterek hesapmıdır,) yönündeki soruları üzerine tanık: Alanyadaki ve Ankaradaki şirketleri babam kurmuştur, toprak ve mülkiyet dahil babam kurmuştur, hisseler aile bireylerine bedelsiz teslim edilmiştir, ben tarafsızım, banka hesaplarının bir kısmı müşterek hesaptır, 2022 yılında açılmıştır, bu hesapta çok fazla hesap hareketi yoktur, bütün hakimiyet yine kardeşim orhandır, davalı vekilinin iddia ettiği hesaplarda hiç bir tasarrufum olmamıştır ...ındır, (davalı vekilinin Nermin ... ve ... tarafından aleyhine icra takibi varmıdır yokmudur) sorusu üzerine tanık: Benim hakkımda kardeşimin yapmış olduğu icra takibi vardır, 10 milyon civarındadır, anlaşmalı olarak icra takibi yapmaktadır dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ... beyanında; “Yeb Turizm Şirketini bilmiyorum, ........ inşaat ...... Otel'de organizasyon yapıyorum, 2018 yılından itibaren çalışmaktayım, Davacı vekili söz alarak; Düğün organizasyonlarından anlaşılan paraları elden tahsil ettiğiniz oldu mu sorusu üzerine, Tanık; 2019 yılından sonra bir Pandemi geçirdik, bu süreçten sonra organizasyon kolay yapılmıyordu, öncesinde avans olarak alıyorduk, Bakanlığın onayladığı tarihler arasında yapıyorduk ve avans ücretler alınırdı, (Davacı vekilinin; 2022 yılında Pandemi sonrasında olan organizasyonlarda düğün organizasyonundaki gelirleri tanık tahsil etmiş mi?) : 2022 yılı Pandemi döneminde muhasebeci olmadığında makbuz karşılığında ücretleri kabul ediyordum, daha sonra muhasebeye teslim ediyorduk imza karşılığında, (Davacı vekili; Sigortalı olmayan personellere kendi hesabından ödeme yapılmış mı) ... hesabından organizasyonlar yapıldığında o gün ücretler ödeniyordu, palyaço veya süsleme firması olduğunda kendi hesabımdan gönderebiliyordum, bunun dışında kendi hesabımdan kullanım olmazdı, (Davacı vekili; otelin doluluk oranı ve organizasyonlar hakkında bilgisi varmı) hem organizasyonları yapıyordum, sezonunda düşünürsek çokta doluluk oranı yoktu, sadece otel için değil diğer yerlerde aynıydı (davacı vekili; otelde büyük çaplı tadilat en son ne zaman yapıldı) çok net olarak bilemiyorum, dedi. Davalı vekili söz alarak; şirketin muhasebesinden sorumlu olan kişi ... mıdır, Avans olarak muhasebeleştirmek için ücretleri Filiz Hanım'a mı imza karşılığı teslim etmiştir? Dosyadaki avans makbuzları altındaki imzanın Filiz Hanım'a ait olup olmadığı konusundaki bilgileri) İkimizin de imzası olup, tek Filiz Hanımın imzası olan makbuz vardır, ancak tek benim imzam olan makbuz olmamıştır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... beyanında; "Ben ........ şirketinde muhasebeci olarak çalışıyorum yaklaşık 5 - 6 yıldır çalışmaktayım, muhasebeci olarak bizzat çalışmıyorum ancak dışarıda muhasebe işlerini yapıyorum, evraklarını alıyorum işlemlerini yapıyorum, geri kendilerine teslim ediyorum, yasal olarak yapılması gereken beyannameleri yapıyorum, aile şirketidir, mümtaz bey kurmuştur, işleri çocukları yürütür, şirket müdürü ....... beydir, (davacı vekili şirketin hiç kar dağıtımı yaptımı sorusu üzerine) tanık; şirket hiç kar dağıtımı yapmadı, son 2 yıldır karımız vardır, son 2 yıllık kar da dağıtılmadı devamla (davacı vekilinin şirket adına açılmış hesaplarda ticari alacakların %90'ı gözükmemektedir, ticari alacakların neden şahıs hesapları üzerinden yapıldığı konusunda bilgisi sorusu üzerine) tanık; Ticari alacaklar şahıs hesapları üzerinden yapılmaz şirket üzerinden yapılır yapılması gerekende zaten şirket üzerinden yapılmasıdır ancak nadiren her şirkette vardır, şirket müdürü ticari alacağı hayatın olağan akışına göre kendi hesabından ödeyebilir dedi, (davacı vekili şirketin bilançosunun zarar göstermesine neden olacak bir yatırım gideri tadilat gideri son yıllarda yapıldımı yapıldımı yapıldıysa ne zaman sorusu üzerine) tanık: Mutlaka yapılmıştır, ancak cevap verebilmem için kayıtlara bakmam lazım, şu anda da ciddi anlamda bir tadilat yapılmaktadır dedi. ( davacı vekili şirket adına çekilen bir kredi var mı bu bilançoda gözüküyormu sorusu üzerine) tanık: Ticari kredilerin hepsi bilançoda gözüküyor, kredi hesapları incelendiğinde görülür dedi. (davalı vekilinin ... şirkette bulunduğu dönemde ön muhabese işlemleri Filiz tarafından mı yoksa ... tarafından mı yapılmıştır sorusu üzerine) Tanık: Filiz hanım tarafından yapılırdı evrakları filiz hanımdan alırdım resmi işlemlerini bitirirdim sonra tekrar geri götürürdüm dedi. ( davalı vekilinin muhasebe işlemlerinde 5 -6 yıl içerisinde ........ şirket yönünden bir usulsüzlük görmüş mü sorusu üzerine) tanık: Bir usulsüzlük görmedim, orası bir oteldir sipariş alırlar, pandemi dönemide iptal edilenler oldu belki onlar bilançoda durup kendilerine iade edilmiştir dedi. Tanıklık ücreti istemem dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ... beyanında; “Benim ...... Turizm Şirketi ile bir ilgim yoktur, ........ İnşaata dışarıdan mali müşavirlik hizmeti veriyorum, 6-7 yılı geçgin bir süredir dışarıdan hizmet veriyorum, şirketin ön muhasebesi ile ilgili evraklar hazırlanır, ön muhasebe şirketin kendi bünyesindedir, ön uhasebeden aldığım evrakları şirket ticari defterlerine yani muhasebe kayıtlarıma / defterlerine intikal ettiriyorum, şirketin resmi muhasebe işini yapıyorum, aylık olarak KDV dahil olarak 10.000,00-TL maaş alıyorum, şirket olarak maaşı ben alıyorum kendi bünyemdeki elemanlarına maaşımı ben öderim, (davacı vekili; kendisi bu ön muhasebe ile ilgili evrakları şirkette kimden alıyor sorusu üzerine) bir dönem ...'tan alıyordum, Bayram beyde Tülay Hanımdan alıyordu, (davacı vekili; şirket ortaklarının şirketten alacağı veya şirket ortaklarından alacakları var mıdır sorusu üzerine) benim 100'ün üzerinde mükellefim var, bu yüzden kayıtlara bakmadan birşey diyemem, (davalı vekili; 2022 yılından sonra ön muhasebeye başka bir eleman alındı mı sorusu üzerine) şirkete ismini hatırlamadığım bir eleman alındı, daha önceki ön muhasebe elemanı ...'tı, (davalı vekili; ticari defterler usulüne uygun tutulmuş mudur sorusu üzerine) kanuna uygun nizami bir şekilde defterler tutulmuştur,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... istinabe suretiyle tespit edilen beyanında; “Tarafların benim kardeşim ve babam olması nedeniyle dava konusu olay hakkında bilgi sahibiyim. Babam ...'ın 2 tane şirketi var idi bunlardan 1 tanesi ....... ilçesinde bir diğeri ise ........'da idi. Çocuklarından 2 tanesine ........'daki şirketlerine görevlendirmiş, hissedar kılmış. Diğer ikisini ise .......'daki şirkete görevlendirip hissedar kılmıştır. Ablam ... muhasebecidir, 25 yılı aşkın bir süredir bu işle uğraşır. Kendisi .......'da yaşar iken ........'daki bulunan şirketin muhasebe kısmına bakmak üzere gitti. ........'daki şirketin ismi ......'dır. Ablam ...... şirketine gittiğinde bir takım muhasebesel hataların olduğunu görmüş bunda da daha çok çekilen kredilerin şirket ihtiyaçları için değil şirket müdürleri olan ....... ve ...'ın kendi şahsi işleri için kullanıldığını görmüş. Bundan daha sonra biz kardeşlerine bahsetti. Kardeşlerinden Yılmaz bu durumdan haberdar olunca davaya konu davayı açtı. Benim bildiğim şirket müdürünün yapmış olduğu hatalı işler kullanılan krediden kaynaklanan işlemler. Daha evvel de bu şirkette benim de hissem vardı. Bu şirketteki hissem daha sonra bana iade edilmek üzere devretmem istenmiş idi. Tanıkların huzurunda benim bu hissemi devretmiş olmama rağmen hatta bu hususta bir protokol de olmasına rağmen hisselerim bana geri devredilmedi. Bunun yanında ben ve kız kardeşimden boş senetler alındı. Bu senetler iade edilmediği gibi senetler de kötüye kullanılıyor. Bir bakıma bu senetlerle biz tehdit ediliyoruz. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Ben şirket hissedarı iken şirket herhangi bir kar payı dağıtımında bulunmadı. Şirketin aslında gelirleri vardı yani bizlere dağıtılması gereken paralar vardı. Şirket ile ilgili bilgi talep ettiğimiz zaman bize herhangi bir şekilde bilgi verilmedi. Şirket müdürleri olan ....... ve ... şirketin gelirlerini kendi uhdelerine alırken diğer ortaklar dışlanmıştır. Gerek yönetsel anlamda gerekse gelirlerin dağıtılması anlamında bir eşitsizlik ve bir adaletsizlik vardır, benim bilgim ve gördüm bundan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce Nitelikli Hesaplama Uzmanı ....................... oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Hali hazırda, ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd Şti'nin ortaklarının ... (16800 pay) ile ... (120000 pay) olduğu, ...’ın şirket ortaklığı bulunmadığı, Şirket sözleşmesinde düzenlenen tarafların, ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerin ne olduğu, Şirket ana sözleşmesinde ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerine ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte ana sözleşmenin 13. Maddesinde hüküm bulunmayan hallerde TTK hükümlerinin uygulanacağı belirlendiği, Yöneticilerin ve ortakların sorumluluğuna ilişkin hükümleri çerçevesinde sorumluluklarının bulunduğu, müdürlük görevinin ... ile ... olduğu şirket mali kayıtları üzerinde yapılan incelemede, şirketin mali kayıtlarında uyuşmazlık olduğu, kayıtların birbiri ile örtüşmediği, bu durumun hem şirketin karlılığını hem de kar dağılımını etkilediği dikkate alındığında şirket müdürlerinin yetkilerinin kaldırılması ve azli hususları tamamiyle Sayın Mahkemenin takdirine olduğu, Şirket iş ve işlemlerinin gereği gibi yürütülmediği, davalı ortakların, şirket işlemlerini, hesaplarını şahsi hesapları ile birlikte yürüttükleri dikkate alındığında, takdir tamamiyle Sayın Mahkemeye ait olmak üzere şirkete kayyum atanabileceği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlık; taraflar arasında ortaklık bulunup bulunmadığı ve varsa ortaklığın niteliği, şirket sözleşmesinde düzenlenen tarafların, ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerin ne olduğu, şirket esas sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği, şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket zarara uğramış ise sebepleri ortakların ve yöneticilerin zarardan sorumlu olup olmadıkları, ne derece sorumlu oldukları, müdürlük görevinin kimlerin üzerinde olduğu, sorumluluk ve yükümlülükleri ile müdürlük görevinin ifasında kusurun olup olmadığı ve şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket temsil yetkisinin kaldırılmasının ve müdürlük görevinden azlinin gerekip gerekmediği, şirkete yönetim kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği gerekmekte ise kimin atanacağı noktalarında toplanmaktadır.
Dosyanın ......../...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2023 tarihli Görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Limited Şirketi'nin ilan edilen █████/2006 tarihli şirket ana sözleşmesinin; 1. maddesinde; kurucu ortakların davalılar ... ve ... olduğu, 3.maddesinde, konu ve amaç 5. maddesinde, şirketin süresinin 99 yıl için kurulduğu, 8. maddesinde Şirketin İdaresi Şirketin işleri ve muameleleri ortaklar kurulu tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütülür. Aksi kararlaştırılıncaya kadar ... şirket müdürü olarak tayin edilmiştir. 9. maddesinde Temsil 11. Karın Dağıtımı başlıklı maddesinde; Şirketin safi karı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Safi kardan her sene evvela % 5 ihtiyat akçesi ayrılır kalan, hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında dağıtılır. Kara iştirak edenlerle hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan TTK 446/2 3 numaralı bendi gereğince % 10’a ayrılarak umumi yedek akçeye eklenir. Kardan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi veya memurlara hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararlar şirket sermayesinin en az % 51’ni temsil eden hissedarların kararına bağlıdır. 12. maddesinde İhtiyat Akçesi 13.maddesinde, kanuni hükümler Bu ana sözleşmede bulunmayan hükümler hakkında Türk Ticaret Kanunu Hükümleri uygulanır." hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
█████/2006 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, █████/2006 tarihli ortaklar kurul kararına göre, mevcut şirket müdürü olarak görev yapan ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürü olarak seçilmesine, █████/2010 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 1600 pay ..., 200 pay ..., 200 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 41160 pay ..., 420 pay ..., 420 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre ...’ın temsil ve ilzam yetkisinin yeniden belirlenmesine karar verildiği, aksi belirtilinceye kadar her türlü işlemleri yapma yetkisinin verildiği, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 29400 pay ..., 6300 pay ..., 6300 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2017 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 64800 pay ..., 84000 pay ..., 16800 pay ... 50400 pay ......., 24000 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2022 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, şirketin genel kurul toplantısına çağrı niteliğinde olduğu, █████/2022 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 120000 pay ..., 16800 pay ... olarak oluşturulduğu █████/2023 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, genel kurul toplantıya çağrı içerdiği görülmüştür.
Davacı ...'ın dava dışı şirkette 2011 yılında ortak olarak yer aldığı, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 41160 pay ..., 420 pay ..., 420 pay ... olarak oluşturulduğu, █████/2022 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ortaklık yapısının 120000 pay ..., 16800 pay ... olarak oluşturulduğu ve hali hazırda davacının 16800 pay ile küçük ortak olarak ortaklığının devam ettiği, davalı ...'ın Ana sözleşmede 8. maddesinde Şirketin İdaresinde aksi kararlaştırılıncaya kadar ...’ın şirket müdürü olarak tayin edildiği, Temsil yetkisinin 9. Maddesinde sayıldığı, davalı ...’ın dava dışı şirketin ortağı olmadığı, hisselerini █████/2022 tarihli ticaret sicil gazetesine göre devrettiği, şirkette payının bulunmadığı, temsil yetkisinin değiştirildiğine ya da davalı ...’ın istifasına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davalı ...'ın █████/2006 tarihli ticaret sicil gazetesine göre, ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın müdürlüğünün aynen devamına, buna ilaveten ...’ın aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürü olarak seçilmesine karar verildiği, davacının ortaklığından sonra, █████/2011 tarihli ticaret sicil gazetesine göre ...’ın temsil ve ilzam yetkisinin yeniden belirlenmesine karar verildiği, aksi belirtilinceye kadar her türlü işlemleri yapma yetkisinin verildiği ticaret Sicil Gazeteleri incelendiğinde, davacı ...’ın dava dışı şirketin 16800 pay ile ortağı olduğu, davalı ...’ın dava dışı şirketin 120000 pay ile ortağı olduğu görülmüştür.
Dava konusu olan ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd Şti'nde ... ile ...’ın ortak olup, ...’ın şirket ortaklığı bulunmamaktadır.
Şirket sözleşmesinde düzenlenen tarafların, ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerin ne olduğu, Şirket ana sözleşmesinde ortakların ve yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerine ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte ana sözleşmenin 13. maddesinde hüküm bulunmayan hallerde TTK hükümlerinin uygulanacağı belirlenmiştir.
Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK'nın 553. maddesinde; “ (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini "kusurlarıyla" ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.” Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına ilişkin olarak 613. maddesinde (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Dolayısı ile her ne kadar şirket sözleşmesinde yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülüklerine ilişkin düzenleme bulunmamakla birlikte TTK.’nun yukarıda yer verilen hükümleri çerçevesinde, şirket ortaklarının hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumlu olacLimited şirketlerde ortaklığın temsili ve yönetimi müdür/müdürler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu hususlara ilişkin diizenlemelere ise TTK'nın 623 ila 632. maddeleri arasinda yer verilmiş olup TTK m. 623 "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirket sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir" hükmünü içermektedir.
Müdürlerin yetki alanının sınırları TTK m. 623/3 ile belirlenmiştir. Buna göre, kanunla ya da esas sözleşme ile ortaklar genel kuruluna bırakılmayan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bunları uygulamaya müdürler yetkili kılınmıştır. Müdürlerin görevleri, yetkileri ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeler bakımından TTK'nın 625. maddesinde müdürlerin devredilemez ve vazgeçilemez görevleri, 626. maddesinde özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı, 627. maddesinde ise eşit işlem yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu anlamda müdürler kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkili olacağı TTK m. 625/1 hükmünde düzenlenmiştir. Yönetim kavramına uygun olarak şirketin işletme konusunun elde edilmesi için gerekli olan her türlü iş ve işlemi yapmak ve kararları almak yetkisi müdürlere verilmiştir.
Müdürlerin şirketi yönetim ve temsil hakkının sınırlandırılmasına ilişkin düzenleme ise TTK m. 630'da yer almaktadır. Bu sınırlandırma TTK m. 630/1'de "Genel kurulun, müdürü ve müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği" TTK m. 630/2'de ise "Her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği" şeklinde gösterilmiştir.
TTK m. 630 bağlamında müdürlerin yönetim ve temsil yetkisi, genel kurul kararıyla veya haklı sebeplerin varlığında ortağın başvurusu üzerine mahkeme kararıyla kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. Ancak belirtmek gerekir ki, Limited Şirket ortak/ortaklarının bu davayı açabilmeleri için mutlaka genel kurulda azil yönünde talepte bulunmuş olması gerekmez. Diğer bir ifade ile azil tali bir yol değildir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 18.09.2013 tarih, ██████████ Esas, ██████████ Karar). Diğer yandan davayı sadece ortaklar açabilir ve ortaklara tanınan bu hak başkasına devredilemez. Diğer bir anlatımla ortak olmak dava şartıdır. Hatta davada kişinin/kişilerin ortaklık sıfatını ispat etmeleri gerekir. Bu ispat pay defteri, nama yazılı pay senetleri veya adi senet niteliğindeki pay senetleri ile yapılabilir. O halde, dava sırasında payını devreden eski ortak bu davaya devam edemez. Çünkü davanın kesinleşmesi için ortaklık sıfatının devam ediyor olması gerekir.
Davanın şirket ortağı/ortakları tarafından yönetim hakkı ve temsil yetkisi kaldırılması ya da sınırlandırılması istenilen müdür/müdürlere yönetilmesi gerekli ve yeterlidir. Yetkisi kaldırılması ya da sınırlandırılması istenilen müdür dışında davanın şirkete de yöneltilmesi gerekmemekte olup bu halde şirket yönünden husumet yokluğu sözkonusu olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin , █████/2016 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar).
TTK'nın 630. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ortağın açacağı davada müdürün temsil yetkisinin kaldırılması ve sınırlandırılması konusunda aranan koşul ise "haklı sebeplerin varlığı" olup haklı sebep kavramı tanımlanmakla birlikte TTK'nın 630. maddesinin 3. fıkrasına göre Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
Yönetim ve temsil yetkilerinin geri alınması veya sınırlandırılması davası, şirket organlarının işlevselliğini korumaya ve şirketin devamlılığını sağlamaya hizmet eder. Bu sebeple, haklı sebeple müdürlerin görevden alınması davasında şirket menfaati belirleyicidir. Dolayısıyla haklı sebebin varlığı, dava açma hakkının tanındığı ortak açısından değil şirket açısından incelenmelidir.
Bu bağlamda, bu davada incelenmesi gereken, ilgili müdürün yönetim ve temsil yetkisinin korunmasının şirketin amacına ulaşmasını sağlamayı hala mümkün kılıp kılmadığıdır. TTK m. 630 hükmünde haklı sebep tanımlanmamış ise de, TTK m. 630/III uyarınca müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlar ve ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya ortaklığın iyi yönetimi için gerekli yeteneğini kaybetmesi haklı sebep olarak düzenlenmiştir. Hükümde örnekseme yoluyla hangi hallerin haklı sebep olabileceği sayılmış olup bunlara benzer farklı haller de haklı sebep sayılabilir.
Haklı sebep olarak ileri sürülen olgular dikkate alındığında, artık müdürün görevini doğru bir şekilde gerçekleştirmesi kendisinden beklenemiyorsa, müdürün görevden alınması veya yetkisinin sınırlandırılması için haklı sebep mevcut demektir. Buna karşılık, müdürün davranışlarının sadece davacı ortak veya ortakların menfaatine aykırı olması TTK m. 630/2 açısından haklı sebep oluşturmaz. Ayrıca müdürün haklı sebeple mahkemece görevden alınması için şirketin zarar görmüş olması unsur olarak aranmamaktadır. Yine şirketin zarar etmiş olması tek başına müdürün görevden alınması için haklı sebep oluşturmaz. Bunun için zarar ile müdürün davranışı arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başka bir deyişle şirket, müdürün eylem veya işleminden dolayı zarara uğramış olsa da şayet bu işlem iş adamı kararı ilkesine uygun olarak verilmişse müdürün görevden alınması için haklı sebep oluşturmaz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 15.04.2015 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ). Şirketin zararının kötü yönetimle ilgili olup olmadığının ve bu zararın müdürden kaynaklanıp kaynaklanmadığının açık bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Şirketin ticari defterlerinin tutulmaması, davalı şirket aleyhine icra takipleri yapılması ve haciz işlemleri uygulanması, şirket borçlarının özellikle ödenmemesi, şirket müdürünün azli yönünden haklı sebep kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)
Dava, cevap, ticari sicil ve kayıtlar, ticari defterler, yeminli tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu olan şirketin müdürlük görevi aksi belirtinceye kadar kuruluştan bu yana davalı ...’a bırakıldığı, ortaklık payı kalmamış olmasına rağmen bu durumu değiştirir bir karar alınmadığı ve davalı ...’ın hali hazırda müdürlük sıfatının devam ettiği yönünde, müdürlük görevi üstlenen davalı ...’ın müdürlük görevini sürdürdüğü, aksi bir karar ya da değişiklik olmadığı ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd Şti.’nin müdürlerinin davalılar ... ile ... olduğu anlaşılmıştır.
Şirketin Mali Kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelenmesi neticesinde, Şirketin nakit tahsilat ve nakit ödemelerinin takip edildiği 100 Kasa Hesabının yaklaşık % 90 oranında bankalar aracılığı ile yapılan tahsilat ve ödemeler için yapılan işlemlere ait olduğu tespit edildiğinden 100 Kasa Hesabının mevzuata aykırı şekilde kayıtlandığı, 102 Bankalar hesabı kümülatif toplamına, 100 Kasa Hesabının da ilave edilmesi neticesinde ortaya çıkacak toplam rakamın tam yansıtılmak yerine eksik yansıtılarak net satış gelirleri hesabının olması gerekenden daha az kayıtlandığı, Şirketin mal ve hizmet satın aldığı ticari faaliyetlerin takibinin yapıldığı 320 Satıcılar Hesabı ile (alış faturası) alış faturalarına bağlı olarak ödenen KDV tutarlarının izlendiği 191 Ödenen KDV hesabı tutarlarından alış faturası tutarları ile karşılaştırılmasında farklılıklar olduğu, 2018 yılında ........ Finansbank 0019344 Nolu Kredi/Kredi kullanımının Davalı/... açıklamalı yevmiye kaydında 1.603.018,54 TL lik tutar 431 Ortaklar Hesabına (davalı ...) Alacak kayıtlandığı 2018 yılında davalı ...’a 431 Ortaklar Hesabından toplam 682.133,91 TL lik ödemenin de yapıldığı, 2019 yılında 431 Ortaklar Hesabına Davalı ... için 30.08.2019 tarihinde 400.000,00 TL ve 695.369,62 TL olmak üzere toplam 1.095.369.62 TL alacak kayıtlandığı ve davalı ortak ...’a 1.095.369,62 TL tutarında ödeme yapıldığı, 2021 yılında bankalardan çekilen 1.170.127,24 TL lik tutarın 331 Ortaklar Hesabına/ Davalı ... için alacak kayıtlandığı, bu tespitler neticesinde, şirket iş ve işlemlerinin gereği gibi yürütülmediği, davalı ortakların, şirket işlemlerini, hesaplarını şahsi hesapları ile birlikte yürüttükleri, şirket mali kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede mali kayıtlarda uyuşmazlık olduğu, kayıtların birbiri ile örtüşmediği, bu durumun hem şirketin karlılığını hem de kar dağılımını etkilediği, dolayısı ile TTK'nın 630. maddesinde öngörülen davalı şirket müdürlerinin azli yönünden haklı nedenlerin oluştuğu değerlendirilmiş ve davalının şirket müdürlüğünden azline, davalılıların şirket müdürlüğünden azli neticesinde şirketin organsız kalacağı anlaşıldığından ........ Yeminli Mali Müşavirler Odası'nın isim listesinde yer alan ........'in kayyım olarak görevlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dışı ........ Ticaret Sicil Müdürlüğünde 220359 sicil numarası ile kayıtlı ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd. Şti. Müdürlüğünden davalıların azillerine, yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına,
2-İşbu karar kesinleştiğinde ...... İnşaat Turizm Petrol Taşımacılık Ltd. Şti. nin organsız kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir şirket müdürü seçilene kadar ........ Yeminli Mali Müşavirler odasının isim listesinde yer alan şirket yöneticisi olarak ........'in kayyım olarak görevlendirilmesine, ticaret siciline tescil ve ilanına
3-Kayyım için emek ve mesaine karşılık olarak aylık 20.000 TL ücret taktirine,
4-Kayyım ücretinin ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafından ödenmesine, 5-Kayyımın ilk aylığı yatırıldığında ve işbu karar kesinleştiğinde göreve başlamasına,
6-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 17.339‬,00-TL (posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı ve 38,40 TL vekalet harcının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... ve ... ve vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2025
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!