İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin faktoring sözleşmesine dayalı icra takibinin erken açılması ve bedelsiz bono iddiasıyla menfi tespit, istirdat ve kötü niyet tazminatı taleplerini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Dava, davacı ile davalı faktoring şirketi arasında imzalanan genel faktoring sözleşmesi çerçevesinde, davacının alacaklarını temlik etmesi ve davalının hem temlik edilen alacaklar hem de teminat olarak verilen bir bonoya dayanarak icra takipleri başlatması sonucunda ortaya çıkmıştır; davacı, faktoring şirketinin erken takip başlattığını, teminat bonosunun bedelsiz kaldığını, borcun mükerrer tahsil edildiğini ileri sürerek menfi tespit, istirdat ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı ise takiplerin ve sözleşmenin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
ASIL DAVA KONUSU:MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT
BİRLEŞEN DAVA KONUSU:İSTİRDAT VE TAZMİNAT
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı... Faktoring arasında █████/2011 tarih ve 1.000.000,00 TL limitli genel faktoring sözleşmesi imzalandığını, davacının... Rektörlüğü nezdinde doğan fatura alacaklarını █████/2012 tarihli temlik sözleşmesi ile davalıya temlik ettiğini, davalının dava dışı... Rektörlüğü'ne alacağın tahsili ve ödenmediğinden bahisle ihtarname gönderdiğini, ardından İstanbul 31. İcra Dairesinin ...sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili ...'ün de borçlu sıfatı ile takibe dahil edildiğini, dava dışı... Rektörlüğü'nün faize itiraz ettiğini, müvekkilinin ise borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı... Faktoring'in İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, davanın erken açılan dava olarak nitelendirilip reddedildiğini, Davalı... Faktoring'in aynı tarihte İstanbul 31 İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında █████/2012 tanzim tarihli █████/2012 vadeli 1.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak 823.821,57 TL asıl alacak üzerinden ferileri ile birlikte toplam 874.501,33 TL alacak miktarı olarak icra takibi başlattığını, Müvekkilinin İstanbul 4 İTM █████████ Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe itirazın reddedildiğini, İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada taraflar arasındaki sözleşmenin 12.maddesi uyarınca █████/2012 tarihinden itibaren 270 gün sonunda yani █████/2013 tarihinde alacağın vadesinin dolacağı, davalı... Faktoring'ın bu tarihten önce başlattığı icra takibinin erken olduğunun tespit edildiğini, İstanbul 31 İcra Müdürlüğü ... sayılı takibine dayanak olan bononun da faktoring sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, davalının faktoring kanunu gereğince doğrudan kambiyo senetlerinde taraf olamayacağını, ... Rektörlüğü tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerle borcun tamamlandığını, ancak davalının İstanbul 31 İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası üzerinden de müvekkilinden tahsilat yaptığını belirterek; İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında icraya konulan bononun bedelsiz kaldığından bahisle her türlü hakları saklı kalmak üzere menfi tespit ve istirdada ilişkin taleplerinin kabulüne, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davanın konusunun ve talep sonucunun açıklanmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulen reddi gerektiğini, taraflar arasında █████/2011 tarih ve... nolu genel faktoring sözleşmesinin yapıldığını, davacının Beyoğlu... Noterliğinin █████/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile █████/2011 tarihli ...,...,..., ...,...,...,...,... nolu faturalara konu alacağını temlik ettiğini, bunun karşılığında davacıya faktoring finansmanı sağlandığını, ancak faktoring işlemlerinden doğan borcun ödenmesini temin için müvekkili tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 1.000.000,00 TL tutarlı senede dayanarak tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatıldığını, ayrıca fatura borçlusu... Rektörlüğü ile davacı ... aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında da ilamsız icra takibine girişildiğini, yapılan işlemin ve takiplerin ... Faktoring Kanununa ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, takip tarihi itibariyle faktoring borcunun vadesinin gelmediği iddiasının doğru olmadığını, bütün problemin... Rektörlüğünün ödeme güçlü içinde bulunmadığından doğduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... .... Ünvanı ile ticari faaliyette bulunan müvekkili ile davalı faktoring şirketi arasında █████/2011 tarihinde ... numaralı ve 1.000.000,00 TL limitli Genel Faktoring Sözleşmesinin imzalandığını, takiben Beyoğlu .... Noterliğinin █████/2012 tarih ve ... yevmiye nolu temlik sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin .... Rektörlüğü nezdinde mevcut █████/2011 tarihli ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu ve toplam 937.868,72 TL tutarındaki fatura alacaklarını davalı şirkete temlik ettiğini, temlik hususunun dava dışı... Rektörlüğüne noter marifeti ile tebliğ edildiğini, ... temlik sözleşmesini tebliğ aldığını, kayıtlarına işlediğini, temlik sözleşmesinden doğan borcu vadesinde ödeyeceğini davalı tarafa yazılı olarak █████/2012 tarihinde bildirdiğini, davalı tarafın temlik konusu faturaların ödenmediği gerekçesiyle müvekkiline ve .... Rektörlüğüne Beyoğlu .... Noterliğinin... nolu ihtarnamesi ile █████/2012 tarihi itibariyle 640.779,387 TL ana para 127.747,41 TL faktoring faizi olmak üzere toplam 768.249,79 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı ilamsız takibe müvekkili tarafından borca ve ferilerine, diğer dosya borçlusu... tarafından ise faize itiraz edildiğini, itiraz edilmekle müvekkili yönünden takibin durduğunu ancak ihtiyati hacizin infazı talep edilmiş olduğundan o aşamada yapılan tüm haciz işlemlerinin geçerliliğini sürdürdüğünü, taraflar arasındaki faktoring sözleşmesine dayalı olarak alacak temliki yapılmış muhatap... Rektörlüğünün vadesinde iş bu temlik konusu alacağı davalı tarafa ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı tarafın vadesi gelmeden takibe başlamasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, faktoring şirketinin alacağı temlik edenin garanti sorumluğuna başvurabilmesi için sözleşmeden dönmesi ve ancak verdiği para ve ödeme tarihinden bu yana olan ticari faizini talep edebileceğini, davalının üniversite aleyhine takip başlatmakla, sözleşmeden dönmemiş olduğu ve bu vesile alacağın muaccel olmadan icraya başvurduğu hususun sabit olduğunu, davalı faktoring şirketi ve müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereğince fatura alacağının tahsil olunduktan sonra davalının müvekkiline verdği para, komisyon ve ücretlerden sonra faktoring şirketinin kalan fatura bedelini müvekkiline iade etmekle mükellef olduğunu, ancak davalının kendisi için faiz de isteyerek takibe giriştiğini, İstanbul Üniversitesi aleyhine başlatılan İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyası dışında bırakılan yani takip konusu yapılmamış fatura alacaklarının da haricen tahsil ederek müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, netice olarak davalı şirketin 640.779,38 TL ve 77.000,00 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 717.779,38 TL talep edebileceği bunun dışında yaptığı tüm tahsilatları müvekkili şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu, ilamsız takibe itiraz edilmesine rağmen ve itirazın iptali davasında verilen hüküm gereğince alacakların vadesinin gelmediği ve takip yapılamayacağı sabit olduğu halde davalının işlemlerine devam ettiğini, belirtilen icra dosyaları üzerinden müvekkili adına kayıtlı ticari araçlar haczedilip muhafaza altına alındığını, taşınmazları haczedildiğini, bankalara haciz yazıları gönderildiğini, mahkemenin verdiği karardan sonra dahi ihtiyati hacize devam eden ve yenileyen davalının oluşan zararda kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, üniversiteye kiralanan araçların haczedilip, muhafaza altına alındığı için müvekkilinin kira gelirinden mahrum kaldığını, kira süresi hitamında yeni ihalelere giremediğini, hacizlerin halen devam ettiği için elinde kalan araçları satamadığını, belirterek izah olunan maddi kayıpların dışında maruz kaldığı hukuka aykırı işlem ve eylemler nedeni ile manevi olarak da çöküntüye uğradığını, aile fertleri ile sorunlar yaşandığını, eş ve baba olmasından kaynaklı sorumluluklarını yerine getiremediğini ve adeta hayat düzeninin altüst olduğunu, çevresinde müflis iş adamı muamelesine maruz kalan müvekkilinin yaşadığı elem keder ve ızdırabın ve kişilik haklarının ihlali nedeni ile de manevi tazminat isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak;
İstirdat talebinin kabulü ile faktoring ve temlik sözleşmesinden dolayı yapılan alacak temliki üzerine davalı tarafça icra yoluyla ve haricen yapılan tahsilattan müvekkiline iade ödemekle yükümlü olduğu 225.000,00 TL'nin ihtar tarihinden geçerli olmak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, Müvekkili adına kayıtlı olup davalı tarafça haksız olarak haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlardan yoksun kalınan kira bedeli olarak 120.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsiline, Banka hesaplarına ve ayrıca tüm mal varlığına yönelik yapılan haciz işlemi ve alacağının yasal süresi içerisinde alamayan müvekkilinin ticari hayatına devam edememesi nedeni ile uğradığı zarar ve yoksun kaldığı kazanç olarak 5.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsiline, Yasaya ve usule aykırı yapılan işlemler nedeni ile müvekkilinin ticari itibarının sarsılması kişilik haklarının ihlali ve yaşamış olduğu elem ve keder nedeni ile 150.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili █████/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; Davalı tarafça tahsil edilen ve iadesi gereken 225.000 TL alacağın 18.384,57 TL arttırılarak 243.384,57 TL olarak temerrüt faizi ile birlikte, davalının yaptığı haksız icra takibi ve hacizler nedeniyle uğranılan zarar- yoksun kalınan kazanç olarak talep edilen 5000 TL tazminatın 1.371.416 TL arttırılarak 1.376.416 TL olarak ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, huzurdaki davada İİK'nun 72. Maddesinin ve ayrıca TBK'nun 78. Maddesinin koşullarının bulunmadığının açık olduğunu, davacının beyanları ile de sabit olduğu üzere davaya konu faktoring borcunun davacı ... tarafından ödenmediğini, dava konusu faktoring borcunun müvekkili şirkete temlik borçlusu... tarafından borcun ifası olarak ödendiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığından... tarafından ödenen meblağın iadesini talep etmek hak ve yetkisinin hukuken mevcut olmadığını, davacı ...'e ve İstanbul Üniversitesinin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, dava dışı .... Tarafından müvekkili şirkete olan borcun ifası yerine kaim olmak üzere yapılan ödemenin davacı ...'e tarafından istirdadının talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan faktoring işlemleri ve faktoring işlemlerinden doğan müvekkili şirket alacağının tahsiline yönelik tüm işlemlerin yasal mevzuat hükümleri, usul ve esaslarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının dava dilekçesindeki beyan ve iddialarının aksine, konu faktoring işlemlerinden doğan borçtan ve borcun müvekkili şirkete geri ödenmesinden temlik işlemi ve temlik borçlusuna alacağın tahsili için başvurma ve başvurunun semeresiz kalması şartının aranmaksızın kayıtsız şartsız ve ön koşulsuz sorumlu olduğunu, faktoring işlemlerinden doğan borcun vadesinin dolması, alacağın tahsili talebiyle öncelikle temlik borçlusuna başvurma veya bu başvurunun semeresiz kalması şartlarına bağlı olmaksızın müvekkili şirket tarafından borcun tamamının tahsili talebiyle doğrudan davacıya rücu edebileceğinin açıkça sözleşmelerde düzenlendiğini ve davacı tarafından bu hususun çekincesiz kabul edildiğini, davacı tarafından imzalanan ve kabul edilen Genel Faktoring Sözleşmesinde davacının borçlu ... firmasının faktoring borcundan doğan sorumluğu ve borcu geri ödeme yükümlülüğünü açıkça ve detaylı olarak düzenlendiğini, faktoring işlemlerinden doğan ve müvekkili şirkete olan faktoring borcunun vadesi gelmiş ve vadesinde davacı ve dava dışı fatura borçlusu tarafından müvekkili şirkete geri ödenmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin talep ve takip tarihleri itibariyle muaccel alacağının tahsilini talep ve icra takibine konu ettiğini belirterek dava şartı mevcut olmayan, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
-Davalı vekili █████/2019 tarihli dilekçesi ile davacının ıslah beyanına karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kısmi dava olarak açılan davada 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu bildirmiş, istemin reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 1.KARARI:
" 1-Asıl Dava -15 ATM ████████ Davacının İstanbul 31 İcra müd. ... sayılı takip dosyasında 8.348,72 TL ve İstanbul 31 İcra müd ...sayılı dosyasında 235.035,85 TL borçlu olmadığının tespitine Davalıya İstanbul 31 İcra müd ... sayılı takip dosyasında fazla ödenen 8.348,72 TL nin █████/2014 ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile ve İstanbul 31 İcra müd ...sayılı dosyasında fazla ödenen 235.035,85 TL nin █████/2014 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine ,243.384,57 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline fazla istemin reddine
2-Birleşen dava 10 ATM nin █████████-████████ Davacının istirdat talebinin reddine Davacının yoksun kaldığı kazanç -uğradığı zarar kaybı olarak 125.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine ,fazla istemin zamanaşımı nedeniyle reddineDavacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin ████████ E.,█████████ K.sayılı ilamında; " Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100.(818 Sayılı B.K'nun 84. ) maddesi gereği kısmi ödemenin ilk faiz ve masraflardan mahsup edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte davalı tarafın dava dışı üniversite tarafından ödendiğini iddia ettiği 150.398,91TL'nin dayanağı havale makbuz örneğine rastlanmadığından rapor bu yönü ile de denetlenememiş olup bu aşamada dosyadaki raporlar hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli nitelikte değildir.Mahkemece dosyanın hesap ve faktoring konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyete tevdi ile; davaya konu icra dosyaları ile ilgili yapılan ödemelerin farklı tarihlerde olması nedeni ile her ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve feriler hesaplanıp ödemenin öncelikle feriler ve faizden mahsup edilmesi, tek tek ödeme tarihlerine göre hesaplama yapıldıktan sonra, ödemenin yapıldığı son tarih itibariyle davacının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti ile şayet fazla ödeme var ise bu miktarın istirdatına karar verilmesi gerekir.Kabule göre ise; davacının tazminat talepleri yönünden değerlendirme yapılabilmesi için, ilk takip tarihinden dava tarihine değin davacının araçlarının tüm takyidatların gösterir kayıtların dosyaya celbi ile araçlar üzerinde başkaca haciz/yakalama kaydı olup olmadığının ve varsa tarihlerinin tespiti, İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasının muvakkat dosya olması nedeni ile istinaf aşamasında denetlenebilmesi için ... sayılı dosyada da araçlara haciz konulup konulmadığının araştırılması, haciz tarihleri itibarı ile haciz işleminin haksız olup olmadığının değerlendirilmesi, davacının zarar iddiası değerlendirilirken işletmenin tüm faaliyetlerinin varsa diğer araçlarının dikkate alınması, bu hususta salt gelir vergi beyannamelerinin değil tüm ticari defterler ve dayanaklarının incelenerek zarar ile hacizler arasında nedensellik bağı olup olmadığı hususunda davalı vekilinin itirazlarının karşılayacak şekilde rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve kısmen ayrık görüş de içeren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir" şeklindeki gerekçeler ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMENİN 2.KARARI: "... İstanbul 31 İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasının dayanağı █████/2012 düzenleme █████/2012 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli keşidecisi ...-..., lehtarı... A.Ş olan bono dur.İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında da araçlara haciz konulmuştur. Bu takipte factoring sözleşmesine dayanılarak takip başlatılmamıştır.Takip tarihinde factoring sözleşmesi ile temlik edilen alacağın muaccel olmaması sebepten mücerretlik ilkesi dikkate alındığında İstanbul 31 İcra Müdürlüğü nün ...sayılı dosyası için borçlu olmadığı sonucunu doğurmayacaktır. Kaldı ki bu nedenle İstanbul 4 İcra Hukuk Mahkemesi'nin █████████ esas sayılı dosyasında da aynı nedenle itiraz reddedilmiştir. Bu dava kararı gereğince davacı İstanbul 31 İcra Müdürlüğü nün ...sayılı takip dosyasında mükerrer/fazla ödeme varsa istirdat talebinde bulunabilecektir.Araçlar üzerine konulan haciz haciz tarihleri dikkate alındığında haksız bulunmamıştır.Davacının menfi tespit istemi bu nedenle kabul edilmemiştir.Davalı ... A.Ş nin factoring sözleşmesine dayanarak başlattığı ilk takip olan İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ...sayılı takip dosyasında alacaklının tahsil ettiği kısmi ödemelerin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100.(818 Sayılı B.K'nun 84. ) maddesi gereği ilk faiz ve masraflardan mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda İstanbul 31.İcra Dairesinin ...sayılı dosyasına yapılan ödemeler: 8.4.2014 762.195.58 - 15.243.90 762.195.58 Takip dosyalarındaki ödemelerde tahsil harcı borçluya, cezaevi harcı alacaklıya ait olduğundan aşağıdaki faiz hesaplamasına esas alınacak ödeme tutarları için ödenen tutardan borçluya ait olan tahsil harcı tutarları çıkarılmıştır. ... Rektörlüğü tarafından davalı faktöring şirketinin banka hesabına haricen -Tahsil harcı Ceza evi harcı Temlik no: ... ... - açıklamasıyla █████/2014 tarihinde 150.398.91 TL ödeme yapılmıştır.Bu ödemeler sonucunda davalı factoring şirketi sözleşme gereğince alacağını İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ...sayılı takip dosyasında tahsil etmiştir. İkinci olarak ve bonoya dayanılarak başlatılan İstanbul 31 İcra Müdürlüğü nün ...sayılı takip dosyasında ilk takip dosyasında ( ...) yapılan ödemeler sonucu davacının bir alacağı kalmamış, olup davalı factoring şirketi her iki dosyada da tahsilata devam ettiği için davacının istirdat alacağı doğmuştur. Davacı ...-... den tahsil ettiği kısmi ödemeler 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100.(818 Sayılı B.K'nun 84. ) maddesi gereği ilk faiz ve masraflardan mahsup edilmek suretiyle hesaplanan mükerrer tahsilat 210.617,46 TL.nin istirdadı kabul edilmiştir. (1. Ek bilirkişi raporu sayfa 19-20) 210.617,46 TL nin █████/2014 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.İstirdat talebinde İİK 72 gereğince kötü niyet tazminatı istenemeyeceğinden davacının kötü niyet tazminatı talebi kabul edilmemiştir.İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas sayılı birleşen davada;Davacı İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ...sayılı takip dosyası nedeniyle... Rektörlüğü'nden fazla tahsil edilen kısım için 225.000,00 TL istirdat talebinde bulunmuştur.Ancak anılan icra takip dosyasında davacı tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığından, bu takip ilk başlatılan takip olup, mükerrer tahsilat bu dosyaya yapılan ödemeden kaynaklandığından, davaının istirdat talebi kabul edilmemiştir.Davacı tarafın aynı davada istediği yoksun kaldığı kazanç -uğradığı zarar- araçların üzerine haciz konulması nedeniyle istediği kazanç kaybı olarak 120.000,00 TL+5.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000 TL talebi bilirkişi raporundaki açıklamalar doğrultusunda kabul edilmiştir.Davacının zarar iddiası değerlendirilirken işletmenin tüm faaliyetleri, getirtilen diğer araç kayıtları, davacının ticari defter ve bunların dayanakları incelenerek davacı zararı ile icra takibinde uygulanan hacizler arasında nedensellik bağı bulunduğu sabit olmuştur.Ancak davacı tarafın █████/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile haksız icra takibi ve hacizler nedeniyle uğranılan zarar- yoksun kalınan kazanç olarak talep edilen 5000 TL tazminatı 1.371.416 TL arttırarak 1.376.416 TL tahsili istemi, davanın HMK 109 gereğince kısmi dava olarak açılmış olması, davalının süresinde zamanaşımı itirazında bulunması, dava tarihi █████/2014 den itibaren TBK 82 gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş bulunması nedeniyle kabul edilmemiştir.Davacının manevi tazminat talepleri yönünden; manevi zararı tazmin yükümlülüğünün koşulu, hukuka aykırılık oluşturan tecavüz fiilini işlemiş olmak veya o fiilden dolayı sorumluluğu gerektiren kusursuz sorumluluk halinin gerçeklemesidir. Davacıların kişilik haklarına tecavüz fiilinin varlığı, bundan doğan bir manevi zararın bulunması, fiil ile zarar arasında illiyet bağının kurulması aranacaktır. Somut olayda, davalı factoring şirketinin factoring kanunundan doğan haklarını kullandığı, davacının kişilik haklarına tecavüz eden bir fiilinin bulunmadığı, davacının zararının maddi olarak telafi edilebileceği sabit bulunmuş, TMK 24 md düzenlenen yasal koşulların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Davacının manevi tazminat istemi kabul edilmemiştir." gerekçeleri ile neticeten;
"1-Asıl Davada; Davacının menfi tespit talebinin reddine, 210.617,46 TL nin istirdadı ile █████/2014 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, -Birleşen davada Davacının istirdat talebinin reddine Davacının yoksun kaldığı kazanç -uğradığı zarar kaybı olarak 125.000,00 TL nin dava tarihi █████/2014 den itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine ,fazla istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, Davacının manevi tazminat talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek;
Asıl dava yönünden;
-Bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere İstanbul 31. İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyasından... haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle de █████/2013 tarihinde 65.163,96 TL ve 99.658,01 TL ve █████/2014 tarihinde 9.184,42 TL olmak üzere 183.000.39 TL tahsilat yapıldığı anlaşılmakta olduğunu,
-Tüm dosya kapsamında anlaşılacağı üzere; taraflar arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin...'nden fatura alacağı olan 937.868.72-TL'nin temlik edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.maddesi uyarınca █████/2012 tarihinden itibaren 270 gün sonunda yani █████/2013 tarihinde alacağın vadesinin dolacağı, davalı şirketin bu tarihten önce başlattığı, icra takibinin erken olduğunun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyası ile tespit edildiğinin açık olduğunu,
-Temlik konusu alacağın vadesinin █████/2013 olduğu, teminat bonosuna ilişkin İstanbul 31. İcra Müdürlüğü’nün ....sayılı takibin ise █████/2012 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında, alacak henüz muaccel olmadan kambiyo takibi başlatıldığının sabit olduğunu, dolayısıyla henüz talep edilebilecek bir alacak yok iken teminat bonosuna dayalı takip yapılması hukuka aykırı olduğunu,
Birleşen dava yönünden;
-Haksız fiil kapsamında olmak üzere yapılan haksız hacizlerin devam ettiğinden hareketle, zamanaşımı süresinin en erken alacaklı vekilinin █████/2018 tarihli haciz kaldırma talebi ile başlayacağı dikkate alınırsa 2 yıllık sürenin ıslah tarihinde henüz dolmadığını, zamanaşımının başlangıç tarihinin haksız fiilin sona erdiği tarih olduğunu,
-Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığüını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın, kendisi tarafından davanın açıldığı tarihte hesaplanabilmesinin mümkün olmadığının açık olduğunu, bu durumda saklı tutulan kısım için de zamanaşımın dava ile başlamayacağını, ancak bilirkişi raporu ile bilinebilir hale geleceği dikkate alındığında yine yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,
-Davalı tarafın haksız hacizlerine maruz kalmak sureti ile ticari hayatı sona eren müvekkilinin, tüm hayatı altüst olmuş ve ticari itibarı zedelendiğini, müvekkilinin gerçek kişi olarak ticari faaliyette bulunduğunu ve şahsen sürecin muhatabı ve mağduru olduğunu, izah edilen nedenlerle ticari hayatının sona erdiğini, ailevi ilişkilerinin, ticari itibarının zarar gördüğünü, her ne kadar telafisi mümkün olmasa da mahkemece tüm manevi tazminat talebinin kabulü gerekirken, reddi yönünden hüküm kurulmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde;
Asıl dava yönünden;
-Huzurdaki davada yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun eksik ve hatalı olup; rapora karşı itirazları değerlendirilmediğinden; hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,
-Yerel mahkemenin davacının istirdat isteminin kısmen kabulü şeklinde vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu;
- Ayrıca asıl dava yönünden reddedilen kısım üzerinden, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin de eksik hesaplandığını,
Birleşen dava yönünden;
-Birleşen dosyada davacının yoksun kalınan kazanç -uğradığı zarar kaybına dair hükmün, taraflarınca itiraz edilen hatalı rapor doğrultusunda kurulmuş olup kaldırılması gerektiğini,
-Davacının araçlar üzerindeki hacizler nedeniyle kazanç kaybını tespitini yaparken başkaca hacizlerin tespiti ve illiyet bağı hususunun değerlendirilmediğini,
-Yine davacının bir kazanç kaybı ve zarar iddiasının var olup olmadığı ve var ise bunun tutarının doğru şekilde tespiti için, dava dışı üniversite ile davacı arasındaki sözleşmenin süresi ve yenilenip yenilmediğine açıklık getirilmeden hüküm kurulduğundan, kurulan hükmün eksik olduğunu,
-Yerel mahkemenin birleşen davada kabul edilen kısım yönünden tespit ettiği faiz başlangıcının da hatalı olduğunu,
-Birleşen davada kazanç kaybı ve zarara dair de reddedilen kısım üzerinden lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl dava, İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası yönünden menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Birleşen dava ise; istirdat, haksız haciz nedeni ile yoksun kalınan kira bedeli, yoksun kalınan kazanç ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekili ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda 4 ayrı bilirkişi heyetinden ve 1 mali bilirkişiden olmak üzere çok sayıda rapor ve ek rapor alınmıştır. Asıl davaya konu takip; 1.000.000TL bedelli kambiyo senedine dayalı olarak başlatılmıştır. Kambiyo senetleri illetten mücerret ise de; davacı bononun teminat bonosu olduğunu, asıl alacak muaccel hale gelmediğinden bononun da takibe konulamayacağını ileri sürmüş olmakla bu iddianın değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalının cevap dilekçesi incelendiğinde; senedin faktoring borcunun ödenmesinin teminen (tahsilde borçlarına mahsup edilmek üzere) müvekkiline devredildiğini beyan ettiği görülmektedir. Bu durumda; takibe konu senedin teminat senedi olduğunu kabul etmek gerekir. Mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarının kabulü gerekmiştir.Davacının kambiyo senedine dayalı alacağın muaccel olmadığı iddiasına gelince; taraflar arasındaki İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında; faktoring şirketi tarafından İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasına istinaden açılan itirazın iptali davasında; "İstanbul Üniversitesi ile ... arasındaki sözleşmenin 12.maddesi uyarınca vadenin █████/2013'te dolacağı, davacının henüz vade gelmeden █████/2012'te takip başlattığı gerekçesi ile davalı...'e e yönelik davanın ise takip zamansız açılmakla usulden reddine, ...'nin kısmi itirazı yönünden davanın reddine" karar verildiği, kararın temyiz aşamasında onandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takibe esas bono, asıl alacağın teminatı niteliğinde olduğundan, asıl alacağın vadesi gelmeden ve rektörlük hakkındaki takibin semeresiz kalması hali olmadan başlatılan asıl davaya konu takibin de haksız olarak başlatıldığının kabulü gerekir. Dosyadaki son bilirkişi raporları da bu yöndedir. Bu durumda davacının asıl davadaki menfi tespit isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Mahkemece son bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre; davacı tarafça ödenen ve haciz ihbarnamesine istinaden tahsil edilen tutarlara göre ... sayılı dosyaya fazla ödenen 210.617,46Tl'nin istirdadına karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Birleşen dava yönünden ...sayılı dosyada yapılan ödemelerin davacı tarafça değil, takipteki diğer borçlu olarak yer alan... Rektörlüğü tarafından yapıldığı tüm raporlarda tespit edilmiş, Dairemizce tahsilat makbuzu da tetkik edilmiştir. Bu durumda, davacı tarafça yapılan ödeme olmadığından birleşen dava yönünden istirdat isteminin reddi yerindedir. Davacının haksız haciz ve takip iddiasına dayalı zarar iddiasına gelince; İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı kesinleşen kararı da dikkate alındığında; davacı tarafça başlatılan takiplerin borç muaccel olmadan başlatıldığı ve haksız olduğunun kabulü gerekir. Davacı, haksız takip ve haciz nedeni ile araçlarına haciz şerhi işlendiğini, kiraya verilemediğini, kira gelirinden mahrum kaldığını, yoksun kalınan kazancın da tahsili gerektiğini ileri sürmüş olmakla zarar ve illiyet bağının da ispatı gereklidir. Dairemizce icra takiplerinde haciz şerhi işlenen araçların takyidatları incelendiğinde; her ne kadar davalı tarafın talebine istinaden İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ..., ...sayılı icra dosyalarında haciz şerhi işlenmiş ise de, ilgili araçlarda davalının haczinden önce ...Bankası'nın önceki tarihli rehin şerhlerinin olduğu, rehinlerin 2018 yılında kaldırıldığı, yine 4 araçta da iş bu davaların konusu olmayan İstanbul 7.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına istinaden dava dışı ...Bankası Aş'nin haciz şerhinin işlenmiş olduğu, ... ve ...Merkezi'nin haciz şerhleri olduğu görülmektedir. Bu durumda; takip dosyalarında haciz şerhi işlenen araçlarda başkaca hacizler ve rehin şerhi olmakla davacının zarar iddiasının dava konusu takip dosyalarından kaynaklandığı yönündeki gerekçe yerinde görülmemiş, yoksun kalınan kazanç ve kira bedeline ilişkin tazminat isteminin (... plakalı araç hariç olmak üzere) reddine karar vermek gerekmiştir. İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde, ... plakalı aracın yakalama kaydı nedeni ile 26.12.2012 Tarihinde yakalanarak trafikten men edildiği ve ... Otopark'ında muhafaza altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; ... plakalı araç yönünden 2012 /27159 Esas sayılı dosyadaki yakalama kaydına istinaden işlem yapılarak araç muhafaza altına alınmış olmakla bu araç yönünden davacının zararı ile haksız haciz arasındaki illiyet bağı sabit olduğundan davacının talebinin değerlendirilmesi gereklidir.Mahkemece aşamalarda alınan 4 ayrı raporda farklı hesaplamalara yer verilmiş, Dairemizce emsal değer araştırmasının da yer aldığı son rapor hükme esas alınmıştır. Ancak son alınan █████/2023 Tarihli bilirkişi raporunda da ... plakalı araç kira bedeli yönünden 217.044TL hesaplanmış ise de; sayfa 9'daki hesaplama tablosu incelendiğinde; hesaplamanın dava tarihinden sonraki dönemi de kapsadığı görülmektedir. Dairemizce; sayfa 9'daki tabloda birleşen dava tarihi olan █████/2014 tarihine kadar olan kısım yönünden bilirkişi heyeti tarafından belirlenen tutarlar toplandığında 43.710,82TL olduğu hesaplanmış, davacının talebinin bu kısım yönünden kabulü, sair tazminat istemleri yönünden ise koşulları oluşmadığından reddi gerekmiştir. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte kötü niyetli ve kusurlu olduğu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Somut olayda, davalının kötüniyetli ya da ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, davacının kişilik haklarına tecavüz teşkil eden fiili de bulunmadığından manevi tazminat isteminin reddi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davalı vekili birleşen davada faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Birleşen dava tarihi; █████/2014'tür. Bu durumda faiz başlangıç tarihine ilişkin itiraz yerindedir. Bununla birlikte asıl davada faiz talep edilmemişken faize hükmedilmiş ise de, bu husus istinaf edilmemiş olmakla hüküm bu yönden aynen korunmuştur.Açıklanan nedenlere taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
3- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████Esas, ████████ Karar sayılı , █████/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,
4- A.ASIL DAVA:
-Davacının menfi tespit talebinin KABULÜ İLE, İstanbul 31.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası yönünden davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 210.617,46 TL nin istirdadı ile █████/2014 dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine
-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
B.BİRLEŞEN DAVA (İstanbul 10 ATM' nin █████████Esas, ████████ Karar sayılı dosyası)
-Davacının istirdat talebinin REDDİNE ,
- 43.710,82TL 'nin dava tarihi █████/2014'ten itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
5- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;
A.ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Alınması gereken 56.275,25 TL harcın peşin alınan 14.068,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 42.206,20TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yapılan 39.512,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yapılan 2.775,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacı vekil ile temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince kabul nispetine göre hesaplanan 129.573,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B.BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
-Alınması gereken 2.985,83 TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 18.204,26 TL harcın (8.538,75 peşin harç+9.665,51 TL ıslah harcı) mahsup edilerek 15.218,43TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-Davacı tarafından yapılan 8.563,95 TL ilk gider, 2.775,00 TL tebligat müzekkere gider i olmak üzere toplam 11.338,95 TL yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre 357,17 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinden davanın red nispetine göre 96,85 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
-Talep edilen istirdat talebi yönünden ; davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Talep edilen yoksun kalınan kazanç - uğradığı zarar kaybı yönünden kabul nispetine göre davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 43.710,82TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
-Talep edilen yoksun kalınan kazanç - uğradığı zarar kaybı yönünden ret nispetine göre;Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 204.578,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Talep edilen manevi tazminat yönünden; Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince ret nispetine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
6- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;
- Davacı ve davalının istinaf istemi kısmen kabul edildiğinden her iki tarafça yatırılan istinaf peşin harçlarının taraflara iadesine,
- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.535,60TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 300TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.835,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 670TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.008,80TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İlk derecede ve istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,Dair,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!