İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, "..." markasına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat talepli davada ilk derece mahkemesi kararını istinaf yoluyla inceledi.
Özet: Eğlence merkezleri işletmecisi davacının, tescilli ... markasına davalı tarafından kendi işletmelerinde büyük tabelalar üzerinde markasal nitelikte kullanım yapılarak tecavüz edildiği iddiasıyla açtığı davada, bilirkişi raporundaki bazı yorumlara rağmen, davalının büyük tabelasındaki kullanımın markasal tecavüz oluşturduğuna ve dava açıldıktan sonra tabelanın kaldırılmasının sonucu değiştirmeyeceğine hükmedilerek, davacının marka haklarına yönelik tecavüzün tespiti ile 100.686,23 TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:████████ E. - ████████ K.DAVA:Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı DAVA TARİHİ:█████/2022KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin özellikle alışveriş merkezlerinde başta olmak üzere çocuklar ve yetişkinler için oyun alanları, eğlence merkezleri işletmecisi olduğunu, aynı zamanda da TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalı tarafın kendi işletmelerinde müvekkili adına tescilli "..." ibareli markayı tabelasında kullandığını, davalının müvekkili ile birebir aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının mezkur eylemi neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 100.686,23 TL olarak artırarak, harcını yatırmıştır. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır eğlenceli elektronik makine ve oyun parkuruyla donatılmış oyun alanları konusunda iştigal ettiğini, bu sebeple "..." markasının ... sayı ile TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasını ve tabelasını kullandığını, müvekkili şirketin Türkiye'de birçok ilde eğlence merkezi bulunduğunu ve müvekkili şirketin işlettiği tüm eğlence merkezlerinde "..." ibareli markasını kullandığını, davacı tarafın müvekkiline ait işletmenin girişinde çok büyük bir tabela üzerinde "..."nın yazılı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2024 tarihli ████████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 35,41 ve 43.sınıflarda █████/2010 tarihinde ilk kez tescil edildiği, █████/2020 tarihinden itibaren yenilenerek 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu, talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile davalının kullanmama def'inde bulunması karşısında dava konusu markanın “eğlence hizmetleri”nde gerçek ve ciddi kullanımının ispatlandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu takdiri delil olup, teknik yönden mahkemeyi bağlar nitelikte ise de, hukuki niteleme ve değerlendirme mahkemeye aittir. Bu itibarla raporda her ne kadar bilirkişi raporunda davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, ...”ndan esinlenilerek bir konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, Oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada, macera, park, ... ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da bu durumu destekler nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu hem de bu durumun SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği" belirtilerek davalının fiili kullanımının markaya tecavüz oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, raporda inceleme konusu yapılan ve görsellerine yer verilen yönlendirici işaretlerdeki "..." tabelası bilirkişi raporunda belirtilen SMK 7/5 kapsamında değerlendirilmiş ise de, esas raporun dördüncü sayfasında görseline yer verilen davalı tarafa ait işletmenin alışveriş merkezine bakan girişindeki tabelada oldukça büyük harflerle tabela üzerinde "..." yazıldığı, bu şekildeki kullanımın markasal olup davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekmiştir. Dava açıldıktan sonra inceleme sırasında bu tabelanın kaldırılmış olması sonuca etkili görülmemiştir. Nitekim aynı eyleme ilişkin Bakırköy 2.FSHCM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalı şirket yetkililerinin eylemleri sabit görülerek cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Buna göre davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, incelenen ticari defterler, İTO kayıtları ve davacının tazminat seçeneğine göre heyetçe takdir edilen 100.686,23 TL dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğünden bu tutar yönünden dava kabul edilmiştir. Bu itibarla davacı tarafça faiz talep edilmediğinden faiz hükmedilmemiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu gözetilerek davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacının itibar tazminatı talebine gelince; Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve █████████ Esas- █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "Markanın itibarı kavramı, marka ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır. İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalının kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının marka ve tasarım imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır. Keza , bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının işletmekte olduğu eğlence merkezinin girişine davacı adına tescilli "..." ibareli tabela asmak suretiyle davacının bu markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden tabelaya el konularak imhasına, 2-Takdiren 30.000,00 TL manevi ve 100.686,23 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının itibar tazminatına dair talebinin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin günlük ulusal yayın yapan bir gazete ile ilanına..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait markanın davalı tarafça aynen kullanıldığının sabit olduğunu, tazminat taleplerinin tümünün kabulü gerektiğini,Bu durumun gerek Mahkeme kararında, gerekse Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile tespit edildiğini, Müvekkilinin aynı zamanda itibarının da zedelendiğini, itibar tazminatı taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini,Müvekkilinin "..." markasının itibar kazanması için uzun yıllar uğraştığını, müşterilerinde güven hissi uyandırdığını, markanın tanınmış hale geldiğini, davalının bu imajın zedelenmesine sebebiyet verdiğini, bu durumun Mahkemece görmezden gelindiğini,Mahkemenin itibar tazminatı talebinin reddine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, itibar tazminatına hükmedilmesi için müvekkili tarafından masraf yapılmasına gerek bulunmadığını, bu konuda gerekli incelemenin de yapılmadığını,Bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması için yaptıkları taleplerin kabul edilmediğini, iki tarafın hizmet kalitesine ilişkin karşılaştırma yapılmadığını,Ayrıca hizmet kalitesi bakımından farklılık olmasa bile, davalının aynı çevrede bütünüyle aynı markayı kullanmasının davalının müvekkilinin şubesi olduğu imajını yarattığından, itibar tazminatının koşullarının mevcut olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece de resen değerlendirilecek sebeplerle, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kısmi ret bakımından kaldırılmasına, davanın tümüyle kabulüne, yargılama harç ve giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin işletmelerinde kendi markasını kullandığını, yalnızca Karayip Korsanları konseptinin bulunduğu dava konusu işletmede tanımlayıcı olarak "..." ibaresinin kullanıldığını, Müvekkilinin para kazanmak, prim yapmak, taklit etmek, karışıklığa neden olmak suretiyle davranış ve tutumlarının bulunmadığını, bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini,█████/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, "..." markasının zayıf bir marka olduğunun ve üçüncü kişilerce kullanımının tahmin edilebilir olduğunun tespit edildiğini, Zayıf bir markayı tercih eden kişinin, o marka ile iltibas oluşturabilecek benzer markaların kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu,Müvekkili tarafından "..." markasının kullanılmadığını, müvekkili adına tescilli "..." markasını ve "..." tabelasını kullandıklarını,Müvekkilinin "..." isimli işletmelerinin sektörde belirli bir tanınmışlığa ulaştığını, Kök ve ek raporlarda müvekkilinin işletme adının "..." olduğunun ve "..." ibaresinin marka olarak kullanılmadığının görsellerle de tespit edildiğini,Müvekkilinin "..." ibaresini marka olarak kullandığının ispat edilemediğini, yalnıza ... teması işlendiği için bu ibarenin kullanıldığını,Müvekkilinin başka bir firmanın markasını taklit etmeye ihtiyacı bulunmadığını belirterek, arz ve izah ettikleri sebepler ve Mahkemece resen göz önüne alınacak sebeplerle, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının bozulmasına, davanın usul ve esastan kesin olarak reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 35, 41 ve 43.sınıflarda █████/2010 tarihinde ilk kez tescil edildiği, █████/2020 tarihinden itibaren de 10 yıl müddetle davacı adına yenilendiği anlaşılmıştır.... tescil numaralı "...+Şekil" markasının ise 35, 41 ve 43. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince sektör bilirkişisi ..., marka vekili ... ve mali müşavir ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, dosya kapsamında, davacının dayanak markasını yasanın aradığı anlamda kullandığını gösterir şekilde yeterli bilgi/belge tespit edilememekle birlikte, mali açıdan da herhangi bir incelemenin yapılamadığı, mevcut duruma göre "davalının kullanmama def’i" açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, "sessiz kalma yoluyla hak kaybının mevcudiyetine dair" yukarıda belirtildiği şekilde dayanak olacak şekilde, herhangi bir bilgi/belgenin dosya kapsamında yer almadığı, dolayısıyla davacı taraf açısından SMK m.25/6 kapsamında Sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olmadığı, davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, ...”ndan esinlenilerek bir konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, Oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada, macera, park, ... ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da hem bu durumu destekler nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu hem de bu durumun SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği..." belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince talimat yolu ile Ankara 4. FSHHM aracılığıyla, davacı iş yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davacının dava konusu "..." ibareli markasını dava tarihi olan █████/2022 tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde ciddi kullanımının bulunup bulunmadığına ilişkin mali müşavir ..., marka vekili ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli rapor ile, iddia, savunma ve dosya içerisindeki belge ve bilgilerin incelenmesi sonucunda ve açıklanan gerekçelerle, dava konusu markanın "eğlence hizmetleri" nde gerçek ve ciddi kullanımının ispatlandığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli ek raporda; davalı kullanımının markasal kullanımdan ziyade, ...”ndan esinlenilerek bir konsept/tema olarak kullanım arz ettiği, oyun/eğlence merkezlerinin pek çoğunda ada, macera, park, ... ve benzeri ifadelerin kullanılmakta olmasının da, hem bu durumu destekler nitelik arz ettiği ve kullanımın hizmetin veriliş amacına uygun olduğu, hem de bu durumun SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilebileceği ve davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, dosyada, davalı tarafa ait ürünlerin/hizmetin "kötü üretim ve kullanımı" ya da "uygun olmayan tarzda piyasaya sunulması" nedeniyle yaşanılan olumsuz durumlara dair somut herhangi bir bilgi/belge yer almadığından, bu hususların değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, mevcut delil durumuna göre "İtibar Tazminatı" açısından takdirin mahkemeye ait olduğuna ilişkin kök raporda ulaşılan sonuçlardan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı,+Mahkeme tarafından tecavüz yönünde değerlendirme yapılması durumunda; davalı tarafın, ticari defter ve kayıtları üzerinde tespit edilebilen, dava konusu markaya yönelik, 15.05.2022 (kira başlangıç tarihi) tarihinden, 15.12.2022 dava tarihine kadar olan hak ihlali süresi içerisinde elde ettiği satış hasılatı ve İTO tarafından emsal dava dosyalarına gönderilen cevap yazılarında belirtilen "tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'u lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı" görüşü üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacı tarafın talep edebileceği Lisans Bedeli tutarının 100.686,23 TL olarak hesap edildiği belirtilmiştir. G E R E K Ç E :Dava; markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi, manevi, itibar tazminatı ve hüküm özetinin ilanı taleplidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalının "..." ibaresini kullanım şeklini gösteren CD görüntüsüne davalı tarafça itiraz edilmediği, buna göre davalının yön tabelasında ve işletmesini yaptığı oyun alanında tek başına "..." ibaresini markanın tescilli olduğu eğlence hizmetleri için kullandığı tespit edilmiştir. Davacının markası eğlence hizmetleri için zayıf marka olarak kabul edilse dahi, davalının "..." ibaresini davacının markasından farklılaştırmak için hiçbir ek ibare, şekil ya da logoya yer vermeyerek tek başına aynen kullanması iltibasa neden olacağından ve bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olduğundan, Mahkemece bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilemeyerek, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü yerindedir.Marka hakkına tecavüz edilen davacının SMK’nın 149/1-d maddesi uyarınca maddi ve manevi zararının tazminini talep etme hakkı mevcut olduğundan, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacının itibar tazminatına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; SMK’nın 150/2. maddesi uyarınca itibar tazminatına hükmedilebilmesi için, markaya tecavüz halinde hakka konu ürün ve hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması gerekir.Somut olayda, davalının eğlence hizmeti faaliyetinde davalıya ait "..." ibaresini kullandığı, ispat yükü davacıda olduğu halde, davalının sunduğu hizmetin kötü olduğuna ve davacının markasının itibarına zarar verdiğine dair davacı tarafça dosyaya bir delil sunulmadığı, bu nedenle mahkemece itibar tazminatının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin de istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 8.927,17 TL nispi harçtan peşin alınan 2.231,80TL harcın mahsubu ile bakiye 6.697,37 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 350,00TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 175,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 15,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.