Marka, ticari unvan ve işletme adı haklarına tecavüzün tespiti ile haksız rekabet iddialarını içeren alan adı uyuşmazlığında, tescil önceliğini inceleyen istinaf mahkemesi kararı.
Özet: Davacı, tescilli markası, ticaret unvanı ve iştirakine ait alan adının davalı tarafından kötü niyetle tescil edilen www.....com alan adıyla ihlal edildiğini, haksız rekabet oluşturulduğunu iddia ederek alan adının devri ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise .com alan adlarının ilk gelen kayıt eder kuralına göre tescil edildiğini, kendi tescilinin davacının marka tescillerinden önce olduğunu ve kötü niyetin bulunmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi, davalının alan adı tescilinin davacı marka tescil tarihlerinden eski olması ve iştirakin önceki kullanım hakkının davacıya ait olamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2018
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... nezdinde "..." ibareli ..., ..., ... sayılı marka tescillerine sahip olduğunu, bununla birlikte, "..." markasının kullanımının tescillerden çok daha önceye dayandığını ve "..." markasının tüm Türkiye'de tanındığını, davacının iştiraki olan ... ve ... A.Ş.'nin "..." ibaresini şirket unvanı olarak 1994'den beri kullandığını, işletme adının "..." olduğunun ana sözleşmesinde yer alarak tescil ve ilan edildiğini, "www.....com.tr" alan adının da 18.09.1998'den bu yana ... ve ... A.Ş. adına kayıtlı bulunduğunu "..." ibaresini içeren "www.....com" alan adının davalı tarafından kötü niyetle ve gerçek hak sahibinden çıkar sağlamak amacıyla tam da davacının iştiraki olan ... ve ... A.Ş.'nin özelleştirilmesi döneminde 21.10.2001 tarihinde tescil edildiğini, davalının davacıya ait marka, ticaret unvanı ve işletme adını alan adı olarak tescil ettirmekle haksız rekabet yarattığını, ayrıca, davacının uzun yıllar boyunca büyük emek ve maliyetle oluşturduğu yüksek prestij, itibar ve güveni zedelediğini ileri sürülerek, davalının haksız rekabet ve marka, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı haklarına tecavüzünün tespiti ile men ve ref'ine, www.....com alan adı üzerindeki hakkın davalı tarafça davacıya devredilmesine, davalının davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 30.000,00 TL, manevi ve 30.000,00 TL, itibar tazminatı ödemesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; www.....com" alan adının "..., ..." kuralı uyarınca ilk başvuru sahibi olarak 21.10.2001'de davalı adına tescil edildiğini, uluslararası kurallara bağlı olan ".com" ile biten alan adlarının tescilinde herhangi bir belge gerekmediğini ve "ilk gelen kayıt eder" prensibinin geçerli bulunduğunu, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde davacının "..." ibareli bir marka tescili bulunmadığını, davacının "www.....com" alan adının tescilinden önce "..." ibaresini "marka" olarak kullandığına dair delil bulunmadığını, davacının sunduğu belgeler, gazete kupürleri ve gümrük kapı isminin "..." ibaresinin "marka" olarak kullanımını göstermediğini, ... ve ... A.Ş.'nin özelleştirmesinin 08.02.2001 tarihinde tamamlandığını, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde adı geçen şirketin "..." değil fakat "...." ibaresini kullandığı, ".... ...", ".... İlköğretim Okulu", ".... Spor" gibi ... ve ... A.Ş. projelerinin bu hususu kanıtladığını, "www.....com" alan adının kayıt edildiği tarihten bu yana 15 yıldır web sitesi hazırlanamadığından yayında olmadığını, bu sebeple, davacının haksız kazanç elde etme amacı ithamının geçerli bulunmadığını, davalının bu alan adından asla kazanç sağlamadığını, ... hakem heyetinin de www.....com alan adının kötü niyetle tescil ettirildiğine dair yeterli gerekçeye rastlamadığı ve davacının iddialarını reddettiğini, davacının "www.....com" alan adı tescil edildikten itibaren 15 yıl beklemiş olmasının açıklamasının bulunmadığını, alan adının çok uzun süre tescil ettiren tarafta kalması ve davacının uzun zaman sonra dava açması halinde ...'nun alan adı tescilini kötü niyetli addetmediğini, davacının manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin dayanaksız bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İlk Derece Mahkemesince; "Bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede, www.....com alan adının █████/2001 tarihinde yaratıldığının tespit edildiği, www.....com.tr alan adının ise ... ve ... A.Ş adına █████/1998 tarihinde alınarak tescil edildiğinin tespit edildiği, davacı adına █████/2003 başvuru tarihli "... + Şekil" markasının ... başvuru numarası ile tescilli olduğu, davacı adına tescilli █████/2006 başvuru tarihli "... ... + Şekil" markasının ...sayı ile tescil edildiği, ancak koruma süresinin █████/2016 tarihinde dolmasına rağmen yenilenmediği, davalının internet sitesi alan adının başvuru tarihinin davacı markalarının başvuru ve koruma tarihinden önce olduğu, dava dışı ... ve ... A.Ş'nin ... unvanını daha önce kullandığı ve www.....com.tr alan adının daha önce tescilli olduğu tespit edilmiş ve davacı tarafça bu kayıtlara dayanılmışsa da, önceye dayalı kullanım hakkının bizzat kullanan kişi ya da şirkete ait olacağı, dava dışı şirketin kayıtlarına ve kullanımına dayalı olarak davacının önceye dayalı hak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davacının davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine,"karar verilmiştir.
İSTİNAF; Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının ... nezdinde "..." ibareli ..., ..., ... sayılı marka tescillerine sahip olduğunu, bununla birlikte, "..." markasının kullanımının tescillerden çok daha önceye dayandığını ve "..." markasının tüm Türkiye'de tanındığını, davacının iştiraki olan ... ve ... A.Ş.'nin "..." ibaresini şirket unvanı olarak 1994'den beri kullandığını, işletme adının "..." olduğunun ana sözleşmesinde yer alarak tescil ve ilan edildiğini, "www.....com.tr" alan adının da 18.09.1998'den bu yana ... ve ... A.Ş. adına kayıtlı bulunduğunu "..." ibaresini içeren "www.....com" alan adının davalı tarafından kötü niyetle ve gerçek hak sahibinden çıkar sağlamak amacıyla tam da davacının iştiraki olan ... ve ... A.Ş.'nin özelleştirilmesi döneminde 21.10.2001 tarihinde tescil edildiğini, davalının davacıya ait marka, ticaret unvanı ve işletme adını alan adı olarak tescil ettirmekle haksız rekabet yarattığını, ayrıca, davacının uzun yıllar boyunca büyük emek ve maliyetle oluşturduğu yüksek prestij, itibar ve güveni zedelediğini, belirtilen hususların Mahkemece de tespit edildiğini, emsal Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının bulunduğunu, bu davada benzer bir olayda tecavüzün varlığının saptandığını, ayrıca reddedilen her bir talep bakımından ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin █████/2022 tarihli, ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararıyla;
"her ne kadar Mahkemece, belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmiş ise de mevcut delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ''www.....com'' alan adının █████/2001 tarihinde oluşturulduğu, davacının ise eldeki davayı 24.05.2016 tarihinde ikame ettiği, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, aradan geçen 15 yıl boyunca davacının internet alan adı yönünden çekişmesiz bir biçimde kullanıma sessiz kalarak dava hakkını kaybettiği, bu sebeple Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de, kararın sonuç itibariyle yerinde olduğu anlaşılmış, açıklanan sebeplerle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.07.2011 tarih, ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı).
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
TEMYİZ BAŞVURULARI;
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediği," gerekçesiyle; bozma sebebine göre davacının temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun görülmekle bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Dairemizin █████/2024 tarihli ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararıyla; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Duruşmalı inceleme yapılmakla İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2018 tarih, ████████ E, ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, düzeltilmiş gerekçe ile; Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
Dairemizin kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararıyla; Davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiği kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı, gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce, usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin █████/2025 tarihli, ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla; İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli, ████████ Esas Esas █████████ Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, Davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
Dairemizin kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2025 tarihli █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla; Dava, marka hakkın tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 28.11.2024 tarih, █████████ E. █████████ K. sayılı kararında ''... Davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiği kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı..'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve ███████ E., 1959/5 K. sayılı kararı). Bu durumda mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kapsamı dışında kalan hususlar gerekçe gösterilerek ve davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden bozma kararı dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dairemizce verilen kararın temyiz edilmesi neticesinde, Yargıtay 11. HD'nin █████/2025 gün, █████████ esas, █████████ karar sayılı bozma ilamında; "Dava, marka hakkın tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 28.11.2024 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı kararında ''... Davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiği kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı..'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce, usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; davalıya ait www. ....com alan adının davacı adına tescilli "...-şekil" markalarına, ticaret ünvanına, işletme adına, internet alan adına tecavüz teşkil edip etmediği, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, davacının bu ismi 1994 yılından bu yana kullanıp kullanmadığına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
16.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "davalının www.....com alan adını ticari etki yaratacak biçimde kullanımı bulunmadığı ve böyle bir kullanım olmadıkça davacının ... ve ... sayılı markalarına tecavüz teşkil etmediği, davalının ... ve ... A.Ş ile özdeşleşmiş "..." işletme adı ve ... ve ... A.Ş 'ye ait www.....com.tr alan adı ile ayırt edici unsuru itibariyle birebir ayniyet arz eden www.....com alan adını almasının dürüstlük kuralı ile bağdaştırılamayacak bir davranış olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği" belirtilmiştir.
Bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede www.....com alan adının █████/2001 tarihinde yaratıldığının tespit edildiği, www.....com.tr alan adının ise ... ve ... A.Ş adına █████/1998 tarihinde alınarak tescil edildiğinin tespit edildiği, davacı adına █████/2003 başvuru tarihli "... + Şekil" markasının ... başvuru numarası ile tescilli olduğu, davacı adına tescilli █████/2006 başvuru tarihli "... ... + Şekil" markasının ...sayı ile tescil edildiği, ancak koruma süresinin █████/2016 tarihinde dolmasına rağmen yenilenmediği, davalının internet sitesi alan adının başvuru tarihinin davacı markalarının başvuru ve koruma tarihinden önce olduğu, dava dışı ... ve ... A.Ş'nin ... unvanını daha önce kullandığı ve www.....com.tr alan adının daha önce tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında, davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiği, belirtilmiştir.
Markaya tecavüz yönünden yapılan incelemede, davacı tarafından, kendi adına tescilli ... ve ... sayılı markalarına, davalının www.....com alan adının tecavüz ettiğini belirterek markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep ve dava edilmiş ise de, markaya tecavüzün oluşabilmesi için İnternet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adının kullanılması gerektiği, davalının www.....com alan adını sadece tescil ettirdiği, kullanmadığı, bilirkişi heyet raporunda da tespit edilmekle, markaya tecavüzün şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Haksız rekabet yönünden yapılan incelemede, Haksız rekabet: TTK md.55/1-a-4 uyarınca “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri ve işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet teşkil eder. Öğretide belirtildiği üzere, “haksız rekabet teşkil eden bir fiilden bahsedebilmek için, tarafların mutlaka tacir olması, rekabet etme amaç ve gayesinin bulunması veya bir kazanç sağlama amacının bulunması veya davranış veya uygulamanın TTK md.3 veya 19 anlamında ticari olması gerekmez”."Alan adı” işletmenin yarattığı bir değer olarak TTK md.55/1-a-4'te sözü edilen "iş ürünleri" kapsamına girdiği, yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiğinin tespit edildiği, dava konusu olayda, haksız rekabetin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, davalıya ait "www. ....com" alan adının kendi adına devrini talep ve dava ettiği, Yargıtay bozma ilamında, davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiğinin tespit edildiği, davalının alan adını kullanmadığı, davalının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davalı adına tescilli alan adının davacıya devrine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme türü olmadığı, manevi tazmine yetecek derecede olması gözetildiğinde, olayın oluş şekli, ihlalin niteliği, tarafların kusur durumu ve dosya kapsamı gözetildiğinde, takdiren 30.000,00 TL., manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve itibar tazminatının şartları oluşmadığından reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ ile,
-Markaya tecavüz davasının REDDİNE,
-Haksız rekabetin TESPİTİNE,
-Davalı adına tescilli "www. ....com" alan adının davacıya DEVRİNE,
-30.000,00 TL., manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan TAHSİLİNE,
-İtibar tazminat talebinin REDDİNE,
-Hüküm karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
2-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat, 2.049,30-TL harçtan peşin alınan 1.024,65 -TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
2/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince red edilen itibar tazminatı ve markaya tecavüz yönünden 732,00x2=1.464,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
2/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 1.024,65 peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.058,15 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2/ç-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000 TL bilirkişi ücreti, 240,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.240 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.160,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
2/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
2/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen markaya tecavüzün tespiti yönünden 55.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
2/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen itibar tazminat yönünden 30.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
2/ğ-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen haksız rekabetin tespiti yönünden 55.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen alan adının devri yönünden 55.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
3/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 98,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 36,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 133,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3/c-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 12.134,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 535,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 12.670,30-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3/ç-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 42.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3/d-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/███████ tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!