İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, yaralamalı trafik kazası sonucu oluşan maddi tazminat davasında çelişkili kusur ve maluliyet raporlarının değerlendirilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Yaralamalı trafik kazası neticesinde sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri kalemleri için sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine, davacı vekili; kazadaki kusur oranları ile müvekkilinin maluliyet oranına dair bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmemesini, bu raporlara yönelik itirazlarının değerlendirilmemesini ve Adli Tıp Kurumu üst kurul raporunun beklenmeksizin karar verilmesini istinaf gerekçesi olarak ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkilinin idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı sürücü ...' nin idaresindeki ve davalı tarafından sigortalı ...plakalı aracın çarpışmasıyla meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazada davalı tarafından sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu ve kazadan davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, kazada davalı sürücünün hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davacı için 70.000 TL kalıcı iş göremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik ve 100 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 71.100 TL maddi tazminatın faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ileri sürülmüş, meydana gelen kazada sigortalının kusuru olmadığını, tek kusurlunun davacı olduğunu, müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin poliçe kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 22.03.2022 tarihli ATK kusur raporunun çelişkili olmasına ve gerçeği yansıtmamasına karşın itirazları dikkate alınmaksızın ve yine maluliyet raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu Raporu beklenilmeden karar verildiğini, mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, müvekkil davacının yeniden usulüne uygun olarak muayene edilmek sureti ile İstanbul Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilerek rapor tanzim edilmesi gerektiğini, mahkemenin de 28.04.2023 tarihli müzekkere ile dosyayı İstanbul Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderdiği göz önüne alınarak maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından; █████/2010 günü saat 21:10 sıralarında, sürücü...sevk ve idaresindeki ...plakalı minibüs ile D.650-10 Devlet Karayolunu takiben Sandıklı istikametinden ... yönüne doğru seyir halindeyken olay mahalline gelip sağ tarafındaki tali yola giriş yapmak için sağa dönüş manevrası yaptığı sırada aracının sağ arka köşe sinyal kısımlarına, sağ gerisinden emniyet şeridini takiben gelmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağına göre; “Sandıklı-... Karayolunda, ... yönünde ve yolun arıza şeridinde seyreden sürücü ...’un idaresindeki ... plakalı motosiklet ile 5+900. metreye geldiğinde motosikletin ön kısmıyla Önünde aynı yönde seyreden sürücü ...’nin idaresindeki ...plakalı minibüs ile bahse konu km. ye geldiğinde gidişe göre yolun sağındaki tali yola girmek istediği esnada aracının sağ arka sinyal kısmına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda; Sürücü ...’un KTK’nın 84. maddesinde yer alan 04 kod (Arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiği, sürücü ...’nin ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığı” belirtilmiştir.
Kaza nedeniyle Sandıklı C. Başsavcılığınca 2010-1914 sayılı soruşturma başlatılmış, 29.08.2010 tarih ve 2010-960 sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan █████/2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda; sürücü ...'nin %55 oranında kusurlu, davacı sürücü ...'un %45 oranında kusurlu olduğu; █████/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise sürücü sürücü ...'nin %50 oranında kusurlu, davacı sürücü ...'un %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2022 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre; Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve dilekçeler incelendiğinde kazanın olay kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği; Davacı sürücünün emniyet şeridi üzerinde seyir halinde bulunması, çarpma noktasının emniyet şeridi üzeri tali yol girişi olması ve minibüsün arka sağ köşe sinyal kısmına çarpılmış olması dikkate alındığında bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarına iştirak edilmediği; sürücü...sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalline geldiğinde sağa dönüş manevrası ile tali yola girişini yapıp konumlandığı sırada sağ gerisinden emniyet şeridi üzerinde seyirle gelen davacı sürücünün aracının arka köşe kısımlarına çarptığı olayda alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı; Davacı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile olay mahallinde zorunlu haller dışında kullanılması yasak olan emniyet şeridi üzerinde seyrettiği, mahal şartlarına göre kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette, yola gereken dikkatini vererek seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol ilerisinde sağ şerit üzerinde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde iken sağa dönüş manevrası ile tali yola giriş yaparak konumlanmakta olan diğer sürücü idaresindeki minibüse karşı zamanında etkin fren tedbiri almadan çarptığı olayda asli %100 kusurlu olduğu, davalının ise kusursuz olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idi İse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.
KTK’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. Maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan ATK kusur raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, dosyada bulunan █████/2018 ve █████/2022 tarihli kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermiş olmasına, davacı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile olay mahallinde zorunlu haller dışında kullanılması yasak olan emniyet şeridi üzerinde seyrettiği, mahal şartlarına göre kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette, yola gereken dikkatini vererek seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol ilerisinde sağ şerit üzerinde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde iken sağa dönüş manevrası ile tali yola giriş yaparak konumlanmakta olan diğer sürücü idaresindeki minibüse karşı zamanında etkin fren tedbiri almadan çarptığı ve tam kusurlu olduğu yönündeki görüşün olayın oluş şekline uygun düşmesine göre meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı ...plakalı araç sürücünün hiç kusurunun bulunmaması halinde kaza ile davalının sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, kusur ispat edilmediğinden usul ekonomisi de gözetilerek yeni bir maluliyet raporu alınmaksızın karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!