İstinaf Mahkemesi, çöp kamyonu ile yaya arasında meydana gelen ölümcül trafik kazası nedeniyle talep edilen manevi tazminat davasında sigorta şirketi ve belediye sorumluluğunu değerlendirdi.
Özet: Ölen bir yayanın çöp kamyonu çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonrasında, vefat edenin yakınları tarafından davalı sigorta şirketi ve ilgili belediyeden müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kalma iddiasıyla toplam 1.300.000 TL manevi tazminat talep edilmiş; davalılar ise sigorta limitleri, kusur oranları ve yargı yeri görevsizliği gibi savunmalar ileri sürmüşlerdir; ilk derece mahkemesi, davacılardan birine 200.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi ve belediyeden müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiş olup, belgede istinaf incelemesinin sonucu yer almamaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2023NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle AçılanTazminat)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde ...'in kendi beyanına göre ... plakalı çöp kamyonu ile ... Mahallesi .... Sokak No : 32 önünden çöp konteynerinden çöpleri alıp ... Caddesi istikametine hareket ettiği esnada aracın sağ ön ve yan kısımları ile no :56 önünden no :77 istikametine yaya olarak geçmek isteyen ...'a çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada yaya konumunda bulunan ...'ın vefat ettiğini, olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu, şüpheli sürücü ...'in tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre kazada tarafların %50 oranında kusurlu olduklarını, müteveffanın ölümünden sonra yakınlarının kendisinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, ... plakalı çöp kamyonunun kaza tarihini kapsar şekilde aleyhine başvurulan ... A.Ş. tarafından genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalandığını, bu poliçede yer alan ihtiyari mali mesuliyet klozu gereği bedeni ve maddi ayrım yapılmaksızın yıllık azami 250.000,00 TL teminat sağlandığını, manevi tazminat talepleri bedeni ve maddi ayrım yapmaksızın yıllık azami limitinin %25'i ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edildiğini, 250.000,00 TL teminat bedelinin %25'i olan 62.500,00 TL manevi tazminat teminatının müteveffanın vefatı dolayısıyla müvekkillerine ödenmesi gerektiğini belirterek müteveffanın eşi ... için 500.000,00 TL, oğlu ... için 400.000,00 TL, kızı ... için 400.000,00 TL olmak üzere toplam 1.300.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalı ... A.Ş. İçin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, diğer davalıdan ise haksız fiilin meydana geldiği tarih olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu genişletilmiş kasko sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçede yer alan ihtiyari mali mesuliyet teminatı sebebiyle sorumluluğunun araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kaza başı teminatın maddi ve bedeni zarar ayrımı yapılmaksızın tefriksiz ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mali mesuliyet teminat limitinin 62.500,00 TL ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazada diğer zarar gören hak sahiplerinin açacağı davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur oranının adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerektiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğini, davacının tacir sıfatına haiz olmadığından davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili idareye yöneltilecek bir husumet bulunmadığını, manevi tazminat olarak belirlenecek miktarın tazminat sorumlusunu fakirleştirmemesi ve tazminat alacaklısını da zenginleştirmemesi gerektiğini, müteveffa yayanın yolun kenarını takiben yürümesi gerekirken yolun ortalarından yürüdüğünü, çöp kamyonunun çöp aldığını gördüğünü, çöpü aldıktan sonra harekete geçeceğini bildiği halde can güvenliğini korumak için herhangi bir tedbir almadığını, davanın dava dışı sürücü ...ile dava dışı işletme .... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, görev ve husumet yönünden itirazlarının kabul gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine; 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığından vefat tarihi olan █████/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin hükmedilen tazminatın davacının miras payı dikkate alınarak 15.625,00 TL'sinden diğer davalı ile birlikte 62.500,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına) davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,2-Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine; 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığından vefat tarihi olan █████/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin hükmedilen tazminatın davacının miras payı dikkate alınarak 24.437,50 TL'sinden diğer davalı ile birlikte 62.500,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına) davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,3-Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine;150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Başkanlığından vefat tarihi olan █████/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin hükmedilen tazminatın davacının miras payı dikkate alınarak 24.437,50 TL'sinden diğer davalı ile birlikte 62.500,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına) Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı yetersiz olduğunu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarları karar sonucunda davalı vekili lehine hükmedilen ret vekalet ücretini bile neredeyse karşılamadığını, tüm bu durum göz ardı edilerek müvekkiller lehine bu kadar düşük tazminata hükmedilmesi kesinlikle kabul etmediklerini, paranın alım gücü, kazanın meydana geldiği tarih, hükmedilen tazminat miktarları göz önüne alındığında işbu istinaf dilekçesine konu mahkeme kararında hükmedilen tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, öncelikle manevi tazminatın bir amacı da olan caydırıcılık ilkesine aykırı düştüğünü, manevi tazminat her ne kadar cezalandırma aracı değilse de kişide caydırıcılık hissi uyandırması gerektiğini, mahkemece karar verilirken değerlendirilmeye alınması gerektiğini 2.hükme esas alınan kusur raporları kabul etmediklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil idareye yöneltilecek bir husumet bulunmamakta olup davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle müvekkil idare yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil idarenin dava konusu kazada herhangi kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek koşuluyla, davacılar dava dilekçesinde her ne kadar ticari temerrüt faizi talep etmiş ise de davacı tacir sıfatını haiz olmadığından ticari (avans) faizine hükmedilemeyeceğini, dolayısıyla davacının haksız faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 01.11.2021 tarihinde saat 10:10 sıralarında İstanbul, Bağcılar İlçesi, ... Mahallesi’ndeki çift yönlü ... Sokak’ın ... Caddesi’ne gidiş yönünde çöp toplamakta ve ilerlemekte olan sürücü ...yönetimindeki ... plaka sayılı aracın, yol üzerinde yaya ...’a çarpması sonucu yayanın yaralandığı ve sonrasında yaşamını yitirdiği trafik kazası meydana gelmiştir.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan 29.11.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın oluşumunda; yaya ...’ın, yaya yolu bulunması rağmen, taşıt yolu üzerinde yürüdüğü gerekçesiyle asli kusurlu olduğu, sürücü ...’in ise olay sürecinde yeterince dikkatli olmadığından tali kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir.Aynı kaza nedeniyle açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, olayın oluşumunda; sürücü ...’in, kaldırıma park etmiş araçlar ve kaldırıma açılan cepte bulunan çöp konteynerleri dolayısıyla taşıt yolu üzerinde yürümek durumunda kalan yayaya dikkate etmediği gerekçesiyle %50 oranında kusurlu olduğu, yaya ...’ın ise çöp kamyonunu görmüş olduğu ve harekete geçeceğini bildiği halde kendi can güvenliği yönünden tedbir almadığı gerekçesiyle %50 oranında kusurlu olduğu görüşünü belirtmiştir.Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında alınan 19.09.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda, olayda; sanık sürücü ...’in, çöp kamyonuyla yola gereken dikkati vermediği, hareket alanının etkin biçimde kontrol etmediği ve hareket halindeki yayaya karşı tedbir almadığı gerekçesiyle asli kusurlu, müteveffa yaya ...’ın ise kendi can güvenliği için kaldırımda yürümesi gerekirken, gerekli kontrolleri sağlamadan kaplamada yürüdüğü gerekçesiyle tali kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir.Çelişkilerin giderilmesi amacıyla İlk Derece Mahkemesince İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi (Karayolu -Trafik) Öğretim Elemanlarından alınan █████/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "Kazaya karışan yayanın, dosyadaki Adli Tıp Kurumu kusur raporuna işlenmiş ifadelerinden olay sürecinde yol platformu üzerinde yürümekte olduğu anlaşıldığından her ne kadar ilerlediği kesimde yaya yollarının kenarlarında araç paklanmaları bulunsa da, yayanın, platformda yürümek yerine, yaya yoluna geçebileceği en yakın yerden geçmesi, taşıt yolundan ilerlememesi beklendiğinden, söz konusu gereğe uymadığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 19.09.2022 tarihli kusur raporuna işlenmiş kendi ifadesinden de açık olan yayanın da dolayısıyla olayda ikinci (tali) derecede ve düşük oranda kusurlu olduğu, ... plaka sayılı kamyonun sürücüsü ...’in birinci derecede ve %85 oranında kusuru bulunduğu, yaya ...’ın ise ikinci derecede ve %15 oranında kusuru bulunduğu" tespit edilmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi █████/2022 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile " ... ATK raporuna üstünlük tanınmasının gerektiği, Olay tarihinde sanığın kullandığı çöp kamyonu ile duraklama halindeyken harekete geçtiği esnada aracın sağ ön kısmıyla kaplama içerisinde bulunan müteveffaya çarparak kendisinin ölümünün meydana geldiği, ATK raporundan da anlaşılacağı üzere sanığın idaresindeki çöp kamyonu ile yola gereken dikkatini vermediği, hareket alanına etkin bir şekilde kontrol altında bulundurmadığı, kaplama içerisinde hareket halinde olan müteveffaya karşı tedbir almadığı, bu şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak müteveffanın ölümüne sebep olduğu, Mevcut olayda müteveffanın ise kendi can güvenliği açısından kaldırımda yürümesi gerekirken bu hususa uymadığı, kendisinin de bu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasının meydana gelen neticeye etkili olduğu, Sanığın olay esnasında herhangi bir yayanın bahse konu yerden geçerek hareket halindeki çöp kamyonunun bu kişiye çarparak bu kişinin ölümüne neden olabileceği neticesini öngörmesi kendisinden objektif olarak beklenmesine rağmen, sanığın yukarıda belirtilen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı nedeni ile bu öngörüde bulunmayarak müteveffanın basit taksirle ölümüne neden olduğu" gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Uyap sisteminde yapılan kontrolde ceza yargılamasının yapıldığı Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin ... Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile "İstinaf başvurusunda bulunan katılanlar vekili ve sanık müdafiinin leri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" kesin olarak karar verilmiştir.Davalılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporuna göre sürücü 50 %, müteveffanın ise %50 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sürücü ...asli derecede, müteveffanın tali derecede kusurlu olduğu, çelişkilerin giderilmesi amacıyla Mahkemece İTÜ öğretim elemanlarından alınan heyet bilirkişi raporuna göre, sürücü ...'in %85, müteveffanın %15 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; ceza mahkemesince sanık olarak yargılanan sürücünün mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun ceza yargılamasında kabul edilen olayın oluşuna ilişkin maddi olguya göre düzenlendiği, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderdiği, dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü, bu halde davalı sürücü asli kusurlu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı ... Başkanlığı kazaya karışan aracın ruhsat sahibi değil ise de hizmet alım sözleşmesi gereği sorumlu olduğu, aracın kendi unvanı adı altında işletildiği ve çöp toplatıldığı anlaşıldığından teşebbüs sahibi olarak sürücünün kusurundan ... sigortacısı ve sürücüsü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, zarar gören davacının, KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler ile TBK'nın 61., 162 ve 163. maddeleri gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabileceği işleten sıfatına; Davalı ... Başkanlığı cevap dilekçesinde davanın ihbarı talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince ihbar dilekçesi sunmak üzere mehil verilmiştir. Ancak ... Başkanlığı vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile ihbardan vazgeçmiş olduğundan davanın ihbarı gerektiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonun trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyon olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun █████/2004 tarih, ██████-370 E.-K. sayılı kararı)Somut olayda kazanın oluş şekli, kusur durumu tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın alım gücü, manevi tazminatın caydırıcılık niteliği birlikte değerlendirildiğinde ilk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminatta bir isabetsizlik yoktur.Bu nedenlerle; davacılar vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN AYRI AYRI REDDİNE,2- a)-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,b)-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 34.155,00 TL harçtan peşin alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,25 TL harcın davalı ... Başkanlığı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026