Danıştay, Konya Ereğlideki arazi toplulaştırma projesinde hukuka aykırı şekilde hisseli ve fazla parsel üretimi gerekçesiyle açılan iptal davasındaki temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Danıştay, arazilerinin toplulaştırma projesi kapsamında davacıya ait yedi kadastro parselinin sekiz farklı parselde, hisseli olarak tahsis edilmesinin, toplulaştırmanın amacına aykırı şekilde eski parsel sayısını artırdığı ve mülkiyet kullanımı, adalet ile hakkaniyet ilkelerine uymadığı gerekçesiyle toplulaştırma işleminin iptaline dair ilk derece mahkemesi kararını onayan bölge idare mahkemesi kararını hukuka uygun bularak davalı idarenin temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Konya Ereğli İvriz 1. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Konya ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara (toplulaştırma sonrası ...) ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporu ile maddi olay birlikte incelendiğinde, dava konusu toplulaştırma işleminde, ortak kesinti hesaplarının projede yeteri kadar ve davacıdan doğru şekilde kesildiği, derece/dönüşüm katsayılarının ve parsel endekslerinin hesaplanıp, davacının parsellerine doğru olarak uygulandığı; ancak davacının toplamda 7 kadastro parselinin, 8 farklı arazi toplulaştırma parselinde tam hisse ve veraset iştirak halinde hisseli tahsis edildiği, bu durumun ... ve ... nolu parsellerin (DSİ kanal kamulaştırmasından sonra geri kalan kısımların) 6 farklı parsele dağıtılmasından kaynaklandığı, ... ve ... nolu parsellerin teknik olarak 1-3 parselde tahsisleri mümkün iken bunun yapılmayıp, 6 farklı parselde (... ve ...) tahsis yapıldığı, davacıya eski parsellerinin olduğu alanlardan ve bölgeden tahsis yapılmasına rağmen toplulaştırmanın amacına aykırı olarak arazilerin toplulaştırılmadığı, bunun yerine eski parsel sayısının artırıldığı, bu durumun teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı; sonuç olarak, davacıya ait dava konusu edilen parsellerin mevcut arazi toplulaştırma ve dağıtım işlemlerinin “dağıtımda hisseli ve fazla parsel üretilmesi yönüyle mülkiyeti kullanım, adalet ve hakkaniyet” ölçütlerine uymadığı anlaşıldığından, yapılan toplulaştırma işleminin dava konusu parsellere dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Arazi toplulaştırmasında kadastral sınırların mutlak surette dikkate alınması zorunlu olmadığı gibi, arazi toplulaştırması ile kadastral harita dokusunun zorunlu olarak değiştiği, yeni bir mülkiyet haritasının çıkarıldığı, bu durumun kanuni bir zorunluluk olduğu, parselasyon değerlendirmesinde sadece şahsın parselinin değerlendirildiği, o adadaki diğer arazi maliklerinin hak ve menfaatlerinin değerlendirmeye alınmadığı, kamuya rağmen tek bir kişinin menfaatlerinin öne çıkarılmasının doğru olmadığı, kendilerine hiçbir takdir hakkının bırakılmadığı belirtilerek, yapılan toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.