Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satış kaynaklı itirazın iptali davasında fatura alacağı, borca itiraz ve whatsapp yazışmaları delil değerlendirmesi.
Özet: Bu dava, davacının ticari alım satımdan kaynaklanan fatura alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır; davacı, faturanın ve WhatsApp yazışmalarının borcu ispatladığını ileri sürerken, davalı ticari ilişkinin borç doğuracak şekilde tamamlanmadığını, teslimat veya kabul belgelerinin olmadığını, WhatsApp yazışmalarının delil niteliği taşımadığını ve faiz oranının hatalı olduğunu savunarak borcu reddetmekte ve icra takibinin iptalini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlu arasında ticari alım satıma dayalı kurulmuş ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu alım satım ilişkisi neticesinde ortaya çıkan fatura alacağını tahsil etmek maksadı ile taraflarınca Akşehir İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlunun “borca, faize ve borcun tüm fer'ilerine” itirazları neticesinde Akşehir İcra Müdürlüğü’nün 08.10.2025 tarihli tensibi ile ... E. sayılı icra takibinin durdurulduğunu, davacı/müvekkilinin adresi Akşehir de olup, icra dairesi yönünden Akşehir Adliyesi yargı çevresinde olduğunu, bu sebeple Akşehir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davalının yetkiye ilişkin itirazının reddinin gerektiğini, davalı yan, icra dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesi içeriğinde her ne kadar davacı müvekkile borçlu olmadığını iddia etmiş olsa da, icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalı, müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, davalı taraf müvekkiline bugün ödeyeceğim yarın ödeyeceğim diye sürekli oyaladığını, buna ilişkin Whatsapp yazışmalarını da dilekçe ekinde sunduklarını, taraflar arası tüm alacak ve borçlar müvekkilinin ticarî defterlerinde kayıtlı olduğunu, takip müstenidatı faturayı dilekçe ekinde sunduklarını, taraflar arasındaki ticarî faaliyet, iş bu faturadan müteşekkil olduğunu ve davalı tarafından faturaya karşı hiçbir itiraz, iade vs. işlemde bulunulmadığını, yapılacak olan yargılama esnasında celp ve tetkik olunacak delillerle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu açıkça ortaya çıkacağını, iş bu nedenlerle davalının yersiz ve mesnetsiz borca itirazının iptâlini talep ettiklerini, bu nedenlerle davalının Akşehir İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasına vâki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer’îlere ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının dava değerinin %20’si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ticari ilişki kesin borç doğuracak şekilde tamamlanmadığını, davacı taraf, tek taraflı düzenlenmiş bir faturayı borcun varlığına delil olarak göstermekteyse de teslim tesellüm belgeleri, sevk irsaliyesi, kabul beyanı gibi borcu doğuran herhangi bir unsur sunmadığını, ticari ilişkide borç doğurucu işleminin tamamlanmadığını, müvekkili firmayı temsil ve ilzam yetkisine haiz kimselerce imzalanmış bir sözleşme, sevk irsaliye evrakı mahkemeniz dosyasına yahut icra dosyasına sunulmadığını, müvekkili firma ile davacı taraf arasında mal alım satım yahut işçilik/eser/hizmet sözleşmesinin akdedilmediğini, müvekkili firma yetkililerince imzalanmış bir mal kabul, sevk irsaliyesi bulunmadığı gibi imzalanmış bir hak ediş yahut puantajın da bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlarımız davacının iddialarını doğrulamadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, WhatsApp kayıtlarının ticari işlerde delil niteliği taşımadığını, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kimle görüşüldüğü şaibeli olan Whatsapp görüşmelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğini, faiz oranın hatalı hesaplandığını, davacı taraf, taraflarca akdedilmiş bir sözleşme ile kararlaştırılmış bir faiz oranı veya türü olmaksızın hukuka aykırı olarak yıllık %44,25 avans faizi ile alacağın tahsilini talep ettiğini, davacı taraf, icra takibinde fahiş ve hukuka aykırı bir faiz oranı uyguladığını, ayrıca faiz başlangıç tarihi, borcun likit ve muaccel hale geldiği an değil, tek taraflı düzenlenen bir fatura tarihine göre hesaplandığını, bu nedenlerle; davacının açtığı itirazın iptali davasının Usulden ve Esastan reddine, icra dosyasının iptaline, davacı tarafından sunulan WhatsApp yazışmalarının delil niteliği bulunmadığından değerlendirme dışı bırakılmasına, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olması nedeniyle reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya borçlu olup olmadığı, buna dayalı davacı tarafından davalı hakkında Akşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli dava tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İncelemesi yapılan ... İşletmesinin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiğini, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğunu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığını, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiğini, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, davacı ... işletmesinin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davacı 12.08.2025 tarihli 429.000,00 TL bedelli e Fatura düzenlediği, Fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, 12.08.2025 tarihi itibariyle Davacının davalıdan 429.000,00 TL alacağının bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu faturadan kaynaklı davacı firmanın davalıdan 429.000 TL alacaklı olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı değerlendirilmekle Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 429.000,00-TL üzerinden aynı hal ve şartlarla devamına, takipten önce işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, kabul edilen miktardaki alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktarın %20'si olan 85.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 429.000,00-TL asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,
- 21.300,00-TL takipten önce işlemiş faiz yönünden talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizinin uygulanmasına,
3-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı olan 429.000,00 TL'nin %20'si olan 85.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 29.304,99-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 5.438,50-TL peşin harç ve 2.251,50 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 21.614,99-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (429.000,██████.300,00) hesaplanan 4.382,41-TL'sinin davalıdan alınarak, 217,59-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 5.438,50- TL peşin harç ve 2.251,50-TL icra harcı olmak üzere toplamda 8.305,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından karşılanan 320,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.407,50- TL'nin haklılık oranına göre (429.000,██████.300,00) 4.199,02-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 68.640,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 21.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!