Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının Bank Asya hesabı ve çocuklarının okulu gibi gerekçelerin FETÖ/PDY iltisakı için yeterli kanıt oluşturmadığına dair ilk derece mahkeme kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir davacının, Bank Asya hesap hareketleri ve çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okulda eğitim görmesi gibi iddialara rağmen, örgütle bağlantısını gösteren yeterli delil bulunmadığına hükmeden ilk derece mahkemesinin, göreve iade talebinin reddine ilişkin komisyon kararını iptal ettiği, ancak davalı idarece bu kararın istinafa götürüldüğü ve istinaf sonrası verilen kararın temyiz edildiği belirtilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİRE Esas No: ██████████Karar No: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu işlemde davacının, Bank Asya'da mevcut hesap bakiyesinin █████/2013 tarihinde 0-TL olduğu, söz konusu hesaba █████/2014 tarihinde 12.119,91-TL tutarında para yatırıldığı, ayrıca █████/2014 tarihinde 12.116,43-TL tutarlı katılım hesabı açıldığı yönünde tespitlere yer verildiği, davacı tarafından, dava konusu işlemde açıldığı belirtilen hesabın altın hesabı olup yatırılan miktarın 133,57 gr altın olduğu, işlemde ileri sürülen tarihlerde başka bir hesap açmadığı, █████/2009 tarihinde tasarruf amaçlı olarak açılan bir hesabının bulunduğu, bu hesaba aralıklarla birikimlerini yatırdığı ve ihtiyaç olduğunda █████/2012 tarihinde hesapta birikmiş olan parayı çektiği, çocuklarının sünnet düğünlerinde verilen altınları ise ileride çocuklarının eğitim ihtiyaçları için kullanmak düşüncesiyle dava konusu işlemde belirtilen hesaba yatırdığı, anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesabını kapatmadığının ileri sürüldüğü görülmekle, konuya ilişkin olarak Mahkemelerince verilen █████/2021 tarihli ara karara cevaben dosyaya sunulan davacının Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, anılan bankada █████/2009 tarihinde açılmış ve █████/2012 tarihinde kapatılmış bir hesabının olduğu; █████/2014 tarihinde banka tarafından 133,57 gr hurda altın alımı yapıldığı, █████/2014 tarihinde altın hesabı olarak işlem gördüğü, █████/2016 tarihine kadar söz konusu hesapta kar payı tahakkuku işleminin devam ettiği, █████/2017 tarihinde ise kapatıldığı, dava dosyasında davacının yukarıda yer verilen iddiasının aksini ortaya koyacak başka bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu durumda sözü edilen banka hesap hareketlerinin davacı tarafından örgüt talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, Komisyon kararında yer alan, davacının çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan öğretim kurumunda 2014-2016 eğitim öğretim döneminde öğrenim kaydının bulunduğu tespitine ilişkin olarak davacı tarafından, yaşadıkları ilçede tam gün eğitim veren tek bir okulun bulunduğu, hem kendisi hem de eşinin çalışması dolayısıyla ve çocuğunun iyi eğitim alması ve teşvik desteğinden yararlanmak amacıyla söz konusu okulu tercih ettiğinin ileri sürüldüğü görülmekle, davacının bu iddiasının aksini ortaya koyacak nitelikte bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı, bu hususun davacının aleyhine değerlendirilemeyeceği, Personel bilgi dosyasında yer alan tespitler yönünden Mahkemelerince yapılan █████/2021 tarihli ara karara cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden; davacının, görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin dayanağını oluşturabilecek nitelikte somut herhangi bir bilgi ve/veya tespite ilişkin bir belgenin dava dosyasına sunulmadığı, öte yandan, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen herhangi bir ceza soruşturmasının ya da kovuşturmasının bulunmadığı, davacının örgütle irtibatına ilişkin yeni bir bilgi, belge ya da tanık ifadesinin bulunmadığı, örgüt içi iletişim programı olan ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütsel iletişimi ortaya koyan sabit/ankesörlü hat arama kaydının bulunmadığı, yine örgüte yardım ve destek mahiyetinde herhangi bir eyleminin olmadığı, KHK ile kapatılan dernek ve vakıflarda üyelik kaydı bulunmadığı anlaşıldığından, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosyadaki mevcut bilgi, belge ve tespitlerin birlikte incelenip değerlendirilmesi sonucunda; dosya kapsamında mevcut delillerin, davacının FETÖ/PDY ile en az iltisak/irtibat derecesinde bağı bulunduğunu ortaya koymaya yeter nitelikte ve yoğunlukta olmadığı kanaatine varıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; bakılan dosyada, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'daki hesap hareketlerinin incelendiği ve örgütün talimat verdiği tarih sonrasında █████/2014 tarihinde hurda altın alımı gerçekleştirildiği görüldüğünden, davacının söz konusu hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu ve davacının anılan bankaya finansal destek sağladığı, nitekim, davacı tarafından istinaf dilekçesinde "Bank Asya'ya nakit para girişinin olmadığı, çocuğunun sünnet düğününde takılan altınların değerlendirilmesi amacıyla anılan hesabın kullanıldığı" yönünde beyanda bulunduğunun görüldüğü, Milli Eğitim Bakanlığından temin edilen bilgilerde, davacının çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Huzur İlkokunda/Ortaokulunda 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim-öğretim dönemlerine ilişkin kaydının olduğu, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında ise, başvurucunun son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu hesap hareketleri, çocuklarının FETÖ/PDY ile iltisaklı okulda kaydının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının örgüt ile irtibatının/iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmakla, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameye karşı yapmış olduğu başvurusunun reddine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu işleminde hukuka aykırılık, söz konusu işlemin iptali yönünde verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı bulunduğuna dair somut hiçbir delil bulunmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliğinin bulunmadığı aksine Eğitim-Bir Sen üyeliğinin bulunduğu, bu hususun lehe değerlendirilmesi gerektiği, Bank Asya hesabını talimat tarihinden çok önce 2009 yılında açtığı, anılan bankada 2013 yılından önce de mevduat artışının olduğu ve katılım hesapları açtığı, çocuklarının sünnet düğününde takılan altınların değerlendirilmesi amacıyla en makul kar oranının Bank Asya tarafından verilmesi nedeniyle söz konusu bankayı tercih ettiği, talimatla hareket etmediği, yaşadıkları ilçede tam gün eğitim veren tek bir okulun bulunduğu, hem kendisi hem de eşinin çalışması dolayısıyla ve çocuğunun iyi eğitim alması ve teşvik desteğinden yararlanmak amacıyla söz konusu okulu tercih ettiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı hareket edildiği, savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.█████/2017 tarih ve 29972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının Bank Asya hesabında █████/2014 tarihinde hurda altın alımı gerçekleştirildiği görüldüğünden söz konusu hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütünün Bank Asya'ya mali destek yapılmasına dair talimatıyla uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; tasarruflarını değerlendirmek amacıyla 2009 yılında açtığı Bank Asya hesabında 2013 yılından önce de mevduat artışının olduğu ve katılım hesaplarının bulunduğu, bu hesaba aralıklarla birikimlerini yatırdığı ve ihtiyaç olduğunda █████/2012 tarihinde hesapta birikmiş olan parasını çektiği, dava konusu işlemde açıldığı belirtilen hesabın ise altın hesabı olduğu, yatırılan miktarın 133,57 gr altın olduğu, işlemde ileri sürülen tarihlerde başka bir hesap açmadığı, çocuklarının sünnet düğününde takılan altınların değerlendirilmesi amacıyla en makul kar oranının Bank Asya tarafından verilmesi nedeniyle söz konusu bankayı tercih ettiği, talimatla hareket etmediği, Bank Asya'nın TMSF'ye devredilmesinden sonra da hesabında var olan parasını çekmediği, söz konusu hesabı kullanmaya devam ettiği ileri sürülmüştür.İdare Mahkemesinin ... tarihli ara kararına cevaben Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi tarafından verilen █████/2021 tarihli cevabın eki CD içeriğindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının Asya Katılım Bankası A.Ş.'de ... müşteri numaralı ortak hesabının açılış tarihinin █████/2009 olduğu, anılan hesap bakiyesi █████/2012 tarihinde 24.716,00-TL iken söz konusu hesabın █████/2012 tarihinde vadesinden önce kapatıldığı, █████/2009 tarihinde açılan ... müşteri numaralı hesabında ise █████/2014 tarihinde 133,57 gr altın (12.627,76TL) katılım hesabı açıldığı, Banka'nın TMSF'ye devrolduğu Mayıs 2015 tarihinde hesapta bulunan paranın çekilmediği ve hesabın kapatılmadığı, Mayıs 2015 hesap bakiyesinin 13.643,7-TL olduğu, Temmuz 2016 tarihine kadar hesabın açık kaldığı, Temmuz 2016 tarihinde ise hesap bakiyesinin 17.466,19-TL olduğu görülmektedir.Netice itibarıyla, davacının Asya Katılım Bankası hesabına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacının yukarıda aktarılan beyanları da dikkate alınarak incelendiğinde; davacının Asya Katılım Bankasında bulunan hesabının açılış tarihinin ilk talimat tarihiyle uyumlu olmadığı, davacının hesap hareketleri ile beyanlarının uyumlu olduğu, davacı tarafından Şubat ayında gerçekleştirilen para yatırma işlemi için gerekli açıklamanın yapıldığı, Banka'nın TMSF'ye devrolduğu Mayıs 2015 tarihinde parasını çekmediği ve hesabını kapatmadığı, Mayıs 2015 tarihinde hesap bakiyesinin 13.643,7-TL olduğu, Temmuz 2016 tarihine kadar mevcut hesabın açık kaldığı, bu nedenle davacının Bank Asya hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı ile uyumlu olmadığı görüldüğünden, davacının Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabının bulunmasının ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan, davacının çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Huzur İlkokul/Ortaokulunda eğitim-öğretim kaydının olduğu tespiti, davacı hakkındaki diğer deliller ile desteklenmediğinden, irtibat veya iltisak kanaati için yeterli bulunmamıştır.Diğer taraftan, davacının Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu tespiti ile ilgili olarak; İdare Mahkemesinin ... tarihli ara kararında davalı idareden, Komisyon kararında yer alan kurum değerlendirmesinin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin ( gizli evraklar da dahil olmak üzere) bütün ekleriyle birlikte onaylı örneğinin istenildiği, ilgili kurumlardan da davacının FETÖ/PDY terör örgütleriyle iltisak veya irtibatını gösteren herhangi bir tespitin bulunup bulunmadığı sorularak varsa ilgili bilgi, belge veya raporun onaylı örneğinin istenildiği; söz konusu ara kararına ilgili kurumlarca verilen cevaplarda yukarıda belirtilen hususlar dışında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen █████/2021 tarihli cevabi yazının ekindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde ise, davalı idarece, yukarıda belirtilen ve davacının örgütle irtibatlı veya iltisaklı sayılması için yeterli delil olarak değerlendirilmeyen hususlar dışında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı görülmüştür.Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.