T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, kambiyo senedi kaynaklı menfi tespit davasında imzaya ve tahrifata dayalı ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, vade tarihinin tahrif edildiğini iddia ederek başlattığı icra takibinin durdurulması için talep ettiği ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince İİK 72/3 maddesi gereğince reddedilmesi üzerine, davacının bu ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen evrakta; davacı, senedin geçersiz olduğunu, icra takibinin haksız olduğunu ve telafisi imkansız zararlar doğuracağını belirterek tedbir talebinin dar yorumlanarak hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN DAVACI: ... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine; 24.09.2025 düzenleme tarihli, 20.01.2026 (tahrif edildikten sonraki vade tarihi) vade tarihli 595.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu takibe dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca işbu takibe dayanak bono üzerindeki tediye tarihinin tahrifata uğradığını, bu hususun senet aslında açıkça görülebileceğini, müvekkilinin dava konusu bonodan haberinin olmadığını, senette müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle dava konusu bonodan kaynaklı herhangi bir borçlarının da olmadığını, imzaya itiraz halinde ispat külfetinin alacaklı üzerine yüklendiğini, bononun vade tarihinde yapılan tahrifattan müvekkilinin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan değişiklikte müvekkilinin parafının yer almadığını, somut olayda da tahrifattan önceki durumda senedin kambiyo vasfını yitirdiğini beyan ederek ileride telafisi imkansız zararların oluşmasını önlemek cihetiyle öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile müvekkilinin Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine konu 24.09.2025 tanzim, 20.01.2026 vade tarihli 595.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; İİK'nın 72/3. maddesine göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla takip durdurulamayacağı gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 24.09.2025 tanzim tarihli, 20.01.2025 vade tarihli (tahrif edilmeden önceki vade tarihi) 595.000,00 TL bedelli bono ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu bonoda keşideci adı altında bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bunun sonucu olarak da müvekkilinin somut olayda bir kambiyo taahhüdünün bulunmadığını, müvekkili aleyhine keşidecisi ve avalisti kendisi olmayan senetten dolayı icra takibi başlatıldığını, dava konusu senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi senette bulunan tanzim tarihi üzerinde de değişiklik yapıldığını, işbu bononun düzenlenme tarihinde yapılan değişikliğin yanında yalnızca keşidecinin imzasının (parafı) bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu senette bulunan imza müvekkiline ait olsa dahi, senette yapılan değişiklikten müvekkilinin sorumlu olmadığını, bonoda bulunan düzenlenme tarihinin vade tarihinden sonra olmasının senedi geçersiz kıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin dava konusu bonodan kaynaklanan borçlu sıfatına haiz olmadığının görüleceğini, müvekkilinin borçlu olmadığının ispatı için menfi tespit davası açıldığını, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, bahse konu red kararının, somut olay gözetilmeden ve ileride telafisi imkansız zararlar doğacağı hususu göz ardı edilerek, maktu gerekçelerle verildiğini, mahkemece, her ne kadar ihtiyati tedbir talepleri reddedecekse de, kanunen ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair bir karar vermesi gerektiğini, salt maktu gerekçelerle taleplerinin dar yorumlanarak, reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde '' İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etttiğinden HMK'nın 209/1 maddesi hükmü uyarınca takibin durdurulması yönünde ihtiyatî tedbir kararı verilebilecek ise de bunun için de yaklaşık ispatın bulunması gerektiği, mevcut delillere göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı, bononun vade tarihinde keşideci tarafından yapılmış paraf bulunduğu, ayrıca davacı icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiği için taleple bağlılık ilkesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, açıklanan nedenlerle mahkemece icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır...