Eski müdürün kumar borçlarından kaynaklanan tefecilik iddialarıyla açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, eski yöneticisinin kumar borçları nedeniyle tefecilerden aldığı kişisel borçlar için şirket adına düzenlenen sahte bonolarla aleyhine başlatılan, şirketi iflasın eşiğine getiren icra takiplerinin önlenmesi amacıyla menfi tespit davası açarak takipleri durdurma ve icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir talep etmiş; ilk derece mahkemesi belirli icra dosyalarındaki alacakların vezneye yatırılması ve ek teminat sunulması şartıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiş, davalı ise bu karara, davacının eksik teminat yatırdığı, önceki davalardan feragat ettiği ve sulh protokolüyle borcu kabul edip dava açmama taahhüdünde bulunduğu gerekçeleriyle itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026 tarihli ara kararNUMARASI: ████████ Esas DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : TALEP DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacının uzun süredir taşımacılık ve antrepo faaliyetleri başta olmak üzere ticaretin farklı alanlarında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, davalının ne iş yaptığını ve geçim kaynağının ne olduğunu bilmediğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığını, davacı firmanın eski müdürü ...'ın, kumar borçları nedeniyle tefecilerden şahsi olarak 18.000.000-TL borç aldığını, bu borçlarını da Kadıköy'deki taşınmazlarını tefecilere devrederek ödediğini, diğer paydaşların durumdan haberdar olması ile, █████/2024 tarihinde ...'ın yöneticiliğine son verilip şirketteki tüm bağının koparıldığını, bu olayın ardından, tefecilerin müvekkiline ulaşarak ellerinde şirkete ait bonoların olduğunu ve ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, davacı şirket yetkilisinin şirket kayıtlarında borç, mal teslimi veya para transferi görünmediğini belirterek talebi reddettiğini, bu ret üzerine, içinde davalının da bulunduğu tefecilerin, müvekkil şirket hakkında icra takipleri yapmaya başladığını, tefecilik örgütü hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ███████████ S. sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, tefecilik örgütünün diğer üyeleri ve dava dışı kişiler tarafından davacıya karşı toplamda 50.000.000-TL'yi aşkın kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığını, devam eden icra takipleri nedeniyle davacı firmanın şu anda işleyemez vaziyette olduğunu, banka hesapları blokeli ve kullanılamaz durumda, araçları hacizli, kiracılarına ve ticaret yaptığı kişilerin tamamına 89/1 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, bu durum yüzünden davacının herhangi bir gelir elde edemeyip ticari faaliyet gerçekleştirememekte olduğunu ve 100'ü aşkın çalışanını kaybettiğini, Şirketin iflasın eşiğinde olduğunu, dava konusu senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinden, HMK m. 209/1 kapsamında senetlerin grafoloji incelemesine tabi tutulması ve takiplerin davacı yönünden durdurulmasını, bu talebin kabul görmemesi halinde ise, HMK m. 389 kapsamında dava sonuçlanıncaya kadar icra takiplerinin teminatsız biçimde durdurulmasını talep etmiştir.Bilahare sunduğu dilekçe ile İstanbul Anadolu ... İcra ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ... İcra ... E. , İstanbul Anadolu ...İcra ... E. , takip dosyalarında, hakkında yürütülen takibin durdurulmasını, bu talepleri kabul görmediği takdirde İİK.nın 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbiren talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI:İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararı ile; "1-Davacının İİK 72/3 maddesi ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, sadece davanın taraflarını bağlamak kaydıyla davacı borçlu tarafından takiplere konu alacağın tamamının (10.051.781,95 TL) icra veznesine yatırılması ve ayrıca bu bedel üzerinden teminat karşılığı %15 oranında 1.507.767,29 TL nakit olarak yatırılması yahut bu miktarda süresiz koşulsuz teminat mektubunun güvence olarak sunulması halinde İstanbul Anadolu .... İcra ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ... İcra ... E. , İstanbul Anadolu ...İcra ... E. , sayılı takip dosyalarında İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için iş bu dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına " karar verilmiştir.İTİRAZ DİLEKÇESİ:Davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; tedbir kararının, alacağın tamamı olan 10.051.781,95 TL'nin icra veznesine yatırılması şartının davacı tarafından tam olarak karşılanmadığını, dosyalara teminat bedeli olarak yalnızca 5.162.778,51 TL yatırıldığını, davacının aynı icra dosyalarına yönelik daha önce açtığı borca itiraz davalarından feragat ettiğini, feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu ve bu nedenle aynı konuda yeniden dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında ....07.2025 tarihinde imzalanan sulh protokolü ile davacının borcu açıkça kabul ettiğini, tüm dava ve şikayetlerinden feragat etmeyi taahhüt ettiği ve menfi tespit davası açmayacağını gayrikabili rücu kabul ettiğini, davacının sahtelik iddialarının aksine, bazı icra hukuk dosyalarında yapılan incelemelerde imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğini, imza itirazına dayalı davaların bir kısmının ise feragatle sonuçlandığını, davanın temel ilişkiye dayalı savunmalar içermesi nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, görevsiz mahkemece verilen tedbir kararının da bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, davacının ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan "haklılığın yaklaşık ispatı" koşulunu yerine getirmediği, aksine davalının alacağına ulaşmasının engellenerek mağdur edildiğini, öncelikle belirlenen bedelin tamamının yatırılmaması, ardından ise davanın haksızlığı, kesin hüküm ve protokol hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararından rücu edilerek tedbirin kaldırılmasını talep etmektedir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi ████████ esas sayılı, █████/2026 tarihli ara kararı ile; " Kambiyo senetleri TTK da düzenlenmekte olup bu nedenle doğan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olduğundan davalı vekilinin göreve yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekil tarafından kesin hüküm ve derdestlik itirazları ileri sürülmüş, bu itirazlara dayanak olarak icra mahkemelerindeki dosyalar gösterilmiş ise de dar yetkili icra mahkemesinde açılan borca itiraz davaları mahkememiz yönünden derdestlik ve kesin hüküm itirazlarına konu teşkil etmeyeceğinden davalı yanın bu itirazları da yerinde görülmemiştir. Öte yandan mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının davaca tarafça yerine getirilmesi noktasında davaya konu icra takip dosyalarından İstanbul Anadolu ..... İcra ... E. Sayılı dosya yönünden davacı yanı takipteki tutarı yatırdığı, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. Sayıl dosyaya konu borç yönünden dosyanın infazen kapatılmış olup davanın istirdat davasına dönüştüğü,İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyada ihtiyati tedbir ara kararına uygun olarak davacının borç tutarını yatırdığı,İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyada ihtiyati tedbir ara kararına uygun olarak davacının borç tutarını yatırdığı, buna karşılık İstanbul Anadolu ... İcra ... E. Sayılı dosyada davacının verilen süre içinde dosya borcunu yatırmamış olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının kalkmış sayılıp uygulanmayacağının icra müdürlüğüne bildirilmiş olduğu, İstanbul Anadolu ....İcra ... E. Sayılı dosyada davacının verilen süre içinde dosya borcunu yatırmamış olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının kalkmış sayılıp uygulanmayacağının icra müdürlüğüne bildirilmiş olduğu, yine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayıl dosyaya konu borç yönünden dosyanın infazen kapatılmış olup davanın istirdat davasına dönüştüğü, anlaşılmıştır.Davalı vekilinin davacı tarafça ihtiyati tedbir ara kararı gereği borcun yatırılmadığı yönündeki itirazları bu tespitler doğrultusunda değerlendirilmiş icra dosyalarından bir kısmı yönünden tedbir kararı kalkmış sayıldığından ve diğer dosyalar yönünden ise davacı taraf ara karar gereğini süresinde yerine getirdiğinden davalı itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte ilk olarak icra takiplerini durdurulması talep edilmiş olup mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde bu talep reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna gidilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi reddedilmiştir. Mahkememiz kararı istinaf incelemesinde iken davacı vekili bu kez sunduğu █████/2025 tarihli dilekçe ve ekleri ile diğer taleplerinin yanı sıra İİK m. 72 hükümleri gereği, teminat karşılığı icra veznesindeki paranın borçluya ödenmemesi yönünde karar verilmesini istemiştir. İİK'nın 72/3 maddesi gereğince ise icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilecektir. Davacı açtığı davada sahtelik iddiasına dayanmaktadır. İİK'nın 72. maddesinde sahteciliğe ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak HMK'nın 209. maddesinde ''(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.'' şeklinde sahtecilik açısından özel bir düzenleme getirilmiş olup menfaat dengesi gözetilerek, ilerde telafisi güç veya imkansız zararların önüne geçilebilmesi açısından HMK'nın 389. maddesinin; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindeki düzenlemesinin nazara alınması gerekmektedir. Aksi durumda HMK’nın 209. maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde, borçlu aleyhine taraflar arasında hak ve yarar dengesi bozulacak ve borçlu yasal geçici hukuki korumadan faydalanma hakkından mahrum bırakılmış olacaktır. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça sunulan deliller bir arada incelendiğinde davacının iş bu tedbir kararının verilmesi yönünden yaklaşık ispat koşulunu sağladığı, HMK 389 ve devamı maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak davalı yanın ihtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE" karar vermiştir.İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı süresi içerisinde tedbir kararının gereklerini yerine getirmediğini, ihtiyati haciz kararı 03.11.2025 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacı 10.11.2025 tarihinde mahkeme dosyasına teminat mektubu sunduğunu, ancak kararda belirtilen icra dosya borçlarının tamamını icra veznesine yatırmadığını, davacının ödemesi gereken alacağın tamamı olan 10.051.781,95 TL olmasına rağmen 5.162.778,51 TL teminat yatırıldığını, süresi içerisinde mahkemece belirlenen alacağın tamamı olan bedelin icra veznesine depo edilmemesi sebebiyle tedbir kararının kaldırılmasına ve icra dosyasında bulunan paraların alacaklıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmesine rağmen taleplerinin reddine karar verildiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 07.10.2025 tarihli ara karar yerinde olduğunu, bu karardan rücu edilmesinin hukuki hiçbir geçerli yanı bulunmadığını, 09.10.2025 ve 14.10.2025 tarihli dilekçeler ile yeni hiçbir delil sunulmaksızın, ara karardan rücu edilerek tedbir talep edildiğini, talebin kabulüne karar verildiğini, ancak bu kararını hiçbir hukuku gerekçesi olmadığını, davacının sahtelik iddiası ile dayandığı uzman raporuna konu çekler müvekkiline ait olmayıp müvekkili taraf dahi olmadığını, çeklerin müvekkilden alındığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacının huzurdaki menfi tespit davasını açmakta öncelikle usul yönünden, sonrasında esas yönünden hiçbir hakkı bulunmadığını, İİK m.72/3 maddesine aykırı şekilde tedbir talep ettiği anlaşıldığından ve haklılığın yaklaşık ispat koşulunu da yerine getirmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takiplerine dayanak kambiyo senetlerine yönelik bedelsizlik ve sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Dosyanın tetkikinde; davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edilmiş olup mahkemece reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin Dairemizin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile esastan reddine kesin olarak karar verildiği, bu kez davacı vekilinin teminat karşılığı icra veznesindeki paranın borçluya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiği, İlk derece mahkemesi tarafından İİK'nın 72/3 maddesine dayalı olarak ihtiyati tedbir kararının verildiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Somut olaya tatbiki gereken İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" şeklinde düzenleme altına alınmış olup icra takibinden sonra açılan huzurdaki menfi tespit davası yönünden mevcut delil durumu itibari ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu anlaşılmakta ise de mahkemece icra dosyalarına konu toplam borç miktarının da icra veznesine yatırılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Nitekim mahkemenin bu yöndeki ihtiyati tedbir kararı, infazda tereddütlere sebebiyet vermekte olup tedbirin infazını talep edecek olan davacının, takibe konu borç miktarını nakdi yahut teminat mektubu gibi gayrı nakdi şekilde depo etmek suretiyle icra işlemlerini durdurabilmesi yahut icra işlemlerinin devamına mâni olmadan paraya çevirme işlemlerinin sonunda temin edilecek paranın alacaklıya ödenmesine engel olabilmesi mümkündür. Dolayısıyla İİK'nın 72/3. maddesine uygun şekilde, İstanbul Anadolu .... İcra ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ... İcra ... E. , İstanbul Anadolu ...İcra ... E. sayılı takip dosyaları yönünden alacağın %15'i kadar teminat yatırıldığı yahut kesin/süresiz teminat mektubu ibraz edildiği takdirde icra veznesindeki paranın İHTİYATİ TEDBİREN ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN ÖNLENMESİNE karar verilmesi gerekirken icra dosyalarına konu toplam borç miktarının da icra veznesine yatırılmasına yönelik karar verilmesinin infazda karışıklık ve tereddüte yol açmakla kanuna aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''İstanbul Anadolu .... İcra ... E., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ... İcra ... E. , İstanbul Anadolu ....İcra ... E. sayılı takip dosyaları yönünden alacağın %15'i kadar 1.507.767,29 TL nakdi teminat yatırıldığı yahut kesin/süresiz teminat mektubu ibraz edildiği takdirde İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra veznesindeki paranın İHTİYATİ TEDBİREN ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN ÖNLENMESİNE, mahkemenin önceki kararı ile yatırılan teminatın davacıya iadesine, HMK'nın 393. maddesi gereğince kararın uygulanmasının tebliğden itibaren 1 haftalık süre içerisinde davacı tarafça talep edilmediği takdirde kendiliğinden kalkacağına, davacı tarafça dosyaya teminat mektubu sunulduğundan yeniden teminat alınmasına yer olmadığına'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../███████ tarih, 2025/... E., sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72/3. maddesi gereğince kabulü ile, İstanbul Anadolu .... İcra ... E., İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu ....İcra Dairesi ... E., İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. , İstanbul Anadolu ... İcra ... E., İstanbul Anadolu ....İcra ... E. sayılı takip dosyaları yönünden alacağın %15'i kadar 1.507.767,29 TL nakdi teminat yatırıldığı yahut kesin/süresiz teminat mektubu ibraz edildiği takdirde icra veznesindeki paranın İHTİYATİ TEDBİREN ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN ÖNLENMESİNE,-Davacı tarafça dosyaya teminat mektubu sunulduğundan yeniden teminat alınmasına yer olmadığına,4-HMK'nın 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde işbu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,5-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,9- Kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026