Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, araç satışında ÖTV artışı kaynaklı haksız tahsil edilen ek bedelin iadesi talepli tazminat davasında tüketici mahkemesinin görev yetkisi değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, davacının, davalı şirketten satın aldığı aracın bedelini ÖTV zammından önce tamamen ödemesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren ÖTV artışı gerekçesiyle haksız olarak 260.998,20 TL ek bedel talep edilip tahsil edildiği ve sözleşmenin tek taraflı değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı rücuen tazminat talebini ele almaktadır; mahkeme, bu uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığını ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici mahkemelerinin görev alanına girip girmediğini incelemektedir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
..........x..............x.........
..............x................x.
.......x.........x.................x
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Rücuen Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı dava dilekçesinde özetle, davalı şirketten XP......... şasi numaralı ................... marka aracın satış bedelini ÖTV zammından önce █████/2025 tarihinde tamamen ödeyerek sipariş ettiğini, sözleşmenin ifasının gerçekleştiğini, edimini tam olarak yerine getirdiğini, aracın █████/2025 tarihinde zorunlu trafik sigortası ile kasko poliçesinin düzenlendiğini, ancak █████/2025 tarihinde yürürlüğe giren ÖTV artışı gerekçe gösterilerek davalı şirket tarafından 260.998,20 TL tutarında ek bir bedel fatura edilerek tahsil edildiğini, satış bedelinin eksiksiz olarak daha önce ödenmiş olduğunu, sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kendisinden haksız olarak tahsil edilen 260.998,20 TL'nin davalıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkartılmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, davacı tarafça davalı şirketten satın alınan aracın satışı sonrası ÖTV artışı nedeniyle davacıdan talep edilen ve davacı tarafça ödenen ek bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde özetle, davalı şirketten ................... marka araç sipariş ettiğini, satış bedelini ÖTV zammından önce █████/2025 tarihinde tamamen ödediğini, ancak █████/2025 tarihinde yürürlüğe giren ÖTV artışı gerekçe gösterilerek davalı şirket tarafından 260.998,20 TL tutarında ek bir bedel talep edildiğini ve bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, satış bedelinin eksiksiz olarak daha önce ödenmiş olduğunu, sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kendisinden haksız olarak tahsil edilen 260.998,20 TL'nin davalıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise TKHK'nın m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre, "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Yine TKHK'nın 83/2.maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiş, TKHK'nın 73/1.maddesinde ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri çerçevesinde somut olaya gelindiğinde, davacı davalı şirketten ................... marka araç satın aldığını, satış bedelini eksiksiz olarak ödediğini ancak ÖTV artışı gerekçe gösterilerek kendisinden ek ödeme talep edildiğini belirterek ödemiş olduğu ek bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Hal böyle olmakla, dava dilekçesinin içeriği ile dava dilekçesine ekli belgeler incelendiğinde davacının araç satış sözleşmesinin tarafı olarak ticari amaç gütmediği, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı TKHK'nın yürürlükte bulunduğu, bu nedenle davacının TKHK'nın 3/k maddesinde belirtilen tüketici kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu talebin de TKHK'nın 3/l maddesinde belirtilen tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, TKHK'nın 73/1. maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklanan davalarda görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu, davacının tacir olmadığı değerlendirilmekle, açılan davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması nedeniyle Mahkememizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!