Ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağı ve şahsi kefalet içeren icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, dava dışı bir firmanın borcuna şahsen kefil olduğu iddia edilen davalı aleyhine, ticari satıştan kaynaklanan yaklaşık 29.000 TL tutarındaki hazır beton ve pompa hizmeti alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararın giriş ve hukuki değerlendirme bölümünü içermektedir; davalı tarafın yasal sürede cevap vermemesi üzerine mahkeme, icra dosyasını inceleyerek takibin usulüne uygun olduğunu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığını tespit etmiş, hukuki değerlendirmesinde mahkemelerin görev kurallarının kamu düzeninden olduğunu vurgulamıştır.

T.C. ........... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...........
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
..........x..............x.........
..............x................x.
.......x.........x.................x
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalıya fatura mukabili hazır beton ve pompa hizmeti satışı gerçekleştirildiğini, bu satışa ilişkin █████/2021 ve █████/2021 tarihli iki adet fatura düzenlendiğini, faturalardaki toplam borç tutarının 29.075,20 TL olduğunu, faturanın içeriğinde belirtilen mal ve hizmetlerin davalı tarafa fiilen teslim edildiğini, söz konusu borcun ................ Bakliyat Tic. Ltd. Şti'ye ait olmakla birlikte davalı ........ borcun ödenmemesi ihtimaline karşı şahsi kefil sıfatıyla sorumluluk üstlendiğini, taraflar arasında ticari ilişki ve kefalet iradesinin mevcut olduğunu, bu hususun sözleşmede kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin alacağın tahsili için davalı aleyhine ........... 6. Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız tahsil takibine girdiğini, ancak davalının yasal süresi içinde borca ve kefaletine itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, sırf borcun ödenmesini geciktirme amacı taşıdığını belirterek, davanın kabulü ile, davalının ........... 6. Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itiraz nedeniyle İİK m67 uyarınca %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİELKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dava dışı ................ ... Ltd. Şti. adına iki adet fatura tanzim ettiğini ve faturaya konu hazır beton ve pompa hizmetinin karşı tarafa sunulduğunu, faturaya konu borcun dava dışı ................ ... Ltd. Şti.'ye ait olmasına karşın davalı tarafın borcun ödenmemesi ihtimaline binaen şahsi kefalet verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce davanın dayanağı olan icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ........... 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 14.278,00 TL fatura alacağı ile 14.797,20 TL fatura alacağı ve 14,28 TL işlemiş faiz, 133,17 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 29.222,65 TL üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak iki adet faturanın gösterildiği, bu kapsamda █████/2021 tarihli örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. Anılan maddede, "Mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin genel görevli mahkeme olacağı" belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava dilekçesi ve eldeki dosya incelendiğinde, davacı tarafça dava dışı ................ ... Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş iki adet faturaya konu malların teslim edilmesine, hizmetin sunulmasına rağmen ödeme yapılmadığının iddia edildiği, alacağın ödenmemesi nedeniyle borca kefil olan davalı adına takip başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ve eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafça uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğundan bahisle Mahkememizde dava açılmış ise de, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve bu hususta Mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğinden, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılardan davalının tacir olmadığı, davanın da gerek TTK gerekse diğer mevzuat uyarınca mutlak ticari iş niteliğindeki bir dava mahiyeti taşımadığı tespit edilmiştir. Gerçekten de, dava konusu faturaların dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalının da şirketin temsilcisi olarak borca şahsi kefalet verdiği, davalının dava dışı şirkettin temsilcisi ve ortağı olmasının kişiye tacir sıfatı vermeyeceği, tacir sıfatının tüzel kişinin kendisine ait olduğu değerlendirilmekle, davalının tacir olmaması dikkate alınarak dava dilekçesinde ileri sürülen taleple ilgili görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması durumunun dava şartı niteliğinde olduğu, Mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun davanın her aşamasında re'sen araştırılabileceği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ........... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!