Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat davasında dava şartı arabuluculuk hususunu irdeleyen gerekçeli kararı.
Özet: Sunulan gerekçeli karar metni, bir trafik kazası sonucu davacıya ait aracın hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının haksız fiilden kaynaklanan tazmini talebiyle açılan davada, davalıların zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediği iddiasıyla davanın usulden reddini talep etmeleri ve ayrıca talep edilen zararların esasına, ispatına yönelik çeşitli itirazlarda bulunmaları üzerine, mahkemenin uyuşmazlıkta arabuluculuğun dava şartı olup olmadığını ve bu konudaki mevzuat hükümlerini değerlendirmeye başladığı bir aşamayı özetlemektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO: ████████HAKİM :KATİP :DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLLERİ:DAVALI :İHBAR OLUNAN:VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kusurlu hareketi sonucu müvekkiline ait aracın hasarlandığını, araçta hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının oluştuğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen zararının karşılanmadığını ileri sürerek, gerçek zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile belirleneceğini azlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hasar bedeli için 10,00 TL, değer kaybı için 10,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli için 10,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı .....Endüstriyel.....Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafından müvekkili yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca belirli olduğu ileri sürülen alacaklar yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağını savunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise trafik kaza tespit tutanağının hükme esas alınamayacağını, kusur durumunun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi veya uzman bilirkişi marifetiyle yeniden belirlenmesi gerektiğini, araç mahrumiyetine ilişkin talebin somut delillerle ispatlanmadığını, ikame araç temini ve makul onarım süresinin araştırılması gerektiğini, aracın önceki hasar kayıtlarının ve gerçek değer kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunmuş, dava öncesi başvuru için gerekli belgelerin sigorta şirketine sunulmadığını ve dava şartlarının yerine getirilmediğini, ayrıca uyuşmazlık yönünden dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerektiğini savunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise kusurun bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, mükerrer ödeme ihtimalinin araştırılmasını, değer kaybının ZMSS Genel Şartlarında öngörülen hesaplama yöntemine göre belirlenmesini, aracın önceki hasar kayıtlarının araştırılmasını, araç hasarının ve talep edilen bedellerin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığını, onarım faturaları ile KDV’nin ispat edilmediğini, anlaşmalı servis iskonto oranlarının dikkate alınması gerektiğini, araç mahrumiyeti talebinin ZMSS teminatı kapsamında bulunmadığını ve avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davaya konu uyuşmazlık davalı .... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti..' e ait, davalı Kerem Korkmaz' ın sürücüsü olduğu, diğer davalının ZMMS ile sigortaladığı ..... plakalı aracın davacıya ait ..... plakalı araca vurması sonucu, işbu aracın da dava dışı..... plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafından Yargıtay 4. HD. ██████████ E, ████████ K sayılı ilamına dayanılarak ara buluculuk yoluna başvurulmadığı belirtilmiştir. Davalılar tarafından ise ara buluculuğa başvurunun dava şartı olduğu belirtilmekle davanın dava şartı yokluğundan reddi talep edilmiştir. Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığına göre sigorta şirketi ile diğer davalıları ayırmak gerekmektedir. 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Bu düzenlemelere göre, █████/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. TTK’nın 5/A maddesi gereğince, ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlendiğinden ticari dava kavramının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nın 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel Kanun'larda da ticari dava kavramına yer verilmiştir. TTK'nın 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalar, şarta bağlı ticari davalar olup, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. (a) - (f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortası, aynı Yasa'nın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından zarar verenin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı aleyhine açtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır.Somut olayda; her ne kadar davacı tarafından sigortaya yapılan başvurunun yeterli olduğu belirtilmiş ise de sigorta şirketine başvurunun alternatif çözüm yolları içinde sayılamayacağı, tarafsız bir 3. Kişi tarafından tarafların bir araya getirilmesi ile uyuşmazlık çözümünün gerektiği ancak sigortaya başvuru ile bunun gerçekleşmediği, KTK m.97 uyarınca yapılan zorunlu başvuru neticesinde anlaşmaya varılması halinde bu anlaşma, bağlayıcı nitelikte değilken arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varılması halinde tarafların bu anlaşma ile bağlı olacağı, tüm bu sebeplerle mahkememizce sigortaya başvuru yapılmasının dava şartı olan arabuluculuğu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir. ZMMS'nin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi ve sigorta şirketi hakkında açılan davanın ticari dava niteliğinde olması nedeniyle; zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığından, davalılardan Sigorta şirketi hakkında açılan davanın 6100 sayılı HMK’nın 114. ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Ankara BAM 35. HD. ████████ E, ████████ K sayılı ilamı) Diğer davalılar yönünden ise; davanın açıldığı tarih itibari ile, dava konusu uyuşmazlık haksız fiile dayalı olup, davacının işleteni olduğu araç hususi mahiyette olup sürücüsü gerçek kişidir. Davalı araç ticari ve maliki tacir olsa da davacı tacir olmadığı gibi aracın da ticari araç olmamasına, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamasına, mutlak ticari davalardan olmamasına, sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık bulunmamasına göre taraflar arasındaki ilişkinin haksız fiile dayandığı, davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunduğu dikkate alınarak diğer davalılar yönünden ara buluculuğun dava şartı olmadığının kabulü ile sigorta dışındaki davalıların ara buluculuk dava şartına yönelik itirazlarının reddi ile Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden yargılamaya devam etmek gerekmiştir. (Ankara BAM 26. HD. ████████ E, ████████ K sayılı ilamı ile Ankara 26. HD. █████████ E, ███████ K sayılı ilamı)Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, " Davalı taraf 06 EBK 957 plakalı araç sürücüsü Kerem Korkmaz’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-a ve 46/2-b maddelerine aykırı hareketi ile trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu, Davacı taraf ..... plakalı araç sürücüsü Fahrettin Yıldız’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun herhangi bir maddesine aykırı bir hareketi olmadığı için ile trafik kazasının meydana gelmesinde KUSURUNUN BULUNMADIĞI değerlendirilmiştir. "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler;Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 450.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davaya konu araçta 686.364,22 TL tutarında hasar meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen poliçe limiti kapsamında █████/2025 tarihinde 300.000,00 TL ödendiği, dava dışı ..... Sigorta Şirketi tarafından da █████/2025 tarihinde 386.364,22 TL ödeme yapıldığı görülmüş dava tarihinin █████/2025 olduğu göz önünde bulundurularak bu alacak kalemi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla söz konusu talep yönünden karar verilmesi yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalılara yükletilmiştir. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler;Davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zararın tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. █████████E, █████████ K sayılı ilamı)Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Ancak bu sürenin belirlenmesi malzeme bekleme süresi, sigortanın bir kısım yazışmalar nedeniyle meydana gelen gecikmeleri kapsamamaktadır. Bu süre aracın makul olarak onarılması gereken süre ne ise onun üzerinden belirlenir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden ise; Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde, bilirkişi tarafından araçtaki hasarların giderilmesi için gerekli makul sürenin 18 gün olacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmüş, davaya konu araçla muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden araç mahrumiyet bedeli 41.400,00 TL olarak belirlenmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bu miktarın sadece davalı araç sürücüsünden ve araç malikinden tahsiline karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış, Davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, diğer davalılar yönünden ise kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararından davalı ..... şirketi ile Kerem Korkmaz' ın müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna dair hüküm kurulmuş, temerrüt tarihi davalı araç maliki ve sürücü için kaza tarihi olarak belirlenmiş, davaya konu aracın kullanım amacının hususi olduğu nazara alınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden yönünden de davalılar AYK şirketi ile Kerem Korkmaz'' in sorumluluğuna gidilmiş, hasar bedeline ilişkin talepler yargılama aşamasında karşılandığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; A-Davalı Sigorta Şirketi Yönünden davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan REDDİNE, Davalı ..... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine VERİLMESİNE, ..... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret limited Şirketi ile Kerem Korkmaz yönünden; 1-Hasar bedeline ilişkin talepler konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-450.000,00 TL Değer Kaybı Bedelinin kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile .....' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-41.400,00 TL Araç Mahrumiyet Bedelinin kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile Kerem Korkmaz' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 33.567,53-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL ve ıslah ile alınan 8.374,46-TL olmak üzere toplam 8.989,86-TL harcın mahsubu ile 24.577,67 TL harcın davalılar ..... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile Kerem Korkmaz' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 8.989,86 TL harcın davalılar ...... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile Kerem Korkmaz' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 139.710,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile .....' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 8.233,50-TL yargılama giderinin davalılar ..... Endüstriyel Yapıştırıcılar ve Yapı Kimyasalları Boya İnşaat Nakliyat SAnayi ve Ticaret limited Şirketi ile Kerem Korkmaz' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ..... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır