Danıştay, Adana-Seyhanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali talebiyle açılan davada, taşınmazların parçalanması ve kamu yararına aykırılık iddialarına rağmen bölge idare mahkemesinin red kararını onadı.
Özet: Davacı, Adana-Seyhanda gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin, taşınmazlarının parçalanmasına, hissedarlık oluşmasına ve tarımsal faaliyetlerinin engellenmesine yol açtığı gerekçesiyle iptali için dava açmıştır; ancak, alt mahkemeler yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, toplulaştırmanın mevcut mevzuata, belirlenen ilkelere ve tekniğe uygun olduğunu, katılım payı oranlarının doğru uygulandığını, mülkiyetlerin korunduğunu ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını tespit ederek davayı reddetmiştir. Nihayetinde, temyiz incelemesi yapan üst mahkeme, bölge idare mahkemesinin kararını usul ve hukuka uygun bularak davacının temyiz talebini oyçokluğuyla reddetmiş ve kararı onamıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: █████/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2012 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu parsellerin bulunduğu alanda gerçekleştirilen toplulaştırma sonucunda, katılım payı oranı ve parsel endeksi katsayılarına göre davacı parselindeki dağıtımların hesaplandığı, projede %0,82034 oranında katılım payı kesildiği ve kanuna uygun davranıldığı, davaya konu parsellerin toplulaştırılması sonucu oluşan parsellerin yine kök parseller üzerinde oluşturulduğu, dava konusu kök parsellerin cinsinin tarla olduğu ve toplulaştırma sonrası oluşturulan parsellerin cinsinin de yine tarla olarak korunduğu, mülkiyetlerin korunduğu, yeni parsellerin fiili kullanımlara göre oluşturulduğu, sabit tesis olan bahçelerin korunduğu, yapılan işlemin tekniğe ve parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine uygun olduğu, toplulaştırmanın hedef ve gayelerine uygun olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatla belirlenen şartlara uyulmak suretiyle tesis edildiği dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ... Köyündeki 5 adet taşınmazının parçalandığı, neticede 8 ayrı parselde birçok kişi ile hissedar yapıldığı, taşınmazın üzerinde fiilen bulunan drenaj kanalı ve yol nedeniyle tarımsal faaliyetine devam edemeyecek hale getirildiği, toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve kuralları ile kamu yararına uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Kanunun amacı" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yasanın amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir.
3083 sayılı Kanun'un amacı dikkate alındığında, maliklerin istekleri dikkate alınarak mümkün olduğunca arazisinin yoğun olduğu bölgede ve tek parselde arazi tahsis edilmesi gerekirken, davacıya ait toplulaştırma projesine giren taşınmazların birlikte dikkate alınması suretiyle mümkün olduğunca fiili kullanım alanında birleştirilmesi gerekirken bunun yapılmayarak dağınık şekilde Kanun'un amacına aykırı düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!