Kooperatifin aidat ve şerefiye alacağı iddiasıyla açtığı itirazın iptali davasında, davalının kooperatif üyeliği bulunmaması nedeniyle aidat yükümlülüğünün olmadığına dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı kooperatifin, genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat alacakları nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalının kooperatif üyesi olmadığını ve bu nedenle aidat sorumluluğu bulunmadığını tespit ederek davayı reddetmiş; bu karara karşı davacı vekili, davalının üyelik durumunu bildiği, kısmi ödemeler yaptığı ve kötü niyetli davrandığı iddialarıyla istinaf yoluna başvururken, davalı vekili ise müvekkilinin üye olmadığını ve borçtan sorumlu olmadığını yineleyerek istinaf başvurusunun reddini talep etmiş olup, dosya davalının kooperatif üyeliği ve aidat sorumluluğu hususundaki uyuşmazlığın çözümü için incelenmektedir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
..
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Kooperatif Aidat Alacağına Dayalı)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kooperatifin ... tarihli genel kurul kararı 13. Maddesi gereği, .. tarihli genel kurul kararı 10. Madde gereği, ... tarihli genel kurul kararı 13. Madde gereği, ... tarihli genel kurul kararı 14. Madde gereği üyelerinin ödemesi gereken aidat ve şerefiye tutarları belirlendiğini, bu tutarların tahsili amacıyla davalı hakkında yapılan takibe davalının haksız itirazıyla takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, takibin ..., ., ... yılı genel kurul kararlarına dayandırıldığını, bu kararlara dayalı alacak talebinde bulunulabileceğini, oysa dava dilekçesinde ... ve ... yılı genel kurul kararlarının dayanak gösterildiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taşınmazı icra yoluyla satın alan ... satın aldığını, kooperatif üyeliğinin bulunmadığını, yaptığı ödemelere dair belgeleri sunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; davalının hisse ile bağlı olduğu iddia edilen taşınmazı ...A.Ş.'den satın aldığı, fakat kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir hisse devir sözleşmesi ve yazı ile kooperatife başvurulduğu hususunun ispatlanamadığı, bu sebeple davalının kooperatif üyesi olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacının ileri sürdüğü diğer bir iddia ise, davalının bir kısım ödemeleri yapmış olduğu ve kötü niyetli olduğu iddiaları ise de, davalının yaptığı ödemeleri oturduğu eve ilişkin çevre düzenlemesi yapılması amacıyla yaptığı, kooperatif üyeliği kaynaklı bir ödeme yapmadığı yönünde savunmasına itibar edildiği, kooperatifin davalı aleyhine , davalının kazanımları nedeniyle sebepsiz zenginleşme kaynaklı dava açabileceği kabul edilse de, kooperatif aidatlarına ve şerefiyeye ilişkin herhangi bir alacağı olamayacağı açıktır. Dolayısıyla kooperatif aidat alacağı ve şerefiye alacağına ilişkin işbu davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının haricen satın aldığı taşınmazın üyeliği olduğunu bildiğini, üyeliği sonlandırmak için herhangi bir çaba sarf etmediğini, bunun yanı sıra davalı tarafından aidat ve şerefiye bedeli olarak yaptığı ödemelerin bulunduğunu ve bunun çevre düzenlemesi olarak kabulünün dayanaksız olduğunu, yapılan bir kısım ödemelere rağmen ödeme yapılmamasının kötü niyeti gösterdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığının mahkemece tespit edildiğini, üyelikten kaynaklı herhangi bir borçtan sorumluğunun bulunmadığını, davacı kooperatifin kat irtifakı kurulmasına rağmen kooperatif hükümlerine göre yönetim yetkisini devam ettirdiğini, yapılan ödemelerin taşınmaza ilişkin ödemeler olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı kooperatif tarafından ... .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ... tarihli genel kurullarda alınan aidat kararlarına istinaden takip yaptığı davalının süresi içerisindeki itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece davalı taşınmaz malikinin kooperatif üyeliğinin olmadığından aidat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalının kooperatif üyesi olup olmadığı ile bunun sonucuna göre takibe konu aidat borcundan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kooperatif üyeliği ve mülkiyetin devri hususları ayrı ayrı kavramlar olup, kooperatif üyeliğinin devrinin mutlaka o üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrini gerektirmeyeceği gibi tam tersi durumda da bir üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrinin mutlaka kooperatif üyeliğinin devri anlamına gelmez veya bu tür sonuçlar çıkarılamaz. Kooperatif üyeliğinin de ayrıca devri ile devir alanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/.... maddesi uyarınca ortaklığa kabul edilmesi gerekmektedir. Devrin gerçekleşmesi halinde, devir alan davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/... maddesindeki “devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer” hükmü uyarınca, devredenin borçlarından sorumlu olur.
Bu halde üyeliğin devri ve kooperatif ortaklığına kabulünün gerçekleşmediği durumda taşınmaz malikinin kooperatifin genel kurullarında alınan kararlardan, bu kapsamda inşaat finansman giderlerine yönelik aidat borçlarından sorumluluğu bulunmayıp sadece kooperatif hizmetlerinden yararlanmasının karşılığı olan genel giderlerden ve bu kapsamdaki altyapı giderlerinden TBK'nın vekaletsiz işgörme hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmelidir.
Dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; davalının kooperatif nezdinde ortaklığının bulunmadığı tahakkuk ettirilen aidat borçlarının ... yılı öncesinden gelen borç ile ... ve ... yıllarına ait genel kurul kararlarına istinaden tahakkuk ettirilen aidat borçlarından oluştuğu anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, söz konusu borçların kooperatif hizmetlerinden yararlanma karşılığı genel gider veya alt yapı hizmetlerine ilişkin olmadığı görülmektedir. Öte yandan, davalı tarafından sunulan makbuzlarda bir kısım ödemelerin aidat olarak ödendiği görülmekte ise de; bu durum hukuken gerçekleşmeyen kooperatif ortaklığının zımnen kabul edildiği anlamına gelmeyecektir. Dolayısıyla, davalının bir kısım aidat ödemesinin varlığı kooperatif ortaklığının bulunmaması sebebiyle davalı aleyhine sonuç doğurmayacağı, kooperatif ortağı olmayan davalının inşaat finansmanına yönelik aidat giderlerden sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının isabetli olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı/vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
...-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, gider avansının işi bitmekle yatırana iadesine,
...-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile KESİN OLARAK karar verildi.
...
Başkan
...
E-imza
...
Üye
...
E-imza
...
Üye
...
E-imza
...
Katip
...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!