İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 5464 sayılı Kanun kapsamında tacir ve banka arasındaki kurumsal kredi kartı borcuna dair itirazın iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, tacir bir şahıs firması aleyhine, kurumsal kredi kartı üyeliği sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı banka, borcun sözleşmeye aykırı kullanılması ve ödenmemesi üzerine itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise mahkemenin yetkisizliği, görevsizliği, eksik harç, zamanaşımı ve fahiş faiz gibi çeşitli usul ve esasa ilişkin itirazlar ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi ise taraflar arasındaki sözleşmeyi ve borcun varlığını bilirkişi raporuyla tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka vekilinin 20.10.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... şahıs firması arasında Gerçek Kişi Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve Bireysel Bankacılık Hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, bahse konu sözleşmeye istinaden kredi lehtarı/borçlu şahıs firması lehine şirket kredi kartı üzerinden nakdi krediler kullandırıldığı, İlgili kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle doğrudan posta İadesi kanalıyla 06.07.2023 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiği, İhtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi sonucunda, İstanbul...İcra Md. ... E. sayılı dosyası ile ilamsız İcra takibi açıldığı, davalı/borçlunun asıl borca, işlemiş faize, faiz oranına ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, Temerrüt faizi sözleşmenin 10 m. ile düzenlendiği ve sözleşmenin X-2 m. göre müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtlarının delil teşkil edeceği, güncel 194 .292,33TL alacak üzerinden davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, Mahkemenin yetkisiz olup, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini, Aynı şekilde, mahkemenin görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini, dava değeri düşük gösterildiğinden, eksik harç ikmal edilmeden, davaya devam edilmesi, bu aşamada mümkün olmadığını, eksik harcın ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmesini, harcın, verilen kesin sürede ikmal edilmemesi durumunda, dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davaya konu talep, zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğradığından, zamanaşımı ve hak düşürücü süre aşımı nedeniyle davanın reddini, Açılan davada zamanaşımı süresi zararı kabul etmemekle beraber davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren geçtiğini, bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Yargı yerinin caiz olup olmadığı, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartları olduğundan, bu hususların da ayrıca Mahkeme’ce resen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddini, Davacı ... AŞ. ile müvekkili ... arasındaki █████/2024 tarihli borca Esasa ilişkin yazıda davalı ...'nın savunması özetlenmeli ve taleplerine cevap verilmesi gerektiğini, Fahiş faiz uygulandığını, Faiz hususuna itiraz ettiklerini, Öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile davalı borçlu ...-...şahıs firması arasında 17.01.2020 tarihli Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca itiraz dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın takip tarihi ile toplam 194.292,33 TL olarak hesaplanarak rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin, mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisini fiilen kullanmadan rapor düzenlediğini, raporun denetime elverişli olmadığını, raporda yanlış sıfat ve unvan isnadı yapıldığını, alacağın likit olmadığı ve bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 09.04.2026 tarihli “istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması” kararının yalnız usulî bir kapatma kararı değil; esasa geçilmesi gereken ciddi bir hukukî başvurunun mali engel nedeniyle BAM denetimi dışına itilmesi sonucunu doğurduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin █████████ ve █████████ sayılı kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun █████████ sayılı kararının kart hamilinin tacir sıfatı bulunmadığı hâllerde uyuşmazlığın tüketici hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini, istinaf başvurusunun yalnız şekli bir müracaat olmadığını, görev, sıfat, likidite, bilirkişi yöntemi ve tazminat yönlerinden ciddi hukukî tartışma içeren bir başvuru olduğunu, adli yardım talebinin reddinin, dosya kapsamındaki somut ekonomik verilerle bağdaşmadığını, lehe verilmiş çoklu adli yardım kabul kararlarının, bu dosyada yapılan değerlendirmenin isabetsizliğini gösterdiğini, somut olayda karşı tarafın kurumsal yapı ve profesyonel temsil ile yargılamayı tam kapasite sürdürebilirken, davalının BAM incelemesine erişiminin adli yardım, harç, avans bariyeri sebebiyle kapandığını, Anayasa Mahkemesi’nin güncel bireysel başvuru çizgisinde, mahkemeye erişim hakkının yalnız ilk derece mahkemesine başvuru imkânını değil, itiraz/istinaf/temyiz gibi iç hukukta tanınmış kanun yollarına da etkili biçimde başvurabilme güvencesini kapsadığının açıkça görülmekte olduğunu, dosyada sunulan ekonomik belgelerden, davalının üzerine kayıtlı görünen malvarlığının önemli bölümünün hisseli, hacizli, şerhli, tasarrufa kapalı ve fiilen likit olmayan yapıda bulunduğunu gösterdiğini, davacı tarafta, profesyonel vekille temsil edilen kurumsal bir varlık yönetim şirketi bulunmasına rağmen; davalı taraf yönünden üst derece mahkemeye erişimin, yüksek harç ve avans yükü nedeniyle fiilen kapandığını, mevcut usul zincirinin, mahkemeye erişim ve etkili başvuru haklarıyla birlikte silahların eşitliği ilkesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda HMK M.334–337 ile HMK m.344’ün uygulanış biçiminin, ölçülülük ilkesini aşan, mahkemeye erişimi fiilen kapatan ve etkili başvuru hakkını zedeleyen bir sonuç doğurduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen 09.04.2026 tarihli, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararının kaldırılmasını, istinaf başvurusunun, esas yönünden BAM incelemesine açılacak şekilde yeniden işleme alınmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dosya kapsamında HMK'nın 352. Maddesinde belirtilen hususlar yönünden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ K. Sayılı ilamı ile █████/2025 tarihinde verilen kararın adli yardım talepli istinafı üzerine Dairemizin █████████ Esasına kaydı yapılan dosyada Dairemizce █████/2025 tarihli kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, karara karşı istinaf edenin itirazı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkememsi 44 Hukuk dairesinin 2025/9 D.iş 2026/1 K sayılı █████/2026 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine dairemizin █████/2026 tarihli ████████ K. Sayılı kararı ile HMK 344 maddesi gereği işlemlerin tamamlanmak üzere dosya mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği görülmektedir.
İlk derece mahkemesince davalı tarafa istinaf başvuru ve karar harçları ile istinaf gider avansının tamamlanması için bir haftalık kesin süre verilerek aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davalı tarafça verilen kesin sürede harç ve gider avansının yatırılmaması üzerine de █████/2026 tarihli karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
İstinaf harç ve giderlerinin yatırılmış olması, istinaf başvurusu şartlardan biri olup, istinaf harç ve giderlerinin hiç ödenmemiş veya eksik ödenmiş olup olmadığını denetlemesi görevi, öncelikle kararı veren ilk derece mahkemesine aittir. Bu nedenle, istinaf harç ve giderlerinde herhangi bir eksiklik tespit edildiği takdirde, kararı veren mahkeme, vereceği bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanması aksi takdirde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunu başvuran tarafa yazılı olarak bildirir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderlerdeki eksiklik giderilmediği takdirde, kararı veren mahkemece" başvurunun yapılmamış sayılmasına" karar verilir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, HMK 346. maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanması ile, istinaf kanun yoluna başvurulacaktır.
5235 Sayılı Kanunun 52. maddesi ile Harçlar Kanununa bağlı(1) sayılı tarifenin "(A)Mahkeme Harçları" başlıklı bölümün "I- Başvurma Harcı" ile" III- Karar ve İlam Harcı" başlıklı bölümünde "Bölge Adliye Mahkemeleri" ibaresinin eklenmesi ile, istinaf başvurusunda başvurma harcı ile maktu yada nispi karar ve ilam harcının alınacağı düzenlenmiştir.
İstinaf yoluna başvuran davalının başvuru ve karar ve ilam harcını ve istinaf gider avansını kendisine verilen kesin sürede yatırmadığı görülmekle "istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına" dair kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalının mahkemenin ek kararına karşı istinaf başvurusunun HMK 346. maddesi gereğince ve HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında herhangi bir harç yatırmadığı anlaşıldığından alınması gereken 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı ile 13.272,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!