Danıştay, 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı dönüşümünde paydaşın arsa payı satış bedeli ihtilafına ilişkin istinaf ve bilirkişi raporu sürecini değerlendirmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, 6306 sayılı kanun uyarınca riskli yapı ilan edilen bir taşınmazda, arsa paydaşlarının aldığı yeniden yapım kararına katılmayan davacının arsa payının açık artırma ile satılması işleminin iptali talebini konu edinmekte olup, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştayın bozma kararı üzerine alınan ek bilirkişi raporuyla arsa m² birim bedelini ve toplam satış bedelini güncelleyerek, davacının arsa payının satışına ilişkin işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmederek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakiben yıkılması sonrasında, söz konusu taşınmazda yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak arsa paydaşlarının en az üçte iki çoğunluğu ile aldığı karara katılmayan davacının arsa payının █████/2020 tarihinde açık artırma ile yapılan ihale sonucunda, paydaşlardan ...'ye 613.500,00-TL bedel karşılığında satılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince; bozma kararı doğrultusunda ek bilirkişi raporu aldırılması sonucunda; uyuşmazlığa konu taşınmazın arsa m² birim bedelinin bilirkişi heyetince 29.179,60 TL olduğunun tespit edildiği, öte yandan; davacıya ait arsa payını satın alan ...'ye davanın ihbar edildiği halde bu kişi tarafından davaya müdahale dilekçesi verilmediği anlaşıldığından, söz konusu taşınmazdaki davacıya ait arsa payının █████/2020 tarihinde satışına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararı yerinde görülmekle beraber, söz konusu kararda arsa m² bedelinin bilirkişi kök raporunda belirtilen 27.000,00-TL üzerinden esas alınması yerinde görülmeyerek arsa m²'sinin 29.179,60 TL olarak, toplam satış bedelinin ise 1.250.345,86 TL esas alınması gerektiği sonucuna varıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 6306 Sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği uyarınca tesis edildiği, mevzuata uygun şekilde tesis edilmiş olan işlemin iptalini gerektirecek hiçbir gerekçe bulunmadığı, davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kabulüne,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY :Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararı üzerine verildiği dikkate alındığında; söz konusu kararın, Dairemizin bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediği hususu değerlendirilerek temyiz isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.