İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazasında ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazasında vefat eden yolcunun anne ve babasının, Güvence Hesabı ve Axa Sigorta A.Ş.den destekten yoksun kalma ve maddi tazminat talepleriyle açtıkları davanın ilk derece mahkemesinde kısmen kabul edilmesi üzerine, davacıların taleplerinin eksik değerlendirildiği ve vekalet ücreti hesaplamasının hatalı olduğu gerekçesiyle; davalıların ise zamanaşımı, önceki ödemeler ve yetki gibi itirazlarla davanın reddini talep ederek karara karşı istinaf başvurusunda bulundukları bir dosyayı özetlemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: ████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - █████████ KararDAVA : (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ: █████/2015KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25.03.2011 tarihinde, davacıların oğlu ...'in araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucunda ...'in vefat ettiğini, kazaya karışan 3. araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğini, davacıların vefat eden ...'in anne ve babası olduklarını, kazada yolcu olan müteveffanın tamamen kusursuz olduğunu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli kusurlu, müteveffanın içinde bulunduğu ...plakalı araç sürücüsü ...'un tali kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün ise kusursuz olduğunu, Bursa 9.ACM ████████ Esas sayılı dosyasında kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas dairesinden alınan rapor bulunduğunu, ... hesabı tarafından baba ... için 13.197,11 TL, anne... için 15.057,00 TL ödemede bulunulduğunu, davalı ... A.Ş'nin ise baba ... için 13.197,11 TL, anne... 15.057,11 TL tazminat ödediğini ancak yapılan bu ödemelerin yetersiz olduğunu ifadeyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak aktüerya hesabıyla belirlenecek tazminattan şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacıları vekili ıslah dilekçesi ile talebini 65.173,65 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Hesabının sadece plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün sebebiyet verdiği bedensel zarardan kusur oranı ile sorumlu olduğunu, aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan rapora göre 23.09.2014 tarihinde ... için 13.197,11 TL, anne... 15.057,00 TL olmak üzere toplam 28.254,00 TL makbuz ve ibraname karşılığında ödeme yaptıklarını, ödeme sorumluluğu yerine getirildiği gibi davacıların dava ile talep ettikleri tazminatın kazanın 25.03.2011 tarihinde meydana gelmesi sebebiyle KTK 109. maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davada şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın sigortalı araç sürücüsü ...'a ihbarını talep ettiklerini, ...'un alkollü araç kullanması sebebiyle mahkeme ilamına göre ...'a rücu edileceğini, ayrıca kazadan sonra sigorta şirketinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, tazminat hesabı yapıldığını, ...'in ölümü sebebiyle davacılara 03.10.2014 tarihinde toplam 32.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yapılacak tazminat hesaplamasında yapılan ödemelerin de güncellenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminattan sorumlu olduğunu, ayrıca müteveffanın araçta hatır ile taşınması sebebiyle yapılacak tazminat hesabından asgari %25 oranında indirim yapılması gerektiğini, davanın öncelikle yetki yönünden usulden reddine, esasa ilişkin olarak da tazminat ödendiğinden ve zamanaşımı dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ...'in davasının kabulü ile, 33.707,16 TL'nin davalılardan ... A.Ş'den █████/2014 tarihinden, diğer davalı ... Hesabında █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, davacı...'in davasının kabulü ile, 31.466,49 TL'nin davalılardan ... A.Ş'den █████/2014 tarihinden, diğer davalı ... Hesabından █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 03.02.2022 tarihinde dosya kapsamında sunulan değer arttırım dilekçesi ıslah dilekçesi olarak kabul edilse bile, bu ıslah tam ıslah olarak değil kısmen ıslah olarak değerlendirilerek buna göre hüküm kurulması gerekmekteyken bu husus göz ardı edildiğini ve hatalı, hukuka aykırı bir hüküm kurulduğunu, hükmedilen bu vekalet ücreti eksik bir şekilde hükmedildiğini, mahkemece yapılması gereken davacıların adına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yalnızca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin bozma sebebi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacılar, davalı şirkete trafik sigortalı olan araç ile 25.03.2011 tarihinde meydana gelen kazada destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, bidayet mahkemesi tarafından davadan önce müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilmediğini, bu sebeple karara esas alınan rapor denetime elverişli olmadığını ayrıca işbu ödemeler güncelleştirilip hesap sonucundan tenzil edilmediğini, mahkemece sigortalının kusur oranı nazara alınmadan müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedildiğini, sigortalı araç sürücüsünün %45 kusur oranı nispetinde sorumluluğun nazara alınması ile %45 kusura tekabül eden kısım yönünden karar verilmesi gerektiğini, bidayet mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve müvekkil şirket aleyhine açılan işbu davanın kusur durumuna göre karar verilmesi gerektiğini, karara esas alınan hesap raporu müteveffanın gelir bilgisi sebebiyle de hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz nazara alınmadan hesaplama yapıldığını, faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, davacılara müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme sonrası eksik ödeme iddiası ile davacılar tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılmadığını, işbu sebeple faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporu usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın gelirinin emsal ücret dikkat alınarak hesaplama yapılması hatalı olduğunu, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Türkiye'de yerleşik olmayan kişilerin trafik kazalarına bağlı olarak vefat etmesi durumunda vergilendirilmiş geliri ispatlayan resmi bir belgenin sunulmaması durumunda Türkiye Cumhuriyeti'nde geçerli net asgari ücret esas alınması gerektiğini, mahkeme kararında kusur oranları dikkate alınmadan müvekkil kurumun müştereken ve müteselsilen zararın tamamından sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil kurum sigortasız aracın kusur oranına göre sorumlu olduğunu, ana para ve feriler yönünden kusura oranına göre sorumluluk belirlenmesi gerektiğini, kusur oranları dikkate alınmaksızın müşterek müteselsil sorumlu tutularak hüküm kurulması hatalı olduğunu, müvekkil kurum dava açılmadan önce temerrüte düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, müvekkil kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararında bakiye karar harcı için hüküm eksik kurulduğunu, Mahkeme kararında davacı ...'in vefatı dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönüyle hükme esas alınamayacağını, mahkemece davacı babanın vefat ettiği dikkate alınarak yeniden hesap yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 25.03.2011 tarihinde davalı ... A.Ş.'ye ... poliçesi ile sigortalı bulunan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, arkasından plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması ile ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiği, olay nedeniyle müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacı anne babanın destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşılmaktadır.Dairemizin █████████ Esas ve 2019/ 3900 Karar sayılı kararında "...desteğin üniversite öğrencisi olduğu bildirildiğine göre, okuduğu ilgili üniversiteden öğrenim bilgilerinin istenmesi, yaşasaydı mezun olacağı muhtemel tarih ve mezun olması halinde eğitim aldığı alana göre yapabileceği işin ne olduğunun sorulması; gelen bilgilere göre, desteğin mezun olduğunda yapacağı mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra desteğin belirlenen geliri üzerinden maddi tazminat hesaplaması yaptırılması ve davalı ... Hesabının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak sigorta ödemesinin güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle hesaplama yapılması konusunda ek rapor yada başka bir aktüreya bilirkişisinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararı doğrultusunda tazminat hukuku hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınarak karar verilmiştir. Davacı ...'in dava devam ederken vefat etmesi üzerine mirasçıları... ile ...'e davanın ihbarı ile davayı takip edip etmeyecekleri konusunda beyanda bulunmak üzere mehil verilmiş, mirasçılar davayı takip edeceklerini bildirdiğinden taraf teşkili sağlanmıştır. Ayrıca davacı ...'in █████/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından destek süresi bakımından gerçek durum karşısında varsayımsal hesaplama yapılamayacağından vefat eden davacı ...'in █████/2024 ölüm tarihi itibariyle bakiye ömrü belirlenerek █████/2022 tarihli aktüerya raporu tarihindeki veriler esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Ek aktüerya raporu dosyaya sunulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararları). Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; davalıların oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tazminat talep edildiği anlaşıldığından davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların kusur oranları dikkate alınmadan tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ███████ K. sayılı kararı)Davanın tam kabulüne karar verildiğinden red vekalet ücreti belirlenmemiş olmasında; Davalı sigorta şirketi ile davalı ... Hesabı farklı tarihlerde davacılara ödeme yapış olup en geç ödeme tarihinde temerrüte düştüklerinin anlaşılmasına göre ödeme tarihleri esas alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece desteğin gelirinin tespiti bakımından "Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nın 30.03.2020 tarihli yazısında, İlgi yazı ile hakkında bilgi istenen ... T.C, kimlik numaralı ..., Üniversitemiz açıköğretim sistemiyle öğretim yapan işletme Fakültesi İşletme Lisans Programına 2007-2008 öğretim yılı █████/2007 tarihinde kayıt yaptırmış olup █████/2011 tarihinde vefat nedeniyle kaydı silinmiştir, ... vefat etmeseydi muhtemelen 2012-2013 öğretim yılı Bahar Dönemi dönem sonu sınavları sonunda mezun olabilecekti. İşletme Lisans Programını başarı ile tamamlayan mezunlar, kamu ve özel sektörde çeşitli yönetim kademelerinde çalışabilirler. Mezunlarımız pazarlama, satış, muhasebe, finans, denetim ve insan kaynaklan gibi çeşitli alanlarda görev yapabilirler. Hususunun belirtildiği görülmüştür. Müteveffanın 2013 bahar döneminde haziran ayında okulundan mezun olabileceği görüşü esas alınacaktır." kabulü ile desteğin gelirinin mezuniyet tarihine göre asgari ücretin 1,98 katı olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.Davalı ... Hesabı tarafından 23.09.2014 tarihinde davacı ...'e 13.197 TL, davacı...'e 15.057 TL ödeme yapıldığı; davalı ... A.Ş.tarafında ise 03.10.2014 tarihinde davacı ...'e 38.707,16 TL, davacı...'e 31.466,49 TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödemeler nedeniyle ödemeye bağlı olarak ibranameler düzenlendiği, Ödeme ve ibraname tarihlerinden itibaren KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü süre de davanın açıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince hükme esas aktüerya raporları ile Dairemizce alınan aktüerya raporunda ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığı konusunda hesaplama yapılmamış olması doğru olmamıştır. Yine davacı ...'in █████/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından destek süresi bakımından gerçek durum karşısında varsayımsal hesaplama yapılamayacağından vefat eden davacı ...'in █████/2024 ölüm tarihi itibariyle bakiye ömrü belirlenerek █████/2022 tarihli aktüerya raporu tarihindeki veriler esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için ek rapor alınmasına karar verilmiş ancak Dairemize sunulan bilirkişi ek raporunda kalan poliçe limitlerine göre davacı anne babanın talep edeceği tazminat miktarlarının ayrı ayrı hesaplanmamış olduğundan ek rapor hükme esas alınacak yeterlilikte görülmemiştir. Bu durumda Mahkemece; resen seçilecek başka bur aktüerya bilirkişisinden ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri (ödeme tarihi esas alınarak bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanması, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılması, desteğin üniversite mezuniyet tarihine kadar asgari ücret alacağı, mezuniyet tarihinden sonra ise mesleğine göre belirlenen geliri üzerinden ücret alacağı kabulü ile) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; ödeme yetersiz ise davalıların davadan önce yaptıkları ödemelerin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi, davalılar kalan poliçe limitlerini aşan tazminat belirlenmesi halinde davacı anne ve baba bakımından garame hesabı yapılmak suretiyle ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının hesaplanması için rapor alınması ve usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden aktüerya hesabına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Her ne kadar dairemizin önceki kararında davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmadığı belirtilmiş ise de dava dilekçesi incelendiğinde konu kısmında açıkça "belirsiz alacak davası" olduğu yazılı olduğu anlaşıldığından, davacıların alacağın miktarının tam olarak belirlendiği tarih itibari ile ıslah dışında talep arttırım hakkı da bulunmaktadır. Bu durumda davacılar vekilinin 2. olarak verdiği █████/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi (█████/2022 tarihinde harçlandırılan) olarak kabul edilmelidir. Ancak bu dilekçe de davacı anne ve baba için talep edilen tazminat miktarları açıkça ayrı ayrı belirtilmediğinden HMK'nın 31 ve 194. maddeleri gereğince davacılar vekiline talep artırım dilekçesinde yazılı tazminat tutarlarından davacı anne ve baba için ayrı ayrı talep edilen tazminat miktarını açıklamak üzere mehil verilmesi ile beyan sonucuna göre tüm dosya kapsamı da nazara alınarak karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre; Davalılar tarafından daha evvel yatırılan harçlar düşünmeksizin ilam harcı belirlenmesi; ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken tek vekalet ücreti belirlenmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026