İstanbul Beşiktaş Boğaziçi Kanununa aykırı ruhsatsız yapılaşma nedeniyle verilen yıkım kararı ile milyonlarca liralık para cezasının hukuki dayanağının Danıştayda temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, İstanbulda bir taşınmaz üzerinde ruhsata ve Boğaziçi Kanununa aykırı imalatlar nedeniyle uygulanan yıkım kararı ile kiracıya verilen yüksek miktarlı para cezasının iptali talebini ele almaktadır. İlk derece mahkemesi, yıkım kararını hukuka uygun bulurken, para cezasının büyük kısmını onaylamış, ancak bir ceza artırım nedeninin mevzuata aykırı olduğunu belirterek cezanın küçük bir bölümünü iptal etmiştir. Bölge idare mahkemesi bu kararı onamıştır. Davalı idare, para cezasının tamamının hukuka uygun olduğunu iddia ederek, davacı yanındaki müdahil ise yıkım kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak temyiz başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı(E-Tebligat)VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL(DAVACI YANINDA) ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mühendislik Müşavirlik Harita İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Korusu, ... pafta, ... ada, ... sayılı (eski ...) taşınmaz üzerinde yer alan yapıda ... tarihli ve ... sayılı 3 No'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ruhsat eki projeye aykırı imalatların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesinin (c) bendi uyarınca yıkımına ilişkin █████/2021 tarih ve 1178-1170 sayılı Encümen kararı ile aynı yapı tatil tutanağına dayanılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca inşai faaliyeti yapan kiracı sıfatıyla davacıya 3.693.780,66-TL para cezası verilmesine ilişkin █████/2021 tarih ve █████████ sayılı Encümen kararının iptali istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İstanbul 13. İdare Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararda; dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin encümen kararı yönünden, dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarihli ve ... sayılı 3 No'lu yapı tatil tutanağı ile imara aykırılıkların ayrıntılı şekilde somut olarak tespit edildiği, tespit edilen inşai faaliyetlerin ruhsata tabi olduğu ve mevcut haliyle ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığından bahisle hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemlerden para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı yönünden ise, yapıda ruhsatı ve eki mimari projeye aykırı imalatların yapıldığının açık olduğu, idare tarafından aykırılıktan etkilenen alan ile yapı sınıfı ve grubunun belirlenmesinde davacı lehine olacak şekilde hata yapılmasının, işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği, bu nedenle temel para cezasının hukuka uygun olduğu, temel para cezasına 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 2, 5, 7 numaralı alt bentleri uyarınca uygulanan artırım nedenlerinin de hukuka uygun olduğu, (c) bendinin 9 numaralı alt bendi uyarınca uygulanan artırım nedenine ilişkin olarak ise; söz konusu arttırımın yapılabilmesi için ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen yapıya devam edildiğinin tespit edilmesi durumunun gerçekleşmiş olması gerektiği, uyuşmazlıkta ise ruhsata aykırı olarak yapıldığı tespit edilen imalat nedeniyle işlem tesis edildiği ve dosyada taşınmaza ait yapı ruhsatının hükümsüz olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığından söz konusu ceza artırımında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerden yıkıma ilişkin encümen kararı ile para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının 3.693.780,66-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının 12.876,86-TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu para cezasına ilişkin encümen kararının tamamının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek idare dava dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı yanında müdahil tarafından, yıkıma ilişkin encümen kararının usul ve hukuka uygun olmadığı, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1- Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.2- Davacı ve (davacı yanında) Müdahil tarafından, savunma verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Davacı Yanında Müdahilin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği 67. maddesinde ise, müdahale talebinde bulunan üçüncü kişinin, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı ve müdahale dilekçesinin, davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği ve gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında bir karar vereceği hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince müdahale istemi kabul edilmiş ise de, dava dosyasının ve müdahale dilekçesinin incelenmesinden, davacı yanında müdahilin, müdahale dilekçesinde öne sürülen gerekçeler dikkate alındığında, bakılan davaya müdahil olmak yerine ayrı dava açma olanağının bulunduğu anlaşılmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen koşulların oluşmaması nedeniyle davacı yanında müdahale isteminin, İdare Mahkemesince kabul edilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmadığından, davacı yanında müdahilin temyiz isteminin esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacı yanında müdahilin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.