Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ortaklar arası anlaşmazlık ve şirketin faaliyetsizliği sebebiyle limited şirketin haklı nedenle fesih istemi hakkında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bir limited şirketin %50 hissedarı ve eski müdürü, 2012den beri gayri faal olan, vergi mükellefiyeti resen terk edilen ve diğer %50 ortağının pasifliği, iş birliğine yanaşmaması, ticari defterleri gizlemesi ve yeni müdür atanmasını engellemesi nedeniyle faaliyetlerini sürdürmesinin imkansız hale geldiğini iddia ederek şirketin haklı nedenle feshini talep etmiş; ilk ret kararı istinaf tarafından davacının dava açma ehliyetine sahip olduğu belirtilerek kaldırılmıştır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████...DAVA : Şirketin Feshi / Şirketler Hukuku Kaynaklı DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "Şirketin Feshi" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı sicilinde kayıtlı davalı şirketin hem %50 payına sahip olan ortağı olduğunu hem de █████/2013 tarihinde yetkisi sona ermiş müdürü olduğunu, davalı şirketin diğer %50 paya sahip ortağının ise ... olduğunu, davalı şirketin 2012 yılından bugüne gayri faal olduğunu, şirketin ticari adresi olarak gözüken adresin diğer ortak ... tarafından boşaltıldığını, bu nedenden ötürü ... dairesi tarafından da davalı şirketin vergi mükellefiyetinin resen terk gerekçesiyle sonlandırıldığını, müvekkilinin davalı şirketin diğer ortağı ile ile bir çok kez iletişime geçmek için çaba sarf ettiğini, aradan geçen bunca zaman boyunca ... davalı şirketin ticari faaliyetlerinin devamına yönelik herhangi bir irade göstermediğini, bununla birlikte müvekkilinin müdürlük görevinin █████/2013 tarihinde sona ermesine rağmen davalı şirkete yeni bir müdür atanmasına yönelik işlem tesis edilmesine yönelik taleplerine karşı da ... tarafından müvekkiline herhangi bir müspet cevap verilmediğini, müvekkilinin davalı şirkette %50 ortaklık sahibi olsa dahi bunun kendisini etek başına teoride veya pratikte bir karar alma imkan ve salahiyeti vermemesi nedeniyle bugüne kadar herhangi bir tasarrufta bulunmadığını, davalı şirkete ait ticari defterleri ve kayıtları diğer ortağın uhdesinde bulundurduğunu ve müvekkilinden sakladığını, davalı şirketin varlığını sürdürmesinin objektif olarak beklenemeyeceğini, davalı şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin gelinen aşama itibariyle diğer ortağının fiilleriyle veya tutumlarıyla imkansız kılındığını, yine aynı nedenden ötürü davalı şirketin bu saatten sonra işletme konusunu elde etmesinin imkansız hale geleceğini, ortaya çıkan bu durum üzerine müvekkilinin davalı şirketin tasfiyesinin artık kaçınılmaz olduğunu, %50'şer pay sahibi olan iki ortak olarak bir araya gelerek davalı şirket hakkında tasfiye kararı almaları ve tasfiye usulünü de birlikte belirlemeleri gerektiğini belirterek diğer ortak ...'i davalı şirketin %50 ortağı olan hissedarı hem de göre süresi sona ermiş olsa da son yetkili müdürü olarak ortaklar kuruluna davet ettiğini, ancak toplantı yerine gelmediğini, diğer ortağın davalı şirketin bu hale gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek; davanın kabulünü, ... sicil numarasında kayıtlı ... feshini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Uyuşmazlık; davalı şirketin TTK m. 636/2 hükmü uyarınca fesih halinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. .... Müdürlüğü'nün cevabi yazısının incelenmesinde; ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin kuruluş tarihinin 05.04.2006 olduğu, şirketin sermayesinin beheri 250,00 Türk Lirası değerinde 400 paya ayrılmış toplam 100.000 YTL değerinde olduğu, .... █████/2009 tarih,....yevmiye numaralı ... devredildiği, █████/2010 tarihinde davacı ...'ın 3 yıl süreyle müdür olarak seçildiği, şirketin sicil durumunun aktif olduğu anlaşılmıştır. 6. .... cevabi yazısının incelenmesinde; davalı şirketin mükellefiyetinin █████/2006 tarihinde başladığı, █████/2013 tarihinde re'sen terk edildiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. 7. Davalı şirket adına kayıtlı marka ve patent bulunup bulunmadığı ya da bunun dışında gayri maddi değerinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından ....'na yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; davalı adına herhangi bir marka ya da patent kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.9. Mahkememizce 15.06.2022 tarihinde davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu,... sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. 10. ..., sayılı kararında özetle; davacının şirket müdürü olduğu, görev süresi dolmakla birlikte yeni müdür seçimi için genel kurula çağrıyla yetkili ve acil işlemleri yerine getirme hak ve yükümlülüğüne sahip olsa da eldeki davalı şirketin feshi istemiyle açtığı davada davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan mahkemece davalı şirkete temsil kayyımı tayin edilmesi için gerekli işlemlerinin yapılması için süre verilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilmiştir. 11. Uyuşmazlık davacının ileri sürmüş olduğu olgular çerçevesinde limited şirketin feshi sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 12. Dava tarihinde ve şirket ortağının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) limited şirketin sona erme sebeplerini ve sona ermenin sonuçlarını düzenleyen 636/1. maddesi gereğince limited şirketin sona erme halleri şunlardır:a)Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.b)Genel kurul kararı ile.c)İflasın açılması ile.d)Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.13. TTK'nın 636/2. maddesi gereğince; uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.14. Şirket tipleri birçok açıdan tasnife tabi tutulmakta olup bunlardan biri de şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olarak sınıflandırılmasıdır. Bu tasnifte limited şirket hem şahıs hem de sermaye şirketi özelliklerine sahip olduğundan karma bir tür olarak nitelendirilmektedir (Poroy/Tekinalp/Yasaman, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, İstanbul 2005, s. 22). Şahıs şirketlerinde ve limited şirkette kişisel ilişkilere ağırlık verilmiş olması sonucu ortaklar arasındaki güven ilişkisi, şirketin devam etmesi ve amacına ulaşabilmesinde önem taşımaktadır. Güven ilişkisinin zedelenmesi durumunda ise ortakların aynı amaç etrafında birlikte çalışma isteğini de ortadan kaldırabilmektedir. Bu halde ise şirketi devam ettirme ve kuruluş amacını gerçekleştirmesi mümkün olamamaktadır. İşte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un 636. maddesi uyarınca haklı nedenlerin varlığı halinde bu durumdaki şirketlerde ortakların şirket sözleşmesi ile olan bağlılığı sonlandırabilmektedir. 15. Buna göre, limited şirket ortağı, haklı bir sebebin bulunması durumunda, şirketin feshini mahkemeden talep edebilir. Haklı sebep kavramına ilişkin açık bir tanımlama yapılmamış, haklı sebeple fesih hakkının düzenlendiği TTK’nın 636. maddesi haklı nedene ilişkin örnek ve tanım vermeyerek haklı sebebin somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi takdirini hakime bırakmıştır. Hakim haklı sebep olarak ileri sürülen olayları dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirecek ve kararını buna göre verecektir. 16. Haklı sebeple feshi gerektiren olgular objektif ve sübjektif özellikte olup objektif nitelikte olan sebeplerden dolayı fesih davasını açan ortağın kusurlu olup olmadığına bakılmazken sübjektif nitelikteki haklı nedenlerden ötürü fesih davası açıldığında ortağın kusurunun bulunmaması aranmaktadır. Yani davacı ortağın haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaktan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir (... Karar).17. 6102 sayılı TTK’nın 636. maddesinde haklı sebepler düzenlenmemiş ise de, Yargıtay yerleşik içtihatlarında, şirketin uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmaması, davacı ortağa şirket ile ilgili hesap verilmemesi, kar payının ödenmemesi, şirketin devamlı olarak zarar etmesi, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, müdür olan diğer ortağın zimmetine para geçirmesi gibi ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının kalmadığı haller haklı sebep olarak kabul edildiği görülmektedir. 18. Az yukarıda sayılan haklı sebeplerin şirketin feshine yol açacak nitelikte olması gerekmekte olup 636. maddenin 3. fıkrası uyarınca hakim, haklı sebebin bulunduğuna kanaat getirse bile, şirketin yaşatılması ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru ise, fesih kararı yerine, fesih talebinde bulunan ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.19. Bu son halde ise çıkarılma payının şirketin faaliyet konusu da gözetilerek alanında uzman bilirkişi kurulundan, karar tarihine en yakın rayiç değer verilerine göre şirketin reel öz varlığı hususunda rapor alınıp saptanması gerekmektedir. Şirketin öz varlığının ise karar tarihine en yakın tarihteki “rayiç değerler” dikkate alınarak belirlenmesi gerekli olup yalnızca kaydi değerlere göre hesaplama yapılması doğru değildir. 20. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirketin 05.04.2006 tarihinde kurulduğu, mahkememizce celp edilen kayıtlardan, davalı şirketin mükellefiyetinin █████/2006 tarihinde başladığı, █████/2013 tarihinde re'sen terk edildiğinin tespit edildiği, ayrıca 2011 yılından bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığının tespit edildiği, organlarından yoksun olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nun 636. maddesi gereğince limited şirketin feshi için gereken haklı nedenlerin oluştuğu, şirketin faal olduğu yönünde bir irade göstermediği anlaşılmakla; davanın kabulüne... sicil numarasında kayıtlı ...nin fesih ve tasfiyesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.VI-HÜKÜM 1. Davanın KABULÜNE, 2. .... sicil numarasında kayıtlı ...nin FESİH ve TASFİYESİNE, 3. Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere TTK'nın 643. maddesi hükmü yollamasıyla aynı kanunun 536/3. maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına,4. Tasfiye memuruna karar kesinleştiği tarihten itibaren, şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse arttırıp eksiltme kaydıyla tasfiye süreci devam ettiği sürece aylık 5.000,00.-TL ücret takdirine, 5. Karar kesinleştiğinde ve tasfiye aşamasında şirket mal varlığından karşılanmak üzere tasfiye memurunun 6 aylık ücretinin (30.000,00.-TL) davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine, 6. Tasfiye gerçekleştikten sonra tasfiye memurunun durumu bir rapor ile mahkememize bildirmesine, 7. Keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına, Karar ve İlam Harcı 8. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 59,30.-TL harcın düşümü sonrası bakiye 556,10.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı9. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri 1.443,35-TL; istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70.-TL olmak üzere toplam 1.664,06.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10. HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 11. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve kayyım ...'in yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile....yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ... E-İmzaÜye ... E-İmzaÜye ... E-İmzaKatip ... E-İmzaBU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"