İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, sigorta şirketinin trafik kazası sonrası ödediği 208.000 TL hasar bedelinin rücuen tahsili talebiyle açılan davanın istinaf incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ait aracın trafikte yaşanan bir kaza sonucunda oluşan 208.000 TLlik maddi hasarını ödemesinin ardından, kusurlu gördüğü diğer sürücüler ve onların sigorta şirketlerinden bu bedelin yasal faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, talebi kısmen kabul ederek belirli davalılardan söz konusu miktarın poliçe limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmetmiş, davalılar ise kararı vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - ███████ KararDAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2019KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... no’lu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile ... plakalı aracı 22.07.2018–22.07.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, 13.11.2018 günü, sigortalı aracın, İstanbul ili Bakırköy ilçesinde, Havalimanı Caddesi D 100 karayolundan Basın Ekspres yoluna doğru yolun en sol şeridinde seyir halinde iken, önünde bulunan ... plakalı transit araç birden yavaşladığını ve arkasında seyreden ... plakalı taksi ... plakalı araca çarpmamak için sigortalının bulunduğu en sol şeride aniden girerek sigortalı araca sağ önden çarptığını, söz konusu çarpmanın etkisi ile, sigortalı aracın hakimiyetini kaybettiğini ve orta refüjde bulunan direğe çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası alınan eksper raporu ile hasar miktarının 208.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, maddi hasar ile sonuçlanan işbu kaza sonucu; müvekkili şirket sigortalısına toplam 208.000,00 TL tutarında hasar ödemesi yaptığını, müvekkili şirketin, davalıların %100 kusuruna karşılık gelen, ödenen tazminat miktarının tamamına TTK 1472. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkilince sigortalısına ödenen 208.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... Anonim Şirketi (Eski Unvan: ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasında kusur durumunun tespitine ilişkin hiçbir belge bulunmaması sebebiyle kusur oranlarının tespiti için hem ATK İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, davacı tarafından 208.000,00-TL hasar bedelinin hesaplanmasına ilişkin herhangi bir eksper raporu ve hasar bedeli ödendiğini ispata yarar hiçbir evrak dosyaya sunulmadığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket bünyesinde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğundan öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat ödemeleri yapılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle aracın kaza tarihinde meydana gelen kazaya karıştığının ispat edilmesini gerektiğini, kaza yeri olduğu iddia edilen yerlerin ve yakınlarının mobese kayıtlarının ayrıca olay yerine yakın işyerlerinin de kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, dosyada kusur durumuna ilişkin herhangi bir resmi belge bulunmadığından yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit gerektiğini, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı (Miras Bırakan) ...cevap dilekçesinde özetle; davacı ... şirketi tarafından istenilen 208.000.00-TL hasar bedelinin çok fahiş olduğunu, hasar bedelini kabul etmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalılar ... A.Ş., ..., ... A.Ş. ve ... yönünden; 1-Davacının davasının reddine, B.Davalılar ..., ...mirasçıları ve ... ... A.Ş. yönünden;1-Davacının davasının kabulü ile; -208.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan █████/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...mirasçıları ve ... ... A.Ş.'den (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 06.02.2024 tarihli kararını davanın reddi yönünden hukuka uygun bulduklarını, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinaf ettiklerini, müvekkili aleyhine sadece vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında verilen kararın yasaya, usul ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından kararın ortadan kaldırılmasına, kendilerine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, trafik kazası nedeniyle işleten tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir.TTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (-Türk Ticaret Kanunu'nda-) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı kanunda 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ... plakalı araç sürücüsü davalı ... aleyhine haksız fiil sorumlusu olması nedeniyle, diğer davalı ... aleyhine ise KTK'nın 85. maddesi uyarınca ... plakalı araç işleteni olması nedeniyle kanundan doğan sorumluluklarına dayanılarak açılan eldeki davada, uyuşmazlığın esasen haksız fiilden kaynaklanıp TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmaması nedeniyle, davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ... yönünden nispi yada mutlak ticari davanın varlığından söz edilemez. Dolayısıyla davalılar ... ve ... hakkında, davacının TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığı sabittir.Mahkemece davalılar ... ve ... bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığı halde arabuluculuk görüşmesine katılmadıkları gerekçesiyle davanın kabul ve reddine karar verilen kısmı için belirlenen tüm harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmaları ile haklarında açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026