İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesindeki itirazın iptali davası, yemek hizmeti alacaklarına ilişkin mutabakata rağmen davalının hizmeti reddederek icra takibine itiraz etmesi üzerine haksız itirazın iptalini talep ediyor.
Özet: Davacı şirket, davalıya sağladığı yemek hizmetleri karşılığında tahsil edemediği 122.265 TL alacak için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, borcun faturalar ve davalının mutabakatıyla sabit olduğunu, davalının kötü niyetle ve tahsilatı geciktirme amacıyla itiraz ettiğini, bu nedenle takibin devamını, ticari temerrüt faizini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemekte, davalı ise borcun hiç doğmadığını, davacının fiilen yemek hizmeti sunmadığını ve yalnızca fatura düzenlenmesinin alacak talebini ispat için yeterli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yemek üretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete de yemek hizmeti sunduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında devam eden ilişkiler çerçevesinde fatura kesilmesine müteakip, ödeme yapan davalı şirket 29.11.2024 tarihli ---------- fatura numaralı ve ---------- irsaliye numaralı fatura bedeli, 31.12.2024 tarihli ---------- fatura numaralı ve ----------- irsaliye numaralı fatura bedeli, 23.01.2025 tarihli ----------- fatura numaralı ve--------- irsaliye numaralı fatura bedeline ilişkin müvekkiline ödeme yapmadığını, taraflar arasında bulunan caride bu faturalara ilişkin olarak toplamda 122.265 TL borç bakiyesi bulunduğunu ve dahi işbu borç tutarı üzerinde mutabık olunup, olunmadığı hususunda 17.04 2025 tarihinde hesap mutabakatı düzenlendiğini ve davalı şirket borç tutarında mutabık olduğunu müvekkili şirkete bildirdiğini, 18.04.2025 tarihinde bakiye alacaklara ilişkin faturalar ile taraflar arasında düzenlenen borç mutabakatına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibine istinaden hazırlanan ödeme emrinin 05.05.2025 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini ve 07.05.2025 tarihinde borca itiraz edildiğini, davalı şirketin borca itirazı tamamen kötü niyetle ve tahsilatı geciktirme amaçlı yapılmış olduğunu, borç tutarı düzenlenen mutabakat ile de sabit olduğu üzere müvekkili şirketin, davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı borçlu adına düzenlenen faturalar, ticari kayıtlarına işlendiğini, davalının borçlu faturalara itiraz etmediğini ve dahi bakiye borç tutarları taraflar arasında düzenlenen borç mutabakatı ile de tasdiklendiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete borcunun devam etmekte olduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olarak kötü niyetli bir biçimde gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle haksız itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluklarının doğduğunu, müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir itiraz söz konusu olmadığını, borca itiraz dilekçesindeki itirazın salt, borcun bulunmadığına dair olduğunu, davalı şirket müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, dava dilekçesine verilen cevap ile de görüleceği üzere davalı tarafın borcun ödendiğine dair herhangi bir dekont sunamayacağını, bu nedenle hiçbir delile dayanmayan itiraz, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirme maksatlı olduğunu, alacağın likit olması nedeniyle de borçlu davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasındaki ilişki ticari iş niteliğinde olması nedeniyle de uygulanacak faiz türünün Ticari Temerrüt Faiz olduğunu, icra takibinin açılmasıyla da borçlu temerrüte düşürüldüğünü, bu nedenle faize yönelik itirazları da reddettiklerini, icra takibine itirazın üzerine zorunlu arabulucu başvurusu yapılmış olsa da görüşmelerinin sonuçsuz kalması dolayısıyla işbu davayı ikame etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, açıklanan sebeplerle; ---------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının kötü niyetli haksız itirazı sebebi ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ---------- İcra Dairesi ----------- E. Sayılı dosyası tahtında başlatılan ilamsız icra takibine, borcun gerçekte hiç doğmamış olması nedeniyle haklı ve hukuka uygun şekilde müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, davacı, müvekkili şirkete yemek hizmeti verdiğini iddia ettiğini, ancak davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir yemek hizmetinin fiilen sunulmadığını, müvekkili şirketin kullanımına sunulan somut bir hizmet ifası söz konusu olmadığını, hizmetin hiç verilmediği veya eksik verildiği hususu yargılama sırasında mahkememizce yapılacak incelemelerle açıklığa kavuşulacağını, davacı tarafın hizmetin ifa edildiğine ilişkin hiçbir delil sunmadığını, salt fatura düzenlemek suretiyle alacak talebinde bulunduğunu, ancak Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde, bir borcun doğumuna dayanak teşkil edebilecek hizmetin gerçekten ifa edilmiş olması ve bu ifanın muhatabınca kabul edilmesi gerektiğini, ticari hayatın işleyişinde fatura, ancak hizmetin karşılıklı rızaya ve fiili ifaya dayanılarak gerçekleştirilmiş olması halinde anlam ve hüküm ifade ettiğini, aksi takdirde, yalnızca fatura düzenlenmiş olması, hukuken hizmetin fiilen verildiğini ispatlamak için yeterli olmadığını, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, bir alacağın varlığını iddia eden taraf, bu alacağın dayanağını ve oluşumunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, somut olayda davacı, yemek hizmeti verdiğini ve buna ilişkin alacağının bulunduğunu iddia ettiğini, bu hizmetin ifa edildiğini somut ve inandırıcı delillerle ispat etme yükümlülüğü altında olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde sunulan deliller arasında sadece cari hesap ekstresi ve faturalar bulunduğunu, ancak bu deliller, hizmetin fiilen ifa edildiğini tek başına ispatlamaya yeterli olmadığını, davacının, hizmetin ne şekilde, kimlere, hangi tarihlerde ve ne kadar süreyle verildiğini, puantaj kayıtları, müvekkili şirketten alınan hizmete ilişkin onaylar veya sözleşmeler gibi somut ve hukuken geçerli delillerle ortaya koyması gerektiğini, bahsi geçen hizmetlere ilişkin herhangi bir yazılı belge, imza sirküsü, onay formu veya hizmetin ifasına ilişkin tutanak bulunmadığını, ticari defter kayıtlarının tek başına hizmetin ifasına delil teşkil etmediğini, salt fatura düzenlemiş olmak, hizmetin ifa edildiğini ve borcun doğduğunu ispat için yeterli olmadığını, davacı taraf, hizmetin verildiğini iddia ettiğinden, ispat yükünün kendisine ait olduğunu, ancak bu yükü yerine getirmediğini ve yalnızca fatura sunarak dava açtığını bu nedenle alacak iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı, icra takibine yaptıkları itirazın kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, icra inkar tazminatı talep ettiğini, ancak detaylıca açıkladıkları üzere, iddia edilen hizmetin fiilen verilmemiş olması ve yetki itirazlarının hukuki dayanaklara sahip olması nedeniyle, müvekkili şirketin takibe itirazının kötü niyetli değil, tamamen haklı ve hukuka uygun olduğunu, borcun varlığı davacı tarafça usulüne uygun olarak ispatlanamadığı sürece, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip konusu alacağa kötü niyetle itiraz etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin itirazı, borcun varlığına ilişkin ciddi şüphelerden ve hukuki dayanaktan kaynaklandığını, arz ve izah olunan nedenler çerçevesinde, davanın öncelikle usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi yönünde karar verilmesini arz ve talep etmiştir. 15.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespiti, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, Davalı yanın incelemeye gelmediğini, ticari defterlerini ibraz etmediğini, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 18.04.2025 tarihi itibarıyla 122.625,00 TL alacaklı olduğunu, Davacı yanın 122.625,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan; 18.04.2025 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceğini, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerini, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, fatura alacağından kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminat talebine ilişkin olduğu noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafın incelmeye gelmediği ve ticari defterlerini ibraz etmediği, dosyaya sunulan fatura üzerinde yapılan incelemede faturanın e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı tarafa tebliğ edildiği, Faturaların davalı şirkete tebliğinin ihtilafsız olduğu, süresinde itiraz edilmeyen e-faturanın davalı yanın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun kabulü gerektiği, dosyada davalı şirket tarafından faturaya itiraz edildiğine ilişkin somut belge ve bilginin bulunmaması nedeniyle fatura içeriği (yemeklerin) malların, davalı yanın kabulünde olduğuna ilişkin karinenin oluşacağı, aksinin dosya kapsamında yer almadığı, mal tesliminin kabul edilmesi halinde, bu kez ispat yükünün yer değiştirerek, davalı şirketin işbu (yemekleri) malları almadığını ya da fatura bedellerini ödediğini ispatlaması gerektiği, bu hususta 122.625,00 TL tutarlı bakiye fatura borcunun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, dosyada davalı tarafın kaşe-imzasını içeren mutabakat metnine göre de davalı tarafın kendi kayıtlarına göre davacı yana takibe konu asıl alacak miktarı kadar borçlu gözüktüğü, davacı şirketin teslim tesellümü ispatlanan 122.625,00 TL tutarında alacağını talep edebileceği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 18.04.2025 tarihi itibarıyla 122.625,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olması nedeniyle açılan davanın kabulü ile davalıların ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen devamına, dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 24.453,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca maddi hata nedeniyle tashih şerhi düzenlenmiştir.H.Ü.K.Ü.M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 24.453,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 8.351,92 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 2.087,99 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 6.263,93 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 2.087,99 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 9.000,00 TL bilirkişi masrafı, 257,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.960,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 TASHİH ŞERHİ HMK 304/1 maddesi; "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkememizin 04.06.2026 tarih ve --------- Esas, ----------- Karar sayılı kararının 1 nolu bendinde sehven "Davalıların--------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA," şeklinde yazıldığı anlaşılmış olup, davada tek davalı olduğu ancak segven davalılar şeklinde yazıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla bu hususun maddi hatadan kaynaklı basit yazım hatası olduğu ve mahkememizce düzeltilebileceği kanaatine varılarak, mahkememizin belirtilen kararının 1 nolu hüküm fıkrasının; "Davanın Kabulü ile; Davalının ---------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA," şeklinde TASHİHEN DÜZELTİLMESİNE karar verildi. 03.07.2026