Danıştay, Meram Belediyesinin ruhsat hilafı faaliyet sonlandırma ve yetersiz kanıtlarla idari para cezası uyguladığı masaj salonunun iptal davasını değerlendirerek alt mahkeme kararını onayladı.
Özet: Danıştay, bir masaj salonunun ruhsata aykırı faaliyetinin sonlandırılması ve idari para cezasıyla cezalandırılmasına yönelik belediye işleminin iptali davasında, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin belediyenin faaliyetin ruhsata aykırılığını somutlaştıramadığı, ruhsat iptali yapılmaksızın faaliyet sonlandırma kararı verilemeyeceği ve idari para cezasına esas teşkil edecek somut bilgi ve belgenin bulunmadığı gerekçeleriyle verdiği iptal kararlarını incelemiş ve tetkik hakimi tarafından temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşüncesi sunulmuştur.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Mah. Muhsinzade Sok. No:... ..../ Konya adresinde bulunan "... Masaj" isimli işletmenin, faaliyetinin sonlandırılmasına ve davacının 11.716,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Meram Belediyesi Encümen Kararı'nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; "ruhsat hilafına yapılan faaliyetin sonlandırılmasına" dair Belediye Encümen kararının icrai nitelikte olduğu, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunduğu, işyeri açma ve çalışma ruhsatına aykırı olarak hangi faaliyette bulunulduğunun davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı ve ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verilmeksizin "ruhsat hilafına yapılan faaliyetin sonlandırılmasına" şeklinde bir işlem tesis edilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu işlemin davacıya ait işletmenin faaliyetinin sonlandırılmasına ilişkin kısmı ile dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında; her ne kadar R.K. isimli şahsın masözlük belgesi bulunmadığı halde masöz olarak çalıştığı gerekçesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 6/d maddesi uyarınca idari para cezası kesilmiş ise de şahsın masöz olarak çalıştığına ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu hususta somut bir tespite yer verilmediği, tutanakta yer alan "kıyafet yönetmeliğine uygun görülmemiştir" yönündeki tespitin de yeterli olmadığı anlaşıldığından idari para cezası yönünden de dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 6. maddesi gereği “Mevzuata aykırı olarak işletilen” işyerine uyarı niteliğinde idari para cezası ile “ruhsat hilafına faaliyetin sonlandırılması” kararı verildiği, iş yerine kapatma cezası verilmediği, ruhsat hilafına faaliyetin sonlandırılmadığının tespiti halinde mevzuat hükümlerine göre tekrar idari işlem tesis edileceği, usul ve hukuka uygun işlem tesis edildiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 6. maddesinde, "umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden; a) faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan, b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan, c) Bu Kanunun 12. maddesinde belirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen, d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen, İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarî para cezasının verilir" hükmü yer almaktadır.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde; 4/b maddesinde, Gayrisıhhî müessese: Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseseler; 4/f maddesinde, Sıhhî müessese: Gayrisıhhî müesseseler dışında kalan her türlü işyeri; "g) Umuma açık istirahat ve eğlence" yerinin kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan ...ve benzeri yerleri ifade edeceği; 5. maddesinde; işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerlerinin taşımak zorunda olduğu şartlar arasında, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde genel asayiş ve güvenlik yönünden yetkili kolluk kuvvetinin görüşünün alınmış olmasının düzenlendiği; 6. maddesinin 3. fıkrasında (sıhhi) işyeri açmak isteyen kişilerin, Örnek-1’de yer alan formu doldurarak yetkili idareye başvuracağı; 32. maddesinde, umuma açık istirahat ve eğlence yeri açmak ve işletmek isteyen kişilerin Örnek-1’de yer alan form ile yetkili idareye başvuracağı; Ek-1 bölümünde ise, Sıhhî Müesseseler İçin Sınıflarına Ve Özelliklerine Göre Aranacak Nitelikler başlığı altında "K.)Masaj Salonları...." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin sistematiğinde; işyerlerinin sıhhi, gayrisıhi ve umuma açık olarak tasniflendiği, işyerlerinin niteliğine göre aranacak özel şartlara ilişkin Ek-1 bölümünde ise sadece sıhhi ve gayrısıhhi ayrımının yapıldığı, başka bir anlatımla gayrısıhhi olmayan tüm işyerlerinin ve bu arada masaj salonlarının da sıhhi müesseseler içinde düzenlendiği, ikinci kısmında yer alan sıhhi işyerleri ile dördüncü kısmında yer alan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine ilişkin farklı idari denetim ve yaptırımlar öngörüldüğü anlaşılmıştır. Buna göre, yönetmeliğin İkinci Kısmında düzenlenen sıhhi işyerleri hakkında madde 13 ve Ek madde 3'te yer alan yaptırımların; Yönetmeliğin Dördüncü Kısmında düzenlenen umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine ilişkin olarak ise; bu kısımda yer alan özellikle 32. ve 39. maddelerde düzenlenen yaptırımların uygulanması gerekmektedir.
Olayda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde, masaj salonu olarak faaliyette bulunan davacıya ait işyerinde, masaj belgesi olmadan masöz çalıştırılmasının 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu uyarınca mevzuata aykırılık oluşturduğunun değerlendirildiği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu mevzuatının umuma açık istirahat ve eğlence yeri faaliyet konulu işyerlerinde uygulanabileceği, ancak davaya konu işyerinin sıhhi müessese niteliğinde olduğu, sıhhi müessese niteliğindeki işyerine ilişkin olarak 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununa dayanılarak yaptırım uygulanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, işyerinde ruhsat hilafına aykırı yapılan faaliyetin solandırılmasına ve idari para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!