İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde, karavan bayilik sözleşmesi kaynaklı menfi tespit davasında davacının, çek yerine verilen bonolar ve ek ödemelerle borçlu olunmadığı iddiası değerlendiriliyor.
Özet: Davacının, karavan bayiliği sözleşmesinin feshedilmesi sonrası davalıya verilen 379.000 TL bedelli bir çekin bedelinin, bu çeke karşılık düzenlenen bonoların garantör tarafından ödenmesi ve ek ödemeler yapılmasıyla zaten ödendiği halde, davalının aynı çek üzerinden mükerrer bir icra takibi başlattığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasını konu alan bu evrakta, davalı tarafın davaya cevap vermediği ve ilk derece mahkemesinin henüz gerekçeli kararını tamamlayamadığı anlaşılmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : █████████ Esas █████████ Karar
DAVA : MENFİ TESPİT
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin karavan ticareti yapan "..." adlı firmanın sahibi olduğunu, davalı ile müvekkilinin karavan ticareti üzerine bayilik anlaşması imzaladıklarını ve karavan satımına dair müvekkilinin davalıdan 879.000,00 TL ödeme aldığını, daha sonra davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmeyi feshetmesi üzerine müvekkiline ödediği 879.000,00 TL'yi geri istediğini, müvekkilinin bu bedele ilişkin davalıya █████/2021 tarihli 379.000,00 TL bedelli, █████/2021 tarihli 250.000,00 TL bedelli ve █████/2022 tarihli 250.000,00 TL bedelli 3 adet çek verdiğini, ilk olarak düzenlenen █████/2021 tarihli çekin müvekkili tarafından ödenememesi üzerine davalı ile anlaşma yapılarak kendisine ..... Şti'nin garantörlüğünde 180.000,00 TL ve 199.000,00 TL bedelli 2 adet senet verildiğini, bu senetlerin icra dosyası içerisinde yer aldığını, davalı tarafın ödeme gününden önce söz konusu senetleri icra takibine koyarak ihtiyati haciz kararı aldırdığını, müvekkilinin garantörü sıfatıyla.... Şirketi aracılığıyla davacıya verilen senetlere ilişkin Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas ve █████████ Esas sayılı dosyalarında icra takiplerinin başlatıldığını, her iki dosyaya ait garantör tarafından ödeme yapılarak dosyaların kapatıldığını, ödeme karşılığı █████/2021 tarihli 379.000,00 TL bedelli senedin davalı tarafça kendilerine iade edilmediğini, ayrıca bu çeklere ve senetlere ilişkin garantör şirket tarafından davalıya 102.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, davalının hem fazladan yatırılan bu meblağı aldığını, hem de icra dosyalarına yapılan ödemeler ile çekin tahsilatını yaptığından bahisle Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "...Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası yönünden menfi tespit isteminde bulunmuştur. Takibe konu çek,.....Şubesine ait, keşidecisi ..., lehdarı .... olup, █████/2021 keşide tarihli, E1-5217777 seri numaralı, 379.000,00TL bedellidir. Bu çek nedeniyle ödenmeyen 294.330,00 TL asıl alacak, 2.446,62 TL işlemiş faiz, 882,99,00 TL komisyon, 29.433,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 327.092,61 TL alacağın tahsili isteminde bulunulmuştur.
Davacı taraf açmış olduğu davada, davalı taraf ile karavan ticareti konusunda bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında davalı tarafından 879.000,00 TL kendilerine ödeme yapıldığını, daha sonra sözleşmenin karşı tarafça haksız olarak feshedildiğini, ödemenin geriye istendiğini, bu nedenle davalıya █████/2021 tarihli 379.000,00 TL, █████/2021 tarihli 250.000,00 TL, █████/2022 tarihli 250.000,00TL bedelli çeklerin verildiğini, çeklerden 379.000,00 TL bedelli çekin ödenemediğini, bu çeke karşılık davalıya, .... Şti’nin garantörlüğünde 180.000,00 TL ve 199.000,00 TL bedelli iki adet bononun verildiğini, davalı tarafa verilen bu bonolar ile ilgili Turgutlu İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. ve Turgutlu İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. sayılı dosyaları ile icra takibine geçildiğini, takip dosya borçlarının icra dairesine ödendiğini, çekin ise taraflarına geriye iade edilmediğini, uyuşmazlık konusu Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile çekin takibe konulduğunu, çek nedeniyle davalı tarafın hesabına ödemeler de yapıldığını, bu ödemelerin toplamının 102.000,00 TL olduğunu, zaten bu ödenmeyen çek karşılığında davalıya verilen bonoların takibe konulduğunu ve takip dosyalarının ödeme yapılarak kapatıldığını, bu nedenle E1-5217777 seri numaralı, █████/2021 keşide tarihli ve 379.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın ispat hakkı başlıklı 189/3. maddesinde ''kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.'' 200/1 maddesinde ise "bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 2.500 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olması gerekir. 2. fıkrasında ise; bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda 1. fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilinir. 201/1. maddesinde senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 2.500 TL'den az miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükümlerine yer verilmiştir.
Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, çek bir ödeme aracı olduğundan, karine olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği kabul edildiğinden, uyuşmazlık konusu çek nedeniyle borcu bulunmadığını ispat yükü davacı borçludadır. Ayrıca davacı tarafça iddia edildiği üzere, uyuşmazlık konusu ödenmeyen çek karşılığında 180.000,00 TL ve 199.000,00 TL bedelli iki adet bononun verildiğini ispat yükü de yine davacı borçluya düşmektedir. Yani davacı söz konusu bonoların, uyuşmazlık konusu çeke karşılık verildiğini ispat yükü altındadır. Yukarıda bahsedildiği gibi kambiyo senedi niteliğinde olan hem çek hem de bono illetten mücerret olup somut uyuşmazlıkta iddia edildiği gibi birinin diğerine karşılık olarak verildiği iddiasının HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazıl delil ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda davacı taraf ayrıca bu çeke yönelik toplam 102.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını beyan etmiştir. Dosyaya sunulan dekontların incelenmesinde; davalının hesabına yapılan █████/2021 tarihli 40.000,00 TL, █████/2021 tarihli 22.000,00 TL ve █████/2021 tarihli 20.000,00 TL tutarlı ödemeler yapıldığı, bu ödemeler yapılırken uyuşmazlık konusu E1-5217777 seri numaralı çeke yönelik ödeme yapıldığın işlem açıklamasında belirtildiği, ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi █████/2021 tarihli 20.000,00 TL tutarlı ödemenin ise ne amaçla yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Zaten uyuşmazlık konusu Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlatılırken, davacının yapmış olduğu █████/2021 tarihli 40.000,00 TL, █████/2021 tarihli 22.000,00 TL ve █████/2021 tarihli 20.000,00 TL tutarlı toplam 82.000,00 TL ödeme düşülerek icra takibi başlatılmıştır. Davacının açıklama yapmadan davalıya göndermiş olduğu █████/2021 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki ödeme ise davalı alacaklı tarafından icra takibi başlatılırken çeke ilişkin borçtan düşülmemiştir. Burada yine yukarıda belirtildiği gibi █████/2021 tarihli 20.000,00 TL tutarlı ödemenin davalı tarafa neye karşılık ödendiğini, ödemenin uyuşmazlık konusu çeke ilişkin olup olmadığını ispat yükü davacı tarafa düşmektedir. Bu durumda davacının çeke ilişkin açıklama yaparak göndermiş olduğu ödemeler düşüldükten sonra başlatılan Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığını iddia eden davacının tüm bu iddialarını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazıl delil ile ispatlaması gerekmektedir. Ancak davacı tarafça dosyaya bu hususlarda yazılı delil sunulmamıştır. Davacı taraf ayrıca yemin deliline de dayanmamıştır.
Tüm bu nedenlerle; davacı tarafın çekin bedelsiz kaldığına dair ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından, tüm taleplerinin reddinin gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " DAVANIN REDDİNE'' karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin karavan ticareti yapan "... " adlı firmanın sahibi olduğunu, davalı ile müvekkilinin karavan ticareti üzerine anlaşma yaptıklarını ve söz konusu karavan satımına dair müvekkilinin davalıdan 879.000,00 TL ödeme aldığını, akabinde davalı tarafından anlaşmanın sebepsiz ve hukuka aykırı biçimde fesih edildiğini, davalı tarafından ödenen 879.000,00 TL'nin müvekkilinden geri istendiğini, müvekkilinin de bu bedele mahsuben davalıya 379.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ancak ilk olarak düzenlenen █████/2021 tarihinde ödenecek olan çekin müvekkili tarafından ödenemediğini, buna karşılık davalı ... ile anlaşma yapılıp kendisine .... Şti'nin garantörlüğünde 280.000,00 TL ve 199.000,00 TL bedelli 2 adet senet verildiğini, davalının ödeme gününü dahi beklemeksizin söz konusu çek ve senetleri icra takibine koyarak ihtiyati haciz kararı aldığını, müvekkilinin garantörlük sıfatıyla ... Şirketi aracılığıyla müvekkili tarafından verilen senetlere ilişkin Turgutlu İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas ve Turgutlu İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyasına mahsuben davalının işlem yaptığını, her iki icra dosyasına dair çeke karşılık verilen senetler için garantör tarafından icra dairesine ödeme yapıldığını, yapılan ödeme karşılığında, davalıdan senetlerin iadesi istendiğinde menfi cevaplar alınıp senetlerin de alınamadığını, söz konusu senetlerin takibe konulduğunu, ayrıca garantör .... Şirketi tarafından anılan çeklere ve senetlere ilişkin ibraz edecekleri dekontlardan anlaşılacağı üzere 102.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının hem 102.000,00 TL’sini fazladan aldığını hem de icra dosyalarına yatırılan bedeller ile çek tahsilatını yaptığını, müvekkili tarafından ödeme yapılmış olmasına karşın davalının kötü niyetli olarak alacağından fazlasını elde etme gayesiyle ilgili senetleri takibe koyduğunu, garantör tarafından fazlaca ödeme yapılan Turgutlu İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyasından bahisle menfi tespit konulu açmış oldukları davada yerel mahkemenin senetle delillendirmediklerinden mütevellit davanın reddine karar verdiğini, senet asıllarının ve ödemelerin mevcut olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün, kural olarak davalı alacaklıya ait olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 72.maddesi gereğince açılmış olan menfi tespit davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde" davacı tarafın çekin bedelsiz kaldığına dair ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında 294.330,00 TL asıl alacak, 2.446,62 TL işlemiş faiz, 882,99,00 TL komisyon, 29.433,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 327.092,61 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe dayanak olarak ... Şubesine ait, keşideci .... tarafından .... lehine keşide edilmiş █████/2021 keşide tarihli 379.000,00TL bedelli çekin gösterilmiş olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı alacaklı tarafından dava dışı ....Şti hakkında başlatılan Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı icra takip dosyasına konu 199.000,00 TL ve █████████ Esas sayılı icra takip dosyasına konu 180.000,00 TL bedelli iki adet senedin, davaya konu icra takibine takibine dayanak çek yerine verildiği yönündeki iddianın ıspat yükünün davacıda bulunmasına, dava değeri itibarıyla HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince bu yöndeki iddianın davacı tarafça yazılı deliller ile ıspatlanmasının gerekmesine, bu yönde bir yazılı delilin davacı tarafça sunulmamış olmasına, davacı tarafça HMK 119/f maddesi gereğince açıkça yemin deliline de dayanılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
7-Kararın resen taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!