Sigorta şirketinin trafik kazası sonucu pert olan araç için eksik ödenen tazminat ile bilirkişi raporu itirazlarının istinaf mahkemesince incelenmesi.
Özet: Genişletilmiş ticari kasko poliçeli bir aracın kaza sonucu pert olması ve sigorta şirketince yapılan ödemenin yetersiz bulunması üzerine açılan tazminat davasının istinaf sürecini ele alan bu hukuki evrakta, sigortalı şirket bilirkişi raporuyla belirlenen rayiç değerin eksik ödenen bedel ile fazlasını, çekici ve hasar tespit giderlerini ticari avans faiziyle talep ederken; sigorta şirketi ise sorumluluğun yerine getirildiğini, sigortalının feragat ettiğini, bilirkişi değer tespitinin fahiş ve hatalı olduğunu, önceki hasarlar ve km düşürme kayıtlarının dikkate alınmadığını, avans faizinin haksız olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi 150.000 TL hasar ve 3.500 TL çekici bedelinin ticari avans faiziyle tahsiline karar vermiş, sigorta şirketi ise bu kararı ibra, feragat, hatalı bilirkişi raporu, sovtaj değerinin düşük belirlenmesi ve faiz uygulaması gibi nedenlerle istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ███████ KararDAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde sürücü ... yönetimindeki davacı .... A.Ş. mülkiyetindeki ve davalı ... A.Ş. tarafından Genişletilmiş Ticari Kasko Poliçeli ... plakalı çekici ve römorku ile, Kütahya'dan İnönü ilçesine doğru üç şeritli yolun en sağ şeridinde seyir halindeyken, aracın kontrolünü kaybederek yolun sağından kaplamadan çıkarak toprak yolda devrilmesi meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı kazada davalı şirketçe aracın pert işlemine tabi tutulduğu, aracın davalı şirkette kalması koşuluyla 120.000,00 TL ödeme yapılması üzerine Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile araç müvekkil şirkette kalmak kaydıyla 270.000, TL rayiç değer tespit edildiğini, eksik ödeme nedeniyle fiili hasar bedelinden 120.000, TL çekici ücretinden 100 TL hasar tespit giderinden 100 TL olmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşuluyla şimdilik 120.200 TL'lik belirsiz alacak niteliğindeki hasar bedelinin ve giderinin kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın ... kapsamına tabi tutulduğunu, rayiç bedelden sovtaj bedeli düşürülmek suretiyle ödeme yapılarak, müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu, müvekkilinin ibra edildiğini, davacının fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, itirazlarının baki kalması kaydıyla bilirkişi tarafından hesaplanan hasar bedeli ve araç rayiç bedelinin fahiş olduğunu, aracın sovtaj değerinin düşük belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizinin talep edilemeyeceğini belirterek, davanın usulden ve her halükarda ibraname, feragatnamenin varlığı gözetilerek esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 150.000,00TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3.500,00TL çekici bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araç ... kapsamına tabi tutularak rayiç bedelden sovtaj bedeli düşürülmek suretiyle ödeme yapıldığından müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu ayrıca ibra edildiğini, davacı fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğinden esasa ilişkin feragat dava hakkını düşürdüğünü, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan araç rayiç değeri fahiş hesaplandığını, eksper tarafından yapılan araştırmada aracın geçmişinde 9 adet hasar kaydı olduğu ve muayene sorgusunda 2018 ve 2021 yıllarında 2 defa olmak üzere km'sinin düşürüldüğü tespit edildiğini, bilirkişi raporunda araç rayiç değerine ilişkin herhangi bir emsal dosyaya sunulmadığını, bilirkişi tarafından tespit edilen emsaller güncel rayiç değeri işaret ettiğini, maddi hasar (...) hesaplamasında aracın kaza tarihindeki emsal değeri esas alınacağını, enflasyon bazında araç rayiç değerinin kaza tarihi hesaplaması dikkate alınması gerektiğini, aracın sovtaj değeri düşük belirlendiğini, sigorta eksperleri tarafından piyasada fiyat veya onarım bedeli araştırması yapılmasında, tamir veya onarım için yapılacak işlemle ilgili olarak en az bir yerden fiyat veya bedel teklifi almaları gerektiğini, bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda araç rayiç değerine ilişkin teklif alınmadığı, ilgili raporun denetime elverişli olmadığı, haricen yapılan araştırmalarda aracın ağır hasarlı satış sovtaj bedelinin daha yüksek olduğunu, bilirkişi tarafından rapora esas alınan bilgiler teyit edilemediğini, bu nedenle de denetime elverişsiz raporu kabul etmediklerini, çekici bedeli talebi teminat dışı olduğunu, dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ile cevap dilekçesine eklediği belgeden davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 120.000 TL ödenmesi ve aracın ... olarak kabul edilmesi konusunda anlaştıkları nedeniyle ibranın kayıtsız şartsız olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf talebi yerinde değildir.Yine poliçe kapsamında çekici ücreti 3.500,00 TL olarak teminat altına alındığından bu yöne değinen istinaf itirazı da yerinde değildir.Hükme esas bilirkişi heyet raporunda; aracın hasarlı parçaları ... plaka sayılı 2006 model,... marka ,1840 LS ... tipi çekicinin kaza sonucunda fren ventili, yakıt deposu, amortisörler, uzun rot, direksiyon rotu, direksiyon kutusu, motor karteri, interkol radyatörü,üst orta tampon,ön tampon,hava filtre bacası,rüzgarlık,treyler bağlantı kaplini, solarka çamurluk, basamaklar, kaplama, muhafaza, tavan döşemeleri, davlumbazlar, ön cam, tampon bağlantı demiri, basamak bağlantı sacı, basamak, aydınlatma ünitesi, sis lambası, rüzgarlıklar, sol ön ayak, basamak bağlantı sacı, ön tampon sol, sol ön direk kaplaması, menteşeler, iç aydınlatma lambası, tutucu, kapak, avadanlık kutusu, kaplama, ayırıcı duvar sacı,tavan sacı değiştirilmesi gerekmekte olup bu yedek parçaların tutarı 161.123,00 TL’dir. Toplam hasar tutarı, kaporta, boya, mekanik, elektrik, döşeme, şasi onarım, işçilikleri ise 76.000,00 TL olmak üzere toplam 237.123,00 TL tutarındadır. Toplam hasar tutarı 279.805,00 TL(KDV Dahil )’dir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.2.1 maddesi doğrultusunda, onarım mantığı esas alınacaksa KDV dahil 279.805,00 TL, Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.2.2 maddesi doğrultusunda tam hasarlı mantığı esas alınacaksa (aracın kaza anındaki raiç değerinin 390.000,00 TL., hasarlı haliyle değerinin 120.000,00 TL. olması kaydıyla) araç müvekkil şirkette kalmak kaydıyla 270.000,00 TL. olması gerektiği, araçtaki hasarın 279.805,20 TL. ile giderilebileceği tespit edilmiştir. Hasarlanan aracın kaza mahallinden servise çekilmesi için KDV dahil 7.434,00- TL.'lık ödeme yapmıştır. Kasko sigortasında çekici hizmeti de bulunduğundan bu bedelin de 3.500,00 TL ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır".... dava konusu aracın pert olması halinde ise aracın ikinci el piyasa değeri ile sovtaj tutar farkı 390.000,00 TL-120.000,00 TL= 270.000,00 TL olup, bu tutara çekici ücreti ilave edilip, sigorta şirketinin yapmış olduğu 120.000,00 TL ödeme göz önüne alınarak, 270.000,00 TL +3.500,00 TL -120.000,00 TL=153.500,00 TL tutarındadır." şeklinde tespit edilmiştir. Davalı, aracın dava konusu kazadan önce de karıştığı kazalar nedeniyle hasarları ve değer kaybı bulunduğunu iddia ettiğinden davacının aracının tramer kaydı getirtilerek varsa önceki kazalarına ilişkin hasar dosyaları da getirtildikten sonra önceki hasarlar nedeniyle oluşan değer kayıpları düşülmek suretiyle ve aracın kaza tarihindeki rayiç değeri için piyasa araştırması sırasında hangi firmadan ne miktarda teklif alındığı da açıkça belirtilerek değer kaybının hesaplanması ek rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesini getirmiştir.Kabule göre; araç çekici olup ticari kullanımı olduğundan avans faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece TTK'nın 1427/2.maddesi gereğince temerrüt tarihi belirlenmeden yazılı biçimde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026