Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden doğan eksik ve ayıplı inşaat işleri ile kar kaybı tazminat davasına dair gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, davacı tarafından harabe haldeki işyerinin davalı yüklenici ile imzalanan eser sözleşmesine rağmen eksik ve ayıplı şekilde tamamlandığı, vaat edilen 2000 tonluk asansör yerine 1440 kglık asansör takıldığı, iki katlı ek binanın yapılmadığı ve bu durumun kar kaybına yol açtığı iddialarıyla açılan tazminat davası olup, davacı başlangıçta 20.000 TL eksik/ayıplı iş ve 1.000 TL kar kaybı talep ederken, ıslah ile bu taleplerini 487.448,06 TL ve 109.318,76 TLye yükseltmiş; davalı ise davacının avans ödemelerini yapmadığını, işyerinin ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığını ve bazı işlerin imara aykırılık nedeniyle yapılamadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29.11.2023
KARAR TARİHİ : 04.11.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyeri olarak kullanmak üzere satın aldığı "...." adresinde bulunan yerin harabe halde olduğunu, bu nedenle satın aldığı iş yerinde dışarıda iki katlı bir eklenti bina yapması, ön tarafta sundurma yapması gerektiğini, bununla birlikte satın aldığı yerde asansör olmadığını, kendisi toptan satacağı maddeleri yukarılarda depo etmek ve bunları satın alan kişilere indirmek için bunların merdivenlerden çıkışı mümkün olmadığı için dört katlı haldeki binaya tonaja göre 2000 tonluk yük çekecek bir yük asansörü de montaj etmesi gerektiğini, ayrıca duvarlar, kapılar, boyalar, tamir ve tadilatlar da yapılması gerektiğini, bunun için ... İnş. Ltd. Şti. ile sözleşmede yazılı işleri yapabilmesi için anlaşmaya vardığını, inşaat yapım sözleşmesinde inşaat süresi yapı ruhsatı tarihinden itibaren 4 ay içinde bitirilmesi şart edildiğini, yapı ruhsatının da 11.11.2022 tarihinde alınmış olmasına karşın halen daha bu işyeri kullanılabilir hale getirilmediğini, zorunlu olarak müvekkilinin inşaat tamamlanmadan taşınmak zorunda kaldığını ama asansörün 2000 ton yerine 1440 kg olarak takıldığı için halen daha asansör kullanılamadığını, arka tarafta iki katlı ek bina yapılacağı halde burada da bu iki katlı ek bina yapılmadığını, bu yüzden müvekkilinin ticaretini kısıtlı yapmak durumunda kaldığını ve bu nedenle kâr kaybına uğradığını, davalının bu işleri bitirmeden inşaatı terk edip gittiğini, ayrıca yaptığı işlerin bedelinin tespitini yaptırarak istediğini, oysaki müvekkilimin eksik ve ayıplı işlerinin giderilmesi masraflarının alacağının en azından 5 misli kadar olduğunu, kendisinin bu eksik ve ayıplı işleri yapmadığı gibi bir de kendi bakiye kalan alacağını istediğini, bu talebi haksız olduğu için kendilerinin bu ayıplı ve eksik işleri .... D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiklerini, mahkememce 26.10.2023 tarihinde tespit edilen ayıp ve eksikleri yapmayacağını belirterek davalının akdi eylemli olarak feshettiğini, müvekkilinin mecburen eksik ve ayıplı şekilde Eylül 2023 tarihinde taşınabildiğini, ancak eksik ve ayıplı işlerin varlığı nedeniyle mağdur olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm hak ve talepleri saklı tutularak şimdilik, eksik ve ayıplı işler bedeline karşılık 20.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren (davalının tacir olduğu da düşünülerek) en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, gecikmeden doğan iş kaybı nedeniyle oluşan kâr mahrumiyetine karşılık şimdilik 1.000,00-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 23.09.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, eksik işlerin giderim bedeli talebi 487.448,06-TL'ye, ayıplı işlerin giderim bedeli talebi ise 109.318,76-TL'ye çıkarılmıştır.
CEVAP: Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Mad. Tar. Ür. Ltd. Şti. ile davacı-karşı davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca, harabe haldeki yerin, sözleşmeye ve yasalara uygun olarak yapımı amacıyla anlaşma imzalandığını, bu bağlamda şirket yetkilisi olarak iş ve işlemleri vekaleten yürüten müvekkili ...'nun şahsi olarak işbu davaya dahil edilerek husumet yöneltilmesine olanak bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan "...." başlıklı iş listesi uyarınca müvekkili şirketin birtakım işlerin yapım işini üstlendiğini, sözleşme uyarınca davacı-karşı davalı tarafın yaklaşık bedel üzerinden belirlenen 1.416.000-TL'den 1.132.800-TL'yi işin başında peşin olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak gelinen aşama itibariyle davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere yapılan birçok ilave işin de varlığına rağmen işin başında ödenmesi gereken tutarın ödenmediğini, TBK md. 479/2'ye göre müvekkilinin sonraki teslimlerden ya da işe devamdan kaçınabileceği (TBK md. 97), buna rağmen ilave birçok isteği yerine getirerek yasal süresi içerisinde gerekli izinleri alarak davacı tarafa ilgili yeri teslim ettiğini, davacı tarafından bir ihtirazi kayıt sunulmaksızın taşınmazın teslim alındığını, itiraz etmeksizin taşınmazı teslim alarak kullanmaya başlayan davacı tarafın ayıp iddiasının kabul edilemeyeceğini, TBK md. 477 uyarınca eseri bu haliyle kabul ettiğini, müvekkili tarafından .... D.İş. sayılı dosyası üzerinden bizzat karşı tarafın da yer aldığı şekilde delil tespiti işlemi yapıldığını, arka tarafa 2 katlı çelik yapılması işinden bu işin imara aykırılık teşkil etmesi, davacı-karşı davalı tarafça ... yönetiminden gerekli izinlerin alamaması nedeniyle bizzat karşı tarafın isteği doğrultusunda vazgeçildiğini, zira arka tarafın kapatılması için ... yönetiminden izin alınması gerektiğini, davacı-karşı davalının bu izni alamadığını, iş listesinden çıkarılan bu kalemin yerine davacı tarafın birçok ilave iş talebinin müvekkili tarafından karşılandığını belirterek, davacının davasının reddine, karşı davaları kapsamında müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmelerden ve yapılan ilave işlerden kaynaklı alacak haklarının tespiti ile arttırılmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin işin teslimi tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilince mahkememizin 12.03.2024 tarihli ara kararı gereğince sunulan 19.03.2024 tarihli dilekçe ile, sözleşme kapsamındaki işlere dair iş bedeli talebinin 1.000,00-TL, ilave işlere dair iş bedeli talebinin ise 9.000,00-TL olduğu açıklanmıştır.
Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; yapı ruhsatında ve belediyenin tüm evrakında yapı müteahhidi olarak ...'nun gözüktüğünü, tüm iş bedelinin ...'na gönderildiğini, bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığını, TBK md. 479 gereğince öncelikli edim borcunun yüklenicide olduğunu, muacceliyet söz konusu olmadığını, müvekkilinin fazladan para ödediğini, yüklenicinin teslim borcunu yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı işlerin giderileceğinin taahhüt edilmediğini, müvekkilinin eseri hiçbir zaman teslim alınmadığını, eserin eksik ve ayıplı halde olduğunu, ortada bir teslim olmadığını, muacceliyet olmadığını, faiz isteme hakkının olmadığını belirterek, karşı davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl dava, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile kar mahrumiyeti talebine, karşı dava ise sözleşmeden ve ilave işlerden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup davacı-karşı davalı iş sahibi, davalı-karşı davacılar yüklenicidir.
Mahkememizce deliller toplanmış, uyuşmazlığa konu gayrimenkule dair tapu kayıtları, belediye kayıtları, tarafların BA/BS formları, .... Mahkemesi'nin ....D.İş., .... Mahkemesi'nin .... D.İş. sayılı delil tespit dosyaları celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş, mahallinde keşif yapılarak makine mühendisi, inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
24.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...asıl dava açısından; davacı talebinin şimdilik 21.000,00-TL olduğu, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin serbest piyasa fiyatları ile eksik ve ayıbın giderilmesi için gereken imalat tutarının dava tarihi itibariyle toplam 647.235,31-TL olarak hesaplandığı, bu
durumda yapının tamamlanma oranının; 1.416.000-647.235,31 = 768.764,69-TL,
768.764,69/1.416.000= %54,29 olarak hesaplandığı, davacı tarafından yapılan ödeme tutarının 950.000,00-TL olduğu, bu durumda yapılan fazla ödemenin
950.000-768.764,69 = 181.235,31-TL olarak hesaplandığı, tarafların sözleşmenin feshine ortak kusurları ile sebep olduklarının değerlendirildiği, sözleşmenin
feshinde tarafların ortak kusurlu olmaları halinde kar mahrumiyeti şartlarının oluşmadığının tespit
edildiği, birleşen dava açısından; davacı-karşı davalı yüklenicinin ilave imalat taleplerine ilişkin olarak ilave olduğu iddia edilen bu
imalatların sözleşme eki listelerde, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde malzeme ve işçilik dahil şeklinde genel ve komple olarak tanımlanan imalatlar arasında yer aldığı ve davalı-karşı davacı
yüklenicinin ilave imalatının bulunmadığı, buna ilişkin ilave alacak tespitinin bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tarafların kök rapora karşı teknik itirazlarının karşılanması adına dosyanın aynı heyete yeniden tevdii gerekmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01.01.2025 tarihli ek raporda özetle; "...davacı talebinin şimdilik 21.000,00-TL olduğu,
... fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin serbest piyasa fiyatları ile
eksik ve ayıbın giderilmesi için gereken imalat tutarının sözleşme tarihi itibariyle 464.711,46-TL olarak hesaplandığı, bu durumda yapının 426.558,30/1.416.000,00= % 30,12 oranındaki
kısmın eksik ve ayıplı işlerden oluştuğu, tamamlanan imalat oranının 100-30,12 = % 69,88 olduğu, buna göre ödenmesi gereken
tutarın 1.416.000,00-TL x % 69,88=989.441,70-TL olacağı, davalı-karşı davacıya ödenen tutarın 5 adet dekont karşılığı toplam 1.050.000-TL olduğu, bu durumda yapılan fazla ödemenin 1.050.000-989.441,70=60.558,30-TL (KDV dahil) olduğu, tarafların sözleşmenin feshine ortak kusurları ile sebep olduklarının değerlendirildiği, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olmaları halinde kar mahrumiyeti şartlarının oluşmadığının tespit edildiği, davacı-karşı davalı yüklenicinin ilave imalat taleplerine ilişkin olarak ilave olduğu iddia edilen bu imalatların sözleşme eki listelerde, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde malzeme ve işçilik dahil şeklinde genel ve komple olarak tanımlanan imalatlar arasında yer aldığı ve davalı-karşı davacı yüklenicinin ilave imalatının bulunmadığı, buna ilişkin ilave
alacak tespitinin bulunmadığı ..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle kök ve ek raporların mevcut durumları itibariyle hüküm tesisine elverişli olmadığı görüldüğünden, bilirkişi heyetine bilirkişiler tarafından raporda bedeli hesaplanan ayıplı işlerin ve eksik işlerin ayrıştırılarak giderim bedelinin raporda ayrı ayrı belirtilmesi, ayıplı iş olarak belirlenen ayıpların niteliğinin, açık ayıp veya gizli ayıp mahiyetinde olup olmadığının, gizli ayıp olması halinde dosyaya mübrez bilgi ve belgelere göre bu ayıpların ne zaman ortaya çıktığının kabul edilebileceğinin açıklanması, ayıplı işlerin giderim bedeli yönünden işin mevcut haliyle 02.05.2023 tarihinde teslim edildiğinin kabulü halinde açık ayıplarda makul muayene ve ihbar süresine eklenecek dava açmak için gereken makul dava açma süresi sonundaki, gizli ayıplarda ise ortaya çıkması ve derhal ihbarı takiben dava açılması için gereken makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre, eksik işlerin bedelinin ise aynı teslim tarihinden tespit ve dava açmak için teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve bu sırada tarafların diğer hususlardaki itirazlarının tetkik edilmesi suretiyle asıl ve karşı davaya konu talepler hakkında gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir ek rapor tanzimi hususunda görev verilmesi gerekmiştir. Bunun üzerine heyette yer alan teknik bilirkişiler ile mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 05.08.2025 havale tarihli ek raporda özetle; "...02.05.2023 tarih ve .... no. ile düzenlenen yapı kullanma izin belgesi ile davacı/karşı davalı iş sahibi tarafından yapının fiilen kullanılmaya başlandığı, bu tarihte davacı/karşı davalı tarafından
yapının eksik ve açık ayıplı şekilde teslim alındığı, davacı-karşı davalı tarafından 02.05.2023 tarihinde teslim alınan eksik ve ayıplı imalatlar bulunan yapı ile ilgili davalı/karşı davacı yükleniciye bildirim yapılmadığı, Sayın Mahkeme tarafından verilen görevle; işin mahiyeti ve nitelikleri göz önüne alındığında,
gözden geçirme ve muayene ile eksik ve ayıpların tamamlanması için verilecek makul süre sonunda davanın açılması gereken tarihin 09.06.2023 tarihi olarak belirlendiği, davacı-karşı davalı tarafından ise makul süre aşılarak, gecikerek davanın 29.11.2023 tarihinde açıldığı, bu durumda
davacı-karşı davalı tarafından makul süreyi aşan davasından dolayı, serbest piyasa rayiçlerinde davalı-karşı davacı aleyhine artış gerçekleştiği, sözleşme tarihi ile makul dava tarihi (09.06.2023) arasında; açık ayıpların giderim bedelinde; 96.079,66-TL -83.881,33-TL = 12.198,33-TL fark oluştuğu, eksik imalat giderim bedelinde; 392.510,33-TL -342.676,98-TL = 49.833,35-TL fark
oluştuğu,
sözleşme tarihi ile gerçekleşen dava tarihi (29.11.2023) arasında açık ayıpların giderim bedelinde; 119.318,76-TL - 83.881,33-TL = 35.437,43-TL fark oluştuğu, eksik imalat giderim bedelinde; 487.448,06-TL -342.676,98-TL = 144.771,08-TL fark
oluştuğu, Türk Borçlar Kanunu’nun md.52 hükmüyle, davacı-karşı davalının tazminat talebinin
Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik ve ayıplı imalatlara ilişkin serbest piyasa fiyatları ile eksik ve
ayıbın giderilmesi için gereken imalat tutarının sözleşme tarihi itibariyle KDV dahil 464.711,46-TL olarak hesaplandığı, bu durumda yapının 426.558,30/1.416.000,00= % 30,12 oranındaki kısmın eksik
ve ayıplı işlerden oluştuğu, tamamlanan imalat oranının 100-30,12 = % 69,88 olduğu, buna göre ödenmesi gereken
tutarın 1.416.000,00 TL x % 69,88 = 989.441,70-TL olacağı,
davalı-karşı davacıya ödenen tutarın 5 adet dekont karşılığı toplam 1.050.000-TL olduğu, bu
durumda yapılan fazla ödemenin 1.050.000-989.441,70 = 60.558,30-TL (KDV dahil) olduğu, davacı-karşı davalı yüklenicinin ilave imalat taleplerine ilişkin olarak ilave olduğu iddia edilen bu imalatların sözleşme eki listelerde, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde malzeme ve işçilik dahil şeklinde genel ve komple olarak tanımlanan imalatlar arasında yer aldığı ve davalı-karşı davacı yüklenicinin ilave imalatının bulunmadığı, buna ilişkin ilave
alacak tespitinin bulunmadığı ..." yönünde, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 25.07.2025 tarihli ayrık bilirkişi ek raporunda ise özetle; "... 2. ek rapor yazım aşamasında teknik bilirkişilerce ara kararda verilen görevin nitelikli hesaplamalar işi olduğu, kendi değerlendirmesinde ise bu işin teknik incelemeyi gerektirdiği, anlaşılmış, ayrık rapor verilmiştir..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı-karşı davalı özetle, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamındaki işin davalı-karşı davacılar tarafından eksik ve ayıplı yapıldığını iddia ederek eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan kar mahrumiyetine dayalı maddi zararının tazminini talep etmiş, davalı karşı davacılar ise özetle, davacı-karşı davalının iş bedelinin ödenmesine dair öncelikli edimini yerine getirmediğini, buna rağmen müvekkili tarafından yapılan eserin davacı karşı tarafından ihtirazı kayıtsız teslim alındığını, ayıp ihbarında bulunulmadığını, sözleşme kapsamındaki işler dışında bir kısım ilave işler de yapılmış ise de iş bedelinin ödenmediğini savunarak iş bedeli alacağının tahsilini talep etmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan yüklenici, eseri işsahibine teslim ettiğini kanıtlamak, işsahibi ise iş bedelinin ödendiğini kanıtlamak yükü altındadır (Emsal: .....'nin █████/2014 tarih ve.... sayılı ilamı). Eksik ve ayıplı işlerin varlığını ise işsahibi, giderildiğini de yüklenici ispatlamalıdır. (....).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında imzalanan bila tarihli sözleşme ile davalı-karşı davacılar ... ile ... İnş. Ltd. Şti.'nin davalı-karşı davacı ...'a ait .... Mahallesinde yer alan .... no.lu gayrimenkul üzerinde sair inşaat, elektrik ve makine işlerinin yapımı konusunda anlaşma sağlandığı, sözleşmede 1.416.000,00-TL götürü bedel belirlendiği ve iş bedelinin %80'inin peşin, %20'sinin iş bitiminde ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce mahallinde yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporlarından davalı-karşı davacı yükleniciler tarafından 02.05.2023 tarihi itibariyle teslim edilen eserin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiği sabittir. Hükme esas alınan 05.08.2025 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda açıklandığı üzere, eserde tespit edilen ayıplı işler, açık ayıp mahiyetindedir. Açık ayıplarda işsahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun bir süre içinde işsahibine bildirmek zorundadır. Açık ayıplarda işsahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse TBK md. 477 gereğince eseri kabul etmiş sayılır. 05.08.2025 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda belirtildiği üzere, eserin makul muayene ve ihbar süresinin 7 gün, eksik ve ayıpların giderimi için gereken sürenin ise 30 gün olduğu anlaşılmıştır. Ne varki davacı-karşı davalı işsahibinin makul muayene ve ihbar süresi içerisinde yüklenici davalı-karşı davacılara usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulduğu ispat olunmamış, 03.10.2023 tarihinde .... D.İş. sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunduğu, eldeki davanın ise 29.11.2023 tarihinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Mevcut hukuki durum karşısında, ayıplı işler bakımından davacı-karşı davalı işsahibinin TBK md. 477 gereğince eseri kabul etmiş sayılacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle asıl davada ayıplı işlerin giderim bedeline dair talebin kabulüne olanak bulunmamıştır. Eksik işlerin giderim bedeli talebine gelince, kural olarak eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için ihbarda bulunulması zorunlu olmayıp zamanaşımı süresi içerisinde giderim bedelinin talep edilmesi mümkündür. Ancak işsahibi tarafından eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi zorunludur (....). Yukarıda belirtildiği üzere taraflarca belirlenen iş bedeli 1.416.000,00-TL olup yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere davacı-karşı davalı işsahibi tarafından yapılan ödeme, 1.050.000,00-TL kadardır. Buna göre davacı-karşı davalı işsahibinin iş bedelinin tamamını ödemediği sabittir. Hal böyle olunca işsahibinin talep edebileceği tutar, eksik iş bedeli alacağından ödenmeyen miktarın mahsubu sonrasında kalan tutar kadardır (Emsal: .... .'nin 08.12.2015 tarih ve .... sayılı ilamı). 05.08.2025 tarihli bilirkişi ikinci ek raporuna göre eksik iş bedeli, 392.510,33-TL olup bu bedelden davacı-karşı davalı işsahibi tarafından yapılan 366.000,00-TL miktarlı eksik ödeme mahsup edildiğinde davacı-karşı davalı işsahibinin talep edebileceği miktarın 26.510,33-TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacılar tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, ...'nun da sözleşmede yüklenici olarak yer aldığı ve sözleşmeyi vekil olarak imzalamadığı gibi dosyaya mübrez kayıt ve belgelerden bir kısım iş bedelinin de doğrudan ...'na ödendiği görülmekle, birlikte taahhüt altına giren davalı-karşı davacılar ... ile ... Ltd. Şti.'nin davacı-karşı davalı işsahibine karşı müştereken sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Bu nedenle husumet itirazının reddi gerekmiştir. Sonuç olarak; eksik işlerin giderim bedeli talebi bakımından 26.510,33-TL eksik imalat bedelinin, 10.000,00-TL’sine dava, 16.510,33-TL’sine 23.09.2025 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı-karşı davacılardan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı-karşı davalı işsahibinin kar mahrumiyeti talebi bakımından ise, taraflar arasındaki sözleşme ayakta olmayıp bu minvalde olumlu zarar mahiyetinde bir tazminat talep edebilmesi için kusursuz olması gerekmekte olup tarafların ortak kusurunda dahi tazminat talep edilemeyeceği kabul edilmektedir (.... sayılı ilamı). Dosya kapsamından, eksik işlerin varlığı nedeniyle bir kar mahrumiyetine maruz kaldığı tespit edilmemiş olmakla beraber, her durumda davacı-karşı davalı işsahibi iş bedelini eksik ödemiş olmakla ortak kusurlu olduğundan kar mahrumiyeti talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış olup bu talebin reddi gerekmiştir. Davalı-karşı davacının sözleşme kapsamındaki ve ilave işler nedeniyle doğan işbedeli alacağı talebine yönelik karşı davasına gelince; asıl davaya yönelik değerlendirmeler kapsamında karşı davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yapılarak teslim edilen işler nedeniyle bakiye iş bedeli alacağının kalmayacağı anlaşılmış, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda karşı davacı yüklenicinin sözleşme dışı ilave iş yapmadığı, teslim edildiği kanıtlanan tüm işlerin sözleşme kapsamında kaldığı anlaşılmakla, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
(Son olarak; kısa kararın 1 no.lu hükmünde, "davalı-karşı davacıdan" ve "temerrüt" kelimelerinin yazıldığı, bu ifadelerin yazım hatasından kaynaklı maddi hata niteliğinde olduğu ve HMK md. 304/A gereğince resen tashihi mümkün hususlardan olduğu görülmekle, hükmün infazında tereddüte de mahal verilmemesi adına "davalı-karşı davacıdan" ifadesinin "davalı-karşı davacılardan müştereken ve müteselsilen" şeklinde, "temerrüt" ifadesinin ise "ıslah" şeklinde tashihine karar verilmiştir.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 26.510,33-TL eksik imalat bedelinin 10.000,00-TL’sine dava, 16.510,33-TL’sine 23.09.2025 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı-karşı davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, fazlaya dair eksik imalat bedeli, ayıplı işlerin giderim bedeli ile kar mahrumiyeti taleplerinin reddine,
2-KARŞI DAVANIN REDDİNE,
3-Asıl davada alınması gereken 1.810,92-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harç ile 10.025,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.383,63-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 8.572,71-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Asıl davada davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ile 1.810,92-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya ödenmesine,
5-Asıl davada, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 135,00-TL'sinin asıl davada davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.985,00-TL'sinin asıl davada davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 26.510,33-TL vekalet ücretinin asıl davada davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl davada davacıya verilmesine,
7-Asıl davada davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 93.001,04-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalılara verilmesine,
8-Asıl davada davacı tarafından yapılan, 392,00-TL tebligat gideri, 5,25-TL müzekkere gideri, 21.250,00-TL bilirkişi ücreti, 1.600,00-TL ATGV araç ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı olmak üzere toplam 26.277,55-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.146,21-TL yargılama giderinin asıl davada davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin asıl davada davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Karşı davada alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın karşı davada davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Karşı davada davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
11-Karşı davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin karşı davada davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile karşı davada davalıya verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avasın ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04.11.2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!