Yargıtay, basit yargılama usulüyle verilen hakaret ve tehdit mahkumiyetinde, sanığa MERNIS adresine usulüne uygun tebligat yapılmadığı için savunma hakkının kısıtlanmasını kanun yararına bozdu.
Özet: Tehdit ve hakaret suçlarından hakkında basit yargılama usulü uygulanan sanığa, ilk tebligatın iadesi sonrası adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılmaksızın doğrudan usulsüz tebligat gönderilerek savunma hakkının kısıtlandığı, bu durumun 5271 sayılı kanunun 251/2. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve yargılamanın hatalı şekilde devam ettirilmesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğu tespit edilerek, Adalet Bakanlığının talebi üzerine kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E - ████████ KSUÇLAR : Hakaret, tehditİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıTehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1, 1 25... sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün ve 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 gün ve ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması, eğer muhatabın adres kayıt sisteminde adresi yok ise ve bilinen en son adresine çıkarılan tebligat da bilâ tebliğ iade edilmiş ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligatın yapılması gerektiği,Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında açılan kamu davasında basit yargılama usulü uygulanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde, "Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir" şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, mahkemesince savunmasının tespiti için sanığın soruşturma aşamasında kollukta verdiği ifadesinde bildirdiği "..." adresine çıkarılan tebliğatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine, UYAP sisteminde kayıtlı Mernis adresine tebligatın çıkartılması gerekirken doğrudan aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilmeksizin, sanığa yeniden usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadan yargılamaya devamla savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde, "Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemesince savunmasının tespiti için, sanığın soruşturma aşamasında bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesi üzerine Uyap sisteminde kayıtlı Mernis adresine tebligatın çıkartılması gerekirken doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilmeksizin, yargılamaya devamla sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2023 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.