Davacı şirketin ticari taşımacılık alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin dosya incelemesi.
Özet: Bir şirket, ticari ilişkiden doğan taşımacılık hizmetleri karşılığı ödenmeyen faturalara dayalı cari hesap alacağı için başlattığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir; zira davalının, yasal sürede faturalara itiraz etmediği, davaya cevap vermediği ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, talep edilen alacağın davacının kayıtlarında davalıdan alacak olarak yer aldığı ve davalının faturalara yasal sürede itiraz etmediği ya da kendi defterlerini sunmadığı tespit edilerek, alacağın varlığı teyit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu █████/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında taşımacılık faaliyetlerinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkil tarafından çeşitli tarihlerde nakliye hizmetlerinin yerine getirildiğini ve bu hizmetlere ilişkin faturalar ile cari hesap ekstresinin düzenlendiğini, söz konusu işlemlerden doğan tüm alacak kalemlerinin cari hesapta gösterildiği, ancak davalı tarafça bakiye borcun ödenmediği, bu nedenle davacı tarafça -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, akabinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak bu süreçte de anlaşma sağlanamadığı, düzenlenen faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bu nedenle fatura içeriklerinin kabul edilmiş sayıldığını, ayrıca müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiği, alacağın davalının ticari kayıtları ve BA/BS formları ile de teyit edilebileceği, bununla birlikte takip konusu alacağın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, bu nedenle likit alacak kapsamında bulunduğu, davalının bu alacağa yönelik itirazının haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, ayrıca davalının haksız itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile davalı hakkında yapılan --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın takip öncesi faiz hariç olmak üzere iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte takibin devamına, davalı borçlunun yerinde olmayan itirazları icrayı geciktirmeye yönelik olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı tarafa dava dilekçesinin █████/2025 tarihinde tebliğ olduğu ve dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.DELİLLER :-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabı-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabı-█████/2026 tarihli bilirkişi raporu-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davada davacının 2024-2025 hesap dönemine ait ticari defterleri usul yönünden incelendiği, yapılan inceleme neticesinde, davacının 2024 dönemi envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı" başlıklı 221. maddesine uygun olarak süresinde yaptırıldığı, davacının anılan dönemlerde e-defter mükellefi olduğu, 2024 dönemi Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı yevmiye ve defteri kebir beratları ile 2025 dönemi Ocak ayı açılış ve takip tarihi itibariyle Mart ayı Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı yevmiye ve defteri kebir beratlarının süresinde alındığı, davacının usul yönünden incelenen 2024-2025 dönemi ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davalı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır bulunmaması ve beyanda bulunmaması nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı, dosya kapsamında sunulan nakliye hizmeti kapsamında düzenlenen takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan söz konusu faturaların elektronik belge (e-fatura) sistemi kapsamında düzenlenerek GİB sistemi üzerinden davalıya iletildiği ve bu suretle faturaların muhatabına ulaştığının kabulünün gerektiği, bununla birlikte davalı tarafça anılan faturalara karşı 6102 sayılı TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında süresi içerisinde yapılmış bir itiraz, iade veya iptal işlemine ilişkin dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmaması nedeniyle takip konusu faturaya konu alacak bakiyesinin karşılıklı kayıtlar üzerinden teyidi ve mutabakatı yapılamadığı, yapılan inceleme davacı taraf kayıtları ile sınırlı kaldığı, davacı tarafın BA-BS analiz formunda yer alan verilerin, davacıya ait ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu anlaşıldığı, bu yönüyle davacı kayıtları ile BA-BS bildirimleri arasında bir tutarsızlık bulunmadığı tespit edildiği, bu çerçevede, yapılan inceleme ve tespitler itibarıyla davacının takipte talep etmiş olduğu söz konusu tutarın, kendi ticari defter kayıtlarında davalıdan alacak olarak yer aldığı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; cari dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan vaki itirazın asıl alacak yönünden iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dayalı düzenlenen faturalara karşı alacağının tahsili için davalı aleyhine-------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası takip başlatıldığı ,ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamında davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında nakliye hizmeti verildiği , davacı tarafından farklı tarihlerde düzenlenen faturalara istinaden alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup ;davalının ticari defterlerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın █████/2026 tarihinde tebliğ olduğu, davalı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı ve davacının defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. HMK 222 maddesi ile düzenlenen" (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.)........(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." amir hükümleri değerlendirildiğinde davacının tarafların ticari defterlerine dayanmasına karşı davalının defterlerini ibraz etmediği ve rapordaki tespitlerin aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, takip konusu faturanın tebliğ edildiği ve davacının alacaklı olduğu anlaşılmış olup denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının--------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki kısmen itirazın iptali ile; takibin 20.794,04 TL cari hesap alacağı üzerinden aynı şartlarda devamına,dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.158,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davanın KABULÜ ile1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki kısmen itirazın İPTALİ ile; takibin 20.794,04 TL cari hesap alacağı üzerinden aynı şartlarda DEVAMINA,2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.158,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.420,44 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan ve 127,54 TL icra peşin harcından mahsubu ile bakiye 677,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 20.794,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 10.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 75,00 TL, KEP gideri 5,00 TL, dosya masrafı 25,00 TL olmak üzere toplam 10.105,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 615,40 TL, mahsup edilen peşin harç 615,40 TL olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 341/2. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026