Dış cephe işleri eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve itirazın iptali davasında, gecikme cezası ve eksik iş iddialarının reddiyle davacı lehine verilen ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesi, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı alt yüklenicinin dış cephe işlerini eksiksiz teslim ettiğini, davalının geçici kabul tutanağını ihtirazi kayıtsız imzalayarak gecikme cezası ve eksik/ayıplı iş iddialarından vazgeçtiğini, gecikmenin kendi yükümlülüklerinden kaynaklandığını kabul ettiğini ve somut bir rapor sunamadığını belirterek, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının toplam 197.208,40 TL alacaklı olduğuna ve alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2026
K.YAZILDIĞI TARİH: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında █████/2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında... projesinin A ve B blok dış cephe işlerinin yapımı konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin ek işler dahil tüm işleri eksiksiz tamamlayarak █████/2019 tarihinde teslim ettiğini ve geçici kabul tutanağının imzalandığını, buna rağmen █████/2019 tarihli ve ... numaralı 176.916,13 TL tutarındaki faturanın ve cari hesaptan kalan 15.319,68 TL borcun davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle .... Noterliği aracılığıyla █████/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak davalının yanıt vermediğini ve ödeme yapmadığını, ardından müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü üzerinden icra takibi başlattığını, davalının borcu olmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek süreci durdurduğunu belirterek, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptal edilerek borç miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında █████/2017 tarihinde imzalanan Alt İşveren Ana Sözleşmesi kapsamında, ...projesinde ... ve ... Blok dış cephe işlerinin birim fiyat esasına göre yapılmasının kararlaştırıldığını, işin başlangıç ve bitiş tarihleri █████/2017 ve █████/2017 olarak belirlendiği halde davacının işi öngörülen sürede tamamlamadığını ve eksiksiz olarak teslim etmediğini, sözleşmeye göre gecikilen her gün için 5.000,00 TL gecikme cezası uygulanacağının kabul edildiğini ve bu kapsamda düzenlenen 150.000,00 TL+KDV tutarındaki faturanın davacıya gönderildiğini, davacının bu faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, işin kesin kabulünün geçici kabulden itibaren bir yıl içinde yapılması gerektiğini ve eksikliklerin giderilmemesi halinde işverenin bunları %30 fazlası ile davacıdan tahsil edebileceğini, bu doğrultuda işveren ve proje yönetimi tarafından hazırlanan teknik rapor sonucunda 797.364,94 TL bedelli bir fatura düzenlenerek .... Noterliğinden ihtarname ile davacıya bildirildiğini ve süresi içinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen müvekkilinin aslında davacıdan 605.129,27 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığını savunarak, davacının kötü niyetli ve haksız davasının reddini, en az %20 oranında tazminat ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen █████/2017 tarihli eser sözleşmesi uyarınca davacının, davalıya ait... projesindeki.... ve .. Blok dış cephe işlerini süresinde ve sözleşmeye uygun olarak tamamlayıp tamamlamadığı, yapılan işlerin ayıplı veya kusurlu olup olmadığı, işin zamanında teslim edilip edilmediği ve davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu, sözleşmede işin süresinde tamamlanmaması halinde günlük 5.000,00 TL gecikme cezası öngörülmüş olmasına rağmen, davalı tarafından çekincesiz olarak imzalanan █████/2019 tarihli geçici kabul tutanağı ile işin eksiksiz teslim alındığı ve davalının bu tutanağa dayanarak cezai şart talebinde bulunamayacağı, ayrıca davalının, gecikmenin kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını kabul ettiği ve bu durumun dosyada mevcut e-posta yazışmalarıyla sabit olduğu, sözleşmenin eksik ve ayıplı işler başlıklı hükmüne göre davacıya eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesi gerekirken, davalı tarafından böyle bir süre tanınmadığı ve eksik ya da ayıplı ifaya ilişkin somut bir rapor sunulmadığı, dolayısıyla bu iddianın soyut ve dayanaksız olduğu, davacı tarafından düzenlenen ve davalıya ihtarname ile bildirilen faturaların, hak ediş ödeme koşullarının sağlandığını gösterdiği, SGK ilişiksiz belgesinin mevcut olduğu ve davalının faturaları BA formu kapsamında vergi dairesine bildirmesi nedeniyle borcu kabul ettiği gerekçeleriyle bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan 192.235,81 TL asıl alacak, 4.210,75 TL işlemiş faiz ve 761,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 197.208,40 TL alacaklı olduğu, davalının █████/2019 tarihinde temerrüde düştüğü ve takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 avans faizinin uygulanması gerektiği, ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabul edilen alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ve takibin 197.208,40 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinafında, davacının işi süresinde eksiksiz ve Ayıpsız teslim etmediğini, süre uzatımı verilmediğini, sözleşmenin 11.1 maddesi gereğince gecikme cezası tahakkuk ettirdiklerini ve fatura gönderdiklerini, geçici kabul düzenlemesi işin eksiksiz ve ayıpsız olduğunu göstermediğini, sözleşmede işveren tutanaklarının kesin belli olduğunun belirlendiğini, projedeki konutları su bastını ve tespit yaptırdıklarını, cari hesap özetinde ne alacaklı olduklarının belli olduğunu, mahkemece işin gereği gibi ifade edilip edilmediğini araştırılmadığı ve eksik inceleme yapıldığını, keşif taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece geçici kabule kesin kabul gibi anlam yüklenerek çekincesiz kabul edildi şeklindeki değerlendirmenin yanlış olduğunu, mahkemece cezai ŞART ve ayıp-eksik ifade sorumluluk araştırılmadığını ve böylece savunma haklarının kısıtlandığını, tespitte eksiklere de değinilmesine rağmen mahkemece bunun hiç değerinin dikkate alınmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında, TTK 1530/2’ye göre tacirler arasında mal ve hizmet tedariğinde borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş sayılması gerektiğini, geçici kabul tutanağın 17.07.2019 tarihinde imzalandığını ve bu tarihten itibaren faize hak kazandıklarını, faiz oranın hatalı olduğunu, %19,50 hesaplanmış ise de TTK 1530/7 gereği +8 puan ile %29,25 hesaplanması gerektiğini, icra inkar tazminatının da hatalı olduğunu, arabuluculuk, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davalı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği dış cephe işlerini tamamlayıp teslim etmesine rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını talep etmiş; davalı ise işin süresinde ve sözleşmeye uygun tamamlanmadığını, gecikme cezası ile eksik iş bedelleri nedeniyle davacının borçlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının geçici kabul tutanağını çekincesiz imzaladığı, gecikmenin kendi yükümlülüklerinden kaynaklandığı, eksik ve ayıplı işe ilişkin iddiaların ispatlanamadığı, davacının bakiye iş bedeli alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu icra takibinin dayanağını 28.06.2019 tarihli fatura, cari hesap alacağı ve ihtarname masrafı oluşturmaktadır. Dosya kapsamındaki ticari defter kayıtları ile BA-BS formları birlikte değerlendirildiğinde, takip dayanağı faturanın tarafların ticari kayıtlarında yer aldığı ve taraflar arasında bu fatura yönünden ticari kayıtların birbiri ile uyumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça cari hesap alacağına yönelik somut ve denetime elverişli istinaf sebebi ileri sürülmemiştir.
Davalı taraf her ne kadar gecikme cezası alacağı bulunduğunu ve bunun davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dosya kapsamından anılan gecikme cezasının davalı tarafından ayrıca faturalandırılarak bağımsız bir alacak kalemi olarak icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu alacak, eldeki davada mahsup defi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmayıp ayrı bir takibin konusunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla mahkemece bu gerekçe ile gecikme cezasının davacı alacağından mahsup edilmemesi gerekirken hatalı gerekçe ile mahsubun uygun olmadığına dair verilen karar hatalı olmuştur.
Davalı vekilinin TTK 1530.maddesi uyarınca istinaf itirazlarının incelenmesinde ise, TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, eser sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmış, sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih ve 2019/... Esas, 2021/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, itirazın kısmen iptaline, takibin 197.208,40 TL üzerinden devamına, asıl alacak 192.235,81 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 39.441,68 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 13.471,30 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.544,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.927,13 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yatırılan 2.544,17TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 107,50TL tebligat ve posta gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 907,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 849,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.414,77 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 13.471,30 TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.367,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.103,48 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!