Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, ticari saklama sözleşmesinden kaynaklanan ürün eksikliği ve alacak talepli istinaf davası kararı.
Özet: Davacının, yurt dışından ithal ettiği ürünlerin depolanması amacıyla davalı ile yaptığı sözlü saklama sözleşmesi gereği, davalının antreposunda bulunması gereken 10.400 kg sitrik asit mono hidrat ürününden 4.975 kgının eksik olduğunu, bu eksikliğin davalının irsaliyelerde belirtilenden fazla ürün çıkışı yapmasından kaynaklandığını öne sürerek eksik ürünlerin aynen teslimini veya bedelini, değer kaybını, ihtar ve tespit giderleri ile manevi tazminat talep ettiği; davalının ise ürün giriş ve çıkışlarının davacının temsilcisinin talimatları ve gözetiminde yapıldığını, iddia edilen eksikliğin hukuki dayanağının bulunmadığını, aylık stok bilgisi ve kira faturası gönderdiğini, ayrıca davacı kayıtlarında olmayan bir sevkıyat olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu, ticari alacaktan kaynaklanan davanın istinaf incelemesi yapılmıştır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████Esas ve ████████ KararDAVACI : ... DAVALI : ... ...VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ :█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurt dışından ithal ettiği ürünleri Akdeniz bölgesindeki müşterilerine satışının yapılması amacı ile ...'de faaliyette bulunan davalı ile yapmış olduğu sözlü saklama sözleşmesi gereği yaklaşık olarak 12 yıldır çalıştığını, ürünler gümrükten çıktığında konteynır ile davalının deposuna geldiğini ve burada boşaltıldığını, davacıdan ürün talep eden müşterilere antrepo tarafından sevk edildiğini, davacının 2021 yılı başlarında davalı antreposundaki yaklaşık değeri 120.000,00 TL olan 10.400 kg sitrik asit mono hidrat ürünü çekmek istediğini, davalı tarafın depolarında 5750 kg. ürün olduğunu, davacı tarafça kabul edilerek ibra edilmesi şartı ile ürünlerin davalı tarafça teslim edileceğini bildirdiklerini, davacının kötü niyetli şartı kabul etmediğini davalıya bildirerek, ürünlerin 19 Mayıs tarihinde hazır olduğunu bildirmiş olmaları nedeniyle 20 Mayıs 2021 tarihinde antrepoda bulunan ürünlerini teslim almak üzere şirket çalışanı ...'i görevlendirdiğini, ancak malların teslim edilmediğini, bunun üzerine tutanak tutulduğunu davalıya ihtar gönderilerek malların teslimi talep edildiğini, davalı tarafın önce 5750 Kg. ürün olduğunu bildirmiş olmalarına rağmen cevabi ihtar depolarında 07.06.2021 tarihi itibariyle 5.400 Kg. sitrik asit mono hidrat ürün olduğunu 629,57 USD tutarında kira alacakları olduğunu bu miktarın ödenmemesi durumunda hapis hakkını kullanacaklarını belirttiklerini, kimya mühendisi bilirkişi tarafından 28.06.2021 tarihli rapor düzenlendiğini ve depoda 5425 Kg. ürün olduğu tespitinin yapıldığını, bu ürünlerin 21.06.2021 tarihinde davacı tarafından teslim alındığını, eksik olan 4800 Kg sinin bilirkişi raporu ile değer kaybının 2.075,32 USD olduğu tespit edildiğini, depoda 10400 kg. ürün olması gerekirken fiilen 5425 kg. ürün mevcut olduğu tespit edildiğini, bilirkişi raporuna göre 4975 kg. ürünün davalı depoda mevcut olmadığını, davaya konu söz konusu eksik ürünlerin 2019 yılında yapılan satışlardan olduğunu tespit edildiğini, davalının davacı tarafından düzenlenen irsaliyelerde belirtilen miktarlardan daha fazla ürünü depodan çıkış gösterdiğini, bu durumun davacı tarafından tespit edilmesi üzerine depo yetkililerine mail atıldığını, fazla gönderimlere ilişkin belge sunmaları ve açıklama yapmaları istendiğini, ancak bir cevap alamadıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiilen mevcut olmayan 4975 kg sitrik asit mono hidrat ürününü aynen teslimine, davalı yan tarafından temin edilememesi durumunda KDV hariç ton fiyatı olan 2400 USD üzerinden hesaplanan toplam 11.940 USD bedelinin 20.05.2021 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, değer kaybı olan 2.075,32 USD'nin de tahsilini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalarının kabulüne toplam 757,49.TL ihtar masraflarının ve ....ATM'nin tespit gideri olan 994,40.TL'nin işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı yana verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu sitrik asit monohidrat emtiaları Ekim 2016 yılından başlamak üzere depoya teslim edilmeye başlandığını ve en son teslim tarihine kadar devam ettiğini, stok takip listesinde toplam giriş kantar tonajının 1.362.000-kg, antrepodan çıkışın 1.384.241-kg olduğunu, eksik ürün teslimine ilişkin iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının temsilcisinin gözetimi ve talimatları ile depoya ürün girişi ve çıkışı yapıldığını, ürünlerin paketleri ve nitelikleri bu kişi gözetiminde olmak üzere saklandığını, davacı firma yetkilisi ...'ın talimatı ile 02.01.2020 tarihinde ... plakalı araç ile 120 torba 3020kg sitrik asitfmonohidrat) ürününün ... firmasına sevk edildiğini ancak, davacının kayıtlarına bu teslimin bulunmadığını, davalının depodan talep edilen miktarda teslim ile mükellef olduğunu, davacı tarafa her ay detaylı stok bilgisi gönderildiğini ve bu stok bilgisine göre davacıya antrepo ardiye kira bedeli faturası düzenlendiğini ve davacı tarafça da itiraz kayıtsız ödendiğini, davacıya teslim edilen 5425 kg ürünün, 4800 kg'lik kısmının saklama koşullarına aykırı davranıldığı gerekçesiyle değer kaybı olan 2.075-USD talebinin ve ardiye ücret iade talebinin dayanaksız ve yerinde olmadığı bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu malların stok kayıtlarına ilişkin bir bilginin mevcut olmadığını, davanın niteliği itibariyle salt tanık beyanıyla da ispatlanamayacağını, davacı yanın iddialarını ispata elverişli başkaca bir delil ibraz edemediğini, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamış olup neticede davalının davacıya borçlu olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın gereksiz yere uzaması ve giderlerin artmasına sebebiyet verilecek olan işlemlerin müvekkil şirket yetkililerince kabul edilmediğini, makul süre içinde doğru karar verileceğine olan inançlarının kalmadığını düşündüklerinden dava için daha fazla masraf yapmayı istemediklerini ve bu nedenle her bir bilirkişi için takdir edilen 1.200.TL (1.200X 3=3.600) TL bilirkişi ücretini yatırmadığını, dolayısı ile yerel mahkemenin; uyuşmazlığın çözümü ve davacı yanca eksik olduğu iddia edilen kimyasal ürün nedeniyle uğradığı zararın tespiti özel bilgi, uzmanlık, hesap gerektirdiği ve gümrük kayıtlarının uyuşmazlığın niteliği gereği davayı aydınlatacak kayıtlar olduğu için celbinin hukuka aykırı olmadığını, davanın çözümünün teknik inceleme, özel bilgi, uzmanlık ve hesap gerektirmesi gerekçesi ile ara karardan rücu talebini reddettiği hususları kanuna ve hukuka açıkça aykırılık oluşturduğunu, davalı defterlerinin incelenmesi neticesi alınan bilirkişi mali müşavir ... imzalı 02.01.2023 tarihli rapora 18.01.2023 tarihli dilekçe ile yapılan itirazların Yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davalı tarafın sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmediğini, saklama koşullarını sağlayamadığı için ürünlerin bozulmasına sebebiyet verdiğini, uhdesinde bulunan mal stoğu ile gerçekte olması gereken mal stoğu arasında fark oluşturacak şekilde basiretli bir tacirden beklenmeyecek işlemler yaparak müvekkil firmanın talimatları dışında işlemler nedeni ile stokta eksik bakiyeye düştüğünü, tüm bu işlemler nedeni ile de müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki saklama sözleşmesinin davalı üzerine getirdiği yükümlülüğün davalı tarafından karşılanmadığı açıkça ispatlandığını, davalı tarafın sözleşmesel yükümlülüğünün doğal gereği olarak müvekkili şirketin sattığı ürünlerin kendisine gönderilen yazılı talimat ve irsaliye ile sevkiyatını yapmakla yükümlü olduğunu, deposundaki ürünlerin sağlılık güvenli saklanmasından sorumlu olduğunu, ürünlerin gümrükten çıkıp depoya geldiğinde paketlerinde herhangi bir bozulma yırtılmanın mevcut olmadığını, saklama koşullarının uygunsuz olması nedeni ile paketlerde bozulma meydana geldiğini, davalının sorumluluğundaki ürünlerde nemden kaynaklı hasar oluştuğu gerek yapılan tespitte gerekse tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davanın eksik ürün iadesi/bedeli iadesi, değer kaybı, manevi tazminat, ardiye ücreti iadesi, ihtar masrafları iadesi taleplerinden oluştuğunu, ancak mahkemece bu taleplerinin de değerlendirilmediğini, verilen bu red kararı gerekçesinin hukuka ve kanuna aykırılık oluşturmakta ve gerçeği yansıtmadığını, zira dosyada davacı defter ve belgeleri ile davalı defter ve belgelerinin incelenmesi neticesi alınan iki farklı mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve bu rapora dayanak yapılan çeşitli evraklar ile stok takip listeleri, kusur durumuna ilişkin taraflar arasında gerçekleşen mail ve watsap yazışmaları, ihtarnameler, faturalar, tespit dosyası ve sair tüm delillerin dosyada mevcut olduğunu, böyle bir durumda yerel mahkemenin sadece taraftan tanık deliline dayanmış olması gibi bir gerekçeye kararında yer vermiş olması kabul edilemeyeceğini, dosyada tarafların talepleri ile ile ilgili olarak inceleme yapmaya yeter derecede delillerle mevcut olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin red kararını ve red gerekçesini kabul etmediğini, açıklanan nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar Sayılı █████/2023 karar tarihli ilamının kaldırılmasına, davamızın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibarıyla maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacının bilgisi ve onayı haricinde depodan fazladan sevkiyat yapıldığı, buna bağlı olarak davacının zarara uğradığının ispat edilemediği, yargılama sırasında davacı tarafından mahkemece verilen sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığı, dosya kapsamına göre karar verilmesinin talep edildiği, bu durumda mahkemece davanın ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin dairemizce YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi. ...Başkan...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Katip...¸e-imzalıdır