Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde kaybedilen çekin istirdadı, imza incelemesi, icra takibi ve iflas süreciyle ilgili görülen detaylı bir dava.
Özet: Davacı bir şirketin, kendi ofisinde kaybettiğini ve üzerindeki 2.300.000 TL bedelli çekin lehtar ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek çekin iadesini talep ettiği istirdat davasında, daha önce çeke dayalı icra takibi başlatıldığı ve bu takibin hukuka uygunluğunun yargı kararlarıyla teyit edildiği, davacının esas iddiası olan imza inkarının ise, grafolog bilirkişi raporuyla çek üzerindeki ilk cironun davacı şirket yetkilisine ait olduğunun kesin olarak saptanmasıyla dava seyrinin belirlendiği hukuki bir süreç anlatılmaktadır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşideci ... ... Ld.Şti'nin davacı şirkete ticari faaliyetlerin neticesinde 2.300.000,00 TL tutarında çek keşide ederek gönderdiğini, davacı tarafından çekin teslim alındığını, ancak işlerin yoğunluğu nedeniyle ofis içinde çekin kaybedildiğini, ....esas sayılı çek iptali davası açıldığını, çek ile ilgili ödeme yasağı konulduğunu, dava görülür iken çekin davalı firmanın eline geçtiğini ve davacı hakkında .... esas sayılı esas numarası ile icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini, takibin iptali davalarının İcra Hukuk Mahkemesinde görülmekte olduğunu, çeki elinde bulunduran kişinin yetkili halim olmadığını, takip konusu çekin davacı tarafında herhangi bir kimseye devredilmediğini, davacının rızası hilafına elinden çıkan çekte cirosu çizilmiş bulunan ... Ltr.Şti yetkilisinin böyle bir çeki imzalamadığını ve ciro etmediğini, yapılmış bulunan bir ciroyu iptal etmediğini beyan ettiğini belirterek emre yazılı çekin kendilerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap verilmediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, .... esas sayılı zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkin dosya örneği getirtilmiş, .... Esas sayılı takip dosyası örneğini temini ile incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... Şirketi ve ... ... Ld.Şti hakkında toplam 13.09.2023 tarihli çeke dayalı olarak 2.300.000,00 TL çek bedeli 230.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 2.530.000,00 TL alacak talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür.
.... sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... Şirketi tarafından davalı ... hakkında şikayet talebine ilişkin açılan davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine .... sayılı ilamında;" ... takip dayanağı ... seri numaralı çekin keşide yerinin ..., keşide tarihinin █████/2023 olup, yasal sürede █████/2023 tarihinde ibraz edildiği, çekin şikayetçi borçlu emrine düzenlenip ilk cironun ona ait olduğu, davacı borçlunun açıkça ve ayrıca imzasına itiraz etmediği, keşideci veya diğer cirantaların imzalarına da itiraz edemeyeceği, borca itirazın İİK m.169/a uyarınca resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanabileceği, bu kapsamda tanık dinlemenin mümkün olmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosya kapsamına, toplanan delillere, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı borçlunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine ..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
.... Mahkemesinin ....sayılı 19.07.2024 tarihli kararı ile davacı ... Şirketi'nin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin .... iflas dosyasında yürütüldüğü anlaşılmakla münferit temsil yetkisi bulunan iflas idare memuruna tebligat yapılmak suretiyle İİK 194 maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısı yapılması beklenilmiş, 19.03.2025 tarihinde ikinci alacıklılar toplantısının yapıldığı bildirildiğinden yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı tarafından dava konusu edilen çekte lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddia edildiğinden davacı şirket yetkilisinin imzasını içeren belge asılları ilgili kurum ve mercilerden temin edilerek huzurda alınan imza örnekleri ile birlikte incelenmek üzere dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş düzenlenen raporda özetle; " dava konusu .... Şubesine ait, ....-13.09.2023 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ... Şirketi olan, ... çek numaralı, “2.300.000” TL değerli çekin arka yüzünde mevcut “SistemTurk...” içerikli kaşe izi üzerinde atılı birinci ciranta imzasının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasen; ...'ün elinden çıktığı kanaatine varıldığı " ifade edilmiştir.
Dava; çek istirdadı talebine ilişkindir.
Davaya ve icra takibine konu çekin tetkikinde .... şubesine ait çekte keşidecinin ... ... Ld.Şti lehtar cirantanın .... Ltd. Şti sonraki cirantanın ... Ltd.Şti hamilin ise ... Ltd.Şti olduğu, 13.09.2023 keşide tarihli 2.300.000,00 TL bedelli çekin 14.09.2023 tarihinde ibraz edilerek karşılığı bulunmadığının şerh düşüldüğü görülmüştür.
Davacı yan, dava konusu çeki keşidecisinden teslim aldıklarını çekin kaybedildiğini, lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, davalının yetkili hamil olmadığını iddia ederek çekin istirdadı talebinde bulunmuştur.
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’ilere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta davaya ve takibe konu çekteki lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülmüş ise de; yapılan grafolojik incelemede çekteki lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisi olan ...'ün eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, grafolojik inceleme yapılarak düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca; lehtarı davacı olan dava konusu çekin kaybolduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın ispatına yarar bir delil sunulmadığı gibi herhangi bir ceza soruşturmasının bulunmadığı, çekteki lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası kapsamında yapılan grafolojik incelemede lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği, çekte ciro imzası bulunan dava dışı ... Ltd.Şti'nin imzasının bu şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun davacı tarafından ileri sürülmesi ve bu dava kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, çekteki ciro zinciri dikkate alındığında davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığı ve ciro zincirinde bir kopukluğun söz konusu olmadığı, TTK 790 ve 792. maddeleri kapsamında dava konusu çekin usulüne uygun ciro yoluyla dava dışı cirantaya ve ardından davalıya ciro edildiği ve çek hamili davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 39.278,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 38.662,85‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 313.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 175,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ... memurunun yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 03.11.2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!