İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, özel ilişkiden kaynaklanan tehditle verilen kambiyo senedi ve ibranameye rağmen açılan menfi tespit davasında, görevsizlik ve eksik nispi harç nedeniyle ilk derece kararını bozmuştur.
Özet: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, taraflar arasındaki gönül ilişkisi iddiaları, tehdit, senet ve çek düzenlenmesi ile ibranameye rağmen icra takibinin devamı konularının ele alındığı ilk derece mahkemesi kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulden bozulduğu; bozma gerekçesinin ise, davanın mutlak ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görevinde bulunması ve nispi harca tabi yabancı para alacağı söz konusu olmasına rağmen eksik harcın tamamlatılması için davacıya süre verilmemesi gibi kamu düzenine ilişkin hatalar olduğu belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan MENFİ TESPİT
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında, geçmiş tarihlerde uzun süreli gönül ilişkisi yaşandığını, ancak evli olan müvekkilinin, ailesinin yıkılmasını istemediğinden, şüpheliden ayrılmak istediğini, davalının ise kendisini bırakması halinde ailesine her şeyi anlatacağını söyleyerek, müvekkilini tehdit ettiğini, ailesine anlatmama karşılığı 20.000,00-TL istediğini, müvekkilinin de tehditlere boyun eğerek, 20.000,00-TL bedelli senet düzenleyip verdiğini, davalı kambiyo senedi vasfındaki senette oynama yaparak, Euro ibaresi eklediğini, müvekkilinin korkusundan, şikayet yoluna gitmek yerine, 05.08.2016 tarihinde “25.03.2017” tarihli ve 30.000,00 TL bedelli çek verdiğini, makbuzunu aldığını, daha sonraki tarihlerde de yine “30.05.2017” tarihli ... seri numaralı 15.000,00-TL bedelli çek verdiğini ve davalıdan ibraname aldığını, ibranamede: “...’ın 20.000,00 E'luk senedine karşılık 15.000,00 TL’lik çek aldığını, "ödenmesi durumunda tüm tutar, hiçbir talebim olmayacak.” yazdığını, bu ibranameye rağmen, Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına ise hiçbir bildirimde bulunmadığını, feragat etmek yerine işlemsizlikle düşmüş olan dosyayı Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... numarası ile tekrar yenilediğini, davalı aleyhinde yapmış oldukları suç duyurusunun Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyası ile incelenmekte olduğunu, davalının dosyada tahsilatlar yaptığını, dosyaya bildirmediğini, davanın kabülünü, davalının davacıya %20‘si kadar tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacının hatır için çok defa para istediğini, senet verdiğini, iyiniyetini kullanarak ödemediğini, birini elden ödediğini, 20 Euro, birini de icraya koyduğunu, ondan 30 milyon TL aldığnı, diğer 20 Euroyu da elden verdiğini açılan davayı kabul etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin ████████E, ████████ Karar sayılı, █████/2019 tarihli ilamında; "...Davalı 11.07.2019 tarihli celsede, dosya içerisinde mevcut bila tarihli, Ben ... başlıklı belgede yazan █████/2017 vade tarihli 15.000,00-TL bedelli çeki bankadan tahsil ettiğini, aynı belgenin altındaki imzanında kendisine ait olduğunu kabul etmiş, bu hususu imzası ile de tastik etmiştir. Taraflar arasında geciktirici taliki şarta bağlı bir ibraname bulunduğu, ibranameye konu çek ödendiğinde ibranamenin son kısmında "ödenmesi durumunda tüm tutar,hiçbir talebim olmayacak" cümlesinin yazılı olduğu, davalı tarafından imzalanan ibranamedeki şartın gerçekleştiği, davalının ibranamede belirtilen çeki tahsil ettiği, belgenin ibraname olarak geçerli olduğu, imzanın davalı tarafından kabul edildiği, davalının geçerli ibraname nedeni ile dava konusu edilen icra takibinden dolayı herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, borçluya menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü neyitli olduğu anlaşıldığından borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararı da alacaklıdan tahsili talep edilebileceğinden 2004 sayılı İ.İ.K. 72/5 maddesi gereğince haksızlığı anlaşılan takip konusu asıl alacağın 61.522,73-TL % 20'si kadar olan 12.304,54-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin █████/2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ karar sayılı ilamı ile; "...Davaya konu takibin dayanağı bonodur. Bono, kambiyo senedi olup kambiyo senedine dayalı davalar, mutlak ticari davadır. Görev kamu düzenine ilişkindir ve her aşamda re'sen gözetilir. Somut uyuşmazlıkta TTK 4.maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi görevli olmakla mahkemece öncelikle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Diğer husus ise; harca ilişkindir. Davaya konu takip yabancı para alacağına ilişkindir. Dava, nisbi harca tabi ise de; davacı vekilinin maktu harç ile dava açtığı, aşamalarda dava harcının tamamlatılmasına ilişkin süre verilmeden karar verildiği görülmektedir. Harç, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece davacıya takibe konu yabancı paranın dava tarihindeki kuru üzerinden harcı tamamlatmak üzere Harçlar Kanunu 30.maddesi gereğince süre verilmesi gerekirken eksik inceleme ile esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kabule göre de; mahkemenin kısa kararda sadece; "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurduğu, gerekçeli kararda ise; "Davanın kabulüne, Davacının İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından ve bu takibe konu edilen █████/2012 tarih ve 20.000,00-Euro bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, Haksız ve kötüniyetli takip nedeni ile 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca takip miktarı asıl alacağın % 20'si kadar olan 12.304,54-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.." şeklinde karar verildiği görülmektedir. Usulüne uygun bir kısa karar oluşturulmaması doğru görülmemiş, kararın re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçeler ile davacı ve davalının istinaf istemlerinin HMK 355. maddesi gereğince ayrı ayrı KISMEN KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 355, 353/1-a-3,6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA" şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu ████████, ████████ Karar sayılı, █████/2024 tarihli ilamında; "...Davalı alacaklının 25.01.2018 takip yenileme tarihi itibariyle iş bu haricen ödenen bakiyenin mahsubu sonrası takibe devam etmesi gerekirken alınan ödemeye rağmen tüm takip borcu yönünden takibe devam ettiği, takip yenileme tarihi itibariyle euro kurunun 5.670 TL olduğu, davalının 5.670x8.982 =50.644-TL tutar yönünden fazladan takibe devam ettiği anlaşılmış neticeten davacının davalıya 8.982 Euro asıl alacak tutarında borçlu olmadığının tespitine ve bu tutarın takip yenileme tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 50.644,00-TL'nin %20 sine tekabül eden 10.128,88-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı yanca takibe konu bono borcu için davalıya ayrıca “30.05.2017” tarihli ... seri numaralı 15.000,00-TL bedelli çekinde verilerek ibra ile dosya borcunun tamamen kapatıldığı iddia edilmiş ise de davalı yanca bu ödemenin takip konusu bonoya ilişkin alınmadığı beyan edildiğinden ve taraflar arasında düzenlenmiş yazılı belge içeriğinden bu ödemenin takip konusu bonoya istinaden yapıldığı açıkça anlaşılmadığından bu ödeme yönünden ispatlanamayan fazlaya ilişkin istemine reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-Davacının İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında davalıya 8.982 Euro asıl alacak tutarında BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-8.982 Euro yönünden haksız ve kötü niyetle yenilenen takip nedeni ile 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca haksız takip miktarı asıl alacağın % 20'si kadar olan 10.128,88-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Dava dilekçesini tekrarlayarak, istinaf mahkemesi kararı sadece görevden kaldırma kararı vermişse de, yerel mahkemenin müvekkili aleyhine karar vermesinin aleyhe bozma yasağına aykırılık oluşturduğunu, geçerli bir ibraname olmasına rağmen davalının icra takibi başlatması kötü niyetli bir davranış olduğunu, Karşı taraf yazdığı istinaf dilekçesinde bir dosya kapsamında olan ödemeye karşılık ibraname düzenlendiğini iddia etse de yargılamanın tüm aşamalarında bu iddianın soyut bir ifadeden öteye gidemediğini, hangi dosyada ne için ibraname düzenlenip ne için ödeme yapıldığı ortaya konamadığını,Müvekkili lehine maktu değil nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,Davalının avukatı olmamasına rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu,Davalının aldığı ödemeler ve ibraname geçerli olduğunu, davanın onanarak davalı taleplerinin reddini, kararın kaldırılmasını, menfi tespit talebinin ve kötüniyet tazminatı talebinin kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 20.000Euro bedelli bononun vadesi 25.09.2012 tarihlidir. Davacı dava konusu bonoyu ödemek için 05.08.2016 tarihinde 25.03.2017 tarihli 30.000TL bedelli çeki ve 30.05.2017 tarihinde ... seri numaralı 15.000TL bedelli çeki verdiğini, davalıdan ibraname aldığını ileri sürmüş ve iki adet evrak sunmuştur. Davalı ise, evrakları ve ödemeyi inkar etmemiş ancak ibranamenin ve 15.000TL'lik çek ödemesinin dava ve takip konusu edilmemiş olan başka senede karşılık verildiğini savunmuştur. Kural olarak vadeden sonra yapılan ödemenin mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Aksini iddia durumunda ispat yükü alacaklı davalı tarafa geçer. (Y. Kapatılan 19. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Somut olayda, davalı 15.000TL'lik çek ödemesinin ve ibranamenin başka bir senede ilişkin olduğunu savunmuş olmakla bu hususu ispat yükü davalıdadır. Ancak davalı delil bildirmemiştir. Bu durumda dosyadaki deliller değerlendirildiğinde; davalının İstanbul Anadolu 2.İcra Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasındaki 07.06.2018 tarihli duruşmasındaki beyanında ve mahkemenin █████/2019 Tarihli duruşmasındaki beyanında 15.000TL'lik çeki aldığına dair belgedeki imzayı kabul ettiği, ilgili belgede; "...'ın 20.000Euro'luk senedine karşılık 15.000TL'lik çek aldım. 30.05.2017 vade tarihli ... numaralı çek alınmıştır. Ödenmesi durumunda tüm tutar, hiçbir talebim olmayacak" şeklinde yazılı olduğu, dikkate alınarak menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddi yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince, 05.08.2016'da 30.000TL'nin haricen ödenmiş olmasına rağmen takibin █████/2018 tarihinde yenilenerek takibe devam edildiği gerekçesi ile kabul edilen kısım yönünden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş, davalı kötüniyet tazminatı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmamıştır. Dairemizce yapılan incelemede; davacının davasının kabulüne dair hüküm kurulduğu, takip tarihinde borç ödenmemiş ise de, takipten sonra ödendiği, borcun ödenmesinin ardından takibin yenilendiği dikkate alınarak asıl alacağın tamamı üzerinden %20 tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin vekalet ücretlerine ilişkin istinaf istemine gelince; menfi tespit davasında davanın kabulü ile maktu vekalet ücretine hükmedilecek ise de, karar tarihindeki AAÜT gereğince nisbi vekalet ücreti maktunun altında olamayacağından maktu vekalet ücreti yerindedir.Ancak; davalı kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi, lehine vekalet ücreti hükmedilen isim olarak davada taraf olmayan 3.kişiye yer verilmesi de yerinde görülmemiş, davacı vekilinin bu yönden istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın KABULÜNE,
-Davacının İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
- Asıl alacak olan 20.000Euro'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 56.284TL'nin % 20'si olan 11.256,88-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7407,07-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harç ile 892,84-TL ve 996,26TL tamamlama harçlarından mahsubu ile bakiye 5.482,07-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 1925,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve müzekkere gideri ki toplam; 2.345,1‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine
-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1,169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı, 435TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.604,40TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalı üzerinde bırakılmasına,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!