İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar ve maluliyet tazminatı davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararına davalı sigorta şirketinin yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen kararı.
Özet: 03.09.2015 tarihli trafik kazasında bedensel zarar gören ve %15 maluliyet yaşayan davacının açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacının talebini kısmen kabul ederek 167.168,88 TL tazminat ve yasal faiz ödenmesine hükmetmiş olup, davalı sigorta şirketi bu karara karşı, başvuru şartı eksikliği, maluliyet raporunun usulsüzlüğü, sorumluluk alanının sınırlı olduğu, kusur tespiti eksikliği, müterafik kusur indirimi gerekliliği ve emniyet kemeri kullanımı gibi hususlar nedeniyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ: █████/2022
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2015 günü saat 20:20 sıralarında ...'in yönetimindeki ... plakalı traktör ile Karahallı ilçesi istikametinden Sivaslı ilçesi istikametine seyir halinde olan ... yönetimindeki...plakalı aracın çarpışması sonucu ... ile aynı araçta yolcu konumunda olan müvekkil ...'in yaralandığını, müvekkilinin bedensel zarara uğrayarak sakatlandığını, soruşturma kapsamında kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkilinin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurul raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkkında Yönetmelik hükümlerine göre %15 oran bildiren maluliyetinin mevcut olduğunu, taraflarınca alınan 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre de müvekkilinin maluliyetinin %15 olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığınca ████████ soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı otomobilin davalı ... şirketinden trafik sigortalı bulunduğunu, davalıya zararın karşılanması bakımından 15.10.2021 tarihinde başvurulduğunu, davalının ödeme yada cevabının mevcut olmadığını belirterek davacıya ödenmesi gereken iş gücü kaybından doğan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 50,00 TL sürekli bakıcı masrafı, 50,00-TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ...ş.'ye başvuru tarihi olan 15.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 185.743,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusunun usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı kaza tarihinden 17 yaşında olduğundan da geçici maluliyet zararından bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin sürekli ve geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden de sorumlu olmadığını, davacının alınan ifadesinde kazadan dolayı kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını, beyan ettiğini, dolayısıyla Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığı ████████ soruşturma dosyasındanda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, davanın bu yönü ile de reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca davacının maluliyet oranının tespiti için müvekkili kurum tarafından medikal görüş raporu alındığını ve davacının %10,3 oranında malul olduğu kanaatine varıldığını, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, zararın tespit edilmesi, kusur oranlarının belirlenmesi ve müterafik kusur ve ayrıca hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ...'nın ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini, müvekkilinin temerrütünün söz konusu olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulüne, 167.168,88 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı tarafın başvuru şartı gerçekleşmediğini, davacının müvekkil şirkete sunmuş olduğu rapor sağlık bakanlığınca yetkilendirilen hastanelerden alınmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne uygun tanzim edilmediğini) ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmeyen rapor dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirket geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müvekkil kurum sürekli-geçici bakıcı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, davacı 03.09.2015 tarihli kazaya ilişkin şikayet hakkını kullanmadığını, tazminat hesaplamasına konu maluliyet rapor mevzuata uygun düzenlenmediğini, kusur oranı belirlenmeden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kaza tespit tutanağından da açıkça görüldüğü üzere davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün sürücü belgesinin olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının trafik kazası esnasında emniyet kemeri takıp takmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, müterafik kusur yasa gereği olduğunu, davacı vekili tarafından ibraz edilen epikriz raporları ve tedavi belgeleri incelendiğinde davacıda meydana gelen arazlar kaza esnasında emniyet kemeri takmadığını gösterdiğini, hatır indiriminin %20 oranında uygulanması gerekirken %10 yapıldığını, ...A.Ş.'nin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ...'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ...A.Ş.'nin temerrütü bulunmadığını, ticari/temerrüt/avans faizi talep edilemeyeceğini, 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada 1,65 iskonto oranının esas alınması ve TRH 2010 yaşam tablosu uygulanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 03.09.2015 günü saat 20:20 sıralarında dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki...plakalı kamyonetin, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre takılı römorka çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir.
Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça █████/2021 tarih ve davalı ... havaleli evrak ile başvuru koşulu yerine getirilmiş olup maluliyet raporunun gerekli nitelikte olmaması dava açmaya engel değildir. Kaldı ki kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
TBK'nın 54. maddesiyle KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileştirme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçeyle üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerekir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas - ██████████ karar sayılı kararı).
Davacı kaza tarihinde 16 yaşında olup İlk Derece Mahkemesince geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmediğinden sigorta şirketinin geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığına, bu bağlamda davacının çalışması bulunmadığından ...'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğine ve zaten yasal faiz uygulandığından avans faizi talep edilemeyeceğine ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan (davacının daimi maluliyetinin % 5 oranında, geçici maluliyetinin 9 ay süreli, bakıcı ihtiyacının 1 ay süre ile olduğu) maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Mahkemece alınan █████/2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücü ...'ün 2918 sayılı KTK'nın 52/1B (sürücüler aracının yük ve teknik özelliklerine göre seyrini hava, yol ve mahal şartlara göre ayarlamak zorundadırlar) kuralını ihlal ettiği olayda tali % 30 oranında kusurlu; ... plakalı araç sürücü ...'in 2918 Sayılı KTK'nın 30/1A (servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakın ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanmak) ve 47/1D (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan yönetmenlikte gösterilen diğer kural ve yasak, zorunluluk veya yükümlüklere uymamak) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli % 70 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Kusur belirlemesinin olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). Mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen
dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progresif rant” tekniğine
göre yapılan hesabın hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582)
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının, ehliyetsiz olarak araç kullanan arkadaşının aracına bindiği, sürücünün arkadaşı olduğu, kazanın meydan geldiği nazara alınarak %10 hatır taşıması indirimi yapılmış ise de yerleşik içtihatlara göre hatır taşıması indirimi %20 olacağından yeterli görülmemiştir.
Davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kaza tarihinde 17 yaşında olması ve davacının araç sürücüsü ile arkadaş olması ve ehliyetsiz kişinin aracına binmesi müterafik kusur oluşturur. Birden fazla müterafik kusur indirim hali bulunmasa bile tazminattan bir kez ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmamış olması ve TBK'nun 52. maddesi gereği hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan, davalı yönünden bu kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin göz önüne alınmayışı doğru görülmemiştir.
Davacının taleplerinden olan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talepleri birbirinden farklı tazminat talepleri olup, her bir tazminat yönünden hesaplanan tazminat miktarından ayrı ayrı hatır indirimi yapılması gerekirken sadece sürekli iş göremezlik tazminatından indirim yapılması da doğru olmamıştır.
Sonuç olarak; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarından TBK’nın 51. maddesi gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi, sonrasında bakiye tazminattan da müterafık kusur indirimi yapılarak 118.305,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 570,52 TL bakıcı gideri üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; Hatır indirimi ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 118.305,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 244,512 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 118.875,65 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Yasası uyarınca hesaplanan 8.120,39 TL den peşin alınan ve tamamlanan 688,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.431,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 688,70 TL peşin harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta ve bilirkişi ücreti gideri toplamı 5.779,95‬ TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili için AÜÜT gereği tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılamayacak olan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin 1.404,00 TL'sının davalıdan, 156,00 TL sının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 150,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!