Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazasında ölüm ve cismani zarara uğrayan desteğin yoksun kalma tazminatı davasında %100 sürücü kusuru ve yolcu kusursuzluğu tespiti kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 01.12.2022 tarihinde meydana gelen ve davalının sigortalısı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu trafik kazasında hayatını kaybeden kızlarının desteğinden yoksun kalan anne ve babanın açtığı tazminat davasını ele almaktadır; davacılar, vefat eden kızlarının desteği nedeniyle maddi kayıplarının karşılanmasını talep ederken, davalı sigorta şirketi ise, kazadaki kusur oranlarının, müteveffanın emniyet kemeri kullanımı gibi durumların, alkol durumunun, olayın iş kazası niteliğinin ve "hatır taşıması" indirimlerinin tespiti ile tazminat hesaplama yöntemleri ve faiz taleplerine yönelik itirazlarda bulunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ve buna bağlı yarı römork ile .... Otoyolunda .... İstikametinden seyir halindeyken aracın sağ tarafından gelen sesi kontrol etmek için yolun en sağ banket kısmında kısa süreli duraklayarak araçtan indiği sırada yine aynı istikamete seyir halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...’ın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yolun sağında bulunan çelik bariyerlere aracının sağ arka kısımlarıyla çarpması ve savrulması ile aracının ön kısımlarıyla sağ banket kısmında duraklayan çekicinin römork kısmına arkadan çarpması sonucu ölümlü yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Bu kazanın sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumda olan, ... ve ...’nın kızı ... vefat ettiğini, desteğinin vefat etmesi sebebi ile davacının maddi açıdan mağdur olduğunu, Yolcu konumunda bulunan ... ve desteğinden yoksun kalan üçüncü kişi konumunda kalan davacının ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... plaka sayılı araç davalıya ait .... Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek şimdilik Anne ... için 200.000,00 TL ve Baba ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 201.000,00 TL destekten yoksun kalma (maddi) tazminatının temerrüt tarihi olan 18.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dâhil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 61. Ve 163. , 2918 sayılı KTK nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müteveffanın desteklerinin tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirkete yapılan başvuru aşamasında sunulan yabancı veraset ilamı belgesinde mirasçısı olarak annesi gösterildiğini, destekten yoksun kalanların tespitinin ardından meydana gelen kazanın çift taraflı trafik kazası olduğu dikkate alınarak kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya eklenen evrakların sunulan evrakların incelenmesinde sürücünün alkollü olup olmadığı tespit edilmemiş olup alkol durumunun tespiti sürücünün alkollü olması halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Müteveffanın gelir ve iş durumu hakkında bilgi verilmediğini, .... kayıtlarının getirilmesi ve olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının incelenmesi iş kazası olması halinde sosyal güvenlik kurumundan .... değerinin sorulması ile tazminattan indirilmesi gerektiğini, iş kazası olmaması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Kusur oranlarının ve desteklerin tespiti ardından müteveffanın ileride evleneceği, çocuk sahibi olacağı da dikkate alınarak yine kaza tarihi dikkate alındığında karayolları trafik kanunu 90/C maddesi gereğince TRH ve 1.65 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, Kazaya karışan aracın hususi olduğu dikkate alınarak avans faizi talebinin kabulü mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 08.08.2025 tarihli raporda özetle; "Kusur yönünden ... plakalı araç sürücüsü ... ın meydana gelen kazada 2918 sayılı karayolları Trafik kanununun 84. Md yer alan Asli kusurlardan (04-arkadan çarpma) ve diğer kusurlardan 52/b. 46/f Md. kurallarını ihlallen % 100 oranında TAM KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. Park halinde bulunan ... plakalı aracın kazaya etken kural ihlali görülmediği anlaşıldığından KUSURSUZ olduğu kanaatine varılmıştır. Kaza esnasında ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan Müteveffa yolcu ...'nın ve diğer yolcuların araç sevk ve idaresinde herhangi bir dahili bulunmadığından KUSURSUZ oldukları kanaatine varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ... ın kaza neticesi olay mahallinde ex olması sebebiyle alkol raporunun olmadığı, ancak soruşturma esnasında .... █████/2022 tarih ve .... sor. nolu yazısına istinaden .... hazırladığı .... sayılı raporunda (....) arandığını bulunmadığı) yönündeki rapordan ALKOLSÜZ olduğu anlaşılmıştır. Müteveffa yolcu ...'nın kaza esnasında emniyet kemeri kullanımına ilişkin durumun KTT raporu ilgili kısmında belirsiz olarak işaretlendiği görülmüş olup ancak dosya kapsamında yolcunun emniyet kemeri kullanmadığına dair herhangi bir tespit olmadığı anlaşıldığından Müterafik Kusura ilişkin değerlendirme sayın mahkemeniz takdirlerine bırakılmıştır. Kazaya etken başkaca etken bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tazminat hesabı yönünden Mahkeme Kararları, Borçlar Kanunu’nun konuyla ilgili düzenlemeleri, Yargıtay kararları, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Aktüeryal ilkeler göz önünde tutularak; tarafıma sunulan bilgiler ve yukarıda ayrıntısı verilen varsayımlara göre hesap tarihi itibariyle; Müteveffanın desteğinden yoksun kalan annesi ... için işlemiş ve işleyecek dönem destekten yoksun kalma tazminat tutarı toplamının (96.849,86 + 1.148.414,71) 1.245.264,57 TL olduğuna Müteveffanın desteğinden yoksun kalan babası ... (....)’için işlemiş ve işleyecek dönem destekten yoksun kalma tazminat tutarı toplamının (96.849, 86+ 577.404,99 ) 674.254,85 TL olduğuna ve toplam tutarın teminat limiti üzerinde olduğuna teminat limiti olan 1.000.00,00 TL üzerinden GRAMETEN PAYLAŞTIRMA YAPILDIĞINDA; Müteveffanın desteğinden yoksun kalan annesi ... için destekten yoksun kalma tazminat tutarının 648.737,68 TL olduğuna Müteveffanın desteğinden yoksun kalan babası ... (....)’için destekten yoksun kalma tazminat tutarının 351.262,32 TL olduğuna" şeklinde görüş bildirmiştir.Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir. Dosyaya sunulan █████/2022 tarihli Ölümlü/Yaralamalı Trafik KAzası Tespit Tutanağında "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile buna bağlı ... plakalı yarı römork ile .... Otoyolunda .... istikametinden .... istikametine seyir halindeyken belirtilen Km'ye geldiği esnada kendi beyanına göre aracın sağ tarafından gelen sesi kontrol etmek için yolun en sağ banket kısmına kısa süreli duraklayarak aracı kontrol etmek için indiği esnada yine aynı istikamette seyir halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yolun sağında bulunan çelik bariyerlere aracının sağ arka kısımlarıyla çarpması ve savrulması ile aracının ön kısımlarıyla sağ banket kısmında duraklayan çekicinin römork kısmına arkadan çarpması sonucu ölümlü ve yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 Sayılı KYK'nın 52/1 B( aracının hızını yük ve teknik özelliğine görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği yine ... plakalı çekici ve buna bağlı ... yarı römork sürücüsü ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığı kaza yerinde yapılan iz delil ve sürücü beyanlarından anlaşılmış olup bu kanaate varılmıştır..." şeklinde tutanak tanzim edilmiştir. ....soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, yapılan incelemede davacıların desteğinin vefat ettiği kaza nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği anlaşılmıştır. ... plakalı aracın █████/2022- 2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza sonrasında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'da ZMMS (trafik) sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları .... bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97). ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (....,). Destekten yoksun kalma tazminatı, BK'nın 45/II.(TBK md. 53) maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi sebebiyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Dosya kapsamına ve dinlenen tanıklara göre davacı ile destek ... boşanmış olsalar bile aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, çevrede karı-koca olarak bilindikleri, dolayısıyla davacının eş olarak ölenin desteğinden yoksun kaldığı anlaşılmaktadır.Borçlar Kanunu'nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de Kanun'un nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (....'nun 21.04.1982 gün, ..... sayılı kararı).Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 Sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ..... sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; kaza tarihi olan █████/2022 tarihinde davacıların desteği ...'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketince .... sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın .... İlçesi sınırları içerisindeki .... Otoyolundan .... istikametine seyir halinde iken yolun en sağ kısmında süreli duraklayarak park halinde bulunan araca arkadan vurması neticesinde kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu ve davacıların desteğinin vefat ettiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketince davacıların vefat edenin davacılar ile arasındaki soy bağının kurulamadığını beyan etmiş iseler de, .... yazı cevabında vefat edenin ikamet izin ve işlemlerinde baba adının Kamil anne adının ise Mukhaya olarak ibraz ettiğ, ayrıca davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçe ve eki belgelerde de benzer şekilde kayıtlar yer aldığı anlaşılmakla; davacıların vefat edenin anne ve babası olduğuna kanaat edinilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı yan tarafından hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği cevap dilekçesinde savunulmuştur. .... Dairesi'nin .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Öğretide hatır taşıması konusunda bir kavram birliği olmadığı gözlemlenmekte, ancak "hatır için ücretsiz taşıma" ve "aracı hatır için ücretsiz kullandırma" tamlamalarının benimsendiği görülmektedir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim, tazminattan mutlaka belli bir oranda indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Mahkemece, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK'nın 43. madde hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması, sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir. .." şeklinde olup dosya kapsamında sigortalı araç işletenin desteğin taşınmasında ekonomik ya da başkaca bir menfaaati olduğu ispat edilememiş ve hatır taşıması indiriminin uygulanması düşünülebilir ise de, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'nın 1.245.264,57 TL, ...'nın ise 674.254,85 TL olduğu, %20 indirim yapılsa dahi poliçe limitinin üstünde kalacağı anlaşılmakla davanın kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile, davacı ... için 648.737,68 TL, davacı ... için 351.262,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, tüm alacak kalemlerine █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,2-Alınması gereken 68.310,00 TL harçtan peşin alınan 686,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 67.623,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 686,52 TL peşin harç olmak üzere toplam 956,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 172,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.172,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalıBu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.