3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetinin eksik ankesör kaydı ve tanık araştırması nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanıkla örgütsel bağlantısı olabileceği değerlendirilen kilit tanıkların beyanlarının alınmaması, temyiz aşamasında ortaya çıkan yeni tanık ifadelerinde geçen kişilerin araştırılarak dinlenmemesi ile sanığın ankesörlü/sabit hat ve GSM iletişim kayıtlarına ilişkin ardışık arama, periyodiklik, konuşma süreleri, aynı kuvvet/rütbe mensubu kişilerle irtibat gibi hayati hususları detaylı inceleyen yeterli bilirkişi raporu alınmaması gibi eksik soruşturma ve delil toplama nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/6 E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 33. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Tanık ...'nin beyanında sanıkla aynı evde kaldıkları dönemde ev abisi olduğu beyan olunan ve dosyada açık adres ve kimlik bilgileri mevcut Cem C., hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişinin duruşmada tanık sıfatıyla beyanının alınmasına çalışılması ile sanığın örgütsel bağlantısına ilişkin görgü ve bilgileri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan A....'nin ifadesinde "..sanıkla beni tanıştıran ... kod adlı şahıstır,...isimli şahsıda mahrem imam ...un evinde gördüm..." diyerek sanık, ... kod adlı... ve...hakkında teşhis ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, Adli ...., ile bu kişinin ifadesinde isimleri geçen... ve...isimli kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişilerin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmeleri ve sanığın örgütsel bağlantısına ilişkin görgü ve bilgileri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği lüzumu, 3. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ███████████ Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, tespit edilebilir ise, sanık ile birlikte ardışık aranan kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince okunup tartışılması ile bahsi geçen tüm ifade sahiplerinin tanık olarak usulüne uygun olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.