Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin iş kazası sonucu ödenen manevi tazminatın hizmet alım sözleşmesi uyarınca yükleniciden rücuen tahsiline ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir ana işveren şirket, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırdığı yüklenici firmanın işçisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle mahkeme kararıyla ödemek zorunda kaldığı 130.550,07 TL tutarındaki manevi tazminatın, işçinin yüklenici bünyesinde çalışması, ücret ve sosyal haklarının sözleşme bedeline dahil olması ile taraflar arasındaki sözleşmenin rücu hakkını engellememesi gerekçeleriyle davalı yüklenici şirketten faiziyle birlikte rücuen tahsil edilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ Esas KARAR NO : ████████...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda davalı yüklenici firma bünyesinde çalışan işçilerden ... █████/2009 günü ...Sayılı kararı ile hükmedilen manevi tazminat ödenmesi kararı gereğince davacı kurum tarafından 130.550,07 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeden davalı şirketin sorumlu olduğunu, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 130.550,07 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumluluk oranlarında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, savunma haklarını kullanmamışlardır.YARGILAMA VE GEREKÇE :Dava, davacı ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca, davalı nezdinde çalışan dava dışı işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle açılan dava sonunda davacı tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Sözleşme ve teknik şartname örnekleri, ... kayıtları, ödeme dekotları, bilirkişi raporları ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur.Davaya konu rücu talebine dayanak ...den itibaren yasal faiz uygulanmasına…" karar verildiği görülmüştür. ... karar sayılı 3.10.2019 tarihli kararının incelenmesinde,"...50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 13.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulamasına,...Davalarının istinaf başvurusunun HK 553/1-B. Bir maddesi gereğince esastan reddine" dair karar verildiği,dair karar verildiği, Bölge adliye Mahkemesi kararının ...karar sayılı 11.11.2020 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ...olduğu, 50.000 TL asıl alacak, 533,48 TL bakiye harç, 223,88 TL yargılama gideri, 6,960,00 TL ilam vekâlet ücreti, 48.735,62 TL işlemiş faiz, 12,76 TL işlemiş faiz,5,35 TL işlemiş faiz, 166,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.637,56 TL toplam alacak için takip başlatıldığı, takip dayanağının ... karar sayılı 28.11.2017 karar tarihli kararı olduğu, 31.12.2020 tarihli tahsilat makbuzu ile dosyaya 130.550,07 TL ... tarafından borç tahsilatı adı altında icra müdürlüğüne yatırıldığı anlaşılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Davacı ... arasında imzalanan ve 2.08.2007 tarihinden itibaren yürürlükte olacağı belirlenen Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme Götürü Bedel Hizmet Alımı Tip Sözleşmesinin 4. maddesine göre; “Sözleşme konusu iş" "...Termik santrali işletme müdürlüğünün 75 kişi ile bir yıl süreli işletme sahası kömür alma tesislerinin, kül ve cüruf atma tesislerinin, kazan ve türbin binalarının, FGD sisteminin ve yardımcı tesis binaları ile saha ve yolların temizlik hizmetlerinin yaptırılması işidir", 6. maddesine göre; "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlığında” "Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin işçilik, malzeme, yemek, ulaşım, işçi koruyucu giyim malzemesi vb giderler ile vergi, resim, harç, sigorta gibi masrafları sözleşme bedeline dahil edilecektir" 22. maddede; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları” başlığında; "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri, aşağıda ve teknik şartnamede belirlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür", 22.10; “Yüklenici personelinin işe başlamasını müteakip işletmenin emniyet ve kaza önleme talimatlarına harfiyen uyacaktır. Yüklenici elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan doğacak zarar ve işletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali hukuki idari ve cezai sorumluluk yükleniciye ait olacaktır. Bu maksatla yüklenici her türlü kaza önleyici tedbirleri almaya, işletmenin iş emniyeti kurallarına uymaya, yetkili personelin ikaz ve tavsiyelerini riayet etmeye mecburdur. İş kazası sonucunda, yaralanma, iş göremezlik veya ölüm olduğu taktirde, her türlü sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır." hükmüne yer verildiği açıklamalara göre iç ilişkide sorumluluğun tamamen alt işverenlere ait olup, davacı şirket dava dışı işçinin uğramış olduğu iş kazası nedeniyle ödediği tutarın tamamını, Borçlar Kanununun ve ihale sözleşmelerinin yukarıda yazılı hükümleri uyarınca alt işverene rücu edebileceği anlaşılmıştır.4857 sayılı İş Kanununun 2. Maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur". Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu müteselsil sorumluluktur. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu sebeple meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. Dava konusu iş kazası sonucunda yapılan ödemenin ve ödeme tarihindeki hesaplamanın denetlenerek rücuya esas tazminat tutarı ve ferileri konusunda bilirkişi raporu alınmış; alınan bilirkişi raporunda özetle, yapılan hesaplamada istinaf mahkemesi kararında belirtildiği üzere manevi tazminat alacağına kaza tarihinden itibaren, diğer alacaklara karar tarihinden itibaren faiz hesaplandığı ve kusur oranının dikkate alınmayarak sözleşme hükümlerine göre davalının tüm rücu talebinden sorumlu olduğu ihtimali ile davalının tarafların kusur oranlarına göre rücu alacağından sorumlu olduğu davacının iş kazasına ilişkin kesinleşmiş kararda tespit edilen kusur oranları dikkate alınmaksızın, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi hükmü dikkate alınarak rücuan tazminat talebinin kabul edilmesi ihtimaline göre 18.02.2020 tarihi itibariyle icra dosyası borç hesabının 130.550,07-TL olduğu ve davacı tarafından yapılan ödeme ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeler ve teknik şartname dikkate alındığında çalıştırılan işçinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen tazminat ve ferilerinin davalıdan rücuen talep edilebileceği, icra dosyasına yapılan ödemenin bilirkişi tarafından yapılan hesap ile uyumlu olduğu taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi hükmü dikkate alınarak davacının rücu talebinin kabulü ile raporda belirlenen 130.550,07-TL üzerinden davanın kabulüne, ödenen tazminata ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : 1-Davanın kabulüne, 130.550,07 TL’nin 31.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.917,88-TL harçtan peşin alınan 2.229,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.688,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.122,50 TL, bilirkişi ücreti olarak5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.122,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, tamamlama harcı vekalet harcı olmak üzere toplam 2.717,87 TL yargılama harcının tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince 45.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... E-imza Hakim ...E-imza