Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, teminat için verilen boş senedin yasa dışı doldurulması ve ciro edilmesi iddialarına dayalı kambiyo senetlerinden menfi tespit davası.
Özet: Davacı aleyhine, teminat amacıyla verildiği ve sonradan hukuka aykırı şekilde doldurulup ciro edildiği iddia edilen 130.000 TL bedelli kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında; davacı borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini talep ederken, davalılar senedin illetten mücerret olduğunu, teminat vasfı taşımadığını ve zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... aleyhine .... Dairesi'nin (Kapatılan ....) .... esas sayılı dosyasından █████/2015 Tanzim █████/2016 Vade Tarihli ve 130.000,00 TL bedelli hukuken geçersiz Kambiyo Senedi dayanak alınarak icra takibi başlatıldığını, Takibe dayanak belgede lehtar; davalılardan ... ... göründüğünü, adı geçen tarafından, davalı ...'e yasaya aykırı şekilde ciro edildiğini, davalı ... hamil olarak davacı .... ve davalı ...'a karşı başlattığı icra takibinde, ödeme emrini sadece davacıya tebliğini talep ettiğini, anlaşma içerisinde bulunduğu davalı ...'a herhangi bir ödeme emri tebliği gerçekleşmediğini, davalıların fikir ve eylem birlikteliği içerisinde davalılardan ...'a teslim edilen belge, hukuka aykırı şekilde üstü doldurulduğunu ve bununla yetinilmeyerek senet davalı ...'e ciro edildiğini, olmayan bir alacağın tahsiline girişildiğini, dava konusu boş senet davacı ve davalı ...'ın kefil olduğu ....'nden kullanılan .... Sayılı ve █████/2015 tarihli 85.000,00 TL tutarlı işletme kredisinde, davalı ...'ın kefil olmak için davacıdan istemesi üzerine kendisine teslim edildiğini, davacının davalılar aleyhine TCK Madde ....Bedelsiz Senedi Kullanmak ve TCK Madde 241 Tefecilik suçlarından kaynaklı ....'na yaptığı şikayet sonrası başlatılan ....Soruşturma sayılı dosyasında davalılar belgenin kendileri tarafından doldurulduğunu ve teminat amacıyla kendisine verildiği ikrar ettiklerini belirterek davanın kabulü ile davacı ... aleyhinde başlatılan .... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, Takibe dayanak kılınan █████/2015 Tanzim █████/2016 Vade Tarihli ve 130.000,00 TL tutarlı Bono'nun bedelsiz olduğunun tespitine, .... esas dosyasında başlatılan takibin iptaline, İcra Dosyasında █████/2023 Tarihinde yapılan 5.000,00 TL tutarındaki tahsilatın, Davalılardan işlemiş faiziyle müştereken ve müteselsilen istirdatına, Dava sonuçlanıncaya kadar ,hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibi hakkında İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Kötü niyetli ve Haksız Kazanç amacıyla takip başlatan Davalılar Aleyhine İİK Md. 72/5 uyarınca takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya zamanaşımı itirazında bulundukları, davacının davalıya karşı hiç bir talep hakkı bulunmadığını, Kambiyo senetleri illetten mücerret senetler olduğunu, Kambiyo senedinin doğumuna neden olan asıl borç ilişkisindeki sakatlık, kambiyo senedinin geçerli olup olmamasını etkilemeyeceğini Asıl borç ilişkisi geçersiz olsa bile kural olarak kambiyo senedi hukuki geçerliliğini sürdürdüğünü, Kambiyo senetleri sıkı şekil şartlarına bağlı olduğunu, Kambiyo senetlerinin metninde bulunması gereken hususlar ve bu senetlerin ne şekilde düzenleneceği Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça gösterildiğini, Bu hususlara uyulmaması halinde senet, kambiyo senedi niteliğini kazanamayacağını, Kambiyo senedi sayılan poliçe, bono ve çekin, tamamen veya kısmen ödenmemesi halinde, hamil, İcra ve İflas Kanununun 167-176. maddeleri uyarınca kambiyo senetlerine mahsus icrai takibat yoluna başvurabileceğini, Senet teminat senedi olmadığını, Teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, senet metninden de anlaşılabilecek bir durum söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle: Davanın zamanaşımına uğradığını, davacının icra takibi senet dışında da kendisine borcu bulunduğunu, Senede konu borcu davacı ödeyemeyince ciro etmemi ve mutlaka ödeyeceğini söylediğini, Senet hamili de Ödememe protestosu süresinde düzenlenmediği için hakkını kaybettiğini, Ödenmeyen senedin tahsil edilebilmesi için ödememe protestosu çekilmediği takdirde senet alacaklısı cirantalara başvuru hakkını kaybettiğinden kendisine bir ödeme emri gelmediğini, davacının kefaletterinden kaynaklı borcu da olduğunu, Senetten dolayı da borcu olduğunu, Senet konusu alacak kendisine hiç ödenmediğini, Davacı da 2016 yılı başından bu yana senede, imzaya ve borca da itiraz etmediğini, borcu her daim ödeyeceğini belirttiğini borçlu da senedi imzalayarak verdiğinde akıl sağlığı yerinde bir birey olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Mahkememizce bankacı bilirkişiden alınan 23.10.2024 tarihli raporda özetle: "...’nin borçlarının Davalı ... ... ve dava dışı ... ... tarafından ödendiğini bildirdiği, Davacının 18.05.2015 de keşide ettiği ve Davalı hamil ...’in icraya koyduğu senedin sonradan aralarındaki mutabakata aykırı olarak doldurulduğuna ve senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiayı ispata yararlı somut bir delile dosyada rastlanmadığı hususları nazara alınarak; .... sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Yolu ile 21.06.2016 tarihinde başlatılmış olan takiple ilgili olarak avans faiz oranı üzerinden dava tarihine göre hesaplanan gecikme faizi toplamının 133.220,57 TL olduğuna, Ayrıca icra dosyasına Davacı tarafından muhtelif tarihlerde ödenen toplam 161.297,68 TL’nin ödendiği tarihler dikkate alınarak yapılan hesaplamada dava tarihi (18.07.2023) itibariyle faiz toplamının 157.870,85 TL olarak hesaplandığına, Geçen zaman içerisinde başka ödeme yapılmamış olması halinde bakiye icra dosyası borcunun masraf ve vekalet ücreti ile birlikte 154.044,77 TL olarak belirlendiğine, ilişkin tespit ve kanaatimi hukuki değerlendirmesi takdiri Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim" şeklinde görüş bildirmiştir.Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 27.05.2025 tarihli raporda özetle: "Takibin dayanağının kambiyo senedi olup, takibin kambiyo senetlerine mahsus takip ile yapıldığı, Senedin metninde teminat senedi olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, Davacının senedin dava dışı kooperatife ilişkin kredinin ödenmesinin teminatı olduğuna ilişkin iddiasındaki yemin delili de dahil olmak üzere delillerin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, Kooperatif kayıtlarının davacının iddiaları ile örtüşmediği, icra dosyasındaki ödemelerin birebir. kayıt edilmediği, sadece anapara ve faiz tahsilatının gösterildiği, icra masraf ve vekalet ücretlerine ilişkin bir tespit yapılamadığı, Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere, .... Sayılı dosyasının bulunmaması, .... E, sayılı dosyası (....) ödemelerin tam gösterilmemesi sebebi ile yeniden sorulması Davacının ödemelerinin de kooperatif alacağına ilişkin olduğu belirtilmiş ise de bu ödemelerin de borç ile örtüşmediği, Sadece davacının ödemesinde görülen █████/2021 tarihli ödemede, ...”ın borcuna karşılık ödeme olduğu görüldüğü, bu miktarın dahil edilip edilmemesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bu halde Davacının 21.050 TL'lık ödemesinin mahsubu halinde hesaplama: Anapara 130.000,00TL *111.187,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL 94 0,3 kom dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 236.577,99 TL alacak olduğu, Davacının ödemelerinin mahsup edilmemesi halinde; Anapara 130.000,00TL 4 127.237,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL %3 komisyon olmak üzere dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 257.627,99 TL alacağı bulunduğu, Davacının dava tarihinden sonra icra dosyasına yapmış olduğu ödemeler, hesaplamalara dahil edilmediği" şeklinde görüş bildirmiştir.Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 12.09.2025 tarihli ek raporda özetle: "tarafların itirazları hukuki nitelikte olup, raporu değiştirecek mahiyette bulunmadığından kök raporda belirtildiği üzere; Dava .... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, Takibin dayanağının kambiyo senedi olup, takibin kambiyo senetlerine mahsus takip ile yapıldığı, Senedin metninde teminat senedi olduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, Davacının senedin dava dışı kooperatife ilişkin kredinin ödenmesinin teminatı olduğuna ilişkin iddiasındaki yemin delili de dâhil olmak üzere delillerin takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, Kooperatif kayıtlarının davacının iddiaları ile örtüşmediği, icra dosyasındaki ödemelerin birebir kayıt edilmediği, sadece anapara ve faiz tahsilatının gösterildiği, icra masraf ve vekâlet ücretlerine ilişkin bir tespit yapılamadığı, Takdir Sayın Mahkemede olmak üzere, .... Sayılı dosyasının bulunmaması, .... E, sayılı dosyası (....) ödemelerin tam gösterilmemesi sebebi ile yeniden sorulması Davacının ödemelerinin de kooperatif alacağına ilişkin olduğu belirtilmiş ise de bu ödemelerin de borç ile örtüşmediği, Sadece davacının ödemesindi karşılık ödeme olduğu görüldi takdirinde olduğu, bu halde rülen █████/2021 tarihli ödemede, ...”ın borcuna bu miktarın dâhil edilip edilmemesinin Sayın Mahkemenin Davacının 21.050 TL'lik ödemesinin mahsubu halinde hesaplama: Anapara 130.000,00 TL *111.187,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL %0,3 komisyon olmak üzere dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 236.577,99 TL alacağı bulunduğu, Davacının ödemelerinin mahsup edilmemesi halinde; Anapara 130.000,00 TL 4*127.237,99 TL işlemiş faizi, 390,00 TL 4 0,3 komisyon olmak üzere dava tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 257.627,99 TL alacağı bulunduğu, Davacının dava tarihinden sonra icra dosyasına yapmış olduğu ödemeler hesaplamalara dahil edilmediği" şeklinde görüş bildirmiştir.Dava kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı aleyhine ....Esas sayılı takip dosyasında █████/2015 tanzim, █████/2016 vade tarihli 130.000,00 TL bedelli senede dayanılarak takip yapıldığını, ödeme emrinin sadece davacıya tebliğ edildiğini, tarafların anlaşma içerisinde olduğunu, senedin verilme nedeninin davacının .... kullandığı ve davalı ...’ın kefil olduğu 85.000,00 TL bedelli krediye karşılık teminatı olduğunu, Kooperatif tarafından taksitlerin ödenmemesi nedeniyle ...., .... ve .... Esas sayılı takip dosyalarında takip yapıldığını, takip nedeniyle 733,75 TL’nin ödendiğini, davacı aleyhine TCK 209/1. Ve 241. Maddeler gereğince suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ...’ın ise senedin teminat senedi olduğunu soruşturma aşamasında ikrar ettiğini beyanla takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine█████/2023 tarihinde icra dairesine yatırılan 5.000,00 TL’nin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı ... savunmasında, senedin takibe koyulalı 9 yıl olduğunu, davacının senetteki imzayı kabul ettiğini, senedin illetten mücerret olduğunu, teminat iddiasını kabul etmediğini davanın reddini savunmuş, davalı ... ... savunmasında davacının bu senet dışında da kefil olması nedeniyle aldığı paralardan borçlardan dolayı borçlarının olduğunu, senetteki teminat iddiasını kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur. .... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından davalı ... ... ve davacı ... aleyhine 130.000,00 TL asıl alacak ve ferileri toplamı 130.390,00 TL üzerinden █████/2015 tanzim, █████/2016 vade tarihli 130.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, takibe dayanak bononun █████/2015 tanzim, tarihli 130.000,00 TL bedeli nakden ahzolunmuş, keşidecisi ... olduğu, ... tarafından senedin ...’e cirolandığı anlaşılmıştır. .... Soruşturma sayılı dosyasında davacının suç duyurusu sonrasında davalılar ... ve ... ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.....müzekkere cevabında, kredi borcu nedeniyle ....Esas, ....Esas sayılı dosyalarında kooperatif alacağı üzerinden dosya borçluları ... ... ve ... ... tarafından ödendiği son işlem tarihi █████/2021 tarihinde ise kredi sözleşmesi kefili ... tarafından dosya bakiye borcun kapandığına dair beyanda bulunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.Bunun yanında TTK'nın 778/1-a yollaması ile bonolar yönünden de uygulama yeri bulunan 686/2. maddesi uyarınca bonoya ciro yolu ile hamil olan hak sahibine karşı ancak kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde geri vermekle yükümlü olacağından, ciro yolu ile hamile karşı ileri sürülebilecek defiler sınırlıdır. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında, davacı yan imza inkarında bulunmakla keşideci imzasının davacıya ait olduğunun ispatı hamil konumunda olan davalıya düşmektedir. (.... sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... arasındaki ihtilaf takibe konu senedin krediye teminat amacıyla verilip verilmediği, davalı ...’in ise bonoyu iktisap ederken davacı zararına hareket edip etmediği ve bononun teminat amacıyla verildiğinin ispatlanması durumunda senedin teminat fonksiyonunun devam edip etmediğine ilişkindir. Bononun teminat amacıyla boş şekilde imzalatılıp, üzerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ise, davalı yanın tanık dinletilmesine muvafakati bulunmaması nedeniyle HMK’nun 200’üncü maddesine göre davacı yan tarafından senetle ispat edilmesi gerekir. Öte yandan bononun bedel kısmında “nakden” kaydı bulunmakta olup, bu ibare bononun nakit para karşılığında verildiği anlamına gelmektedir. Davalı ... yönünden; TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası, “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Davalı ... ceza soruşturmasındaki savunmasında, mahkememizdeki cevabında ve yemin ifadesinde senedin teminat senedi olduğunu bildiği ve davacı zararına hareket ettiği ispatlanamadığından bu davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... cevabında bononun ödünç sözleşmesi nedeniyle elden para karşılığında verildiğini savunmuş ise de, hem ceza soruşturmasında vermiş olduğu █████/2022 tarihli ifadesinde hem de .... Mahkemesindeki yemin beyanında takibe konu bononun çekilen kredinin teminatı amacıyla verildiğini kabul etmesi üzerine davacının bu yöndeki iddiasının ispatlandığı kabul edilmiştir. Ancak bu davalıya yönelik olarak senedin teminat fonksiyonun sona erdiği ve kredi bedelinin de ödendiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekir, davacı kredi ilişkisinden kaynaklanan borcu tam olarak ödediğini de kesin süreye rağmen ispat edemediği gibi dava ve beyan dilekçelerinde de bu yönde bir beyan bulunmamaktadır. Davacının senedin teminat fonksiyonunun ortadan kalktığını ispat edememiş olup, davalı ...’a yönelik ve yukarıda açıklanan gerekçeler ile her diğer davalıya yönelik menfi tespit talebinin reddine yine tüm davalılara yönelik olarak istirdat talebinin de ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Menfi tespit ve istirdat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 2.220,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.604,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalıBu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.