İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı davasında zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasında eşini kaybeden davacının, zorunlu trafik sigortacısı davalıdan daha önce aldığı kısmi destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yetersiz kalması üzerine, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresine dayanarak kalan 32.930,21 TLlik bakiye miktar için açtığı davada, davalı tarafın talebin zamanaşımına uğradığı, poliçe kapsamındaki ödemenin yeterli olduğu, anlaşmayı iptal etme hakkının iki yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılmadığı ve derdestlik gibi itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek tazminat ödenmesine karar vermesi üzerine davalı tarafından yapılan istinaf başvurusudur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatDAVA TARİHİ: █████/2021KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'nun yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafın zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusuruyla █████/2009 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacının █████/2010 tarihinde davalıya başvurarak destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi istediğini, davalı tarafından █████/2010 tarihinde 41.998,88-TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğundan davacı tarafça Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas (Eski Esası ████████) sayılı dava dosyasında dava açıldığını, davacının davasının kabulüne karar verildiğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davanın 59.111,65-TL'ye ıslah edildikten sonra davanın reddine dair verilen kararın Ankara BAM 26. HD'nin ilamı ile kaldırıldığını, işlemiş dönem değişikliği nedeniyle aldırılan █████/2020 tarihli ek raporda davacının destek zararı 92.041,86-TL olarak tespit edildiğini, aradaki 32.930,21-TL'lik bakiye miktar için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, kaza üzerinden 11 sene geçmesine rağmen eldeki davada zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığını, TBK'nun 72. ile KTK'nun 109/2. maddelerinde meydana gelen haksız fiil için ceza ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngörmesi durumunda uzun zamanaşımı süresinin kullanılacağı düzenlendiğini, desteğin vefat ettiği trafik kazası aynı zamanda taksirle öldürme suçunu oluşturduğunu..., davacının destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuşsa da bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını, tüm delillerin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında mevcut olduğunu, işbu davada tekrardan delil toplanmasına gerek olmadığını, fazlaya hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 32.930,21-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının poliçe teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihi olan █████/2010'dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, davaya konu kaza tarihi 20.12.2009 olduğunu, davacının dava hakkının olmadığını ve davanın zamanaşımından reddedilmesi gerektiğini, 20.12.2009 tarihli trafik kazası sonucu davacı tarafa müvekkilinin şirket tarafından 23.02.2010 tarihinde 57.958,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sonucu müvekkilinin şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamemen yerine getirdiğini, davacı yana toplamda 57.958,00-TL ödeme yapıldığını, sigorta poliçesi hükümleri uyarınca müvekkilinin şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, zarar gören, kendisine ödenen tazminatın, sonradan gerçek zararını karşılamadığını ve yetersiz olduğunu öğrenmiş ise de iki yıl içinde anlaşmanın iptalini isteyebileceğini, bu iki yıllık sürenin, zamanaşımı süresi olmadığını, "hak düşürücü süre” olduğunu, kısmi ödemeyi kabul ettiğini, KTK’nın 109.maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyeceğini, KTK m.111/f.2 bu konuda "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." dendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile, 32.930,21 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dosyasına konu talep için Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esaslı dosyasında dava açıldığını ve dosyada yapılan tahkikat sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna giderek alınan ilamla kesin şekilde karar verildiğini, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, hesaplanan tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davacının yeniden evlenme ihtimalinin değerlendirilmediği gibi, müteveffanın kızına da pay ayrılmadığını, yolcu konumunda bulunan davacıya ilişkin hatır taşıması mevcut olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarının bibirleriyle çeliştiğini, bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin faiz uygulamasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin faiz feri ve vekalet ücretinden de teminat limiti sınırınca sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin faiziyle güncellenerek hesaplanan tutardan mahsup edilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, █████/2009 tarihinde, davacının eşi ...'nun yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karışığı tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının eşinin vefat ettiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya █████/2010 tarihinde 57.958,00 TL ödeme yapıldığı; davacının bu ödemenin yetersiz olduğu iddiasıyla kendisi ve kızı için, ... A.Ş. aleyhine Ankara 7.ATM'nın ████████ Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açtığı, bu Mahkemede yapılan yargılamada davacı vekilinin dava değerini davacı eş ... için toplam 59.111,65 TL'ye yükselttiği, yapılan yargılama sonucunda, davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulü ile; 59.111,65 TL'nin poliçe teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla █████/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın davalı ... A.Ş. Tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesini yapan Ankara BAM 26.Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli ilamıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, davacının, Ankara 7.ATM'nın ████████ Esas sayılı dosyasında ıslah dilekçesini sunduktan sonra alınan bilirkişi ek raporunda tazminatın 92.041,86 TL hesaplandığını belirterek, bakiye zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı; kazaya karışan ... plakalı aracın ... A.Ş.'ye (... A.Ş.) █████/2019-2020 tarihleri arasında ... sigortası ile sigortalandığı, ölüm ve sakatlık limitinin 150.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan █████/2009 tarihi ile dava tarihi olan █████/2021 tarihleri dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Davalı tarafın, ödeme nedeni ile hak düşürücü süre itirazı ve mahkemenin karar gerekçesindeki değerlendirmesi bakımından ise; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesinde; tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun’da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça davacıya 57.958,00-TL ödeme yapılmış olup, taraflar arasında █████/2010 tarihli ibraname başlıklı düzenlenmiştir. Davacı taraf ibraname sebebi ile ödemeyi kabul ederken fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu belirterek ihtirazı kayıt ile ödemeyi aldığını belirtmiş olup, ihtirazi kayıt ile imzalanan ibraname artık bir ibraname değil makbuz hükmünde olduğu için 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün değildir. Bu durumda davacı tarafın, zamanaşımı süresi içinde, fazlaya ilişkin talepleri bakımından dava açma hakkı bulunmaktadır.Ne var ki davacı Ankara 7.ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında, istinaf kaldırma ilamından önceki ████████ Esas sayılı dosyada alınan █████/2017 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemiş, davasını 59.111,65 TL'ye ıslah etmiştir. Bu durumda █████/2017 tarihli raporda hesaplanan 59,111,65 TL, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi, tazminat miktarının da kesinleşmesi karşısında, davacının ek dava açarak, bakiye tazminat talep etmesi mümkün olmadığından, açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davacının davasının REDDİNE2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 112,48-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 619,52 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.366,10 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.930,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 160,00 TL posta ile 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026