Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, 16 yaşındaki mağdurun trafik kazası sonrası ölüm ve cismani zarar için açtığı tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 09/10/2021 tarihinde yaşanan ve sol dönüş kurallarına uyulmamasıyla bir motosiklet ve aracın karıştığı, 16 yaşındaki yolcunun ağır yaralandığı trafik kazasından kaynaklanan bir tazminat davasını ele almaktadır; davacılar, yaralanan gencin tedavi, sürekli iş göremezlik, hayata geç atılma ve bakıcı giderleri gibi maddi ve manevi zararlarının kaza sorumluları ve ilgili sigorta şirketlerinden müştereken tahsilini talep ederken, davalılar kusuru reddederek diğer sürücüyü veya davacının koruyucu ekipman eksikliği, ehliyet yetersizliği gibi kendi kusurlarını öne sürmekte, sigorta şirketleri ise poliçe kapsamı ve temerrüt hususlarında savunma yapmaktadır; mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için ceza soruşturma dosyaları ve sigorta poliçeleri dahil çeşitli delilleri incelemektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO : ...KARAR NO : ...HAKİM : ...KATİP : ...DAVACILAR :1-... :2- ... 3- ...VEKİLİ : ... ...DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...VEKİLİ : ...İHBAR OLUNAN : ...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : ...KARAR TARİHİ : ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde müvekkili ...'ın yolcu konumunda olduğu ve kaza esnasında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sola dönüş kurallarına riayet etmemesi sonucunda müvekkili ...'ın dakikalarda yerde sürüklendiği yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, henüz 16 yaşında olan ve ailesinin desteği ve bakımı olmadan günlük ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan müvekkilinin belki de tam olarak eskisi gibi yürüyüp yürüyemeyeceği düşüncesiyle bu aşamada psikolojisinin bozulduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL tedavi giderleri, 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL hayata geç atılma tazminatı, 500,00-TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketleri (... Sigorta A.Ş , ... Sigorta A.Ş) için temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar için ise kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketlerinin limit ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini ve müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, tedavi gideri ve hayata geç atılma tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını beyanla davanın reddini, davanın kabulü halinde ise, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın mezkur kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava dışı diğer araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olarak dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, dava dışı sürücü ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olmasının mezkur kazayı kaçınılmaz hale getirdiğini, bununla birlikte dava dışı sürücü ...'ın ve yolcusu davacı ...'ın motosiklete uygun koruyucu kıyafet kullanmamış olmalarının, kasklarının bulunmaması ve istiap haddine uymamaları sonucu nedeniyle yaralandıklarını, dava dışı sürücü ...'ın kullandığı araca uygun yeterlilikte sürücü belgesinin de bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyası Uyap üzerinden celp edilmiştir.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden ve fiziki olarak celp edilmiştir.... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın ... tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın █████/2020 başlangıç ve █████/2021 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...plaka sayılı aracın ... tarihinde karıştığı kaza nedeni ile açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın ... başlangıç ve ... bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... tarihinde ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametinde bulunan ... Sokak kavşağında meydana gelen trafik kazası ile ilgili kamera kaydı bulunup bulunmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kamera görüntüsünün olmadığı anlaşılmıştır. ... Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plaka ve ... plaka sayılı araçların kaza tarihi olan ... tarihli kaza tarihinde kimlerin adına tescilli olduğuna dair araçların tescil kaydı celp edilmiştir. Kayseri Erciyes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının ... tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir. SGK ... İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının ... tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, kaza nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmadığı, tedavi giderlerinin kurumca karşılandığı anlaşılmıştır.Davacıların ve davalı şahısların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmıştır. ... Lisesi'ne müzekkere yazılarak 2021 yılı ve 2022 yılı ders not durumunu gösterir kayıtları ve kaza sebebiyle dönem ve sınıf kaybı olup olmadığı konusunda araştırma yapılmıştır.Kayseri Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı ...'ın kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihi itibariyle geçerli bir motorsiklet sürücü belgesinin olup olmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, sürücü belgesine rastlanılmadığı bildirilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan ... tarihli maluliyet raporunda özetle;1-Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu),2-İki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı,3-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı,4-Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu,5-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceğini bildirir kanaat raporu sunulmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ve davalılar ... ile ... vekillerinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ...nın beyanı alınmıştır.Tüm deliller toplandıktan sonra kusur yönünden rapor alınmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2024 tarihli raporda özetle;A) ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,B) ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, - Davaya konu ... plaka sayılı motosikletin istiap haddinin ruhsat ve dosyada mevcut "Araç Tescil Özet Raporu"unda belirtildiği ve "Koltuk (Sürücü Dahil) : 2 (iki) kişi" olduğu, bu nedenle dosya konu kaza anında istiap haddinin aşılmadığının tespit edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacılar vekili beyan dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekili beyan ve itiraz dilekçesi, davalılar ... ve ... vekili beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.Dosya arasında alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın... tarihli raporu ve tarafların itirazları incelenmek suretiyle dava dosyası İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulu'na gönderilerek rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp kurumu İkinci İhtisas Kurulu'ndan alınan █████/2024 tarihli raporda özetle:1.... oğlu, ... doğumlu, ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendir-mesi Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.Söz konusu engel oranı █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı,3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,4.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,5.Tedavi giderleri hesaplanmasının kurumun görev kapsamı içerisinde bulunmadığını bildirir yönde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı ve davalıların beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür. Dosyamız arasında Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporuna göre davacının maluliyeti ile İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın İstanbul ATK Üst kuruluna sevki ile, (Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında) Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek geçici ve sürekli iş göremezliğin, bakıcıya muhtaç olup olmadığının belirlenmesi konusunda rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulundan alınan █████/2025 tarihli raporda özetle;... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;...oğlu, ... doğumlu, ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,A-) █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,B-) Söz konusu engel oranı █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı,C-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,D-) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,E-) Tedavi giderleri hesaplanmasının Kurumumuzun görev kapsamı içerisinde bulunmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan dilekçesi, davalılar ... ve ... vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ve adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden rapor alınmış, █████/2026 tarihli raporda özetle:- Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 7.000,00 TL)- Bakıcı gideri zararının 1.073,25 TL (Talep 500.00 TL)- Tedavi gideri zararının 3.340,00 TL (Tulep 500,00 TL)Toplam (bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 4.413,25 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 40.000,00 TL) kapsamında kaldığı,- Geç Mezuniyet Nedeniyle Kazanç Kaybının 234.640,74 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, kazanç kaybı zararının poliçe teminatında olmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Rapora karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili beyan ve itiraz dilekçesi, davalı... Sigorta A.Ş vekili beyan ve itiraz dilekçesi, davalılar ... ve ... vekili beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalılar ... ve ... vekili beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekili itiraz dilekçesi, davalı... Sigorta A.Ş vekili itiraz dilekçesi sunmuştur.Kayseri Asker alma Bölge Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının askerlik hizmetini yapıp yapmadığı askerlik hizmetinden muaf olup olmadığı sorulmuş, askerlik durumuna ilişkin kayıt karar ve belge örnekleri celp edilmiştir.Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'ın çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hangi işte çalıştığı hususunda araştırma yapılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Tarafların anlaşamadıkları hususlar; █████/2021 tarihinde müvekkili ...'ın yolcu konumunda olduğu ve kaza esnasında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde kusur durumlarının ne olduğu, davacının kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, hayata geç atılma tazminatı ve tedavi giderleri taleplerinden sorumlu olup olmadıkları, davacının manevi tazminat talebi, maddi ve manevi tazminatlarına faiz uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanması halinde faiz tarihinin başlangıcının hangi tarih olacağı, sigorta şirketlerine başvuru evraklarının tam olup olmadığı, davacı aleyhine müterafik kusur indirimi, hatır taşıması indirimi uygulanıp uygulanmayacağı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketlerine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan sonra kusur yönünden rapor alınmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2024 tarihli raporda özetle;A) ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,B) ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, - Davaya konu ... plaka sayılı motosikletin istiap haddinin ruhsat ve dosyada mevcut "Araç Tescil Özet Raporu"unda belirtildiği ve "Koltuk (Sürücü Dahil) : 2 (iki) kişi" olduğu, bu nedenle dosya konu kaza anında istiap haddinin aşılmadığının tespit edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir.Kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları incelendiğinde mahkememizce aldırılan raporun da uyumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Dosya kapsamında bulunan delillerden davacının aracına bindiği şahsın emniyet kemeri olmadığı gibi kaza tespit tutanağına göre kaskınında olmadığı anlaşılmakla davacının müterafik kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.Hatır taşıması itirazına dair değerlendirmede;Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut olayda davacının kaza esnasında yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta taşımasının hatır taşıması olduğunu ispat yükü davalı tarafta olup taşımanın hatır taşıması olduğunu ispat edildiğinden hatır taşıması indirimi yapılmıştır. Geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede;6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; 50. maddesinde, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında bulunduğu, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği; 51. maddesinde hâkimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Bedensel zarar halinde tazminat konusu olabilecek kalemler ise TBK'nun 54. maddesinde; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır.Yargıtay uygulamalarına göre maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. Haksız fiil █████/2019 tarihinden sonra gerçekleşmiş ve yaralanan çocuk ise, maluliyetin █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, bu yönetmeliğin travmatik yaralanmalara ilişkin cetvel ve tabloları içermediği hallerde ise aynı tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerekmektedir.Dosya arasında bulunan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu (%8 fonksiyon kaybı) ile İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu raporu (%0) arasında çelişki bulunması nedeniyle dosya İstanbul ATK İkinci Üst Kurulu'na sevk edilmiş; İkinci Üst Kurul'un █████/2025 tarihli raporu ile küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, özel gereksiniminin bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıma muhtaç olmamakla birlikte iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu teşkilat yapısı içinde nihai bilimsel merci konumundaki Üst Kurul'ca düzenlenen bu raporun, raporlar arasındaki çelişkiyi usulünce giderdiği, dosya kapsamındaki tıbbi belgelerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Sürekli iş göremezlik talebi yönünden; sürekli iş göremezlik zararı, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin organ yitimi veya organ zayıflaması suretiyle çalışma gücünün sürekli olarak, kısmen veya tamamen kaybına ilişkin zarardır. Bu zarar kaleminin varlığı, kalıcı bir maluliyet oranının tıbben saptanmasına bağlıdır. Hükme esas alınan İstanbul ATK İkinci Üst Kurulu raporu ile davacının kalıcı maluliyet (engel) oranının %0 olduğu kesin biçimde belirlendiğinden, çalışma gücünde süreklilik arz eden bir eksilmeden ve buna bağlı bir zarardan söz edilmesi hukuken olanaklı görülmemiş; sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.Geçici iş göremezlik talebi yönünden; geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışılması yahut çalışma imkânı bulunmakla beraber, yaralanma nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışılamaması nedeniyle uğranılan kayıplara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas ve █████████ Esas sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, yaşı küçük olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan küçüğün, iyileşme döneminde mahrum kaldığı bir kazancı bulunmadığından geçici iş göremezlik dönemi için zararı oluşmaz. Olay tarihinde 15 yaşını ikmal etmiş, örgün eğitimine devam eden ve gelir getirici bir işte çalıştığına dair dosyaya herhangi bir kayıt, SGK hizmet dökümü veya belge yansımayan davacı yönünden geçici iş göremezlik dönemi için zarar hesabı yapılması mümkün olmamış; bu kaleme ilişkin talep de yerinde görülmemiştir.Tedavi ve bakıcı gideri yönünden; 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca, trafik kazaları nedeniyle sağlık kuruluşlarınca sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı öngörülmüş; böylece belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşın belgesiz (SGK kapsamı dışında kalan) tedavi ve bakım giderlerinden sigorta şirketinin, işletenin ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, yaralananın iyileşme süresince yakınları tarafından bakılması halinde dahi bakıcı gideri zararı doğar; zira aile fertlerinin harcadığı emek ve mesainin karşılıksız kalması düşünülemez.Hayata geç atılma / geç mezuniyet nedeniyle kazanç kaybı istemine ilişkin değerlendirmede;TBK'nun 54. maddesinde sayılan "ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" kapsamında değerlendirilen ve uygulamada "hayata geç atılma tazminatı" olarak adlandırılan zarar kalemi, bedensel zarara uğrayan kişinin eğitim ve meslek hayatına başlamasının haksız fiil nedeniyle fiilen gecikmesi ve bu gecikme sebebiyle çalışma hayatına, dolayısıyla kazanç elde etme sürecine geç katılması halinde gündeme gelir. Ne var ki bu zarar kalemi, niteliği itibarıyla geleceğe dönük bir kayba ilişkin olduğundan, hükmedilebilmesi için soyut bir gecikme iddiası yeterli olmayıp; eğitim hayatının haksız fiil nedeniyle fiilen ve kesin biçimde uzadığının, bu uzama ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun ve gecikmenin davacının malvarlığında somut bir eksilmeye yol açtığının, TBK'nun 50/1. maddesi ve HMK'nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça kesin ve denetlenebilir delillerle ortaya konulması gerekir. Zira tazminat hukukunun temel ilkesi gerçek zararın giderilmesi olup, varsayımsal ve farazi hesaplamalara dayalı olarak tazminata hükmedilmesi hukuken olanaklı değildir.Somut olayda; her ne kadar aktüer bilirkişi raporunda, davacının eğitimine bir yıl ara verdiği varsayımından hareketle geç mezuniyet nedeniyle kazanç kaybı 234.640,74 TL olarak hesaplanmış ise de; Müşerref Hasan Eser Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden celp edilen 2021 ve 2022 yılı ders not durum kayıtları ile mahkememizce yapılan araştırmada, davacının eğitim sürecindeki gecikmenin münhasıran kaza olgusundan kaynaklandığını kesin biçimde ortaya koyan somut bir tespite ulaşılamadığı; davacının bu döneme ilişkin mükerrer bir eğitim gideri yapmadığı, yani aynı eğitim dönemi için ikinci kez harcamada bulunmasının söz konusu olmadığı; öte yandan Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü marifetiyle yapılan araştırmada davacının halihazırda fiilen yaptığı iş ile eğitim aldığı alanın örtüşmediğinin belirlendiği anlaşılmıştır. Davacının çalışma hayatına, aldığı mesleki eğitimden bağımsız bir alanda katılmış olması karşısında, eğitimdeki bir yıllık gecikmenin mesleki kazanç akışını fiilen öteleyip ötelemediği hususu dahi belirsiz kalmış; iddia edilen kazanç kaybı, mali kayıtlar, resmî kurum evrakı veya benzeri objektif verilerle desteklenmeyen soyut bir varsayım düzeyinde kalmıştır.Kaldı ki, hükme esas alınan İstanbul ATK İkinci Üst Kurulu raporu ile davacının kalıcı maluliyet oranının %0 olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren azami 9 ay olduğu saptanmış olup; kalıcı hiçbir fonksiyon kaybı bırakmayan ve tıbbi iyileşme süreci bir eğitim-öğretim yılını dahi tam olarak kapsamayan yaralanmanın, davacının ekonomik geleceğini sarsacak nitelik ve ağırlıkta olmadığı açıktır. Ayrıca bu zarar kaleminin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda tanımlanan teminat kapsamı içinde de yer almadığı aktüer bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle, somut, kesin ve denetlenebilir delillerle ispat edilemeyen, varsayımsal hesaplamaya dayalı hayata geç atılma / geç mezuniyet nedeniyle kazanç kaybı tazminatı isteminin tüm davalılar yönünden reddi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;Tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı ve adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden rapor alınmış, █████/2026 tarihli raporda özetle- Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 7.000,00 TL)- Bakıcı gideri zararının 1.073,25 TL (Talep 500.00 TL)- Tedavi gideri zararının 3.340,00 TL (Tulep 500,00 TL)Toplam (bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 4.413,25 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 40.000,00 TL) kapsamında kaldığı,- Geç Mezuniyet Nedeniyle Kazanç Kaybının 234.640,74 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, kazanç kaybı zararının poliçe teminatında olmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar █████/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı). Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.Dosya kapsamına göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan 38 PP 341 plaka sayılı aracın, Quick Sigorta Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı ...'nın kazaya neden olan 38 PP 341 plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı nedeniyle, ...'nın araç sürücüsü olduğundan haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede; Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan diğer davalı hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.Faize ilişkin değerlendirmede; Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminata yasal faiz işletilmesi, hükmedilecek manevi tazminata yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın trafik kaydında kullanım şeklinin hususi yolcu nakline ilişkin olduğu, anlaşıldığından yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;Davacılar, █████/2021 tarihli trafik kazasında ...'ın yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Zaman itibarıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek, tatmin işlevi de bulunan özgün bir nitelik taşır; bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiş; bunların her olaya göre değişebileceğinden, hâkimin bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği vurgulanmıştır.Davacı ... yönünden; kazanın oluş şekli (yolcu konumundayken motosikletten savrularak yaralanma), olay tarihinde 15 yaşında ve örgün eğitim çağında bulunan davacının yaşadığı korku, acı ve travma, dokuz aya kadar uzayan iyileşme (iş göremezlik) süreci boyunca katlandığı tedavi süreçleri, bu süreçte bir ay boyunca başkasının yardımına muhtaç kalması, kazanın oluşumunda davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmaması, davalı taraf sürücüsünün %75 oranındaki ağır kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri bir arada değerlendirildiğinde; davacı ...'ın duyduğu elem ve ıstırabın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla 30.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, bu miktarın davacı yönünden bir zenginleşme aracı oluşturmayacağı gibi davalılar yönünden de ekonomik yıkım niteliği taşımayacağı kanaatine varılmış; fazlaya ilişkin istemin reddi gerekmiştir.Davacılar ... (anne-baba) yönünden; TBK'nun 56/2. maddesi, ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat verilebilmesine imkân tanımakta olup; Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, yansıma yoluyla zarara uğrayan ana-babanın manevi tazminat isteyebilmesi için, olayın ağırlığı ve oluş biçimi itibarıyla yakınların ruhsal bütünlüğünü ve aile düzenini ağır biçimde sarsan bir durumun varlığı aranmaktadır. Somut olayda; henüz 15 yaşında, anne-babasının bakım ve gözetimi altındaki müşterek çocuklarının, yolcu olarak bulunduğu motosikletin karıştığı kazada yaralanarak yerde sürüklendiğini öğrenen, çocuklarının hayati tehlike ve kalıcı sakatlık endişesiyle dokuz aya varan iyileşme sürecinin her aşamasında hastane, tedavi ve bakım yükünü bizzat üstlenen anne ...'ın, olayın oluş biçimi ve ağırlığı karşısında ana-babalık duygularının ve ruhsal bütünlüklerinin zedelendiği, yaşadıkları korku, endişe, elem ve ıstırabın hayatın olağan akışına uygun bulunduğu değerlendirilmiştir. Kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ve yukarıda açıklanan ölçütler birlikte gözetildiğinde; davacılar ...'ın her biri için takdir edilen 5.000,00'er-TL manevi tazminatın, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır, tatmin işlevini yerine getirmeye elverişli ve fakat zenginleşmeye yol açmayacak makul bir miktar olduğu kanaatine varılmış; fazlaya ilişkin istemlerin reddi gerekmiştir.Manevi tazminattan sorumluluk yönünden; ZMMS poliçesi manevi tazminatı teminat kapsamına almadığından, hükmedilen manevi tazminatlardan yalnızca haksız fiil sorumluları olan davalı ... (sürücü) ve ...'nın (işleten) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu tutulmaları gerekmiştir.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının (davalı ... ve... Sigorta A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 40.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (%20 müterafik kusur, %20 hatır defi uygulanmak suretiyle) 2.118,35 TL'den temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden, davalı... Sigorta A.Ş.'nin 882,64 TL'den (%20 müterafik kusur, uygulanmak suretiyle) temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı TALEBİNİN REDDİNE,30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı ...'A ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı Eşe AFŞAR'A ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı ... ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiştir.Arabuluculuk ücretine ait değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)-Faize ait değerlendirmede;2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.-Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede; Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama gideri aleyhinde hüküm kurulan davalılar üzerinde bırakılmıştır. (Yargıtay 17. HD.'nin █████/2017 gün ve ██████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal kararı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,1-Tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının (davalı ... ve... Sigorta A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 40.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (%20 müterafik kusur, %20 hatır defi uygulanmak suretiyle) 415,16 TL'den temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden, davalı... Sigorta A.Ş.'nin 2.118,35 TL'den (%20 müterafik kusur, uygulanmak suretiyle) temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Sürekli iş göremezlik tazminatı TALEBİNİN REDDİNE,3-30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı ...'A ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine4-5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı ...'A ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine5-5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... VE ...'dan tahsili ile davacı ...A ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine6-Davacının hayata geç atılma tazminatı talebinin REDDİNE,7-Maddi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 205,00-TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan 520,87-TL peşin harç ile 609,06-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.129,93-TL'nin mahsubu ile bakiye harcın 397,93-TL olarak değerlendirilmesine, 8-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 2.732,40-TL karar ve ilam harcından bakiye kalan 397,93-TL harcın mahsubu ile eksik 2.334,47-TL harcın davalı ... ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-Davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 520,87-TL peşin harç ve 609,06-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.210,63-TL harcın davalılardan (... Sigorta A.Ş' nin 854,56-TL'den, davalı... Sigorta A.Ş'nin 356,07-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 11-Davacılar tarafından yapılan 1.840,05-TL tebligat, kep ve posta masrafı, 11.000,00-TL bilirkişi ücreti, 80,00-TL tanık ücreti, 18.000,00-TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 30.920,05-TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesap edilen 6.044,11-TL'sinin davalılardan (... Sigorta A.Ş' nin 297,75-TL'den, davalı... Sigorta A.Ş'nin 124,06-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 24.875,94-TL'nin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,12-Davalı ... tarafından yapılan 112,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 110,13-TL'sinin davacılardan alınarak işbu davalıya verilmesine, bakiye 1,87-TL'nin ise işbu davalı üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 50,00-TL posta ve e-tebligat giderinin davacılardan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 14-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 3.000,99-TL vekalet ücretinin davalılardan (... Sigorta A.Ş' nin 2.118,35-TL'den, davalı... Sigorta A.Ş'nin 882,64-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 15-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesi uyarınca 3.000,99-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara (... Sigorta A.Ş' nin 2.118,35-TL'den, davalı... Sigorta A.Ş'nin 882,64-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) ödenmesine,16-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünde; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davacılara ödenmesine,17-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,18-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin,Davalı ... Sigorta A.Ş. ve... Sigorta A.Ş vekili ve Davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdırTASHİH ŞERHİHer ne kadar mahkememizce verilen █████/2026 tarihli kararın hüküm kısmının 1 nolu bendi ile: ''...1-Tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının (davalı ... ve... Sigorta A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 40.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (%20 müterafik kusur, %20 hatır defi uygulanmak suretiyle) 415,16 TL'den temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden, davalı... Sigorta A.Ş.'nin 2.118,35 TL'den (%20 müterafik kusur, uygulanmak suretiyle) temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." karar verilmiş ise de, davalı... Sigorta A.Ş vekili █████/2026 tarihli tavzih/tashih talep dilekçesinde, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlar ile hükmedilen tazminatların kusur oranlarının ile örtüşmediğini, bu nedenle hükmün düzeltilmesini, tereddüt ve aykırılığın giderilmesini talep ettiği, mahkememizce dosyanın ve hükmün incelenmesinde, bu kısmın mahkememizce resen düzeltilebileceği anlaşılmakla;Hükmün 1. Nolu bendinin:''1-Tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının (davalı ... ve... Sigorta A.Ş. yönünden ZMMS poliçesinin kişi başı tedavi masrafları limitinden karşılanmak ve sorumluluğu teminat limiti olan 40.000,00-TL ile sınırlı olmak koşuluyla) davalı ... Sigorta A.Ş.'nin (%20 müterafik kusur, %20 hatır defi uygulanmak suretiyle) 2.118,35 TL'den temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden, davalı... Sigorta A.Ş.'nin 882,64 TL'den (%20 müterafik kusur, uygulanmak suretiyle) temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, '' şeklinde işbu maddi hatanın düzeltilmesine ve tahsis şerhinin gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verildi. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır