Yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan ek iş ve nakliye alacağı talepli tazminat davasında bilirkişi raporu itirazlarıyla istinaf incelemesi.
Özet: Bu dava, bir yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan ilave malzeme taşıma bedellerinin tahsili talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, önceki üst mahkeme kararını da dikkate alarak oluşturulan bilirkişi raporuna dayanarak davacının sözleşmedeki birim fiyatlar üzerinden 198.281,67 TL taşıma farkı alacağı olduğuna hükmetmiş, ancak davacı, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, nakliye irsaliyeleri gibi önemli delillerin göz ardı edildiğini ve özellikle taşıma mesafesi hesaplamasının hatalı yapıldığını iddia ederek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2024NUMARASI: ███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında 01.06.2012 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre kararlaştırılan mesafe ve bu mesafeye taşınacak asfalt altına döşenen ve 2 kat asfalt miktarının tahminen tonaj olarak belirlendiğini, taşınacak malzemenin birim fiyatlarının belirlendiğini ve ödendiğini, sözleşme konusu mesafeden sonra ek yazılı sözleşme yapılmaksızın 12,5 km gidişli gelişli yola da malzeme taşındığını, bu malzemenin de bedeli 31.00 km ye göre ödendiğini , 46,25 km'ye göre 15.25 km mesafe farkının ödenmediğini, ayrıca ...köyü eski asfalt kırıntısı 150 kamyon malzemenin taşınması bedelinin de tespiti gerektiğini, güzergahta ...ya giderken yolun sonunda bulunan karayolları arkasındaki ... inşaatına 500 kamyon yoldan çıkan asfalt kırıntısının (... ) nakliye bedelinin de ödenmediğini, işverenin defter ve kayıtlarının kesin delil olduğunu açıklayarak, mesafe tonaj bedeliyle taşıma alacağının tespiti ile miktar artırım hakkı korunarak 10.000 TL olarak davanın kabulüne, tarafların tacir olması nedeniyle dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 10.000 TL talep edilmiş olan dava bedelinin 525.634,00 TL arttırılmasını, dava değerini artırım dilekçesinin kabulü ile artırımı yapılan alacağın ihtarname tarihi olan 01.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmaması nedeniyle yetki itirazının olduğunu, dava dilekçesindeki açıklama ve taleplerin belirsiz olduğunu, davanın fazlaya dair haklar saklı tutularak belirsiz bedelli alacak talebiyle birlikte alacağın tespiti talebiyle açılmış ise de, dava dilekçesinde talep edilen hususların tespit imkanı olmadığını, dava dilekçesinin bu sebeplerle reddinin gerektiğini, sözleşme hükümlerine aykırı olarak dava açıldığını, sözleşme gereğince uygulama esnasında olabilecek değişiklikler halinde birim fiyatlar aynen geçerli olacağı davacı tarafından gayrı kabili rücu kabul edilmiş olup sözleşmede belirlenen mesafelerin dışına çıkıldığı iddiaları ile fazladan yapılan iş ve taşıma iddiaları ile sözleşme gereğince davacının dava konusu ettiği tazminat talebinin haksız olduğunu, sözleşme hükümleri gereğince davacı şirketin iş bu dava konusu tespit ve alacak hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş (ek iş/iş artışı) bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemenin önceki kısmen kabul kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesince kaldırıldığı, kaldırma kararında sözleşmenin 13. maddesi uyarınca iş artışlarının sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar esas alınarak hesaplanması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda yeniden alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 01.06.2012 tarihli malzeme nakli taşıma sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilen ilave nakliye işlerinin sözleşmedeki birim fiyatlar esas alınarak hesaplandığı, taşınan malzeme miktarlarının sözleşme kapsamındaki sınırlar içinde kaldığı, ortalama taşıma mesafelerindeki artış nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca hesaplama yapıldığı, davacıya KDV hariç 3.068.040,40 TL hakediş ödenmesine karşılık sözleşme hükümlerine göre davacının nakliye farkı alacağının dava tarihi itibarıyla 198.281,67 TL olduğu, ... (asfalt kazısı) nakli yönünden dosyada kayıt bulunmadığından bu kalem için hesaplama yapılamadığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamına uygun olduğu değerlendirilerek davacının 198.281,67 TL ilave iş bedeli alacağı bulunduğu kabul edilmek suretiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında; hükme esas alınan 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini ve dosyaya sunulan nakliye irsaliyeleri ile taşıma belgelerinin dikkate alınmadığını, oysa nakliye bedellerinin tespitinde esas alınması gereken delillerin bu irsaliyeler olduğunu, bilirkişilerin hatalı şekilde malzeme ocağı ile yolun başlangıç noktası arasındaki mesafeyi esas aldıklarını, halbuki yolun ocaktan sonra 34 km daha devam ettiğini, bu hususun irsaliyeler, keşif tutanakları ve özellikle 09.12.2019 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen sonraki raporlarda göz ardı edildiğini, uyuşmazlığın iş artışından değil taşınan mesafenin değişmesi nedeniyle nakliye bedelinin artmasından kaynaklandığını, buna rağmen bu teknik hususun değerlendirilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca dosyada bulunan 18.11.2018 ve 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporlarında davacının davalıdan 1.625.109,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olmasına rağmen mahkemenin yalnızca 15.04.2024 tarihli raporu esas aldığını ve önceki raporların neden dikkate alınmadığını gerekçelendirmediğini, dava değerini son rapora göre artırmış olmakla birlikte fazlaya ilişkin haklarını açıkça saklı tuttuklarını, buna rağmen mahkemece fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmaksızın talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur. Bunun yanında, davalıya 01.10.2013 tarihli noter ihtarnamesi gönderilerek alacağın talep edildiğini ve davalının bu ihtarla temerrüde düştüğünü, buna rağmen mahkemece faiz başlangıcının temerrüt tarihi yerine dava tarihi olarak kabul edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında sözleşmede öngörülen mesafenin dışında yapılan ilave nakliye işleri ile bazı taşıma bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek ilave iş bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı iş sahibi ise sözleşme gereğince ilave taşımalarda da aynı birim fiyatların uygulanacağını ve davacının ek alacak talep edemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre ilave nakliye işlerinin sözleşmedeki birim fiyatlar esas alınarak hesaplanması sonucu davacının 198.281,67 TL ilave iş bedeli alacaklı olduğu, ... nakline ilişkin talebin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın 198.281,67 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.Dava, hukuki niteliği itibarıyla eser sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiği ileri sürülen ilave iş, iş artışı ve taşıma mesafesi farkından kaynaklanan bedelin tahsili istemine ilişkindir. Eser sözleşmelerinde yüklenici, sözleşmeyle üstlendiği işi kararlaştırılan koşullara uygun olarak meydana getirip teslim etmekle; iş sahibi ise sözleşme bedelini ödemekle yükümlüdür. Sözleşme kapsamı dışında gerçekleştirildiği ileri sürülen ilave işlerin varlığını, miktarını ve bedele hak kazanıldığını ispat yükü, kural olarak bu iddiaya hukuki sonuç bağlayan yükleniciye aittir. İlave iş bedelinin belirlenmesinde ise öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin esas alınması, sözleşmede iş artışları veya uygulama sırasında meydana gelebilecek değişiklikler bakımından birim fiyat düzenlemesi bulunması hâlinde hesabın bu hükümlere göre yapılması gerekir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince daha önce verilen kararın Dairemizce kaldırıldığı, kaldırma ilamı öncesinde davacı tarafça iş miktarına ilişkin açık ve somut istinaf itiraz ileri sürülmediği ve bu doğrultuda yapılan incelemede ilamın kapsamının iş miktarının yeniden belirlenmesine değil, ilave iş ve nakliye bedelinin taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar esas alınarak hesaplanmasına ilişkin olduğu, kaldırma ilamında da sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca ilave iş ve nakliye bedellerinin sözleşmedeki birim fiyatlar esas alınarak belirlenmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kaldırma ilamına uyularak yapılan yargılamada, kaldırma gerekçesi doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; tarafların iddia ve savunmaları, sözleşme hükümleri, hakedişler, ödeme kayıtları, taşınan malzeme miktarları ile taşıma mesafeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapıldığı ve bu inceleme sonucunda davacının 198.281,67 TL ilave nakliye bedeli alacağı bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Dairemiz kaldırma ilamında gösterilen hesaplama yöntemine uygun olarak düzenlendiği, sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatların esas alındığı, dosya kapsamındaki teknik ve mali verilerin değerlendirilerek gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Davacının ... nakline ilişkin talebi yönünden ise, söz konusu taşımanın yapıldığını, taşınan malzeme miktarını, taşıma mesafesini ve buna ilişkin bedeli ortaya koyan yeterli kayıt ve belgenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle anılan alacak kaleminin ispatlanamadığı yönündeki mahkeme kabulünde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Bu itibarla mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle Dairemizin kaldırma ilamında gösterilen esaslara uygun araştırma ve inceleme yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve ulaşılan sonucun dosya kapsamıyla uyumlu bulunduğu anlaşılmıştır. İleri sürülen istinaf sebepleri karşısında ilk derece mahkemesinin maddi vakıaların tespiti, delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../███████ tarih ve 2024/... Esas, 2024/.. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,4 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.