Ticari satıştan kaynaklanan alacağın temliki ile açılan itirazın iptali davasında davacının tacir olmaması sebebiyle asliye ticaret mahkemesinin görevine dair gerekçeli karar.
Özet: Dava, ticari bir ilişki sonucu davalıya yapılan 1.740.000,00 TLlik ödeme sonrası doğan alacağın, dava dışı bir şirketten davacıya temlik edilmesi üzerine, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebini konu edinmektedir; ancak mahkeme, davacının ticaret sicil kaydı veya vergi mükellefiyetinin bulunmaması nedeniyle tacir olmadığını tespit ederek, uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dolayısıyla asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmediği yönünde bir değerlendirme yapmıştır.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, Davalı ile dava dışı .... arasında ticari ilişki sebebiyle, dava dışı şirket tarafından, 19.09.2024 tarihinde davalıya 1.740.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, Davalı şirketin, hesap devresi sonunda cari hesap kaydı yapılması lazım gelen bedelin bakiyesini iade etmediğini, davacının dava dışı şirketin alacağını 01.10.2024 tarihinde temlik aldığını, ancak davalının, borcunu bugüne kadar ödemediğini, bedelin tahsili için yapılan takibe de haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, davanın reddi istemiştir.
YARGILAMA GEREKÇE :
Dava, davalı ile dava dışı şirket arasındaki cari hesaptan kaynaklı dava dışı şirket lehine doğduğu belirtilen alacağın davacıya temlik sözleşmesiyle devredildiğinden bahisle bu temlik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Celp edilen kayıtların incelemesinde, davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, vergi mükellefiyet kaydının da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu doğrultuda;
Ticaret sicil, esnaf odası ve vergi dairesinden gelen bilgilere göre davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A- Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
C- Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacı taraf, temlik sözleşmesinden kaynaklı yaptığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmektedir ve taraflar arasındaki uyuşmazllık bu temlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Davacı bakımından yapılan araştırmada davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davacı tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115).
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan temlik sözleşmesinden ve dava dışı temlik eden ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, davacının temlik alan sıfatının bulunduğu ve eldeki davada ... Bölge Adliye Mahkemesinin 27. Ve 31. Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararları uyarınca temlik alan yönünden tacir araştırmasının yapılması ve temlik alanın tacir olması gerektiği, (konuyla ilgili emsal kararlar ... BAM 31. Hukuk dairesinin ████████ Esas, ███████ K. Sayılı kararı, ... BAM 27. Hukuk dairesinin ████████ Esas, █████████ K. Sayılı kararı) davacının 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine,
4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
E imza
Hakim ....
E imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!