Yargıtay, tek mağdura karşı hakaret suçunda zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması ve ek savunma hakkı tanınmaması gerekçesiyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddiyle kesinleşen mahkumiyet hükmü, hakaret eyleminin tek bir şikayetçiye yönelik olmasına rağmen Türk Ceza Kanununun zincirleme suça ilişkin 43/2. maddesinin hatalı bir şekilde uygulanması ve bu uygulamanın sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yapılması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi bulunmadığı belirlenmiştir.
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şikayetçinin soyut beyanlarına itibar edildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hüküm açıklanırken cezanın yarısının infaz edilmesine, erteleme veya seçenek yaptırma çevrilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine, sanık savunması, katılan anlatımları, tanık .... 'nin beyanlarına göre, diğer temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Kanun'un “Zincirleme Suç” başlıklı 43/1. maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında somut olayda; hakaret eyleminin bir şikayetçiye yönelik olduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca artırım uygulanması,
2-Kabule göre de;
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!