İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaba inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında eksik iş ve fazla ödeme iddialarının değerlendirilmesi üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Bir inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, davacı, davalı yüklenicinin kaba inşaat işlerini eksik yapmasına rağmen kendisine fazla ödeme yapıldığı ve borçlu olunmadığı gerekçesiyle menfi tespit ile sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bedelin tahsili talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki delillere dayanarak yüklenicinin işi eksiksiz tamamladığına, davacının eksik iş, fazla ödeme ve sebepsiz zenginleşme iddialarını ispatlayamadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir; davacı ise istinaf başvurusunda, ilk derece mahkemesinin delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunu hatalı yorumlayarak davalının yaptığı işin kapsamını yanlış değerlendirdiğini ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: █████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında █████/2015 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirket sözleşme konusu kaba inşaatı 812.008,24 TL karşılığında yapmayı taahhüt ettiklerini, davacı şirketin 120.000 TL değerinde evin mülkiyetini davalı adına davalının müşterisine geçirdiğini 350.000,00 TL'lik nakit ve 605.000,00 TL'lik çek ödemesi şeklinde ödeme yaptığını, buna rağmen davalı şirket tarafından taahhüt edilen işlerin çok eksik yapıldığını, işlerin eksik yapıldığını fark eden davacının Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla ███████ Değişik İş sayılı dosya ile tespit talep ettiğini ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davalının kaba inşaata yönelik yaptığı işlerin bedeli 405.220,20 TL olarak rapor edildiğini, davalının hazırladığı █████/2015 tarihli kaba inşaat yapımı teklifinde bedeller ile bilirkişinin raporundaki bedeller birbirlerini tutmadığını, aralarında yarı yarıya fark olduğunu, davalı müteaahhit sözleşme dışı işler de yaptığını bu nedenlerle davacının davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile çeklerde yazılı miktar olan 100.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının iptaline ve tedbiren teminatsız durdurulmasına, şayet mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek teminat karşılığında derhal tedbiren durdurulmasına, davacının fazladan yapmış olduğu miktarın uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) sebepsiz zenginleşmeye konu 1.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, menfi tespit davası ile sebepsiz zenginleşme davalarının hukuki niteliklerinin birbirinden farklı olması nedeni ile davacının davasının usulden reddine karar verilmesini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, takibe ilişkin başvurabileceği hukuki yollara başvurmadığını, bu nedenle takibin kesinleştiği, davalıya fazla ödeme yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında █████/2015 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi ile █████/2015 tarihli ek işler sözleşmesinin bulunduğu, her iki sözleşmenin de götürü bedelli eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın davacının davalıya icra takiplerine konu borçlarının bulunup bulunmadığı ile fazla ödeme yapıp yapmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, keşif ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı yüklenicinin sözleşme ve ek sözleşme kapsamındaki işleri eksiksiz olarak tamamladığı, işin %100 seviyesinde bitirildiği, eksik veya ayıplı imalat bulunmadığı, davacının yüklenicinin eksik bıraktığını ileri sürdüğü işlere ilişkin sunduğu fatura ve belgelerin sözleşme kapsamındaki işlere ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının eksik iş iddiasını ispat edemediği, davacı tarafından ileri sürülen fazla ödeme ve sebepsiz zenginleşme iddialarının da dosya kapsamındaki delillerle kanıtlanamadığı, bu itibarla davacının .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı takip dosyaları yönünden borçlu olmadığının tespitini gerektirir koşulların oluşmadığı, ayrıca sözleşme kapsamında davalı tarafından eksik veya ayıplı iş yapıldığı ve sonradan davacı tarafından tamamlandığı hususunun da ispatlanamadığından menfi tespit istemi ile fazla ödendiği ileri sürülen bedelin tahsiline ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, davalı tarafın icra inkâr tazminatı talebi yönünden ise dava konusu icra takiplerinde verilen ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmadığı anlaşıldığından bu talebin de reddine hükmedilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında,ilk derece mahkemesinin Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı delil tespiti dosyasını ve bu dosyadaki bilirkişi raporunu hatalı yorumlayarak davalı yüklenicinin yaptığı 405.220,20 TL tutarındaki kaba inşaat imalatını da sözleşme dışı ek iş olarak kabul ettiğini, oysa söz konusu tespit raporunda 405.220,20 TL'nin sözleşme kapsamındaki kaba inşaatın %60 seviyesindeki gerçekleşme bedelini, 120.779,70 TL'nin ise yalnızca sözleşme dışı yapılan ilave imalatları ifade ettiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olmayıp keşif, metraj ve birim fiyat esasına dayanan karma nitelikte bir eser sözleşmesi olduğunu, götürü bedelli kabul edilse dahi tespit dosyasında inşaatın yalnızca %60 seviyesinde tamamlandığının belirlendiğini, bu durumda davalıya ödenmesi gereken bedelin en fazla 487.204,94 TL olup buna 120.779,70 TL tutarındaki ek işlerin ilavesiyle toplam 607.984,64 TL olabileceğini, buna karşılık davacı tarafından davalıya banka havalesiyle 370.000 TL, çeklerle 370.000 TL ve ayrıca 120.000 TL değerinde bağımsız bölüm devri yapılmak suretiyle toplam 860.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini, dolayısıyla davalının hak ettiği bedelin çok üzerinde tahsilat yaptığını, davalının buna rağmen sözleşme dışı 303.625,80 TL bedelli fatura düzenlediğini, bu faturaya süresinde itiraz edildiğini ve delil tespiti yaptırıldığını, tespit raporunda davalının işi tamamlamadığı ve inşaatı %60 seviyesinde bıraktığının açıkça ortaya konulduğunu, buna rağmen hükme esas alınan son bilirkişi raporunun delil tespiti raporuna, önceki bilirkişi raporlarına ve dosya kapsamındaki maddi vakıalara aykırı olduğunu, davalının eksik bıraktığı imalatların davacı tarafından tamamlandığını, bu kapsamda yapılan 441.861 TL tutarındaki harcamaların fatura ve belgelerle dosyaya sunulmasına rağmen bilirkişilerin bu malzemelerin dava konusu yapıda kullanıldığının ispatlanmadığı yönünde değerlendirme yaptığını, keşif incelemesinin yüzeysel gerçekleştirildiğini ve bilirkişi raporunun taraflı nitelik taşıdığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı iş sahibi, taraflar arasındaki kaba inşaat yapım sözleşmeleri kapsamında davalıya sözleşme bedelinden fazla ödeme yaptığını, buna rağmen işlerin eksik yerine getirildiğini ileri sürerek icra takiplerine konu bono ve senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve fazla ödediği bedelin iadesini talep etmiş; davalı yüklenici ise sözleşme kapsamındaki işleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacının fazla ödeme yaptığına ilişkin iddialarını ispatlayamadığını savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davalının sözleşme kapsamındaki işleri eksiksiz yerine getirdiği, davacının fazla ödeme ve eksik iş iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle menfi tespit ve alacak istemlerinin reddine karar verilmiştir. Dava, niteliği itibarıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi kapsamında, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından taraflar arasında kaba inşaat işine ilişkin █████/2015 tarihli ve █████/2015 iki ayrı eser sözleşmesi bulunduğu ve her iki sözleşmede de iş bedelinin götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dosyada mevcut iki ayrı bilirkişi heyeti raporu arasında, yüklenicinin imalatı gerçekleştirip gerçekleştirmediği, gerçekleştirdiği imalat miktarı gibi tespitlerde çelişkiler bulunduğu, ayrıca hükme esas alınan son bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen teknik itirazların da yeterli şekilde karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu çelişkiler giderilmeden ve itirazlar değerlendirilmeden ikinci bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Öte yandan, eser sözleşmelerinde iş bedelinin götürü bedel olarak kararlaştırılması hâlinde, iş sahibinin fazla ödeme yapıp yapmadığının belirlenebilmesi için öncelikle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği tüm imalatların, eksik ve ayıplı işler de dikkate alınarak tespit edilmesi; daha sonra sözleşmede kararlaştırılan götürü bedel esas alınmak suretiyle yüklenicinin hak ettiği bedelin belirlenmesi, bu miktardan taraflarca ispatlanan veya kabul edilen ödemelerin mahsubu suretiyle tarafların alacak ve borç durumunun ortaya konulması gerekmektedir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman inşaat mühendisi ve gerektiğinde diğer teknik uzmanlardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle, dosya kapsamındaki tespit raporları da gözetilerek mahallinde keşif yapılması, davalı yüklenicinin her iki sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği tüm imalatların, eksik ve ayıplı işlerin ayrıntılı şekilde belirlenmesi, götürü bedelli eser sözleşmelerine ilişkin yukarıda açıklanan ilkelere uygun biçimde hesaplama yapılarak davacının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve itirazları karşılayan denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.Bu itibarla, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi değerlendirmesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih, 2021/... Esas, 2022/....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.