Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, tarım kredisi borcu nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve kesintilerin iadesi davasında, muvafakatin hukuki geçerliliği ve güncel içtihadı birleştirme kararının etkisi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacı emeklinin tarım kredisi borcu nedeniyle banka tarafından emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesini konu almaktadır; yargılama sürecinde, ilk derece mahkemesinin blokenin kaldırılmasına ve iadeye hükmetmesi üzerine istinaf mahkemesi davayı reddetmiş; Yargıtay ise davacının tüketici sayılamayacağı gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesi yönünde bozmuş; ancak bozma sonrası ilk derece mahkemesi, bankanın işlemlerini hukuka uygun bularak bu kez davanın esastan reddine karar vermiş, davacı vekili de kredi sözleşmesindeki muvafakatin geçersizliği, imza itirazları ve kesintilerin hukuka aykırılığı iddialarıyla bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/... E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalı Bankadan 2015 yılında tarım kredisi kullandığını, 01.01.2017 tarihinde ise emekli maaşı almaya hak kazandığını ve kredi borcunu ödeyememesi nedeniyle davalı Banka tarafından emekli maaş hesabına 2017 yılından itibaren bloke konulduğunu, davalı Bankadan kredi kullandığı sırada banka nezdinde aldığı emekli maaşından takas ve virman suretiyle tahsilat yapılmasına muvafakatinin olmadığını, kaldı ki bu hükümlerin haksız şart kapsamında kesin olarak hükümsüz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin maaşına konulan blokenin kaldırılmasını ve hesabından yapılan kesintiler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan kesintilerin toplam miktarının belli olması halinde artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini istemiş; 06.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 99.589,03 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kullanılan krediye ilişkin borçlarını ödeyememesi üzerine davacıdan emekli maaşından kesinti yapılacağına ilişkin 17.04.2017 tarihinde yazılı muvafakat alındığını, müvekkili Bankanın yasal alacağının tahsili amacıyla davacı borçlunun rızası doğrultusunda hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, davalı Banka tarafından davacının emekli maaşına kredi borcu için konulan blokenin kaldırılmasına, emekli maaşından yapılan toplam 99.589,03 TL kesinti alacağının arabuluculuk son tutanak tarihi olan 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024 kararıyla; Yargıtay kararları ışığında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 22.05.2025 tarihli ilamla;"... davacı ile davalı arasında tarım kredisi sözleşmesinin imzalandığı ve kredi türüne ilişkin tarafların itirazının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılamayacağı ve bu durumda davanın tüketici mahkemesinde görülemeyeceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakatin geçerli sayılmayacağını, muvafakatnamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, evrak aslının dosyaya sunulmadığını, kesintilerin 1/4 oranından fazla olduğunu, muvafakatname tarihinde müvekkilinin emekli dahi olmadığını, muvafakatin icra takibi başlatılmadan önce verilmesinin de geçerli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.Kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının usuli kazanılmış hak ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararıyla, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının hukuka uygun olduğu yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.