Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, izinsiz sondaj sonucu doğal gaz boru hattına verilen hasarın rücuen tazmini davasında görev, yetki, kusur ve tazminat miktarı itirazlarının değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Bir doğalgaz iletim şirketinin, arazisinde izinsiz su sondajı yaparak 12 inçlik doğal gaz boru hattına hasar veren bir şahıstan, hattın tamiri için yapılan KDV dahil 2.331.527,83 TL masrafın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ettiği bu davada; davalı taraf, davanın ticari nitelikte olmadığını, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, olayda kusuru olmadığını, hasarlı bölgede uyarı levhası eksikliği bulunduğunu ve talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████..........x..............x.......................x................x........x.........x.................xDAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ............ tarafından 15.10.2024 tarihinde ... İli, ... İlçesi, Fatih Mahallesi sınırları içerisinde yer alan taşınmazda, müvekkili şirketten izin alınmadan yapılan su sondaj çalışması sebebiyle bahse konu parselden geçen 12 inç çapındaki ... ... - Mahmudiye Doğal Gaz İletim Hattına sondaj makinesi ile hasar verildiğini, müvekkili şirketçe, 15-16 Ekim 2024 tarihlerinde, işletme ve gaz arzı güvenliği açısından uygun koşullar sağlandığını ve borudaki hasarlı bölgede, kelepçe ile (12 inç class 600 split sleeve) tamirat yapıldığını, boru hattında yapılan hasar giderme çalışmaları sonucunda boru hattı yeniden işletmeye alındığını, bahse konu çalışmalar için Maliyet İcmal Tablosunda belirtildiği üzere, toplam 2.331,527,83 TL (KDV dahil) masraf yapıldığını, müvekkili şirket tarafından tarla sahibi davalı ............'e söz konusu zararın giderilmesi amacıyla yazı gönderildiğini ve müvekkili şirketten izin alınmadan yapılan çalışma nedeniyle boru hattında meydana gelen hasar ile ilgili masrafların 30 gün içerisinde müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak tebellüğ tarihinden itibaren 30 günlük süre geçmiş olmasına rağmen davalı ............ tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ............ tarafından izinsiz olarak yasalara ve yönetmeliğin ilgili maddelerine aykırı olarak yapılan kazı çalışmaları sebebiyle 12 inç çapındaki ... ... - Mahmudiye Doğal Gaz İletim Hattına sondaj makinesi ile verilen hasar ile ilgili, Maliyet İcmal Tablosunda belirtilen ve tahsilatı yapılamayan ve rücu alacağı mahiyetindeki KDV dahil 2.331.527,83 TL bedelin zararın gerçekleştiği tarih olan 15.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ............'den tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın, davacı şirketin hasar neticesinde yaptığını iddia ettiği harcamalara ilişkin bir alacak olduğunu, bu alacağın ticari dava olarak kabul edilemeyeceğini, iş bu davanın ticari bir dava olmadığını, ayrıca ticari nitelikteki bir çekişmesiz yargı işi de olmadığını, ayrıca müvekkilinin tacir ya da esnaf olmadığını, iş bu sebeple davada ticaret mahkemesinin görevli olmadığının aleni şekilde ortada olduğunu, dava konusu olay ...'in ... İlçesi sınırlarında gerçekleşmiş bir olay olması, ayrıca müvekkilinin tebligat adresinden de görüleceği üzere ... İli ... İlçesinde ikamet ettiğini, bu sebeple Ankara Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlığın yapılan yargılamasında yetkisinin bulunmadığını, yetkili mahkeme göreve ilişkin itirazlarının kabul edilmesi durumunda Beylikova Asliye Hukuk Mahkemesi, kabul edilmemesi durumunda ise ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yine tüm bu sebeplerle görev ile birlikte yetkiye de itiraz etme zaruretinin hasıl olmuş durumda olduğunu, dava görevli ve yetkili mahkemede açılmadığından davanın ilk itirazları neticesinde usulden reddine kadar verilmesini, ilgili alandan doğal gaz boru hattı geçtiğine dair taşınmazın yakınında çevresine tek bir uyarı ya da işaret levhasının olmadığını, böylesine önemli ve pahalı hattın geçtiği bir güzergah üzerinde davacı şirketçe ya da taşeron firmalarınca tek bir uyarı ya da işaret levhasının, tabelasının olmaması sebebiyle aslında bu olayın yaşanıldığını, doğalgaz şirketleri doğalgaz hattının geçtiği güzergah üzerine belli mesafeler ile linemarker adı verilen uyarı-işaret levhası koymak zorunda olduklarını, ancak dava konusu olayın yaşandığı taşınmaz üzerinde yada yakın çevresinde linemarker olmadığını, oluşan hasar iğne ucu büyüklüğünde olduğunu, yaşanılan olayda müvekkilin kusuru olmadığı gibi davacı şirketin belirttiği hasar miktarı aşırı derece fahiş bir hasar olduğunu, hasarın meydana geldiği iddia edilen boru hattının 12 inç çapında bir boru hattı olduğunu, vanalar arasındaki metre küpün hesaplanması gerektiğinin açık olduğunu, miktarı kesinlikle kabul etmediklerini, 2 vana arasında 1.676.772,64 TL değerinde gazın bulunmasının imkansız olduğunu, davacı şirketin hasar olarak belirttiği kalemlerden birisinin bakım- onarım bedeli olduğunu, davacı şirket 392.212.18 TL bakım onarım bedeli talep ettiğini, ilgili hasarın bakım ve onarım maliyetinin bu derece fazla olmasının imkansız olduğunu, görevsiz, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddine, yargıtay kararları doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesini, kabul etmemekle birlikte şayet müvekkile az da olsa kusur verilir ise, gerçek zarar ilkesine göre hesaplama yapılıp müvekkilin kusur oranına göre karar verilmesini ve faiz türünün hukuka uygun şekliyle uygulanmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Davanın, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemli olduğu, davalı tarafından █████/2024 tarihinde kendisine ait taşınmaz üzerinde su sondaj çalışması yaptığı sırada davacı ... a ait 12 inç çapındaki ... ... Mahmudiye Doğalgaz hattına zarar vermesi nedeniyle verilen ve tahsilatı yapılamayan toplam KDV dahil 2.231.527,83 TL hasarın rücuen davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.Diğer yandan, Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK' nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise; TTK' nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmektedir. Öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nisbi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, nisbi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriteri kabul edilmiştir.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve bir işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK' da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK' nın 4/1 maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu tür davalarda davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflalrın tacir olması veya ticari işletmeyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılmaktadırlar.Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunu ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf içinde ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK kanun gereği ticari davalar sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca işin ticari nitelikte olması davayı ticari hale getirmez.Bu açıklamalara göre; somut olayda, davalının tacir olmaması sebebiyle nispi ticari dava olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olması ve bu tür davalar bakımından TTK'da ve özel kanunlarda ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin bir düzenleme bulanmadığından mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla, ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı, diğer yandan haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin iş bu davanın 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesine gereğince genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından karara BAĞLANMASINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025